BEN’DEKİ BEN’İ ARIYORUM

BEN’DEKİ BEN’İ ARIYORUM

Evet Ben, bir ömürdür Ben’deki Ben’i arıyorum.

Benlik yapmadan..

Sen olmadan.

Senlik yapmadan.

Derinlerde…

Şeytan onda boğulmuş, Benlik yapmıştı.

Şeyyytan olmuş.. Şeytanlaşmıştı.

Taşlaşmış.. Putlaşmıştı..

Şeytanın bulduğu Ben, kendisi değildi.

Gölgesiydi.

O gölgesine yapıştı.

Apıştı kaldı.

Eğer Ben kendimi bulursam sahibimi de bulurum.

Ben’ini bulmayanlar Bend oldu, Bende kaldı yani köle oldu.

Kul olmadı..

Kül olmadı..

Hadiste: “Nefsini bilen Rabbini bilir”(bk. Aclunî, 2/262.)

Allah’ın varlığı, Ben’de saklı.

O’nun bilinmesinin yolu, Ben’in bilinmesinden geçer.

Ben’de çok sırlar var.

Perdeler var.

Hazineler saklı.

“Severim ben Seni candan içeru
Yolum vardır bu erkandan içeru…

Beni bende demen, ben de değilim
Bir ben vardır bende, benden içeru

Beni benden alana ermez elim
Kim kadem basa Sultandan içeru

Miskin Yunus, gözü tuş oldu Sana
Kapıda bir kuldur, Sultandan içeru”

Ben benlikten arınıp..

Ben’in sahibini bularak..

Ben’de ve Bende (Kul ve köle) kalarak..

Marifetine vararak..

Aşkıyla yanarak..

Rü’yetine kanarak..

Kendini bulur ve kendinde kalır..

Bu Ben..

Bir buz parçası nev’indeki Ben ve Ene’sini o marifet havuzu içerisine atıp eritmekle.

Ben bende değilim.

Bir Ben vardır Bende..

Benden de içeru..

Dün yoktum.

Yarında olmayacağım.

Bir bu günüm var.

Nerede bu Ben?

O’nda…

Minallah…İlallah..

O’ndan O’na.

Heme ost değil, Heme Ez-ost…

Her şey O değil, her şey O’ndan.

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn..

“Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).”(BAKARA Suresi.Âyet – 156)

-Ve ileyhil Masir.. Ve ileyhil Meâb.. Ve ileyhi Türceun..

Dönüş O’nadır.

Ben O’nda…

Ben anahtar, O hazine…

“Küntü kenzen mahfiyyen fe halaktül halka li ya’rifuni.”

“Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim, mahlukatı yarattım”(Süyûti, ed-Dürerü’l-Müntesire, s. 125; Ali el-Kàrî, el-Esrârü’l-Merfûa’, s. 273)

“Mahlûkatı yarattım ki, Bana bir ayna olsun ve o aynada cemâlimi göreyim”

Kendini bildirmek için “Kenz-i Mahfî” etdi zuhur.

Etmedi var hazret-i Hak cinn ile insanı abes.  Zâti

-“Küntü kenz” remzinin olduk âgâhı.

Ayne’l-yakîn gördük Cemâlullâh’ı.   Harâbi

-Kenz-i mahfidir vücudun, etti Hakk ondan zuhur.
Cümle eşyaya tecelli kıldı ondan ism-i nur. Lâ Edri. 

-Kevn ü mekândan geçenin.

Menzili ‘arşu’llâh olur.

Yokluk meyinden içenin.

Varlığı kenzu’llâh olur. Ümmi Sinan

-Âşıkların kalbi kenz-i Rahmandır.

Kalb-i âşık evvel sani değildir.

Bu sim anlayan ehl-i irfandır.

Bilmeyen ma’rifetkânı değildir. Seyrani

MEHMET ÖZÇELİK

07-04-2020

No ResponsesNisan 7th, 2020

Yoruma kapalı .