PERDELİ HAKİKATLAR

PERDELİ HAKİKATLAR

Allah neden Hakikatlerin perdesini birdenbire açıp göstermiyor?

Tüm hakikatleri neden toptan ve birdenbire göstermiyor?

İnsan neden -Peygamber de dahil- tüm hakikatlere birdenbire vakıf olamıyor?

Çünkü insan tahammül edemez, altında kalır, ezilir, sigortası atar.

İdrâki meâli bu küçük akla gerekmez/ Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez.

Bir damlada bazen boğulan insana, bütün okyanusun kendisine doğru gelmesi halinde ne gibi sel olup kendisini götüreceği barizdir.

Allah sindire sindire, tesbit ve takrir ve ikrar ettirmektedir. Zihne yerleştirme durumundadır. Hakikatleri insan duygularına nüfuz ettirerek böylece anlatma yoluna gitmektedir.

**************

Kur’an-ı Kerim geçmişten haber verip onun doğrusunu bildirdi.

Hakka Suresinin 40. ayetinden itibaren O’na Şair dediler. Allah onları yalanladı ve O’na şair dediler. Allah cevaben; Biz O’na şiir öğretmedik. Kur’an şiir değildir, ihtiyacı da yoktur.

Mekke’de Muallakat-ı Seb’a vardı. Peygamberimiz onlardan şiir öğrenmedi. Hiçbir zaman için şiirden konuşmadı, Şairde değildi.

Kur’an gelince şairlikte bitti. Yani O bitirdi, O başlatmadı, ortadan kaldırdı.

Sihirbaz dediler. Orada bir sihirbazlık olupta, gidip ondan sihir öğrenmedi. Kimden öğrendi? Şiiri kimden öğrendi? Var mı öyle birisi?

O Zat sihirbazlık da yapmadı. Sihirbazlık da orada cari değildi. Orada sadece edebiyat ve belâgat vardı.

O 7 büyük şairin hiçbirine şiir okumadı. Hiçbiri O’na onu öğretmedi.

O Zat hiçbir zaman Şair olmadı, Sihirbaz da değildi.

Hele onların ifadesi ile yalancı hiç değildi. O sonsuzdan haber verdi. Sonsuzu haber verdi. Ahiret var dedi.

-Peygamber Efendimizin gelişi Ebu Cehil ve Ebu Leheplerin ortaya çıkmasına sebep olmadı. Onlar zaten var idi. Belki Ebu Cehil ve Ebu Leheplerin oluşu, Efendimizin ortaya çıkmasına ve o zulmet ve dalaletleri ortadan kaldırmaya vesile oldu.

Tıpkı zalimlerin etrafa salgın gibi yayılmış olmasından dolayı, zulmün ve zalimin olması kahramanları devreye koyduğu gibi.

***************

Bazı makamlar bazı musibetleri gerektiriyor.

Hz. Eyyub’un sabırda kahraman olması için o musibet gerekliydi.

Devletin açtığı yüzlerce sınavlarda kabiliyete ve mesleğe göre eleman alınır.

İnsan bu dünyaya amelleri yönüyle ekmeye, duyguları yönüyle de ekilmeye gelmiştir.

MEHMET ÖZÇELİK

26-01-2021

No ResponsesOcak 26th, 2021

Yoruma kapalı .