SU MEDENİYETTİR

SU MEDENİYETTİR

İslâm medeniyeti, su medeniyetidir.

Su hayattır.

Su Rahmettir.

Fuzulinin Su Kasidesinden Ferhat’ın su getirmek için dağı delmesine, Namazın şartı olan abdestin su ile alınmasına, cennetin tasvir edilmesindeki bir çok âyette; altlarından ırmaklar akan cennetler tasvirine, selsebile, camilerin yapımında yanında abdest için çeşme ve şadırvanların olmasına varıncaya kadar hayatın oluşumu ve devamı hep su ile ifade edilmiştir.

“Her canlı şeyi sudan yarattık.”[1]

Hadiste; Abdest suyuyla günahların çıkması,[2] abdest üzerine abdest, nur üstüne nur olmasıyla; maddi ve manevi temizliğe ve arınmaya sebeptir.

Zira bütün hastalıkların kaynağı kirlilik ve suyun kullanılmamasıdır.

Geçmişten günümüze bütün fıkıh kitaplarının başlangıcı Miyah yani sular bölümüyle başlar.

Suların özelliği anlatılırken; tahir yani temiz, mutahhir yani temizleyici ve de güneşte kalması veya suyun bulunduğu kuyu gibi yerlere bir canlının düşmesinden dolayı müteğayyir yani değişken olmasıyla renklerinin ve tatlarının bozulmasından dolayı hususiyetini yitirmesi konusuna kadar hep sular üzerinde genişçe durulur.

Kur’an-ı Kerim’de bir çok Âyetlerde sular üzerine bahsedilir.[3] Bunlardan bir kaçı;

-“Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?”[4]

-“Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?”[5]

– “Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.”[6]

“Yukarıdan size su indiren O’dur. Ondan içersiniz; hayvanları otlattığınız bitkiler de onunla biter.”[7]

-“Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.”[8]

-“Rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderen O’dur. Ölü bir yeri diriltmek ve yarattığımız nice hayvan ve insanları sulamak için gökten tertemiz su indirmişizdir.”[9]

-“Sizin için yeryüzünü döşeyen, yollar açan, gökten su indiren O’dur. Biz o su ile türlü türlü, çift çift bitkiler yetiştirdik.”[10]

-“İnsanı sudan yaratarak, ona soy sop veren O’dur. Rabbin herşeye Kadir’dir.”[11]

-Su konusunda çok güzel söz ve şiirler yazılmıştır.

-Çeliğe su verilmedikçe, kılıç kesmez.

-Suyun gücü yavaştır; ama zamanla, her seferinde ufak bir parça olmak üzere, toprağı ve kayaları aşındırarak, derin vadiler meydana getirir.

-Akan su yosun (pislik) tutmaz.

-Cömertlikte ve yardım etmede akar su gibi ol. (Mevlana)

-Su, ateşe galiptir; ancak bir kaba girerse ateş o suyu kaynatır yok eder.(Mevlana)

-Su; akarsa nehir, düşerse şelale, durursa göl olur.(İbrahim Sediyani)

-Su, her şeyi temizler; ama yalnız yüz karasını temizleyemez.(Muallim Naci)

-Suya düştüğünüz için değil, sudan çıkamadığınız için boğulursunuz.(Edwin Louis Cole)

-Sudan daha yumuşak ve ince başka bir şey yoktur; fakat önüne çıkan her şeyi sürükleyecek ve parçalayabilecek kadar güçlüdür.(Lao Tzu)

-Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın.(Atasözü)

-Eğer su kaynağı senin kendi ruhundan fışkırmazsa, susuzluğunu dindiremezsin.(Goethe)

-“Cihân-ârâ cihân içredür ârâyı bilmezler
O mâhiler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler.” (Hayalî)

Anlamı: Yaratılanlar bu dünyanın içindedir dünyayı bilmezler, balıklar koca denizin içindeler de denizi bilmezler.

“Vahdetin vatanından kopup kesretin gurbetine yuvarlanan insan rûhu, aşkın çeşmesinden su içmeden, kirini pasını aşkın suyu ile yıkamadan tekrar vahdet yurduna dönüp insan-ı kâmil makâmına vâsıl olamaz.”

-Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda vermez.)

-Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

(Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi kaplamıştır, bilemem..)

-Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su

(Bahçıvan gül bahçesini sele versin (su ile mahvetsin) , boşuna yorulmasın; çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.)

-Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su

(Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem, öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla sevgiliye su sunun.)

-Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr’a su

(Su Hz. Muhammed’in (s.a.v) yoluna uymuş (ve bu hâli ile) dünya halkına temiz yaratılışını açıkça göstermiştir.)

-Seyyid-i nev-i beşer deryâ-ı dürr-i ıstıfâ
Kim sepüpdür mucizâtı âteş-i eşrâra su

(İnsanların efendisi, seçme inci denizi (olan Hz. Muhammed’in s.a.v) mucizeleri kötülerin ateşine su serpmiştir.)

-Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl
Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su

(Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer.)

-Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su

(Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık salmak (orayı aydınlatmak) ister. Eğer parça parça da olsa o eşikten dönmez.)

Yâ Habîballah yâ Hayre’l beşer müştakunam
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su

(Ey Allah’ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı! Susamışların (susuzluktan dudağı kurumuşların) yanıp dâimâ su diledikleri gibi (ben de) seni özlüyorum.)

Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi’râc’da
Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su

(Sen o kerâmet denizisin ki mi’râc gecesinde feyzinin çiyleri sabit yıldızlara ve gezegenlere su ulaştırmış.)(Fuzuli-nin Su Kasidesinden)

MEHMET ÖZÇELİK

09-04-2020


[1] Enbiyâ Suresi 30. Ayet.

[2] Müslim.244.

[3] https://kuranara.com/ara?q=su

[4] Mürselat.20-22.

[5] Vakıa.68-69.

[6] Hicr.22.

[7] Nahl.10.

[8] Nebe.14-16.

[9] Furkan.48*49.

[10] Taha.53.

[11] Furkan.54.

No ResponsesNisan 9th, 2020

Yoruma kapalı .