CISSS….

CISSS…. – Sesli Dinle

Bir asırdır maddi ve manevi sürünen bu millet,ilk defa ayağa kalkmaya çalışıyor.

Ayağa kalkmaması için de her türlü kirli oyuna gidiliyor.

Bazen sağdan bazen de soldan saldırılıyor.

Her koldan…

Şimdilerde ise cephe değişmiş,hava kirletilmektedir.

On üç yıldır Ak Partinin maddi ve manevi yaptıklarını söylemeyeceğim.Zira bunu kendileri de söylüyor ve millet de görüyor.

Ancak ben bir asırlık olumlu yönde yapılmayanları veya olumsuz yönde yapılanları, kitapların bile bitiremeyeceği yoğunluktaki durumları özetlemeye çalışacağım.

İttihat ve Terakkinin altı asırlık çınarı özellikle maddi olarak yıkmasıyla başlayan süreçte,cumhuriyet döneminde;

Bin yıllık birikimler bitirildi.

Dil ve Din değiştirildi ve bu uğurda her türlü yol taşları döşendi.

Milyonlarca kitaplar atıldı,satıldı,yakıldı,gömüldü.

Harf devrimi ile beraber 17 milyon insan bir gecede cahil bırakıldı.Geçmişini okuyamadı ve anlayamadı.

Ezan değişti,medreseler kapandı,Müslümanların bir araya gelmesi yasaklandı,dini kitapları değil okumak,bulundurmak dahi suç kabul edildi.

Kur’an-ı Kerimi okumak ve bulundurmak bir cürm-ü meşhud kabul edildi.

Hilafet kaldırıldı,İslam dünyası ile bağlantılar koparıldı.

Bin yıldır yapılan köprüler bir bir yıkıldı.

Aslında yapılmayan ne kaldı ki???

1950-de ayağa kalkmaya çalıştı.On yıl ancak sürdü.

1982-de bir atak daha yapmaya çalıştı.Ancak on yıl sürdürülebildi.

2002-de bir atak daha yaptı.Sürekli tehditlerle önü tıkandı.

Ve sonunda şeytan sağdan geldi.

Bir kirli el,diğer bir kirli eli devre dışı bıraktı.

Temizel operasyonuna başladı.

Kirli elle temiz işler uzun sürmedi.Kirli ellerin birer birer kirleri dökülmeye başladı.

Soldan vuramayanlar,askeri darbeye sevkedemeyenler,sağı kullandı.

Paralel yapıyla vurmaya çalıştı.

Birbirini yiyenler,ortak menfaatte bir araya gelerek milletin tercihini hazmedemedi.

Oysa Unutmadık;

Gecenin yarısında hastanede sıra almak için kuyruğa girmeyi,

Bir tüp için kuyruklarda sıkıntı çekmeyi,

Şeker-tuz-yağ gibi zaruri ihtiyaçları bulamamayı,karaborsaya düşüşünü,

Elektrik,yakacak,giyecek gibi bir çok şeye ulaşamamayı,

Bir memurun emekli olursam iki şeyden birini alırım dediği;Ev ve arabayı,şimdiki memurlar göreve başlar başlamaz almalarını,

  1. madde ile iki kişi dini sohbet için bir araya gelip,dini bir kitap okuması,Risale-i Nurları okumasından dolayı hapsedilmesi,kitaplarının suç unsuru kabul edilmesini,

Yıllardır baş örtüsü sıkıntısını,milyonlarca mağdur insanları,

Buraya sığmayacak olan maddi ve manevi kayıpları,

UNUTMADIK…

-Bunları görmeyenleri Allah kör eder…..

Nankörlük edip ulaştığı maddi ve manevi refahı mukayese edemeyenleri Allah kör eder ve Elinden onu alır.

Münafıkane oynanan oyunları görmeyenleri,eski günleri arzu edenleri,bu millete bir asırdır çektirenlerle beraber olanları Allah kör eder…

Neden mi?

Milletin seçtiklerini her vesile ile devirmeye çalışıp,onun şahsında yıllardır kandırılan vaadlerle tekrar kandırılmaya çalışanları Allah kör eder…

Dünya da kör olan Âhirette de kör olur.

“Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır.”[1]

Bir asırdır darbelerde der-beder edilen bu millet,bu gün havaların kirletilmesiyle,bazı şeyler basit gösterilmekte,-bir ders verelim- münafıkane çıkışlarıyla bir körlük yaşanmaya ve yaşatılmaya çalışılmaktadır.

-Kur’an-ı Kerim-de nankör insan şöyle tavsif edilmektedir,Nankör insan olmamak için;

Hani siz (verilen nimetlere karşılık): Ey Musa! Bir tek yemekle yetinemeyiz; bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiği şeylerden; sebzesinden, hıyarından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından bize çıkarsın, dediniz. Musa ise: Daha iyiyi daha kötü ile değiştirmek mi istiyorsunuz? O halde şehre inin. Zira istedikleriniz sizin için orada var, dedi. İşte (bu hadiseden sonra) üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu. Allah’ın gazabına uğradılar. Bu musibetler (onların başına), Allah’ın âyetlerini inkâra devam etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle geldi. Bunların hepsi, sadece isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir. (2/61)
Öyleyse (yalnızca) Beni anın Ben de sizi anayım; ve (yalnızca) Bana şükredin ve (sakın) nankörlük etmeyin. (2/152)

İnsana bir zarar geldiği zaman, yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak (o zararın giderilmesi için) bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider. İşte böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler güzel gösterildi. (10/12)
Kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet (esenlik) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: Allah’ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar. (10/21)
Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki onlar, yine haksız yere taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir; (bununla) sadece fâni dünya hayatının menfaatini elde edersiniz; sonunda dönüşünüz yine bizedir. O zaman yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz. (10/23)
Andolsun biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip-alsak kuşkusuz o (artık) umudunu kesmiş bir nankördür. (11/9)
Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırırsak, elbette “Kötülükler benden gitti” der. Çünkü o (bunu derken) şımarıktır, kibirlidir. (11/10)
Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışırsanız onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki insan pek zalimdir pek nankördür. (14/34)
Rabbiniz şöyle buyurmuştu: “Andolsun eğer şükrederseniz gerçekten size arttırırım ve andolsun eğer nankörlük ederseniz şüphesiz benim azabım pek şiddetlidir.” (14/7)
Musa dedi ki: “Eğer siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz, bilin ki Allah gerçekten zengindir, hamdedilmeye lâyıktır.” (14/8)
O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür! (14/34)
Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük etti böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak ona açlık ve korku elbisesini tattırdı. (16/112)

Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman O’nun dışında taptıklarınız kaybolur-gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür. (17/67)

İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda ona sevinirler. Şayet yaptıklarından ötürü başlarına bir fenalık gelse hemen ümitsizlige düşüverirler. (30/36)
İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş. (36/77)
Biz ona yolu gösterdik; (artık o) ya şükredici olur ya da nankör. (76/3)
Öyleyse Rabbinin hükmüne sabır göster. Onlardan günahkar veya nankör olana itaat etme. (76/24)
Kahrolası insan ne kadar nankördür. (80/17)
İnsan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde “Rabbim bana ikram etti” der. (89/15)
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni önemsemedi” der. (89/16)

Şüphesiz insan, Rabbine karşı pek nankördür. (100/6)
Şüphesiz buna kendisi de şahittir, (100/7)
Ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür. (100/8)

MEHMET ÖZÇELİK

30-05-2015

[1] İsra.72.

No ResponsesMayıs 30th, 2015

Maide-49-52

No ResponsesMayıs 28th, 2015

SENARYO

SENARYO – Sesli Dinle

            Rahmetlik dedem söylemişti;

            Evvelden teröristler dağdaydı,şimdi şehre indi.

            Dedem bir şeyi görmeden gitti.

            O eksikliği ben tamamlayayım;

            Eskiden terörist dağdan şehre inmişti,şimdi ise meclise girdi.

            Nasıl mı?

            İşte senaryo….

            Bu gün Hdp-nin pkk-yı temsil ettiği,pkk-nın da ermeniyi temsil [1] konusunda kimsenin şüphesi yok.

            Bu gün pkk-nın içerisinde dünün zihni kirli ve kanlı olan sosyalist, ateist, ermeni, eş-cinseller aday olarak öne çıkmaktadır.

            Dünkü zihni kanlı olanlarla,bugünkü eli kanlı olanlar ve bunlara ek olarak dili kanlı olanlar ittifak ettiler.

            Ortada kanlı bir ittifak hüküm sürmektedir.

            Bu insanların koalisyon hükümeti içerisinde görev aldıklarını,bir bakanlığı ele geçirdiklerini bir anlık da olsa düşününüz.

            Bdp oraya kimleri getirecektir?

            Dağdan inen pkk-lıları,eş cinselleri,Ermenileri,kıblesi taksim olanları,zerdüştleri

yönetime alacaklarıdır.

            Dün dağda olup bu gün şehre inenler,yarın meclise,öbürsü gün de memleketi idareye başlayacaklardır.

            Nasıl bir idarede bulunacaklarını söylemek için kâhin olmaya gerek var mıdır?

            Bu sadece düşünceye açılan küçük bir kapı..

            Varın diğerlerini siz düşünün,neler olacaklarını…

            -Mesele Erdoğan meselesi değildir?

            Erdoğana saldırıp,onu bahane edenler,aslında Türkiye-yi Suriye-den de daha beter bir rotaya sürüklemektedirler.

            Kirli koalisyon ortaklığı yapanlar ve bu yönde propağandaya gidenler,şuursuzca Türkiye-yi elli yıl geriye götürmektedirler.

            -Yıllardır partilerinin başında durup hep partilerini aldatma laflarla iktidara taşıma vaadiyle kandıran liderler,gerçekten samimi ve dürüst iseler başkanlıktan ayrılır,daha başarılı olanlara bırakırlar.

            Hiç olmazsa bari batıdaki siyasilerden bu dürüstlük dersini almalıdırlar,varsa tabi ya…

            Dilerim bu seçimden sonra parti liderleri başarılarını arttıramadıklarında, partilerini bırakırlar.

            Dürüstlük ve seviyede budur.

MEHMET ÖZÇELİK

23-05-2014

           

           

[1] http://www.hasulkuhaber.com/haberdetay/ISTE-KURT-BILINEN-UNLU-ERMENILER.._/6908

https://www.google.com.tr/search?q=hdp-nin+adaylar%C4%B1+i%C3%A7erisinde&ie=utf-8&oe=utf-8&aq=t&rls=org.mozilla:tr:official&client=firefox&channel=sb&gfe_rd=cr&ei=GZFgVe7ZOMSo8wf-soC4AQ#rls=org.mozilla:tr:official&channel=sb&q=%C3%BCnl%C3%BC+ermeniler

No ResponsesMayıs 23rd, 2015

İHSAN ÜNLÜ

HOŞGÖRÜ – Sesli Dinle

“Bir adamcağız kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister.

O zamanlar dergâhlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektaş Veli’ye anlatır. Hacı Bektaş Veli ‘helal değildir’ diye bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana’ya anlatır. Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder.

Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmediğini söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar.

Mevlana söyle der: ‘Biz bir karga isek Hacı Bektas Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir’ der. Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergâhına gider ve Hacı Bektaş Veli’ye, Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş Veli’ye sorar.

Hacı Bektaş da şöyle der:

‘Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir’ der…

Şimdi günümüze geldiğimizde; hoşgörü noktasında gerçekten çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Daha doğrusu hoşgörüsüzlüğümüz yüzünden hayatın her alanında problemlerle karşılaşıyoruz.

Trafik çilesinden, alışverişe; sosyal konulardan siyasi meselelere; dini ve etnik farklılıklardan spor dünyasına kadar her alanda bir kaosun içinde sürükleniyoruz.

Tahammül sınırlarımızı zorlayıp karşımızdakine biraz daha esnek davranmayı becerebilsek belki de pek çok problemi başından önlemiş olacağız.

Hoşgörü demek, elbette Hıristiyan inancında olduğu gibi ‘yüzüne bir tokat vurana öbür yanağını da çevir’ anlamında sınırsız bir hoşgörü demek değildir. Bilakis, kendi hakkından taviz vermeden başkalarının da hakkına riayet etmektir.

Yine Mevlana hazretlerinin o müthiş benzetimiyle; pergel misali bir ayağın hakta sabit iken diğer ayağınla kamu âleme göz kulak olmaktır.

Hoşgörmek, günahı kusuru, yalanı yanlışı, zulmü haksızlığı görüp ses çıkarmamak demek hiç değildir. Hoşgörü, bu tür yanlışlar karşısında eğilip bükülmeden hakkı sahibine teslim etmektir.

Ne ki günah ve kusur aramak yerine görüldüğünde yüze vurmadan düzeltmeye çalışmak, ıslahı için gayret göstermek ve dua etmektir.

Bu anlamda “dövene elsiz, sövene dilsiz” diyen Yunus’u ve “Kim olursan ol yine gel” diyen Mevlana’yı da iyi anlamak gerekiyor. Burada anlaşılması gereken husus; seviyesi düşük insanların seviyesine düşmeden olgun bir şahsiyetle meseleleri ele almak, o insanların da hakikate ulaşması için sabırla gayret göstermek gerekir.

Sabır kavramında olduğu gibi, miskince oturup beklemek yerine çeşitli zorluklar karşısında direnerek hak ve hakikati ortaya koymak, bu yolda mücadele vermek gerekir diye düşünüyoruz.

Çok önemli bir değerimiz olan “hoşgörü” kavramının içinin boşaltılması bugün çok pahalıya mal oldu. Dini ve etnik taassuplar yüzünden etrafımız ateş çemberiyle çevrildi.

Bu çemberin içerisine atılma riskiyle karşı karşıya olduğumuz şu günlerde çok dikkatli olmak zorundayız. Farklılıklarımızla bir arada yaşayacağımız barış ve sevgi dolu günler için inanç haritamızda ve medeniyet kodlarımızda yer alan sabır ve hoşgörü değerlerini içselleştirmek durumundayız.

Bu değerler bir zamanlar yaşandı ve yaşatıldı. Bugün nöbet bizde, biz de pek ala bu değerleri yaşayabiliriz.

 

18.05.2015

İHSAN ÜNLÜ

No ResponsesMayıs 23rd, 2015

Maide-46-48

No ResponsesMayıs 21st, 2015

CAMBAZA BAK CAMBAZA!!!

CAMBAZA BAK CAMBAZA!!! –  Sesli Dinle

Bir kere daha yazayım;Gerçekten at izi ile it izi birbirine karışmış durumdadır.

İsrailin finanse edip proğramlandırdığı;Bdp-nin solcuları yanına çekmek için,başta Diyaneti kaldıracağı,Taksimi Kâbe ile eş değerde tutması,inanca saldırmasıyla beraber;

Chp-nin de Bdp-ye saldırmayacağı,Mhp ve Paralel yapıdan oy alma atakları tam bir şerdeki ittifakı gösterir.

-Görünümü kürt görünümü,piyonu ermeni,finansmanı İsrail,planlayıcısı İngiliz, destekçisi Avrupa,inancı zerdüş,marksist,sosyalist,sesi paralel yapı olan kirli bir saldırı içerisindeyiz.

Ancak anlamadığım nokta ise;Paralel yapının düne kadar reddettiği Chp-Bdp çatılığına soyunması,onları manşetlerine taşıyıp borazanlık ve sözcülük yapması,tam bir kirlenme,zıvanadan çıkma ve basiretsizlik içerisinde bir çırpınmadır.

-Zaman gazetesinin (Cumhuriyet gazetesini unutturan gazete) 14-05-2015 tarihli Ahmet Kurucan-ın Diyanet İşleri Başkanını tenkid amacıyla yazılan yazıyı istemeye istemeye,midem bulanarak okudum.

Kusasım geldi.Gayet basit,sığ,belli ki hesaplı ve kurgulu bir yazıydı.

Bdp-nin tam da Diyanete saldırdığı şu ortamda dine saldırmak isteyen insanların ekmeğine yağ oldu,ateiste bal oldu.

Cevap hakkı Sayın Başkan Görmez-e aid olmakla beraber,Diyanet aracılığıyla Dine atılan lekeyi temizlemek için bu yazıyı yazmanın bir ihtiyaç olduğunu gördüm.

Diyanete neden saldırmanın alt yapısı ve sebebi bilinmektedir.Gerek Sayın Görmez-in ifşaatları ve gerekse Gülen-in hedef göstermesi ve gerekse de emniyet ve diyanet imamı gibi bir çok koldan Sayın Görmez-e gidilerek yapılan baskılar hatta onu gizlice dinlemeler eskisi gibi gizli kalmamaktadır.

İstediklerini yaptıramama bu çirkin saldırıya sebeb olmuştur.

Diyanet şu zamanda,geçmiş zamanlara oranla en dengeli ve gayretli hizmeti yapmaktadır.

İlk defa Risale-i Nurlardan İşarât-ul İ’caz-ı basıp,diğerlerini basmaya başlaması büyük bir başarıdır.

Bu gün Sayın Görmez-e saldıranlar gerçekten samimi olsalardı,Mehmet Nuri Yılmaz-a onlarca defa saldırmaları gerekirdi.

1993 yılındaki olumsuzluklara kör olanlar,bu günkü olumluluklara da kör kalmaktadırlar.

Paralel yapı israilin Diyanete saldırı projesini uygulamakta ve bir çoğu da maalesef bu sığ ve seviyesiz saldırının arkasında durmaktadırlar.

Bdp ile paralel yapının beraber saldırması ne kadar da manidar değil mi?

Basireti ve istikameti kaybedenlerin bu salfoları bitmeyecektir.

*******************    

Saray üzerinden saldırı seviyesizliği ve sığlığı hala sürdürülmeye çalışılmaktadır.

Geçmişinden kopuk,kendisini aşamamış,devlet ve büyük olmanın ufkunu yakalayamamış olanlar,bir asırlık yerde sürünme ve kişilik kaybını hala sürdürmektedirler.

Bunlar koyun sürüsü içerisindeki aslan yavrularına benzemektedir.Şöyle ki;

Doğumunu yapıp aslanın ölmesinden sonra,koyun sürüsüne katılan arslan yavrusu, onlar gibi melemekte,hareket etmekte,kimliğinin farkına bir türlü varamamaktadır.

Hatırlatmalar bozulan yapısını bir türlü toparlayamamaktadır.

Yıllar sonra bir kükreyişiyle ormandaki tüm hayvanların kaçışı onun gözünü açmıştır.

-Bir türlü koyunluktan kurtulup,aslan olduğumuzun farkına varamadık, vardırılamadık.

Koyun sürüsü içindeki aslan yavrusu.

Haykıramadık,ayağa kalkamadık,farkına varamadık…

-Hakaretler,darbeler,yasaklar,tehdit ve fakirliklerle şahsiyetimiz yıkıldı.

Bir türlü ayağa kalkamıyoruz,zorlanıyoruz.Kalkanları çekip oturtturuyoruz.

İç ve dış,sığ ve seviyesiz meselelerle meşgul ediliyoruz.

Damlada boğuluyoruz,okyanus adamı iken…

-Kişilik zafiyeti olanlar ,kişiler üzerinde siyaset yaparak kişilik kazanmaya çalışırlar. Onlar fırıldak gibidirler.Bukelemun gibi her renge bürünen renksizlerdir.

Türkiye-nin kahtı ricalinde sivrilmeye çalışan ricaller!!!

-Geri zekalı gezicilerin yaptıkları teklifler;3.köprü yapılmasın,hava alanının yapılması durdurulsun,Kanal İstanbul olmasın,Saray yapılmasın.

Bu bana yüz yıl önceki İstanbul-daki hamalların işleri biter diye kamyonların işlemesine karşı çıkmalarına benzemektedir.

Oysa bilmemektedirler ki;evvelden İstanbula bir kamyon giriyorsa,daha sonra beş yüz kamyonun girmesi,onların işlerini azaltmamakta tam tersine daha da arttırmaktadır.

-Kendini aşamayanlar,toplumu kendi seviyelerine çekmektedirler.

Büyük düşünemeyenler,küçük konuşmaktadırlar.

-Hırsızlar cambazları göstererek;-Cambaza bak cambaza-diyerek insanların cambazların oyunlarına bakıp dalmalarından istifade ederek,ceplerindekileri boşaltırlar.

Toplum cambaz oyununa getirilmektedir.

-Ancak bütün bu tenkidlere rağmen sevindiğim bir husus;eskiden hükümetler yapmadıklarından veya pek bir şey yapmadıklarından dolayı tenkid edilirken,bugün yaptıklarından veya yapmaya çalıştıklarından dolayı tenkid edilmektedirler.

*******************

Ergenekon rövanş almaktadır.Kirli eller,ellerindeki kirleri ortaya dökmektedirler.

Bu kir bir vesile ile evlere,okullara ve topluma giriyor,her er-i ve her ev-i kirletiyor.

-Bir ara Türkiye-deki masonlar yolsuzluk sebebiyle birbirlerine girmişlerdi.

Kirli çamaşırlar ortaya dökülmüştü.

Bugünde bir asırlık ergenekonun kirli çamaşırları ortaya dükülmektedir.

Kullandığı sağdan ve soldan kişiler ortaya çıkmakta,birbirlerini deşifre etmektedir.

Her tarafı kötü koku sarmaktadır.

Faydası oldu,arınmaya gidildi.

Zararlarıyla beraber,inşallah millet kazanır.

******************  

*Paralel yapı eksen kayması,kişilik kaybı,din kaybı içerisindedir.

Dilerim ki bu hal cemaata yansımaz,paralel yapıyla sınırlı kalır.

Aksi takdirde fıtrat fıtri olmayan şeyi reddeder,atar.

Adeta tükürür.

O bir kusmuk olur.

Ya paralel yapıyı atar,ya da cemaatı!!!

*Harekiri yapan Ergenekon sol kolunu sağ koluna kestirdi.

İşini sağ koluyla sürdüreceğini düşündü.

Ancak ergenekonun paralel yapıyla birlikte sağ kolu da deşifre oldu.

Ergenekonun sağ kolu ise,son kolu olan hukuktaki kolu idi.

İç kaleye girildi.

İrin patlatıldı.

Bir müddette o irinin pisliği etrafı kokutmaya devam edecektir.

-Süfyanın 4. Devresi hukukta olacaktır.

*********************  

Öğrenciler sürekli gelir,rüyalarını sorarlar.

Ben de onların rüyalarını ciddiye alır,yorumunu yaparım.

-Geçen gün bir Lise İmam Hatip öğrencisi gelerek,rüyasını anlattı;

-Hocam,rüyamda Avrupa tarafından bir sel memleketimize doğru geliyor.Bizlerde kaçışıyoruz.

Aslında yorumu açık.

Bu bir ay içerisinde kökü dışarıda,eli içeride bir el tarafından memleketimiz karıştırılacak.

Karışanlar ve kaçışanlar belli olacak.

Selamet temennisiyle…

MEHMET ÖZÇELİK

15-05-2015

No ResponsesMayıs 15th, 2015

Maide-44-45-

No ResponsesMayıs 7th, 2015

Yasin Ulutaş

                                                                İBNİ TEYMİYENİN İSLAM AKAİDİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ

No ResponsesMayıs 2nd, 2015

İÇTEKİ ERMENİLER

İÇTEKİ ERMENİLER – Sesli Dinle

Pkk bir ermeni terör örgütüdür.

Ermeni pkk-yı doğurdu,pkk-da Bdp-yi doğurdu,Bdp-de kaos doğurmaktadır.

Dünkü asala ve hınçak terör örgütlerinin devamıdır.

Dün solda Türkleri kullananlar,bu gün ermeni de Kürtleri kullanmaktadırlar.

Dünkü JönTürkün yerini,bugün JönKürt doldurmaya çalışmaktadır.

Doğu da bazı köyler ve Türkiye de bir kısım insan ermeni asıllı olduğu halde Türk gibi görünmektedir.

-Doğuda 20 ermeni köyü,kürt köyü olmuştur.

Dünkü İngiliz muhibler cemiyetinin yerini,bugün ermeni muhibler ve sevenler derneği ve cemiyeti almıştır.

“Hepimiz ermeniyiz.”diyen insanların İslami şuuru olmayıp,kişilikleri konusunda düşünmek gerektir.

Ermenilik onlara hayırlı olsun.

Demirtaş,Ermeniler için Fatiha okudu.

Müslüman sıfatını taşıyan ve o vasfa sahip olan bir insanın söyleyeceği bir söz değildir.

-Bdp solun kürt koludur.

Dün Dine karşı cephe alan solun yerini,bdp dine saldırarak o boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.[1]

-Göbekten kandile,kafadan İmralıdaki Öcalana bağlı olan bir hdp,ne kadar sağlıklı bir yapıdır,ne kadar değil milleti,doğuyu temsil edebilir mi?

********************  

PKK’nın içinde üst düzey yönetici olarak görev alan 300 kripto Ermeni’nin bulunduğunu ve 2 bin kripto Ermeni’nin de örgütün çeşitli kademelerinde yer aldığını dile getiren Öznur, “Türkiye’de kripto Ermeniler, HDP çatısı altında toplanmış, Ermeni ile PKK şer ittifakı HDP’yi kendilerine merkez üssü  seçmişlerdir. Ermeni Diasporası’nın HDP’ye neden açık destek verdiği bellidir” ifadelerini kullandı. [2]

-Ermeni her koldan saldırmaktadır.

Oysa kendisinin de bizim de menfaatımız tarafların sulhundadır.

– Amerikalı Siyonistlerin kurup desteklediği Güney California Üniversitesi’ne (USC) bağlı Shoah Vakfı’nın Ermenilere sinema desteği verdiği; Shoah Vakfı Müdürü Ari Zev ile Ermeni Film Vakfı (AFF) kurucusu Dr. J. Michael Hagopian’ın 5 yıl boyunca ortak çalışmalar yürüterek sözde Ermeni Soykırımı yalanını içeren yüzlerce film ve belgeseller çektikleri öğrenildi.[3]

*Türkiye ve İslam dünyası yüz yıl önce kuşatılıp ve narkoza tabi tutulduğu gibi,bu günde o narkozun etkisinden kuşatılıp,kuşatılmışlığı yarmasına tahammül edemeyenler,aynı oyunu tekrar etmektedirler.

İngilterenin projesi,ermeninin piyonluğu,israilin ve abd-nin sponsorluğu,almanyanın menfaatı bir araya gelerek sürdürülmeye çalışılmaktadır.

-Ergenekon soruşturmaları sırasında bombalanan pkk-lılara karşı bir asker komutanına şu haberi veriyor;

-Komutanım askerler bizimkileri vuruyor…

Asker komutanına pkk-lılar için –bizimkiler-diyordu.

Bu asker ve komutanının soruşturulma haberi hiç duyulmadı ve ses çıkmadı.

-Bu bana Kadir Mısıroğlu-nun,Kazım Karabekir-in kızının kendisine söylediği şu bilgiyi hatırlattı;

-Babam üç bin ermeniyi askeri okula aldı.Onlar her bayram gelir,elimizi öperlerdi.[4]

-Düşünüyorum da,Acaba bütün darbeleri bunlar mı yaptı?

Sakın darbeyi yapanlar bunlar olmasın?

*************  

Şu anda memleket büyük bir fırtınaya hazırlanmaya çalışılıyor.

Darbelerin yerini alan kirli ilişkiler.

Kişilik kayması yaşayan kişilerin kirli ilişkileri.

Yüz yıl önceki oyunu kuran ve onlara alet olanlar gibi,bu günde benzeri oyun oynanmaktadır.

Jöntürklerin yerini jönkürtler,ittihat terakkinin yerini chp ve yüz yıldır içi boş olan bir rejimin muhafazasına ısrarla çalışılmaktadır.

*******************  

Paralel ile ilgili yazmayayım,bekleyeyim dedimse de o işler ve rüzgar hep tersine akıyor,kirler ve kirlilikler ortaya çıktıkça,geri adım atılmıyor,sahipleniliyor.

Her yazdıkça,yine yazılacak bir yazı bulunuyor.

Ya ses çıkarılmıyor ya da gayet normal görülüyor.

Tam bir kirlenme ve bilinçli kirlenme,kirletilme…

*Aleviler hala kimlik arayışında.

Şimdiye kadar chp iken,bundan sonra Hdp mi?

Türk solundan kürt soluna geçiş.

Dersimi bombalayan türk kimliklilerden,Ermenilere geçiş…

-Kirli ilişkiler bu memlekete maddi ve manevi kaybettirmektedir.[5]

-Ekrem Dumanlı’nın Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ile yaptığı görüşmeyi savunurken terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ demesi sosyal medyada gündem oldu. Bir süredir, HDP’yi ön plana çıkaran haberleri ile dikkat çeken Gülen medyasının bu yeni tavrı geçmiş söylemleri de akıllara getirdi. Ekrem Dumanlı, 2008’de Öcalan için “haşhaşi” benzetmesi yapmış 2014’te ise Gülen ile karşılaştırıp ’30 bin kişinin katili’ demişti.[6]

****************  

CIA adına köstebeklik yapmakla suçlanan ve ceza alan MİT’in 3. adamı Savaşman’ın ifadesi şöyle:

“CIA’nın Türkiye’de MİT ile işbirliği yapan 20 kişinin üzerinde çeşitli personeli bulunmakta ve bu personel MİT ile muhtelif alanlarda işbirliği yapmaktadır. Ve aynı zamanda MİT’e yardım ederek MİT ile müşterek operasyonlar yürütmektedir. MİT 1950 yıllarından itibaren CIA ile esasen iç içe çalışmaktadır. MİT’in kullanmış olduğu bütün teknik araçlar CIA tarafından temin edilmiş, birçok MİT personeli CIA’da kurs görmüş, MİT okulu CIA tarafından kurulmuştur. Yıllarca MİT personeli bir CIA personeli gibi yurtiçinde ve yurtdışında CIA hesabına çalışmış, CIA’ya hizmet vermiştir.”

*CIA’nın ünlü Türkiye İstasyon Şefi Paul Henze’nin 12 Eylül generalleri için “Bizim oğlanlar yaptı” (Our boys have done) sözü başka bir kanıt aramaya gerek bırakmıyor.

12 Mart ve 12 Eylül darbeleri, CIA’nın ülkemizdeki faaliyetlerinin yaygınlığı ve etkisi açısından da dönüm noktaları oldu. CIA tarafından yönlendirilen; ordu,polis teşkilatı, politika ve iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla hayat bulan gizli bir örgüt olan Kontrgerilla, bu dönemlerde resmen ve fiilen iktidar oldu.”

*Bütün bu olumsuzluklara rağmen güzel olan birkaç cihet vardır ki, onlar da;

-Demek ki biz ayağa kalkıyoruz.

-İyiye gittiğimizin bir göstergesiyiz.

-Maddi ve manevi bir gelişme içerisindeyiz.

-Narkozun tesiri geçmektedir.

-İlahi vaad gerçekleşmektedir.

MEHMET ÖZÇELİK

01-05-2015

[1] http://www.yenisafak.com.tr/politika/baraj-kaygisiyla-dine-saldiriyor-2127876

[2] http://www.habervaktim.com/haber/415131/pkk-yonetimi-kripto-ermeni.html

[3] http://www.habervaktim.com/haber/415142/ermeni-yalanina-siyon-destegi.html

[4] http://www.oncevatan.com.tr/kazim-karabekir-pasanin-kizi-timsal-karabekirle-soylesi-makale,31746.html

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ayse_hur/1915ten_2007ye_ermeni_yetimleri-1117692

http://www.yerelgundem.com/yazarlar/yusuf_inan/2918/ilker_basbug_kazim_karabekirin_gurbuzler_ordusu_ve_ermeni_cocuklari.html

http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=216889

http://www.aksiyon.com.tr/kapak/anneannem-bir-ermeniymis_512948

https://www.google.com.tr/search?q=Kaz%C4%B1m+karabekir+%C3%BC%C3%A7+bin+ermeniyi+askere+ald%C4%B1.&ie=utf-8&oe=utf-8&gws_rd=cr&ei=QFhDVZazI83-aJuNgIAO

[5] http://www.haber7.com/partiler/haber/1356218-davutoglu-gulen-gorusmesini-anlatti

http://www.yenisafak.com.tr/politika/gezi-olaylarinin-maliyeti-120-milyar-dolar-2126616

[6] http://www.yenisafak.com.tr/gundem/dumanlinin-hashasi-ocalandan-sayina-donusu-2126488

No ResponsesMayıs 1st, 2015

Maide.40-43

No ResponsesMayıs 1st, 2015

Maide-38-38

No ResponsesNisan 25th, 2015

WWW.TESBİTLER.COM-TÜM SİTE BİR PDF-DE.İSLÂM BİLGİ ARŞİVİ

WWW.TESBİTLER.COM-TÜM SİTE BİR PDF-DE.İSLÂM BİLGİ ARŞİVİ

İNDİR

1011 PDF BİR ARADA

İNDİR

No ResponsesNisan 19th, 2015