SON KALE

SON KALE

Yıktık, bitirdik, kalkamaz dedikleri Osmanlı ruhunun yüz yıl gecikmeyle de olsa ayağa kalkma çabaları içte ve dışta bir çoklarını tedirgin edip korkutmuş ve telaşa düşürmüştür.

Buna hınç da eklenerek bütün kuvvetleriyle adeta kaderin hükmünü zorlamaya çalışmaktadırlar.

İç ve dıştaki bu oyunların akıbetine baktığımız zaman olayların akışı şöyle gerçekleşmektedir;

-Ordu özellikle 1960 darbesi ile birlikte bu milletin iradesinden çıktı ve ordu ile millet irtica, şeriat, tesettür bahaneleriyle karşı karşıya getirildi.

Askerlerin temel yanlışı burada yatıyor. Onlar FETÖ’yü değil, Erdoğan’ı tasfiye etmeye çalıştılar. Oysa muhtıra verip partisini kapatmaya kalkışmak yerine Erdoğan’la işbirliği yapmayı tercih etselerdi FETÖ, TSK’da bu denli etkili olamazdı.

-Erdoğan’dan Işık Koşaner’e sert yanıt! ‘Otur oturduğun yerde…’.[1]

******************

15 Temmuzda Fetöcülerin başlattığı işgal başarılı olsa veya olacağı hissedilseydi hiç şüphesiz ordudaki Atatürkçü grub dahil olacak, şimdiye kadarki darbelerde oynadığı rolü oynayacaktı.

Uğur Mumcu;”Banka soyanlar kar maskesi,ülkeyi soyanlar ATATÜRK maskesi taktılar.” demişti.

Aslında 15 Temmuz şimdiye kadarki darbelerin farklı versiyonudur.

Soldan vuran, -Bizim çocuklar başardı.- diyen NATO ve ABD’nin yeşil kuşak çocukları bu sefer başarısız oldu ancak bitti ve duruldu ve de durulacak anlamına gelmemektedir.

İhanet ve oyun içten ve dıştan devam etmektedir.

15 Temmuz failleri Ergenekon faillerine benzeyebilir.

Ahtapotun iki kolu.

İslam ülkeleri olmak üzere başta Türkiye-de çoğunlukla azınlıklara kurban edilmekte, azınlıkların hakimiyeti sağlanarak, çoğunluklar bitmeyen bir kavganın içine çekilmektedir.

Bugün Fetö-nün siyasi ayağı diye gündemde tutulmaya çalışılan tartışmanın neticesi çok zahirdir.

Yüz yıllık siyasi ayak, Fetö-nünde ayağını oluşturmaktadır.

Bunu dağ başında yaşayan çoban bile bilmektedir.

60 yıllık geçmiş bunun aynası ve yansımasıdır.

-Eski MİT Müsteşarı Atasagun: ‘Gülen ABD’nin yeşil kuşak projesidir’.

Milli Eğitim’le gençliği, İçişleri’yle devlet içinde kadrolaşmayı, Adalet’le kendilerine yönelik bir durum olursa bunu önlemeyi, Sanayi’de de parayı kontrol etmeyi hedefliyorlar. Bütün bunların sonunda devletin pek çok kademesinde yer etmişler. 

….Gülenciler başta 2000 yılını, 2005 yılını hedef seçmişlerdi. Şimdi 2025 diyorlar” cümlesi üzerinde durmak gerekiyor. FETÖ açısından devleti ele geçirmek, Genelkurmay Başkanlığı’nı ele geçirmekle eşdeğerdi. Nitekim dershane krizi, 17-25 Aralık, 15 Temmuz olmasaydı, darbe girişiminde başı çeken tümgeneraller 2025 yılında orgeneral rütbesine yükselecek, FETÖ mensupları devleti tamamen ele geçirmiş olacaklardı.[2]

 –15 Temmuzun vehameti, tehlikesi, korkunçluğu günbegün daha net olarak ortaya çıkıyor. Belgeler, ifşaatlar, bu konudaki yapılan icraatlar hakikaten 15 Temmuzun hatta Çanakkale’ye denk gelebilecek derecede o derecede yedi düvelin vücudundan daha büyük olaraktan, O zaman 256 şehidimize karşı 251 şehidi vermiş olmamız hakikaten büyük bir hakikattır. Çünkü içten fethedilme ve daha doğrusu işgal edilmeye, ele geçirilmeye ve Türkiye’nin ikiye bölünerek doğu- batı gibi aynen Türkiye’nin Irak’ta, Suriye’de, İslam ülkelerinde parçalanmış bir halde ki hayalini gerçekleştirmek üzere temel merkezi bu şekilde imha etmek, yok etmek, parçalara bölmek, kardeş kavgasını arttırmak, Suriye’den daha tehlikeli bir şekilde uzun sürecek olan iç savaşların tetiklenmesine vesile olmak, günbegün yara gittikçe tehlike ve sızan kan işin vehametini daha da fazla göstermektedir.

15 Temmuz Beşer’in icraatı ile beraber büyük bir tehlikeyi, uçurumun kenarından dönmeyi ifade ederken, Kader diyeti ile bir asırlık kirlerin, irinlerin, yaraların temizlenmesine vesile oldu. Kader tersine çevirerek, elde edilip işgal edilme durumunda olan bir memleketin, işgal edilmiş ülkelerin kurtarılmasında tekrar eski haline gönderilmesinde, desteklenmesinde önemli ve aktif bir rol oynamış oldu. Yani mağlup durumdan en son rauntta da olsa Galip durumuna otomatikman geçmiş oldu.

Cenab-ı Hak böylece İslam dünyasının, Müslümanların feryadını, isteklerini, dualarını, yalvarışlarını karşılıksız bırakmadı. Onların imha edici ellerinden bayrağın düştüğü yerde, tekrar bayrağı ve sancağı ayağa kaldırdı. Bu milletin eliyle…

******************

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) güvenlik görevlisi olma vaadiyle kandırarak habersizce Libya’daki iç savaşa götürdüğü Sudanlı gençler BAE’nin sahibi olduğu Black Shield güvenlik şirketinin temsilcisiyle Sudan’da tazminat talep etmek için görüştü. Sudan basını, görüşmedeki çok ilginç Türkiye detayını yazdı.[3]

…yüz yıl önceki hain plan ve oyunları artık şimdi daha iyi anlamak hiç de zor değil.

*****************

“Wuhan virüsü” da denilen koronavirüs nedeniyle dünya çapında ölü sayısı gittikçe artarken, 1981 yılında yayınlanmış olan çoksatan kitaptaki şoke edici benzerlik, Twitter kullanıcılarının dikkatini çekti. Amerikalı yazar Dean Koontz’un imzasını taşıyan 1981 tarihli gerilim türündeki “Karanlığın Gözleri” romanında “Wuhan-400” adı verilen bir hastalık olduğu ortaya çıktı.
Kitapları defalarca New York Times’ın çoksatanlar listesinde yer alan Koontz, kitabının 39. bölümünde Çin Komünist Partisi (ÇKP) tarafından Wuhan yakınlarındaki askeri laboratuvarlarda biyolojik silah olarak geliştirilen bir virüsten bahsediyor.

Koonz kitabında, “Wuhan-400 harika bir silah. Sadece insanları etkiliyor. Başka hiçbir canlıda yaşayamaz. Frengi gibi Wuhan-400 de insan bedeni dışında bir dakikadan uzun süre yaşayamaz. Bu da diğer ölümcül mikroorganizmalar gibi mekanlara ya da objelere bulaşamadığı anlamına geliyor.” diye yazmış.[4]

-Son kalenin son bekçileri yine kalelerinin başındadır.

Terazinin ağır basan kefesi işte bu kefedir ve bu kefededir…

MEHMET ÖZÇELİK

15-02-2020


[1] https://www.milliyet.com.tr/gundem/erdogandan-isik-kosanere-sert-yanit-otur-oturdugun-yerde-6143779

[2] https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/nedim-sener/eski-mit-mustesari-atasagun-gulen-abdnin-yesil-kusak-projesidir-41447054

[3] http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/GAZETE/

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/belge-ortaya-cikti-panik-basladi-41440625

[4] https://seslimakale.com.tr/haberdetay/koronavirusu-39-yil-once-kitabinda-yazmis-o-ulke-askeri-laboratuvarda-silah-olarak-gelistirdi-19789

No ResponsesŞubat 15th, 2020

Yoruma kapalı .