MANİLERİN DEF’İ

MANİLERİN DEF’İ

DENİZE DÜŞENLER VE YILANLAR

İkide bir Türkiye dengesizleştirilmek için seçim hattı mailine çekilmeye çalışılıyor.

Gerçi yenilen güreşçi yenildiği için, sürekli yenilmekten usanmazmış. Ancak bu sefer yenerim diye cesaretlenen insanlar, hakikaten kendisini ispat etmemiş, kendisini tanımamış, milletin kendisini tanıdığını bilmeyen insanlardır.

Bu insanlar böylece bu millete hizmet için değil, tam tersine hezimete sebep olmak için, sürekli bir şekilde geçmiş yıllarda olduğu gibi seçim lafları ile, seçim yapılmasını istemek atılacak adımları, yapılacak yatırımları ve hizmetlere de mani olmaya çalışmaktadır.

Muhalefet daha doğrusu muhalefetler, muhalefeti kendilerine dayanak yapıp, iktidar yolu ve kapısı görenler; ne yaptıklarıyla ve ne de yapacaklarına hiç bir surette güven vermiyor.

Şaibeli!!!???

-Allah korusun, 2023’ten itibaren iktidar değiştiği zaman, şimdiye kadar askeri alanda, teknolojik alanda yapılan, uzay alanında yapılan yatırımlar inanınız duracaktır. Sekteye uğrayacaktır ve en azından ilerlemeyecektir.

Çünkü bugün İstanbul, İzmir ve Ankara’da daha önceden yapılması tasarlanan şeylerin durumu şu anda nedir? Sadece heykel yapmaktan ve heykel açılışlarından öteye gidemeyen bu insanlar, acaba ne yaptıkları bir yana, acaba yapılanları durdurmuş olmaları bile bu konuda olumsuzluk olarak yetmez mi?

Bunun için bu konuda 2023 ne kadar önemli ise, 2023’ten sonraki ondan daha önemlidir

-Dışarıdakiler Türkiye’deki Bu gelişimi çok iyi görmektedirler. Ondan dolayıdır ki içerideki birtakım kimselerin iktidar hırsını çok iyi değerlendirirler. Onlar çok iyi kullanmaktadırlar.

Gerçekten şimdiye kadar 20 yıldır yapılanlar önemli olaraktan, 2023’ den sonra ne kadar devam edebilecek ve Allah korusun 100 Yıl geriye mi gidecek yoksa büyük bir atak yaparak yüzyıl ötesine bir geçiş mi yapacak?

Türkiye şu anda kavşak noktada ve geçiş noktasındadır, ya olacak ya ölecek ya da 100 yıl daha geriye giderek, 100 yıldır yaşadığı bunca maddi manevi sıkıntıları yaşayacak veyahut da 300 yılı telafi ederek yüzyıl ve 300 yıl öteye bir adım atarak bir geçiş sağlayacaktır.

Hatta bu durum sadece bizi değil, tüm İslam dünyasını ve orta doğuyu yeniden şekillendirmedir.

Büyük Kürdistan hayali, Yunan rüyası, Büyük Ermenistan ideali ve de Diyarbakır, Gaziantep ve Adıyaman’a kadar uzanan va’dedilmiş topraklar.

************  

Devlet midesini temizledikçe zincirlerinden kurtuluyor ve atağa geçiyor.

İnsanlara büyük vaatlerde bulunanlar daha önce de ve de İstanbul’da da vaatlerde bulunmuş ancak vaatlerini gerçekleştirmemiş, aksini yapmıştır.

İndirimde değil, bindirimde bulundular.

Ne garip değil mi, oy uğruna ümitler hapistekilerle dağdakilerin affına bel bağlanmış.

Tıpkı gezidekilere bel bağlama gibi.

Denize düşen yılanlara sarılmaktadır.

Milleti sokup, zehirlese de…

Ancak millet uyandı, hele hele yalancı vaatleri ve ağzının yanmasını unutmadı. Nitekim;” Nadir Nadi, Cumhuriyet gazetesindeki başyazısında CHP’nin yayınladığı beyanname üzerinden şunları söylemektedir: “‘Bizi seçerseniz size şunları şunları vaad ediyoruz’ diye sahifeler karalamak her halde pek inandırıcı bir metod sayılmaz. Bu şartlar altında halk gayet tabii olarak tereddüde düşecek ve bunca tatlı vaidlere girişen iktidar partisinin geçen devrede neler yaptığını kendi kendine soracaktır.”[1]

-Partilerin en büyük problemi kendi içindeki netsizlik yani bulanıklık halleridir.

İçle dışa yansıyan noktanın birbirinden kopuk olmasıdır.

Dindar görünmeye veya dini koruyacağına dair yarım ağız konuşanlar, şimdiye kadarki uygulamalarında bunun hep tersini yapmıştır.

Bir yandan çarşafa rozet takarken, diğer taraftan çarşafları yırtmaktadır.

Beden ile ruh uyuşmazlığı içerisindedirler.

Nitekim;” Nadir Nadi, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde CHP’nin bu durumunu şöyle eleştirmektedir: “Atatürk’ün kurduğu prensiplerden bir kısmı (bilhassa devletçilik ve laiklik) iyice zedelendiği için Halk Partisi kendi ideolojik bünyesine bir çekidüzen vermek zorundadır. Aman sempatik olayım düşüncesiyle softalara avans vermek, yahud da rey kaybetmek korkusu ile iktisadi politikada ileri geri bocalamalara düşmek bir parti için sadece zaaf alametleridir. Yazık ki Halk Partisi bu za’fı göstermiştir.”[2]

Bu dindeki bulanıklığı olumlu bir görüntü haline getirmeye çalışsa da sırıtmaktadır.

“CHP’nin şeyhlerle seçim pazarlığına oturması, DP’nin CHP karşıtı dinsel söyleminin gücünü kırmak amacıyla iktidarda olmanın getirdiği avantajları kullanması ile geliştirilmiştir denilebilir. Örneğin, CHP, Doğu Anadolu’da DP’ye yakın duran şeyhlerin karşısına daha güçlü şeyhlerle çıkarak oradaki etkinliği eline geçirmeye çalışmaktadır. CHP’nin bu duruma açıklaması, ilişkide olunan kişilerin “Cumhuriyet inkılabına inanmış” din adamları olduğu şeklindedir. Buna karşılık CHP, DP’nin ilişkide olduklarını “mürteci” ve “yobaz” olarak suçlamaktadır.”[3]

-“İsparta’da Garip Bir Hadise”, Cumhuriyet, 6 Mayıs 1950. Bu habere göre camide vaaz veren Keçiborlu müftüsü CHP’yi överek bu partiye oy vermenin Allah’ın emri olduğunu söyleyince cemaat karşı çıkarak camiyi terk etmiştir. Bedii Faik, CHP tarafından Adana’da dağıtılan bir tarafı altı oklu muskaların varlığından bahsetmektedir. Faik, s. 46. Zafer gazetesi CHP’nin bastırmış olduğu ve Karaköse’de dağıtılan bir kitapçıkta, CHP’nin bir din gibi halka tanıtıldığını ve DP’nin bir düşman partisi olduğu söylendiğini açıklamaktadır. Kitapçıkta, bu iddiaları desteklemek için birçok hadis ve ayetin kullanılmış olduğu söylenmektedir.”[4]

Kendini ana parti ilan edenlerin geçmişi kabre kadar hatta kıyamete kadar hangi şekle girerse girsin, peşini bırakmayacaktır.

-“DP iktidarının ilk günlerinde dinsel kesimlerin gösterdikleri tepkilere verilebilecek örnekler şöyledir: “Ankara Tacettin camii imamı Tevfık Efendi’nin, 30 Mayıs 1950’de camideki vaazından: ‘Halk Partisi hükümeti kanımızı emiyordu. Milyonları çalıp dinsizliği yaydılar. Allah bizi onlardan kurtardığı için hep beraber, Allah’a ve Demokrat Parti hükümetine dua edelim'”; “Ankara’da Hacı Bayram camiinde 4 Temmuz 1950’de vaaz veren vaiz şöyle konuşuyordu: ‘Cumhuriyet Halk Partililer, Fransa’dan bile daha kafirdirler. Çeyrek asırlık cumhuriyet ve inkılap hareketi, onların bu küfür yoluna sapmalarına vesile vermiştir. Bu gün, iyi idareye sahip olduğumuza göre, Allah indinde inşallah mevkiimiz düzelmiştir.” Aydemir, s. 107; Giritlioğlu, s. 278-279. Sebillürreşad dergisi, DP iktidara geldikten sonra önceki dönemde yapılanların intikamının alındığını şu sözlerle anlatmaktadır: “İşte kendi mevkilerinden bu kadar emin ve mutmain oldukları sırada azabı ilahi başlarına indi. Allah, yine kendilerinden olmak üzere, bir kuvvet halk etti ve kuvveti onlara musallat etti. ‘Ahaznahüm bağteten’ bu kuvvet ansızın onları enselerinden yakaladı, sığındıkları yerlerden söküp attı. Neye uğradıklarını şaşırdılar. Ümitsizliğe, müthiş bir yeis ve fütura düştüler. İste Allah onlardan böyle intikam aldı. Kim onlar gibi olursa, ondan da intikam almaya kadirdir. ‘Vallahü azizün züntikam’.”[5]

-Bu insanların bir türlü dinle büyük bir problemi var.

İşte bizi yönetenlerden biri Erdal İnönü; “Erdal Hocanın söyledikleri hala kulaklarımda çınlıyordu: “Tanrı yoksa da, olmasını istiyorum. Öldükten sonra yok olmak istemiyorum.”[6] 

Zaten İttihat ve Terakkiden beri meşru yollarla iktidara gelemeyeceklerini bilenler, bunu askeri darbelerle ve toplumda terörü destekleyip besleyerek sürdürmüşlerdir.

-“Seçimlerden sonra, DP ileri gelenlerinin en büyük korkusu, CHP’nin seçimi kaybetmesine rağmen, özellikle İnönü’nün ağırlığına dayanarak ordunun DP’ye karşı yapabileceği bir darbe olmuştur. Bu korkunun sonucunda, DP kısa bir zaman içinde ordu içinde yeni düzenlemelere giderek bir darbe olasılığını ortadan kaldırmaya çalışacaktır. O dönemlerde ordu ile yakın ilişikleri bulunan Bekir Tünay, bütün bu korkuların aslında gereksiz olduğunu, çünkü, ordunun büyük bir çoğunluğunun DP’yi desteklediğini, bunu da subay mahallelerindeki sandıklardan çıkan oylardan anlayabileceğimizi söylemektedir. Hatta, eğer İnönü DP’nin seçimleri kazanması sonucu bunu engelleyecek bir girişimde bulunursa, karşı darbe yapabilecek subayların bile bulunduğunu belirtmektedir.”

Bekir Tünay, Menderes Devri Anıları-Gördüklerim, Bildiklerim, Duyduklarım, (İstanbul: Nilüfer Matbaacılık Tesisleri, 1960?), s., 91-96. Tünay, ordu mensuplarının DP iktidarını istediklerini, çünkü eğer DP iktidara gelirse ordunun daha modern bir görünüme kavuşacağını düşündüklerini iddia etmektedir.”[7]

– 15 Temmuz’un mimarı FETÖ,[8] Çatı Soruşturması kapsamında tanık olarak ifadesine başvurulan Cem Fadıl Bozkurt, 15 Nisan 2018 tarihli ifadesinde İzhak Alaton’un 28 Şubat darbe sürecine dair konuşmalarında,

Alaton’un şöyle konuştuğuna şahit olduğunu söylüyordu:

“Ben bu ülkede tankları yürütebilmek için dört ev verdim!”[9]

-Bu netsizlik bunları kirli oyunlara da sevk etmektedir.[10]

-Bu dün böyle olduğu gibi, bugün de aynen değişik kimselerce de sürdürülmektedir.[11]

 Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

-CHP’li Sağlar skandal sözlerini savunmaya devam etti.

CHP’li Fikri Sağlar, “Türbanlı hakim karşısına gittiğimde adaleti savunacağı konusunda kuşkum var. Bazıları militanca ve ideolojik takıyor” sözleri ile CHP zihniyetinin özüne dönüşünün en net örneği oldu. Skandal sözlerin ardından tepkiler çığ gibi yükselirken Sağlar, başörtüsüyle ilgili çirkin sözlerini savunmaya devam etti.[12]

-2021’in ilk gününde Sözcü’den skandal manşet! Ayasofya’nın ibadete açılmasına felaket dedi.[13]

Tinet meselesi. Herkes kendi tinetinin gereğini yapar. Herkes kendi kabındakini dışarıya boşaltır.

Arı su içer bal akıtır. Yılan su içer zehir akıtır.

karakter meselesi.

Kömür da maden, bakır gümüş de maden, altın ve Elmas da Maden.

Ve Ebu Cehil de insan görünümlü, Hz Ebubekir de insan ama aralarında dağlar kadar fark var.[14]

-“De ki: “Herkes kendi mizaç ve karakterine göre iş yapar.” Rabbiniz kimin doğru bir yol tuttuğunu çok iyi bilmektedir.”[15]

Gerçek yüzler şu ifadelerde görülmektedir, bunlar karara başlanmıştır;

Bir yandan irtica bahanesiyle dine, diğer yandan da kızıl kominizme karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Age.22.

-“Cumhuriyet, 12 Nisan 1950; Cumhuriyet, 20 Nisan 1950. Ticani tarikatının başı olduğu gerekçesiyle tutuklanan Kemal Pilavoğlu, mahkemedeki savunmasında, evlerinde tarikat toplantısı değil CHP’ye oy vermeleri için çevresindeki insanlara propaganda yaptığını söylemiştir. Mahkemede iken, müritlerinin dışarıda olay çıkartması, Kemal Pilavoğlu’nun tarikat bağlantısı olduğunu kanıtlamaktadır. Fakat, savunmasında CHP propagandası yaptığını söylemesi doğru olabileceği gibi, verilecek cezadan kurtulabilmek için iktidara yakın görünmeye çalışmasının da bir sonucu olabilir.”[16]

-1950’deki seçimlerde; Demokrat Parti dört buçuk milyon oyla 434, Halk Partisi ise dört milyon oyla yalnız elli küsur yer kazanmıştı.

Demokrat parti millete ve milletin değerlerine kulak vermiş, değerlendirmiş ve değer vermişti.

“Mûsâ tayin ettiğimiz vakitte buluşmak üzere kavminden yetmiş adam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Mûsâ dedi ki: “Ey rabbim! Dileseydin onları ve beni daha önce helâk ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir; onunla dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim velîmizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin.”[17]

**************   

Kime oy verdiniz ve vereceksiniz?

Kime oy verirseniz verin ancak bilinçli verin.

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz…

Zira bu durum dünya ve ahiret büyük sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir.

Eğer oy verdiğiniz dağdaki eşkiyayı devlet dairelerine yerleştirmeyi, kaymakam yapmayı, vali yapıp cumhurbaşkanı yapmayı düşünen Marksist, sosyalist, terörist biri mi veya onlarla beraber hareket edip hapistekilerin çıkarılacağını söyleyip adeta hukuksuzluğu uygulayacağını söyleyen bir zihniyet mi?

Eğer gerçekten hapistekiler masum ve hukuksuzsa, o bugün de mücadele edilip, bugün de çıkarılmalıdır.

Yani bu insanlar yüz yıllık zaten ortada olan zihniyet ve uygulamalarıyla acaba bu milletin değerlerini ne kadar temsil etmektedirler?

Zihniyet, yaşayış ve uygulama, kökü ve tarihinin nereye bağlı olduğu veya kopuk olup olmadığı göz ardı edilebilir mi?

Bu millet veya milletin fertleri nasıllarsa elbette kendi gibilerini seçer ve tercih ederler.

Seçtiğine bak, kendini gör.

-Geçmiş yıllarda maliyenin bir sloganı vardı; Vereceğiniz her vergi size yol, köprü, çeşme ve cami olarak geri döner.

Aynen bunun gibi de; verilen her oy bize ya terör, ya dünya, ya ahiret, ya kazanç ya da kayıp olarak geri döner.

Kimi desteklememiz, kimle olup, kimle yürümemiz gerektiğine bakmalıyız.

Oklar kime gidiyor? Kim kimi niçin hedefliyor?

Artık tarafsızlık kalkmıştır. Zira bi-taraf olan, ber -taraf olur.

Karınca misal.. Sinsi Fir’avun-cuklar ve Nemrutlarla görünmek isteyen var mı?

Kişi sevdiğiyle beraberdir.

Allah sizi sevdiğinizle beraber etsin.

-Yüz yılın kavşağındayız.

Dünya darbelerle karşı karşıya.

Biz hariç olabilir miyiz?

-İki sıkıntımız var. Biri, bu toprakların başkaları tarafından sürülmüş olması.

Diğeri ise, o tarlaya bize aid olmayan tohumların ekilmiş olmasıdır.

Ayrık otları da cabası.

MEHMET ÖZÇELİK

18-09-2021


[1] Nadir Nadi, “C.H.P. Beyannamesi”, Cumhuriyet, 29 Nisan 1950.” 1950 SEÇİMLERİ V E PROPAGANDA. Sinan YİLDİRMAZ.

[2] Nadir Nadi, “Başlarken”, Cumhuriyet, 29 January 1950. Seçimlerden önce açılan türbeler ve açılış tarihleri şunlardır: Gazi Osman Paşa, 5 Nisan 1950; Barbaros Hayrettin Paşa, 18 Nisan 1950; Kanuni Sultan Süleyman, 20 Nisan 1950; Yavuz Sultan Selim, 21 Nisan 1950. Age.16.

[3] Haluk Durukal, “Doğu Anadolu’da Her İki Parti Ateşle mi Oynuyor?”, Cumhuriyet, 29 Nisan 1950. Tarikat şeyhi olduğu iddiasıyla DP’den çıkartılan milletvekili adaylarının, daha sonra CHP listelerine alındığı da söylenmektedir. Haluk Durukal, “Diyarbakır’da Baskı İddiaları Ortaya Atıldı”, Cumhuriyet, 10 Mayıs 1950.Age.17.

[4] Zafer, 25 Şubat 1950.Age.17.

[5] Eşref Edib, “Hakka Arka Çevirenlerin Akıbeti”, Sebillürreşad, IV, 78 (Mayıs 1950), s. 36.Age.18.

[6] https://www.karar.com/yok-olmak-istemiyorum-1592588

[7] Tünay, s. 96.Age.21.

[8] 15 temmuz darbe planları

https://www.yenisafak.com/foto-galeri/gundem/akinci-ussunde-yapilan-aramada-bulundu-fetonun-darbe-plani-valizden-cikti-2054182

https://www.haber7.com/guncel/haber/3154524-mavi-valizden-hain-darbe-planinin-detaylari-cikti-erdogan-detayi-dikkat-cekti

[9] https://www.yenisafak.com/yazarlar/tamer-korkmaz/kapali-kapilarin-ardindaki-cevik-bir-2059421

[10] https://www.ensonhaber.com/gundem/iyi-partili-bahadir-erdemin-escinsellere-destek-videosu-ortaya-cikti

https://www.facebook.com/656108373/posts/10159036464383374/

https://www.haber7.com/foto-galeri/65820-18-kasim-gazete-mansetleri

https://www.haber7.com/foto-galeri/66568-chpnin-2020ye-damga-vuran-yalanlari

[11] http://www.tesbitler.com/index.php?s=chp

https://www.google.com.tr/search?q=chp+d%C3%B6nemlerinde+t%C3%BCrkiye&prmd=nisv&sxsrf=ALeKk0271uOGTw4JfsBCIZEQgtDhjGRtdg:1593701310697&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiiwYGE6K7qAhVpzoUKHUbUDbEQ_AUoAnoECA0QAg&biw=360&bih=559&dpr=3

https://www.google.com.tr/search?biw=360&bih=559&tbm=vid&sxsrf=ALeKk03dIPhGMXn_u6thFXEjbZG6XT9zQg%3A1593701866422&ei=6vX9XrezGZuP1fAPpvuTqAI&q=chp+d%C3%B6nemlerinde+t%C3%BCrkiye&oq=chp+d%C3%B6nemlerinde+t%C3%BCrkiye&gs_l=mobile-gws-serp.12…0.0.0.18746.0.0.0.0.0.0.0.0..0.0….0…1c..64.mobile-gws-serp..0.0.0….0.Ob69L44BQ4c

https://www.google.com.tr/search?q=chp+d%C3%B6nemlerinde+t%C3%BCrkiye&prmd=nisv&sxsrf=ALeKk014XoZFjDD9xKYY934p-PIx1N41SQ:1593701890995&source=lnms&sa=X&ved=0ahUKEwi4styY6q7qAhWdUBUIHVD_Ag4Q_AUIEygA&biw=360&bih=559&dpr=3

[12] https://m.haber7.com/guncel/haber/3051551-chpli-saglar-skandal-sozlerini-savunmaya-devam-etti

[13] https://m.haber7.com/guncel/haber/3051576-2021in-ilk-gununde-sozcuden-skandal-manset-ayasofyanin-ibadete-acilmasina-felaket-dedi.

[14] https://www.haber7.com/siyaset/haber/3045814-hdp-haddi-asti-terorist-cenazelerine-gidecegiz

[15] İsra.84

[16] Age.17.

[17] Araf.155.

No ResponsesEkim 27th, 2021

Yoruma kapalı .