RUHLAR MÜSABAKADA

RUHLAR MÜSABAKADA

Bu dünya ruhun bedenle cevelan ettiği bir hareket alanıdır.

Ruh beden ortaklığıyla kendini bulmakta ve bilmektedir.

Tıpkı bilgisayar kasasının programlarla buluşup kendisini isbat etmesi gibi.

Ruh bedende ve bedenle terbiye olurken, bedende dünya ve içindekilerle terbiye olmakta ve kemalini bulmaktadır.

Terbiye edilmemiş bir ruh ve beden, biçimlenmemiş bir materyal veya şekillenmemiş bir kütük ve odun gibidir.

Düz ve düzgün bir odun, eğri- büğrüsüz, düz ve düzgün bir sopa bile ateşe girmekten kendisini korumakta, herhangi bir baltaya sap olmaktadır.

İstikametini kaybetmiş bir ruh ve beden de ateşte yanmaya mahkumdur.

Ancak doğru ve düzgünlükle yani biçimlenmiş ve şekil almış bir hal ile kendisini koruyabilir.

Bu da vasıflı olmakla ilgilidir.

Vasıfsız bir ruh, isyankârdır.

Bir kazmaya kolay kolay sap olmaz ve de olamaz.

Yapmazlar.

İsyankâr bir ruh, haleti değişik bir ruhtur ve pörsümüş bir ruh yapısına sahiptir.

En önemli olanı istikametli, müstakim olanıdır.

İsyankâr olan ruh; ölçüsüz, dengesiz, savrulmuş ruhtur.

Başkaldırı, yıkma, yakma, öldürme ve bağırma gibi haller rayından çıkmış tren gibidir.

Yörüngesini şaşırmış bir gezegen gibidir.

Allah vasıflı ve istikametli ruhları ayrıştırmaktadır, şu dünya tezgahında, ayrım yapmadan.

Hamdım- Piştim- Yandım…

Ham olarak dünyaya gelen ruhlar, pişip yanarak ebed ve ebedilik yoluna koyulurlar.

Defolu, yaralı, solmuş ruhlar ise; ya olana kadar işlemden geçirilir, ya da geri dönüşüme gönderilir., aslı olan maddeye dönüştürülmek üzere…

İnsan ya kul olacak yada kül…

Kâinattaki madde ile mana; insanın ruh ve bedeninde imtizaç etmiş, bir araya gelmiştir.

Yüceleri temsil eden ruh ile, aşağıları ve maddeyi temsil eden beden izdivaç neticesinde hakikatlere gebe kalmıştır.

Böylece insan hakikatlerin anası olmuştur.

Her şeyin aslı insanda cem olmuştur.

Dünya ruhların yarış alanıdır.

Ruhlar müsabakada…

Finale ulaşan ruhlarla birlikte, yolda dökülen döküntü ruhlara da şahit olmaktayız.

Ruhlar yükselip alçalmakta, kendini bulan ruhlar yükselir ve yücelirken, diğer bir kısmı bedenin mahkumu olup bedenin ağırlık yapmasından dolayı hürriyetine kavuşamayıp yükselemeden patır patır dökülmektedir.

Ruh, rahat, rüzgar anlamına olan riyah, koku manasına gelen reyhan, Cebrail için kullanılan ruh hep aynı kökten türemiştir.

Genelde güç ve kuvvet ve de enerjiyi ifade ederler.

Büyük bir letafet, incelik ve zerafeti vardır.

Bedenin hücrelerine nüfuz ettiği gibi, alemlere de duhul edebilmektedir.

Gücünü kaybeden ruh, ruhunu da kaybeder.

Pörsür ve söner…

Elektrik almayan ampul gibi.

Ruhlar hasta.

Hastalık ruhlarda.

Şeytan bu hastalıklı ruhları çok iyi kullanıyor.

Onlarda kendilerini kullandırıyor.

Kâinat ve insan ruhunu arıyor, kemâline ulaşmak için.

Kemâlini bulunca ve Kemâle doğru ulaşıp mükemmelliği elde edince ve imanda, marifette, sanatta, Talim-i Esma da yani neticede kıvamına erecektir.

Kemâl aynı zamanda bir şeyin bitimi ile beraber, yeni bir hakikatin başlamasına da bir adım olacaktır.

MEHMET ÖZÇELİK

05-09-2021

No ResponsesEylül 13th, 2021

Yoruma kapalı .