KISIR DÖNGÜ İÇİNDEKİ EĞİTİM

KISIR DÖNGÜ İÇİNDEKİ EĞİTİM

AYDINLIKÇILAR DERS KİTAPLARINDA:

Milli eğitim bakanlığı yayınladığı türkçe ders kitaplarnda Demirtaş ceyhuna kadar pek çok Aydınlıkçının öykü, şiir ve fikir yazılarına yer Verdi.”[1]

Bu girişim barış mı yoksa ateşi yeniden alevlememi?

Bu ileriye gidiş mi yoksa 1970- lere geri dönüş mü?

Bu girişim şimdiye kadar Milli Eğitimi sağ düzene sokamadı zira 100 yıllık bir erazyon mevcut iken ve gerçekten de yavaş gidiliyor iken, şimdilerde sol bir ataklamı düzeltilme yoluna gidilecektir?

-Andımız kararı da bu zamanlamanın diğer bir adımı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezi’nde Türkiye Gençlik Zirvesi’nde konuştu. Danıştay’ın ‘Andımız’ kararını değerlendiren Erdoğan, “Bizim Andımız, İstiklal Marşı’dır. Bu metin, ezanı Türkçe okutmak isteyenlerin metnidir. Danıştay’ın kararını iyi niyetli görmüyorum. Bu süreçte Türkçe ezan konusu dahi yeniden dillendirenler oldu” dedi.[2]

-Şimdiye kadar hep başarısız olunan eğitimde eğitimin köklü değiştirilmesi için elbette ciddi bir adım ve atılım yapılmalıdır.

Bir asırdır Milli Eğitimde iyileştirilmeye gidilirken temelde ve köklü bir düzelme değilde, yüzeysel görüntüdeki geçici tedbirler yönünde adımlar atıldı.

Sürekli bir gelişme yönünde adım atılmazken, sürekli bakan ve bakanlıkların değiştirilmesi ile eğitiminde değişeceği ve iyileşeceği düşünüldü.

Maalesef her gelen kaportayı değişti. Temelde motorda bir değişiklik olmadı. Bu yönde adım atılmadı.

Bütün bunlar yapılmazken; itibarsız olanlara itibar verilmeye, ölmüş olanları tekrar diriltmeye, Nazım Hikmetin eserlerini okulda okutmak gibi bır yola gidilerek, eğitimde iyileştirilme denemesi, deneme yanılma yöntemi uygulanırsa bundan da bir netice alınamayacaktır.

Her Bakan’ın gelmesinde bir ümit oluştu, acaba acaba acaba diye. Ama netice bir türlü oluşmadı ve yoluna bir türlü girmedi. Şimdi de soldan ve solculardan medet ummak da.. Bir yandan sağcılara ve bir yandan solculara yanaşarak iki tarafı memnun edecek bir eğitim, iyiye götürülecek bir eğitim de olmaz.

Birbirleriyle bir asırdır kavgalı olanlara şekerler verilerek, ağızları tatlandırılarak, eğitimin rayına götürülmeye çalışıldı görülmekte ancak yine kimse reflekte yapıp da motoru indirip oturacağını düşünmek saflık olur.

Temel ve köklü olarak bir değişime gitmemekte ve yüzeysel değişimler yoluna gitmek, geçici tedbirlerle pansuman tedbirleri alınaraktan eğitimin düzeye çıkarılması düşünülmektedir. Köklü bir değişime kimse cesaret edememekde veya bu riski alamamaktadır.

**********************    

MEB Bakanı Ziya Selçuk katıldığı TVnet’te canlı yayınında şunları kaydetti:

(Köy enstitüleri) Bence devam etmeliydi çünkü kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu. Günlük siyasi sıkıntılar vardı, belirli kişiler ya da gruplar, Köy Enstitüleri’ni kendi dünya görüşlerinin bir doktrinasyon aracı olarak kullanmaya başladılar. Köy Enstitüleri, doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi, bir tekamül olurdu ama bunun kısmen kötüye kullanımı, bu tür bir özgün tasarımın Türkiye’den çıkıyor olmasının da özellikle Marshall Yardımları politikası çerçevesinde düşündüğümüzde çok istenmediğini görüyoruz. Yani “Türkler özel bir şey yapmasın, uçak yapmasınlar, Köy Enstitüleri gibi orijinal okulları olmasın, Türkiye’nin kendi demiryolu stratejisi olmasın”.

Aslında köy enstitüleri en son bile arzu edilecek yerlerden biri değildir.

Zira başlangıcında ve sürdürülüşünde ve de neticesinde iyi niyetin olmadığı, asırlar boyu bu milletin boynunda ar olarak kalacak bir uygulamadır.

Bugünkü maneviyattan ve ahlaktan kopuk eğitimin temelinde köy enstitüleri yatmaktadır.

Bu milletin en az iki neslini ve 50 yılını heder etmiştir.

Yine de bitmiştir denilemez.

Etkileri, sarsıcı halleri devam etmektedir.

**********************  

Fen liselerinde 120 bin soru çözülüyor.

Faydası ve Dönüşümü ne?

Fen liselerıne yerleştirme çabası, düşünen bir nesli yetiştirmekten ziyade, geçim kalitesi yüksek kesimler oluşturmaktır.

Teste odaklı, düşünüp yorum yapamayan, dilekçeyi bile yazmakta zorlanan bir neslin oluşumu sağlanmaktadır.

-Sokrates Öğretmenlere der ki; Öğrencilerinize bir şey öğretmeyin, onların düşünmelerini sağlayın. Çünkü onlar düşünmeye başlarsa zaten kendi çabalarıyla öğrenirler..Ve çaba sonucu öğrenilen bilgi, en kalıcı bilgi olur. Asla silinmez…

-Medrese sistemi dizayn edip, günümüze güncellenmelidir.

-Ahmed Cevdet Paşa, 19. yüzyılın sonlarına kadar varlığını sürdüren medrese düzenini şu sıralamayla vermiştir: 1. İbtidâi Hâriç 2. Hareket-i Hâriç 3. İbtidâ-i Dâhil 4.Hareket-i Dâhil 5. Mûsıla-i Sahn 6. Sahn-ı Semân7. İbtidâ-i Altmışlı 8. Hareket-i Altmışlı 9. Mûsıla-ı Süleymâniye 10. Süleymaniye 11. Hâmis-i Süleymaniye 12.Dârülhadis  (Cevdet, 1309:111).

 

MEHMET ÖZÇELİK

08-11-2018

 

[1] https://www.habervaktim.com/gazete-mansetleri/aydinlik-77.htm

[2] https://www.yenisafak.com/hayat/cumhurbaskani-erdogan-genclik-zirvesinde-konusuyor-3406318

 

No ResponsesKasım 8th, 2018

Yoruma kapalı .