AHLAK BAKANLIĞI KURULMALI

AHLAK BAKANLIĞI KURULMALI

Yıllardır Başbakan ve Cumhurbaşkanı ve ailesine, arkasından damadı ve eski Başbakanlardan Binali Yıldırımın eşine ve devlet erkanına ve ailesine çok rahatlıkla yapılan saldırılar ve de Sosyal Medyadaki çok rahatlıkla kullanılan ahlaksızca kullanılan küfür ve kötü sözler iki sebebe dayanmaktadır;

1-Ailedeki yıkım ve çöküntünün önemli bir yer alması.

2-Kişilerin ahlaki yıkılışın içerisinde oluşu.

Bu iki ciddi yıkıma karşı Ahlak Bakanlığı kurularak aile ve ahlaki çöküntünün önüne geçilmelidir.

Böyle çok rahat küfür ve saldırıda bulunan insanlar şu üç testten geçirilmelidir;

1-Kan tahlil ve testi yapılmalı.

Gerçekten bu milletin asil kanını taşıyor mu?

Hangi milletin kanını taşımaktadır?

Kanında bir bozukluk var mı?

Zira çok göç alan ve de yol geçen hanı gibi her gelenin kaldığı, kimlik değiştirdiği, kripto kişiler çok rahatlıkla kandırılıp, bu millete ihanete sevk edilebilir!

Nitekim bir beyanda;

-“BİR YAHUDİ İTİRAF EDİYOR.

Cumhuriyetin ilanının hemen ardından Selanik’ten “Türk” diye Sabetaycı Yahudileri getirdik. Yeni göçmüş olmalarına rağmen onları bir anda ülkenin en zenginleri, toprak zenginleri, iş verenleri, sanatkarları, ünlüleri yaptık. Ankara’yı başkent ilan etmeye biz karar verdik.

Yahudi kardeşlerimize haber verip dağını taşını satın aldırdık. Bir anda gayr-i menkul zengini oluverdik. Türkler kurtuluş savaşı falan kazanmadı. İngiltere’ye karşı durmadık. İngiltere’de hakim Yahudiler ile anlaştık ve bu toprakların Yahudi Cenneti ayarında ilan edilecek yeni bir Cumhuriyet ile bize bırakılmasına karar verdik. Bu bir plandı. İngilizler bu nedenle savaşmadan geri çekildi.

Bu süreçte pek çok sanal kahraman ürettik. Ordunun adını bile Türk Silahlı Kuvvetleri koyduk. Merkez bankasını çok uluslu ve çok ortaklı bir anonim şirket yaptık. Bu süreçte Sabetayist Yahudilerden çok faydalandık. Çok ince hesaplar yaptık.

Planlarımızı büyük bir gizlilik ve başarı içinde uyguladık. Ne kadar hayatta kalmış Türk ve Müslüman fikir adamı ve beyin takımı varsa onları da sudan bahanelerle astırdık. Olmadı sürgüne gönderdik. İstiklal mahkemelerinin hakimlerinin de çoğunu Yahudi olanlardan oluşturduk. Önce asıp sonra yargıladılar. İnkılaplar çok önceden belirlediğimiz bir planın parçasıydı.”[1]

Bediüzzaman’ın ifadesiyle; Bu millete ihanet eden, bu milletin kanını taşımamaktadır.

2-Suyu tahlil ve kontrol edilmeli.

Aslında Yahudiler bir Yahudi çocuğunun anne tarafından Yahudi olmadığı takdirde, Yahudi kabul etmezler.

Aslında pek de haksız değiller.

Bu ırkçılık yahut bir ırkı üstün göstermek amaçlı değildir.

İnsan aslına çeker.

-“ De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru bir yol tuttuğunu Rabbiniz en iyi bilendir.”[2]

-3-Süt Tahlili yapılmalı.. Südü bozuk mu?

Eskilerin çok okuduğu; Ahmediyye ve Muhammediye kitabının sahibi olan Muhammed çok bilgili, hatip olmasına rağmen kendisini dinleyenlerin az ancak ne konuşursa kendisini dinleyenlerin çok olduğu Ahmed’in farkını annesine soran Muhammed’e annesi şu cevabı verir;

-Elbette oğlum der çünkü bir gün ben namaz kılarken sen çatlayacak gibi ağlıyordun. Evde bulunan komşu kadın seni alıp bir kere emzirdi, der.

Süte bozuk veya çok temiz olmayan bir süt karışmış ve karıştırmıştır.

-Bediüzzamanın annesi ona hamile kaldığında ve süt verdiğinde abdestsiz vermediğini söylerken baba da;

Uzak olan tarladan öküzle dönerken öküzün ağzını bağlar ta ki komşunun tarlasına girip de başkasının ekinini yemesin diyerek hassasiyetini gösterir.

Ve Bediüzzaman bir ömür boyu bu millete ve özellikle onların ahiretine hizmet etmiştir.

Kanı, suyu ve südü temiz olan, temiz bir hayat yaşar.

-Bir beldenin ileri gelenin oğlu esnafın tuluğuna iğne batırıp emer ve kaçar.

Sabreden esnaf mecburen babasına bu durumu söylerler.

Baba çocuğuna hiçbir şey demeden direk hanımıyla görüşüp, nerede hata ettiklerini sorar.

Ve düşünme neticesinde hanımı olayı bulur; çocuğa hamile olup aş eridiğinde komşunun bahçesinden kendi bahçelerine sarkan ağacın meyvesine iğnesini batırıp emmeye başladığını söyler.

Komşuyla helallik dilenir ve çocuk otomatikman bu yanlışı bir daha yapmaz.

Çocukların hatası, anne ve babanın hatasından da kaynaklanmaktadır.

-Ahlak Bakanlığı Aile bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Ahlak Polisiyle ortak hareket edip bu tahlili yapmalıdır.

İnsanlarda bu üç tahlili yapmalı. Mutlaka biri veya hepsi çıkar.

-Ahlaksız olanların kan tahlili, su ve süt tahlili yapıldığı gibi; 15 Temmuz darbesi içerisine girenlerin de mutlaka ve mutlaka kan tahlilleri, su ve süt tahlilleri yapılmalıdır. Bunlardan birisi veya hepsinin bozuk olduğu ortaya çıkacaktır.

-Okullarda ahlak ve Adab-ı Muaşeret dersleri konulmalı ve Milli Eğitim Ahlaklı öğrenci yetiştirmeye yönelmelidir.

-Özellikle Sosyal medyada kullanılan küfür sözlerinden dolayı kullananlar uyarılmalı, tekrarı halinde sosyal medyaya girmeleri engellenmelidir.

Daha önemlisi, kişiler bunları kendi gruplarına almamalı, alınmış ise engellenmelidir.

Tecrid edilmelidir.

-Ey cahil! Aldanma endamına fâni cihandır bu…/ Kendi aşikar, ateşi gizli külhandır bu…

İnsafı terk eyleme, makamı imtihandır bu…/ Gelen gideni görmez, iki kapılı handır bu…Yavuz Selim Han.

MEHMET ÖZÇELİK

27-07-2020


[1] Jack Kamhi, Profilo yönetim kurulu başkanı Yahudi iş adamı. Yeni çıkacak kitabından.(Analiz; Taha Akyol, gazeteci).

[2] İsra.84.

No ResponsesTemmuz 27th, 2020

Yoruma kapalı .