KOŞTURMACA

KOŞTURMACA

-Anne karnında şekillenip çocuklukla belirginleşen, gençlikle olgunlaşarak ihtiyarlıkla yaşlanıp ölümle sonuçlanan bu beden bizim asli ve gerçek bedenimiz değildir.

-İnsanın Şeref ve kıymeti savunduğu şeyin kıymet ve değeri ile ölçülür. Allah ve Allah’ın dinini savunan bir insanın durumu ile, şeytanı ve şeytani bir yolu savunan basit ve dünyevi, kıymetsiz ve önemsiz şeyi savunan insanın kıymet ve değeri de savunduğu şey ve o şeyin kıymeti kadardır.

-Dünyaya bir daha mı geleceğiz? Dünyaya bir daha gelecek değiliz ya?!

Doğru, hakikaten bir daha gelmeyeceğiz dünyaya. Evet onun için madem bir daha dünyaya gelmeyeceğiz.

Eğer bir daha gelmiş olsaydık, o zaman her türlü haltı yapın. Her türlü yanlışı yapın. Nasıl olsa bu işin telafisi var. Bir dahaki sefer de düzeltirsin, derdik.

Ama madem bir daha bu işin telafisi yok, bir daha dünyaya gelmeyeceğiz. O halde ona göre hareket etmemiz lazım değil mi?

Bu işin telafisi yok. Telafi sınavları yok. Tekrarı yok. Bir kere ya kaybetmekle veya kazanmak ile karşı karşıyayız. Evet bir daha gelmeyeceğiz, Bir defa dünyaya geldik, o halde ona göre gitmemiz lazım.

Mahcup ve perişan olmadan…

-Şimdiye kadar hep başkaları için adeta çalışmaya alışmışız. Hay huylarla, koşturmacalarla, gidip gelmeler ile ding beygiri gibi, yarış atı gidip durup dinlenmeden, kalıp düşünmeden monoton bir hayat girdabına girmişiz.

Aman şunu yapayım, hemen şunu yapacağım ve peş peşe adeta vagon gibi art arda işleri sıralayarak, kendine değil başkalarına vakit ayırarak bir hayat yaşadık.

Korona virüs ilk defa bunu ortadan kaldırdı. Kişi kendisine ve 1. derecede 1. ellere de ellerini uzatmış oldu.

O ellerin farkını ancak yeni fark ettik.

-Hayatta mukavemeti, bakışı, dayanıklılığı sağlamış oldu, bütün bu sıkıntılar…

-Hayatta hoş görülmeyen ve sıkıntılı, belalı, üzüntülü denilen şeyler aslında kaderin birer kamçısı olup, insanı hayra ve hedefe sevk etmektedir? Onlar insanın hayatının oluşmasında, plan ve projelerin icrasında önemli faktörlerin tetik noktaları, tetikleyici unsurları olmaktadır.

Mesela şairler şair Nabi’nin evinin yıkılması üzerine yazmış olduğu harika şiiri üzerine şöyle demişlerdir;

Keşke Şair Nabi’nin yüz evi olsaydı da, yüzü de yıkılsaydı.

Ta ki ortaya yüz şiir çıksaydı.

Kur’an-ı Kerim’in Kehf suresinin 60-82. Ayetinde anlatılan Hızır- Musa yolculuğunda; Geminin delinmesi, çocuğun öldürülmesi ve yıkılmakta olan duvarın sağlamlaştırılması üzerine her seferinde Hz. Musa’nın sabredememesi sebebiyle arkadaşlıklarının sonunu getirmiştir.

Peygamber Efendimiz ise; Keşke kardeşim Musa sabretseydi, der.

Böylece nice ibretli olaylara vakıf olurduk.

Şairlere şiirleri yazdıran rahatlık değil, sıkıntıdır.

Kendimin yazdığım Belene Şiiri, Bosna’da yapılan zulümleri canlandıran filim üzerine olmuştur.

Şimdi olsa onu yazamazdım.

Tıpkı Akif’in İstiklal marşını yeniden yazması için, yeni bir istiklal savaşının olması gerektiğini söylemesi gibi.

-Nur ve nurani olan şeyler çoğaldıkça eksilmez.

Tıpkı bir metni kopyala yapıştır yaptığımızda ana metinde hiçbir eksilme meydana gelmez.

Ancak karanlık, kötü ve zulmani olan şeyler tıpkı kes ve sil tuşu gibidir. Üretmez belki tüketir.

Kendi olup kendi kalanlar, aslından sapmayanlar nur gibi çoğalır, çok şahsiyetli bir kimliğe sahip olurlar.

Çoklar kendilerini onlarda bulabilir.

Başkası olmaya çalışanlar sadece o olabilse de kendisini kaybeder.

-Gerçek bedenin bir sureti ahirete yönelik bir tesbit, bir vitrin ve bir görüntüden ibarettir. Cennete verilecek beden belli ki bu dünyada çok musibetlere, değişimlere maruz olan bu beden olmayacaktır. Ben belki de daha güzel bir cennete layık, en mükemmel bir surette bir beden verilecektir. Bu beden belki onun yanında çok sönük kalacaktır.

Ancak bu dünyadaki yaşananlar adeta bir provadır. Gerçek beden ahirette verilecek olan bedendir ki; cennetin tüm güzelliğini, en mükemmel şekilde alıp bahşedilen, emeğin hakiki manasını takdir eden bir beden olacaktır.

Ruh ve beden birleri ile mütenasip ve uyumlu olaraktan ebediyen varlıklarını devam ettirecek, Cenab-ı Hakk’ın Birçok isimlerine de mazhar olacaktır.

-Hayatta son sürat gidip kendini ve kendine aid değerlerini ve sahiplendiklerini geride bırakan insan artık zamanla hiçbir şeyi görmüyor.

İnternetin hızı bile o insana yetişemiyor.

-İnternette hız rekoru kırıldı: Saniyede 44.2 TB.

Avustralyalı araştırmacılar, internet bağlantısı hızında dünya rekoru kırıp saniyede 44,2 terabayta (TB) ulaştı. Söz konusu hız ile 1000 adet yüksek çözünürlüklü filmi bir saniyede cihazlara indirmek mümkün.[1]

– Yeni bir ışınlanma teknolojisi geliştirildi! İlk işlem başarılı.[2]

-Koşturup makro alemde gezen, onunla yetinmeyip mikro alemin şifrelerini de keşfeden insan durup düşünmeyi, akledip tedebbür etmeyi yani işin arka cihetini düşünmeden uzaklaşıyor.

Hevesini tatmin etmeye çalışırken ruh ve kalbinden uzaklaşmaktadır.

İnternet onun hızına yetişemezken, ışınlama bile ona az gelmektedir.

Hep hevesini ve nefsini memnun etme, gündelik işlerle meşgul olma sevdasındadır.

Tüketime yönelen insan, üretmeyi de tüketmek amacıyla üretmektedir.

Kullan- at medeniyeti insana kendisini de ve dünyayı da tükettirmektedir.

Sonsuza göre kendisini hazırlayamayan insanlık, gündelik sevdalarla sevdalanmakta ve tatmin olmaya çalışmaktadır.

Mevla’sını değil, Leylasını aramakla meşgul.

Geçici tatmin olma merkezli…

Tüketim medeniyetindeyiz.

Tükenmek uğruna…

Çünkü bir yandan da insan, ebede namzet bir varlıktır.

-Mesela Lisesinden üniversitelerine kadar araştırmaya yönelik, toplumsal meseleleri çözmeye yönelik ne kadar bir eğitim vermektedir? Bunca eğitimdeki koşturmacalara rağmen?

Verilenlerin yüzde kaçı topluma ve hayata yansımaktadır? Sonsuza kulaç atmaktadır?

İnsan tükenmekte ve tüketilmektedir.

Bu dünyaya yaptıklarıyla ekmeye ve duygularıyla ekilmeye gelen insan oğlu, neyi ne kadar ekmekte, duyguları ne kadar gelişip sönmemektedir?

MEHMET ÖZÇELİK

13-09-2020


[1] https://www.haber7.com/teknoloji/haber/2978151-internette-hiz-rekoru-kirildi-saniyede-442-tb

[2] http://www.haber32.com.tr/teknoloji/bilim-adamlarindan-yeni-bir-isinlanma-teknolojisi-bristol-universitesi-ve-danimarka-teknik-universitesi-ndeki-bilim-adamlari-yeni-gelistirdikleri-isinlanma-h132978.html

https://www.yenisafak.com/teknoloji/sanal-yolculuk-ezberleri-bozacak-3517911

No ResponsesEylül 13th, 2020

Yoruma kapalı .