ABD YAPTIRIMINA YAPTIRIM UYGULANMALI

ABD YAPTIRIMINA YAPTIRIM UYGULANMALI

Hikmeti hükümeti bilmiyorum. Elbette hükümet olayı tüm yönleriyle düşünüyordur.

Ancak kaderin sevki ve hedefe giden yolu açtığı da unutulmamalıdır.

Bu düşmanca tavır, şimdiye kadar 1960 ve 80 darbesinden 15 Temmuz işgaline kadar Abd- nin işin içinde olduğu unutulmamalıdır.

Ben kuvvetli bir ihtimalle inanıyorum ki; kader bizi ittihadı islama götürüyor.

Fetönün devre dışı bırakılmasıyla birlikte, ordunun asli vazifesine dönmesi, islam ülkelerine yardıma gitmesi, korona ile dünyaya el uzatması, Azerbaycanda kendisini isbat etmesi; sadece islam dünyasınca değil, dünyaca da takdir görmektedir.

-“Bediüzzaman’a zurafâdan biri, birgün, irfanıyla mütenasip bir esvap giymesi lüzumundan bahseder. Müşarün ileyh de: “Siz Avusturya’ya güya boykot yapıyorsunuz; hem onun gönderdiği kalpakları giyiyorsunuz. Ben ise bütün Avrupa’ya boykot yapıyorum. Onun için yalnız memleketimin maddî ve mânevî mamulâtını giyiyorum” buyurmuştur. “

Bu durum bizi inşallah ittihadı islama götürecektir.

Abd- ye gerekli cevap verilmelidir.

İncirlikten başlayarak üstleri yani ortadoğuyu kontrol ettiği merkezler kapatılmalıdır.

Yarım asırdan fazla avrupanın pis kuyruğunda beklemektense, bizi çağıran İslam ve Türk dünyasına baş olmaya gayret edelim.

O yönde çaba gösterelim.

-Batı dünyasının dünü de bugünü de kirlidir.

-“Meksika’nın başkenti Mexico City’deki yapılan çalışmalarda arkeologlar kafatası kulesinin yeni kısımlarını ortaya çıkarttı. Bilim insanları tarafından yapılan açıklamada, Aztek’e ait kafatası kulesinin Metropolitan Katedrali’nin yanında yer aldığı belirtildi..[1]

İslam dünyasına sahip çıkılmalı yoksa oda dünkü sırtlanlar tarafından kuşatılmış, kendilerine çekilmektedir.

-“BAE ve Bahreyn’den gelen heyet Ağlama Duvarı’nda Yahudi ayinine katıldı.”[2]

-Yüz yıl önce çoğu mason olan İttihat ve Terakki Merhum Abdulhamid Han Hazretlerini devirmiş, altı asırlık çınarı yıkmıştır.

O çınarın kökünden yeşeren bu milletin yine yüz yıl sonra ecdadını temsil etmesinden rahatsız olan aynı mason zihniyet yine bir ur gibi nüksetmiş, Abdulhamid merhuma oynadığı yeni piyonlarla dış destekli olarak uygulamaya başlamıştır.

-Avrupa birliğine girmeyecek ve giremeyecek kadar büyümedik mi?

Veya biz mi büyüyoruz yoksa Avrupa mı küçülüp alçalıyor?

-Bu milletin maddi manevi her şeyine ipotek konuldu, engel olundu.

Havacılığımızda bundan nasibini aldı.

-“İsmet İnönü Nuri Demirağ’ın ofisine geliyor. İsmet İnönü sen güzel işler yapmışsın fakat sen bize niye gelmiyorsun diye soruyor. Nuri Demirağ çok geldim, çok süründüm diyor. 1937’te Divriği de maden var bunu çıkarmak lazım diyor. Fırat akıyor biz bakıyoruz bunun üzerine baraj yapmamız lazım diyor. Ama sizin bakanınız Ali Çetinkaya İskilipli Atıf Hoca’nın idam kararını veren Ali, ne zaman geldiysem beni reddetti. İstanbul’a köprü yapmak istedim ama sizinkiler engelliyor beni diyor.

İsmet İnönü yakın arkadaşlarına diyor ki, “Bunun işini bitirin. Yeşilköy’deki bütün malvarlıklarını alın” diyor. Ufuk Uras’ın amcası o günkü konuşmada orada bulunduğu için ondan öğreniyoruz. Babasına Milli Şefimiz beni üzdü diye mektup yazıyor. Ufuk Uras’ın babası anılarını paylaştığı için ben bu bilgiyi oradan öğrendim.

Nuri Demirağ bu olaylardan sonra mücadele edilemeyeceğini anladı. Bütün mal varlıklarına el konuldu.”[3]

-Türkiye’nin önündeki engeller birer birer kalktıkça, Türkiye içte ve dıştaki yükselişini ortaya koymaktadır.

Maddi ve manevi, görünen ve görünmeyen engellerden olan Fetö, muhalefet partilerinin çoğu, Akp içinden ayrılan Gül-Davutoğlu-Şener- vs kişilerin gölgeliklerinin ve gizli hesapları ortadan kalkınca ilerleme ve çıkış kendisini göstermeye başladı.

Elbette içte ve dışta bunu hazmetmeyenler olacaktır.

-Bir Teşbih ve Temsil: Karşınızda bir domuz var. Bir de ayı var. Ne yaparsınız? Evvela birisini tarafınıza çekip öbürünü bertaraf edersiniz. İkisine de birden cephe alırsanız ki; o zaman ikisini de kendinize hedef yapmış olursunuz. Ermenistan’ın arkasında ayı var. Yunanistanın arkasında da domuz var. İkisi de sahipleri tarafından kontrol edilerek, istedikleri zaman bir tehdit unsuru olarak bize de sevk ediliyor. Böyle bir vaziyet içerisinde iki arada bir derede ve de iki vaziyet içerisinde iseniz; bu durumda öyle bir taktik uygulamalısınız ki, ikisinin de tehdidi boşa çıkmış olsun.

Domuz mu ayı mı? Yukarıda ayı, aşağıda domuz; İçeride de domuz ve ayı severler?

İkisi ile de iş birliği içerisinde iken, gel de iş yap! Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık ve de aşağı ve yukarıyı kirletmeden ustalıkla gitmek gerekir.

Tükürüğü tutmadan ve de yutmadan..

-“Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.”(Bakara Suresi 120.)

MEHMET ÖZÇELİK

16-12-2020


[1] https://www.ahaber.com.tr/galeri/yasam/bilim-insanlari-azteklere-ait-kafataslari-karsisinda-soke-oldu-kafatasi-kulesi

[2] https://video.haber7.com/video-galeri/176868-bae-ve-bahreynden-gelen-heyet-aglama-duvarinda-yahudi-ayinine-katildi

[3] Prof.Dr.Muhittin Şimşek yarım kalan devrimi anlattı – Referans GazetesiTürkiye’nin ilk yerli uçağının üretimini kim engelledi? (memleket.com.tr)

No ResponsesAralık 16th, 2020

Yoruma kapalı .