ARKADAN VURULMAK

ARKADAN VURULMAK

Türkiye arkadan vurulmadan daha ziyade ve daha tehlikeli olarak maalesef içten ve içimizden vurulmaktadır.

Bu milletten görünenlerce…

Arakadan gelen Brütüsler tarafından.

-Mekke ve Medine ve de 5 milyon m2 elimizden çıkmasaydı, burada dikilen heykeller o mukaddes beldelerde de dikilecek ve burada uygulanan tüm laik uygulamalar o İslam ülkelerinde de uygulanacaktı.

-Türkiye’nin sürekli yalnızlık içerisinde olduğunu iddia eden insanlar samimi insanlar değildirler.

Sanki 15 Temmuz’dan önce Yunanistan, İsrail, ABD, Avrupa ülkeleri bize ciddi manada tamamı açık bir cephe almayıp, savaş pozisyona girmemiş gibi değerlendirilmektedir.

Ellerindeki sebep öyle zannediyorum ki; 15 Temmuz’un tahakkuku konusunda kendi altyapılarını oluşturup, suya sabuna dokunmayıp kirlenen ve kirletenler 15 Temmuz’daki başarısızlık üzerine siyasetlerini odaklandırıcı zemin oluşturmakta ancak bunda başarılı olamadılar.

Bizim çocuklar başardı demişti ABD 1980’de.

Ama bu sefer O’nun çocukları -nasıl çocuksa- bu sefer başaramadılar.

Başaramamalarındaki sebep neticesinde; Amerika ve İsrail karıştı. Yunanistan çöküyor ve Avrupa ülkeleri teker teker dökülüyor.

Akabinde Ayasofya’nın açılmış olması. Avrupa ülkelerini geri adım atmaya yöneltmiş oldu. İnşallah yakında Kudüs ile tüm zincirlerden kurtulmuş ve İslam dünyasının ayağa kalkmasını netice verecek bir hakikattir ki; dünya ve insanlık sona doğru yaklaşmaktadır.

Allah asla ve asla dünya sahnesinin sonunu kendi aleyhine olaraktan kapatmaz.. kapatılmaz, kapatılmasına müsaade etmez..

Bekleyin ehli iman geliyor. İnsanlık için yeni bir Saadet Asrı geliyor. Bir yükseliş, maddi ve manevi bir yüceliş geliyor an be an, yakındır…

-Yusuf suresinin tefsirini yeni bitirmiştim. Yusuf suresi rüya odaklı bir sure.

Yusuf’un rüyası, zindandaki iki kişinin rüyası, Kralın rüyası.

O sırada Sefer Akgül hocam Watsapp grubunda görmüş olduğu ibretlik, harika ve düşündürücü rüyasını paylaştı.

Rüyalar özellikle ve özellikle ahirzamanda görülen rüyaların büyük bir ehemmiyeti vardır.

Görülen rüya bir hayal değil, hakikatti.

Hissi kabl-el vuku idi.

“15 Temmuz 2016’ dan 1 veya 2 gün önce rüyamda şunu görmüştüm: Adıyaman Ulu Camiinin önünden geçiyordum. Cami o günlerde restore edilmişti. Kirli Derviş-gilin dükkânının oradan kaldırımda yürürken baktım; Adıyamanlı Fetö cemaatine mensup 7- 8 kişi ellerinde altın renkli büyük bir haç, caminin Hilal şeklindeki âlemini sökmeye çalışıyorlardı. Aşağıdan onlara öfkeyle ” Siz ne yapıyorsunuz orada?” diye bağırdım. Beni tanıyorlardı.

Dediler ” Bu caminin  aslı  kilise imiş. Biz aslına çevireceğiz “

-Lan siz Manyak mısınız, inin oradan. Bir cami tekrar kilise mi olurmuş? İnin oradan!” dedim.

15 Temmuz olayı oldu. Bu rüyam hiç aklıma bile gelmedi. Aylar sonra  hatırladım.”

-Ayasofya kilidi açtı. Ayasofya perdeyi açtı. Sofia Seddini devirdi. Bunun peşinde mutlaka ve mutlaka Kudüs ve İslam’a hamile olan Avrupa’nın doğumu İnşallah yakındır, hem de pek yakındır.

Allah hiçbir zaman için sahneyi kendi aleyhine kapatmaz.

Dünya son Kavşağı dönerken çok hakikatlara, gerçeklere hamiledir. Çok farklı doğumlar gerçekleşecektir.

-Bırakın Deniz’i, ırmağı geçemeyenler, gölü aşamayanlar maalesef damlada boğuldular. İlahiyat Camiası ise tahrip etme yeri haline getirilmeye çalışılıyor.

İçten vurma, içten yıkma.

Bizim dönemlerde ilahiyatta bir öğrenci ateistti. Yine bir Din dersi öğretmeni ateist olarak, ben ikinci bir meslek olarak ilahiyatı seçtim, demişti.

İlahiyat camiası içindeki kurtlar tarafından kemirilmeye başlanmaktadır.

-“(Bediüzzaman) Van’a gitmek üzere İstanbul’dan ayrılır, Batum yoluyla Van’a giderken Tiflis’e uğrar. Tiflis’te, Şeyh San’an Tepesine çıkar. Dikkatle etrafı temaşa ederken yanına bir Rus polisi gelir ve sorar:

Niye böyle dikkat ediyorsun?

Bediüzzaman der: Medresemin plânını yapıyorum.

O der: Nerelisin?

Bediüzzaman: Bitlisliyim.

Rus polisi: Bu Tiflis’tir!

Bediüzzaman: Bitlis, Tiflis, birbirinin kardeşidir.

Rus polisi: Ne demek?

Bediüzzaman: Asya’da, âlem-i İslâmda üç nur, birbiri arkasından inkişafa başlıyor. Sizde birbiri üstünde üç zulmet inkişafa başlayacaktır. Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek. Ben de gelip burada medresemi yapacağım.

Rus polisi: Heyhat! Şaşarım senin ümidine.

Bediüzzaman: Ben de şaşarım senin aklına. Bu kışın devamına ihtimal verebilir misin? Her kışın bir baharı, her gecenin bir neharı vardır.

Rus polisi: İslâm parça parça olmuş.

Bediüzzaman: “Tahsile gitmişler. İşte Hindistan, İslâmın müstaid bir veledidir; İngiliz mekteb-i idadîsinde çalışıyor. Mısır, İslâmın zeki bir mahdumudur; İngiliz mekteb-i mülkiyesinden ders alıyor. Kafkas ve Türkistan, İslâmın iki bahadır oğullarıdır; Rus mekteb-i harbiyesinde talim ediyorlar. İlâ âhir…

Yahu, şu asilzade evlât, şehadetnamelerini aldıktan sonra, herbiri bir kıt’a başına geçecek, muhteşem âdil pederleri olan İslâmiyetin bayrağını âfâk-ı kemâlâtta temevvüc ettirmekle, kader-i Ezelînin nazarında, feleğin inadına, nev-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin sırrını ilân edecektir. (Tarihçe-i Hayat)

-Bir hayatın oluşumu olan doğum bile sancısız olmuyor. O sancı çocuğu dünyaya getiriyor.

İslâm dünyası sancıda. Doğum sancısında…

MEHMET ÖZÇELİK

09-09-2020

No ResponsesEylül 9th, 2020

Yoruma kapalı .