DEHŞET….

DEHŞET….

-15 Temmuzla ilgili hatıralar anlatıldıkça dehşete düşülecek ve gerçek kahramanlar anlaşılacaktır.

Destanlar yazan bu milletin tarihine, şanlı bir destan daha eklenecektir.

-Paralel yapı her alanda kirli işe girmiş.

Böyle her alanda kirli ilişkileri olan bir yapıdan Mit-in haberdar olmaması çok manidardır.

Mit ile ilgili şüphelerimi her zaman sürdürdüm ve darbelerde önemli katkısının olduğuna inandım.

Darbe girişimi sonrası Mit-ten 100 personel görevden alındı.[1]

-Paralel yapı içerisindeki fuhuş yaygınlığı ise, fahişelere taş çıkartacak cinsdendir.

Bir FETÖ ablası dehşet verici  itiraflarında uygulanan Mut’a yani geçici nikahla bir çok kişilerle evlenip, onların hayatlarını bitiren uygulamalarını genişçe itirafının bir bölümünde “Baron Abiler, “Hizmet için evleniyoruz.” “Hoca Efendi(Feto) böyle uygun gördü” der ve kimse sorgulayamaz bu evlilikleri ve çarpık ilişkileri.!!! 3 Eşli en Önemli isimlerden birisi de Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Ekrem Dumanlıdır. 3. Eşi bir Yahudi kızıdır. 4 Aylık hamiledir.!!!

Ekrem Dumanlı. Zaman Gazetesinde 85 000 TL Maaşla çalışır. CIA Tarafından yetiştirilmiş, itikadı bozuk, Gece hayatı hızlı olan bir kişidir.!!!”[2]

-Paralel yapının en büyük başarısı, kendisine inanan ve güvenen milyonları boşluğa itmesi, onları manen çökertmesidir.

Belki de bunların bir kısmı saldırgan hale gelecek, kendi çevresine karşı sorumsuzca saldırıp, kavga edecektir.

-Darbe ile ilgili haberleri gün geçtikçe, okudukça, dehşete düşmemek mümkün değildir.[3]

-Fetullah Gülen’in babası Ramiz Gülen’in Erzurum’da Caferiye Camii’nde imam ve müezzinlik yapan Babası Güleni anlatıyor;” Fetullah’ın babası Ramiz Hoca çok muhterem bir insandı, beyaz uzun bir sakalı vardı, matbaaya gelirdi sohbet ederdik. Ben ona ‘Osmanlı kalıntısı, Cumhuriyet uşağı’ diye espriler yapardım. Bir gün kendisine dedim ki ‘ya Hoca, bu Fetullah Hocam maşallah öyle yerlere tırmandı ki… Nedir bu Fetullah Hocanın hali filan’ deyince (bu anlattıklarım  20 seneden fazla olmuştur herhalde). Dedi ki; ‘Oğul ben de bilmiyorum ama doğrusu sana ben bir mesele anlatayım, sen anla’ ve başlattı anlatmaya: ‘Eskiden Erzurum’da hırsızlar hocaların kavuklarını çalar, bezini satarak geçinirlermiş. Bir gün hırsızın biri muazzam bir kavuk görmüş. Demiş; ‘Ya Rabbi şükürler olsun. Bizim bir haftalık nafaka çıktı.’ Kavuğu almış kaçmaya başlamış. Hoca arkasından bağırmış ‘Oğul o kavuğu getir, o kavukta iş yok.’ Hırsız, anlar mı, köşeyi dönmüş bezini almak için kavuğu soymaya başlayınca bakmış ki bir kat bez, içi çul çaput dolu…’ Ramiz Hoca dedi ki; kavuk çok muazzam da içinde ne var ben de bilmiyorum.”

-Hadislerde otuza yakın deccal ve süfyanın geleceğinden bahsedilir.

Süfyanın tarifi ile ilgili olarak; “Kamus-u Okyanus, bu kelime için “bir isimdir” der, yani mana aranmayacağına işaret eder. Âhirzamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına sebeb olacağı sahih hadislerle bildirilen ve şeair-i islâmiyeyi tahribe çalışan dehşetli ve münafık bir şahıs. “Süfyanîler” ise Süfyan cereyanıdır. İbn-i Cerir-i Taberî Süfyanîlerle alâkalı rivayetleri Cami-ül Beyan’da (sebe’, 51) âyeti altında cem’etmiştir.

Ve işin daha vehameti ise;” “Rivayette var ki: “Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tabi olacaklar.”

Vel’ilmu indallah, bunun bir te’vili şudur ki: “Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekavetiyle ve fenniyle ve siyasi ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır.” demektir.” (Şualar, 585)

-Bundan sonraki devrede ise Fetö diğer hakim olduğu kurumları devreye koyacak veya mağdur olup atılanlarla toplumu karşı karşıya getirmek için fitne yollarını deneyecektir.

-Asıl fitne okullar açıldıktan sonra sürdürülmeye çalışılacak.

Darbeler sulandırılacak.

Önemsiz gösterilmeye, birkaç kişinin bir çıkışı olarak değerlendirilecek.

Şehid olanlar nazara verilerek, onlara suçlu aranacak. Suçlu hükümet olarak gösterilmeye çalışılacak.

BİRLİK

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.
Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,
Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar
Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsar,

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz! Mehmet Akif Ersoy

MEHMET ÖZÇELİK

6-8-2016

[1] http://www.haber46.com/guncel/hangi-bakanlikta-kac-kisi-gorevden-alindi-iste-bakanliklara-gore-gorevden-alinanlarin-listesi-h168702.html

[2] http://www.yeniakit.com.tr/haber/sok-olacaksiniz-bu-bir-feto-ablasinin-itiraflaridir-200091.html

https://www.facebook.com/ihsan.edil/posts/10154301648117778

https://www.google.com.tr/search?q=Bu+bir+FET%C3%96+ablas%C4%B1n%C4%B1n+itiraflar%C4%B1d%C4%B1r&ie=utf-8&oe=utf-8&gws_rd=cr&ei=Q66lV4fUMYGua4GqhvAN

[3] Darbe Haberleri-10-.rar http://www.dosyaupload.com/1NvI

Darbe Haberleri-11-.rar http://www.dosyaupload.com/1NxC

Darbe Haberleri-12-.rar http://www.dosyaupload.com/Xyk

Darbe Haberleri-13-.rar http://www.dosyaupload.com/1NH6

Darbe Haberleri-14-.rar http://www.dosyaupload.com/2DJ1

Darbe Haberleri-15-.rar http://www.dosyaupload.com/2DJ6

Darbe Haberleri-16/-.rar  http://www.dosyaupload.com/2DM2

BELGELER-7-   http://www.dosyaupload.com/2DM0

 

No ResponsesAğustos 23rd, 2016

ALLAHA HAVALE EDİYORUZ

ALLAHA HAVALE EDİYORUZ
Peygamberler son raddede dayanamayıp ya Allaha havale etmişler veya beddua etmişlerdir.
Kavminin bir türlü imâna gelmeyeceklerini iyice anlayan Nuh aleyhisselâm sonunda şöyle dua etmişti: “Ya Rabbî! Yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma! Zira bırakırsan onlar Senin kullarını, Senin yolundan saptırırlar ve sadece kendileri gibi kâfir, ahlâksız çocuklar dünyaya getirip yetiştirirler. Ya Rabbî beni, annemi, babamı ve evime mü’min olarak girenleri, erkek ve kadın bütün mü’minleri affet. O zalimleri ise, daha da beter, daha da perişan eyle!”
-Firavun ve kavmi küfürde ve imansızlıkta ısrâr edince, çeşitli belâlara mübtela olmuşlar; önce şiddetli bir kuraklık ve çetin bir kıtlığa tutulmuşlardı. Sonra da su baskını, çekirge, haşarât ve kurbağa istilâsına uğramışlardı. Başlarına belâ geldikçe Hazreti Musa’ya gidip ondan eman dilemiş; fakat belâ kalkınca azgınlıklarına devam etmişlerdi. Nihayet, Musa aleyhisselam şöyle yakarışa geçmişti: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatında zinet ve mallar verdin. Öyle ki, netice itibarıyla onlar da, ey Rabbimiz, (başkalarını) Senin yolundan çevirip saptırıyorlar! Ey Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalblerini de sıkıp daraltıver; çünkü onlar, o acıklı azabı görmedikçe iman etmeyecekler.”
-Keldanîlerin türlü türlü zulümlerine, çeşit çeşit işkencelerine ve kendisini ateşe atmalarına rağmen, Hazreti İbrahim ellerini kaldırıp, “Rabbim! O putlar insanlardan çoğunu baştan çıkardı; bundan böyle kim benim izimce yürürse o bendendir. Kim de isyan ederse Sen Gafûrsun, Rahîmsin.” diyerek dua etmiş; kavmine lanet okumamış ve onların helakini istememiştir.Ancak işlerini Allaha havale etmiştir.
Hazreti İsa da, kavmi, kendisine her türlü ezâ ve cefâyı revâ gördüğü halde, “Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar Senin kullarındır; şayet mağfiret buyurursan hiç kuşkusuz Aziz Sensin, Hakîm Sensin.” diye niyazda bulunarak ciddî bir edep tavrı sergilemekle beraber şefkat ve merhametini dillendirmiştir.Ancak Allahın İzzet ve büyüklüğüne işleri bırakmıştır.
-Ebu Leheb’in iki eli kurusun! Kurudu da.
-Kininizden (kahrolup) ölün Şüpesiz allah kalplerinizin içindekini bilmektedir.
-“Canı çıksın o insanın, o ne nankördür.”
-“Onları (yahudileri, hıristiyanları) Allah yok etsin!”
-“Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve “Muhammed şairdir, delidir” diyen) yalancılar kahrolsun!”
-“Ey Muhammed! Onlara baktığın zaman, cüsseleri hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Tıpkı sıralanmış kof kütükler gibidirler. Her çığlığı kendi aleyhlerine sayarlar. Onlar düşmandır. Onlardan çekin Allah canlarını alsın Nasılda aldatılıp döndürülüyorlar!”
-“Çünkü o düşündü, ölçtü, biçti! Canı çıkası ne biçim ölçtü biçti! Canı çıkası sonra yine ne biçim ölçtü biçti!”
-Peygamberimizde beddua ve lanette bulunmuştur.
Bizlerde Türkiye-ye darbe yapanları ve onlara maddi ve manevi destek olanları Allaha havale ediyoruz.
Peygamberlerin bedduasına amin diyoruz.
MEHMET ÖZÇELİK
5-8-2016

No ResponsesAğustos 22nd, 2016

TERÖRÜN İÇİNDEN MESAJ VAR

TERÖRÜN İÇİNDEN MESAJ VAR

-Türkiye-nin maddi-manevi gelişiminin önündeki engel ve takozlar yıllar içerisinde bilinçli olarak konulmuş, her türlü kirli ilişki içerisinde girilmiştir.
Birinci ağızdan terörün öncüsü, teröristin başından düşündürücü mesajlar:
-İmralı tutanaklarından…( „23 Şubat 2013 görüşme notları‟)
Okunduğunda ortada gezen ve planlanan ne kadar kirli oyun ve ilişkilerin olduğuna şahid olacaksınız.
On binlerce insanın ölmesine öldürmesine sebeb olan ve Mit-in kurdurduğu ve İngiliz-İsrail-Abd-Almanya-nın destekleyip büyülttüğü, kullandıktan sonra kendisini atıp, örgütünü desteklediği Öcalan-ın ağzından notlar:
-“Türkiye‟de 3 koldan paralel devlet çalışması var. Bu ilişkileri sabote edilmeye başladı. Sıradan lobiler değil. ABD‟de Yahudi, Ermeni ve Rum lobileri stratejik ve taktik müdahale ediyorlar. Her 3‟ü de Anadolu çıkışlıdır. Sözde bir hükümet var, sözde bir parlamento var. CHP ve MHP paralel devletin izdüşümleridir, basit aletleridir; AKP‟ye de, medya ve işadamlarına da sızmışlar. Sadece MİT kalmış, hedeflenen bizim geliştirdiğimiz diyalogdur. MİT Müsteşarı düşürülmek isteniyor. Emre Uslu, Mehmet Baransu MİT‟i hedef aldılar,. arkalarında devasa bir güç var.
Florida kontrgerilla merkezidir. Abdullah Çatlı iki kez gitti. Papa, Palme… Sakine bu tür grupların işidir. Yeni gladyo tam anlaşılamıyor. Çözüm adına yapılan her şeyi sabote ettiler. Sakine olayı bende düşük bir tereddüt uyandırdı. Net değil. Sakine Avrupa‟da barışı temsil ediyordu. Hala aydınlatılamadı.
-Gülen, Nur hareketine sızdı.
Cemaatin merkezi ABD‟dir. Benim buraya alınmamla birlikte Fethullah da ABD‟ye alındı. Bir yazar (yazarın adını hatırlayamadı) „Fethullah Gülen, Nur hareketine sızdı‟ diyor. „Kesin bilmiyorum, Kemalistlerin sızması‟ diyor. Nur hareketini inceleyin, Saidi Nursi eski Nurs köyündendir. Teşkilatı Mahsusa‟ya girdi, sonradan Mustafa Kemal ile takıştı. Fethullah Gülen ABD‟de yaşıyor. 120 devlette okul açmış, para nereden. Florida kontrgerillanın eski merkezidir, Türkeş ve Latin Amerika‟daki kontrgerilla, orada yetiştirildi. Yeni merkez ise Utah‟tadır. Emre Uslu vs. orada eğitildi. Sağda ve solda örgütleri kontrgerilla ele geçirdi.
-Öcalan, “Kirli işler dönemini Baykal, AKP‟ye devretti. Baykal tarihi hata yapmıştır. Tayyip Bey kurnaz çıktı. Deniz Baykal‟ı kullandı. Ergenekonun bizden beklentisi 2002‟den itibaren savaşı tırmandırmamızdı.
…..Süreci esastan bozan güç kim diye baktım. Savcının… 7 Şubat MİT‟e darbesi… Ben bir darbeyi sezdim. Cezaevi müdürüne „Hakan Bey‟i (MİT Müsteşarı Hakan Fidan‟ı kastediyor) yalnız bırakmamak gerekir‟ dedim.
— Sırrı: Sizin konumunuz ne olacak?
– Öcalan: (Gülerek) Ne ev hapsi, ne de af bunlara gerek kalmayacak. Herkes, hepimiz özgür olacağız. Şunu bilin ki bu hamlem komployu boşa çıkaracaktır. Ben komployu aşıyorum. Başarılı olursam, Ne KCK tutuklusu kalır ne başkası. Bu olmazsa 50 bin kişiyle halk savaşı olacak. Ölen ölecek, ben karışmıyorum. Yalnız, herkes bilmeli ki, „Ne eskisi gibi yaşayacağız, ne de eskisi gibi savaşacağız‟. Kendime güveniyorum. Şunu iyi bilin devlet de ben de vazgeçemeyiz. Tarihi bir barış ve demokratik yaşama geçiş.
Kandil onların savaş sistemine katılmadığım için… Bu yüzden onlara kızıyorum.
-Öcalan: (Altan Tan‟a dönerek) Sen sağdaki örgütleri bilirsin. Kontrgerilla ABD merkezlidir. Yargı ve emniyeti ele geçirdiler. MİT askerlerden güçlü çıktı, savcı çağırdı gitmediler. Bana göre bir direniştir. Erdoğan bunların burnundan fitil fitil çıkarır. İnşallah diyelim.
-İngilizler İslam‟ı kullandılar, Osmanlı‟yı yıktılar. Mursi de yeni imalatları. Eskiden general imal ediyorlardı, şimdi de imam imal ediyorlar. Generallerin de faydası yok, imamların da faydası yok. Cemaatin adı kullanılıyor. İslam‟ı kullanan kapitalist tekelci işadamları Başbakan‟ın ağzına idamı veriyorlar. Bunlar barışı istemiyorlar. Kürtlerin yaşadığı gizli bir İslam var.
– Altan: Tarikatlarda örgütlendi.
– Öcalan: Geliştirin benden daha iyi biliyorsun.
– Altan: Tam olarak tarif ettiğiniz güçler kimlerdir?
– Öcalan: Ermeni lobisi etkili. 2015‟le gündem olmak istiyorlar.
(Sırrı‟ya dönerek) Sen Adıyaman‟dan bilirsin. Aslında Türkmenlerin tarihine daha çok yoğunlaşmanız lazım. Babai isyanları çok önemlidir. Bu bir Selçuklu ayrışmasıdır. Kurmançiler da Türkmenler de sınıf olarak en altta kalanlardır. Solcular, tarihi milliyetçilere bıraktılar.
– Sırrı: Babai isyanları bu ülkede resmi tarihte en az incelenen olaydır. Baba İshak da biliyorsunuz Adıyamanlıdır. Bir tek Ahmet Yaşar Ocak‟ın Babailerle ilgili bir tek çalışması var.
– Öcalan: Anadolu İslamlaştıktan sonra, bin yıllık bir Hıristiyanlık öfkesi var. Rum, Ermeni, Yahudi, Anadolu‟da hak iddia eder. Laiklik, milliyetçilik kisvesinde elde ettiklerini kaybetmek istemiyorlar. Aslında Sırrı Sakık‟ın Kafkaslardan geldiler sözü doğruldu ama açıklayamadı.
Kürtler kendilerine yer arıyorlar. Kürtlerin devletten dışlanmaları son yüzyıldır. Abdülhamit bile onlara yer verdi. Mustafa Kemal de başta yer verdi. Devreye giren İsrail lobisi, Ermeni ve Rumlar, „Kürtler ne kadar dışlanırsa o kadar başarılı oluruz‟ diyorlar. Bu paralel devlettir. Bin yıllık bir gelenektir.
-Birgül Ayman kimdir?
Türklerin karşısına ne kadar Kürt çıkarırsak, o kadar Türk koparırız. Kürtlerle Türkler karşı karşıya gelirse, taviz alırız diyorlar. Türk Kürdü ezmeli, Kürt Türkü vurmalı. Birgül Ayman kimdir? MHP, CHP katı laik bir mezheptir. Faşist CHP olduğu gibi duruyor. CHP ve MHP ulusalcılığı, Hitler milliyetçiliğinin aynısıdır. Zaten kuruluş tarihi de aynıdır. Anayasanın önüne de bunlar dikilecekler.”
-Yukarıda geçen paralel yapının islama ve Risale-i Nura darbe vuruşunu ve sızmayı te’yiden birinci ağızdan gelen ifade ve ifşaat şöyledir;
-Gülen’in bir zamanlar en yakınındaki isim Nurettin Veren, Risale-i Nur’a alternatif olarak FETÖ elebaşının hazırlattığı yayını açıkladı.
Gülen’in diğer cemaatlerin gidişatlarının tehlike arz ettiğini ve kademe kademe grupları yeni bir metotla kendi sistemine taşıdığını açıklayan Veren, “Risale-i Nur’ları alıp, esinlenmelerle kendi kafasına göre kitap yazıyordu. Sızıntı’nın başlaması da Risale-i Nur’dan uzaklaştırmak içindi. 1972 yılında kuruldu. Risale-i Nur’a alternatif okunacak bir eser olarak hazırlattı. Eserin çoğunluğu Gülen’in fotoğrafı ve yazılarından oluşuyordu. Arada ise Risale-i Nur’dan ifadeler vardı” dedi.
*Gülen önce Türkiye’de Ortodoks Fener Patriği Barthholomeos ve Ermeni Patriği II. Karekin ve dönemin İstanbul Başhahamı David Asea ile görüşmeler yapmış. 09 Şubat 1998’de de Vatikan’a giderek dönemin Papası II. John Paul ile görüşmüştür. Gülen bu görüşmede Papa’ya verdiği mektubun girişinde yer alan şu sözleriyle adeta kendi gerçek kimliğini ve sahip olduğu bu kimlik bağlamında da misyonunun ne olduğunu gözler önüne sermektedir. “Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinler Arası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik.”
*Fetö-nün yaptığı bu dehşetli darbenin şahsiyetsizliği, acımasızlığı, korkunçluğu, asla ve asla önceki darbelerinin masumiyet ve önemsizliğini göstermez.
Darbeler umumen şahsiyetsiz ve zulümce bir harekettir.
-Rejim darbelere kapı açmaktadır.
Problem rejim problemidir.
-Türkiye atak yapınca, kendi başına karar vermeye başlayınca, önemli çapta atılım ve yatırımlarda bulunulunca hemen darbeye baş vuruluyor.
-2002- de Türkiye ekonomikmen bitirilmeye çalışılırken ve ekonomi dibe vururken, 2016 darbesiyle siyaseten ve önemli kurumlarıyla dibe vurdurulmuş oldu.
-Asırlardan hiçbir asır bu kadar ihaneti ve haini bir arada görmemiştir.
MEHMET ÖZÇELİK
13-08-2016

No ResponsesAğustos 21st, 2016

TÜRKİYE İSLÂM DÜNYASININ OKÇULAR TEPESİ

TÜRKİYE İSLÂM DÜNYASININ OKÇULAR TEPESİ

Okçular tepesi dağılırsa, islam dünyası dağılır.

Onu ancak deccal ve süfyan ordusu dağıtır.. Sarsar.

Deccal konusunda Ebu’l-Abbas şöyle demiştir:

“İnsanlara olayları karışık göstermesinden, batılı örtüp onu süslü göstermesinden bu şekilde isimlendirilmiştir. Yine Allah Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hadislerinde onu çok yalancı diye tarif etmiştir.”

Zamanımızda her şey bulandırılmakta, hakikatlar gizlenmektedir.

*Alûsî tefsirinde anlatıldığına göre, bir gün Yahudîler, Resûlullaha (a.s.m.) gelmiş, “Âhirzaman Deccalı bizden olacak, şöyle yapacak, böyle yapacak” demişlerdi. Cenab-ı Hak da bunun üzerine Mü’min Sûresinin 56. âyetini göndermişti.
Ebu’s-Suud tefsirinde belirtildiğine göre de, Yahudîlerin, Resûlullaha şöyle dedikleri bildirilir:
“Bizim Tevrat’ta zikredilen sahibimiz sen değilsin. Davud’un oğlu Mesih’tir. Yani sizin Deccal dediğiniz. O, âhirzamanda çıkacak, bütün dünyaya hâkim olacak, artık mülk ve saltanat da bize geçecek.”
Gönderilen—yukarıda bahsi geçen—âyette Allah, onlara şu cevabı vermişti:

“Kendilerine gelen hiçbir delil olmadığı halde Allah’ın âyetleriyle mücadele edenler, hak dini söndürmek gibi, aslâ erişemeyecekleri büyük bir hevesi gönüllerinde taşıyorlar. Sen Allah’a sığın. Muhakkak ki O, her şeyi hakkıyla işitir, her şeyi hakkıyla görür.”

Muhammed Abduh, Deccalı hurafelerin, yalancılık ve kötülüklerin sembolü olarak görür. Muhammed el-Behî ise Deccalın çıkışını, toplumda fesat ve anarşinin yaygınlaşması ve materyalizmin hâkimiyet kurması olarak değerlendirir ve “Deccal zirveye çıkacak olan materyalizmin sembolüdür” der. Muhammed Esed’e göre ise bu özellik sadece maddeyi gören, mâneviyata kapalı, bir kısım olağanüstülükleri olan Batı medeniyetine tıpa tıp uymaktadır. Esed’in bu yorumu, Bediüzzaman’ın gerçek İsevîlikten uzaklaşan Batı için kullandığı, “Deccal gibi bir tek gözü taşıyan kör dehâ”[1] ifadesiyle uyum arz etmektedir.[2]

-Bediüzzaman: “Ekser icraatları tahribat ve müştehiyyat (nefsin hoşuna giden şeyler) olduğundan fevkalâde bir iktidar görünür, çünkü tahrip kolaydır. Bir kiprit bir köyü yakar. Müştehiyyat ise, nefisler taraftar olduğundan çabuk sirayet eder.”[3]

“Süfyan israfı teşvik etmekle, şiddetli bir hırs ve tamaı uyandırarak insanların o zaif damarlarını tutup kendine musahhar eder… İsraf eden ona esir olur, onun dâmına düşer.”[4]

-Tahran geçici Cuma İmamı Ayetullah Muhammed Ali Muvahhid Kermani, Rusya’nın Suriye’ye düzenlediği hava saldırılarında başarılı olması için dua etti.[5]

-Erdoğan çökmüş gururumuzu ayağa kaldırdı.

Bu milletin gururunu korudu. Millet benliğine kavuştu.

Kendisinin farkına vardı bu millet.

Millet top yekün bu kişiliğini bulmasıyla kendisine ve her türlü değerlerine sahiplenmeye başladı.

-Peygamber Efendimiz: “Savaşı kesin olarak kazandığımızı görseniz de, savaşı hepten kaybettiğimizi görseniz de, bu tepeyi terk etmeyin.” Bir diğer ifadeyle, “Sonuca kesin olarak ulaşsak da, sonuca asla ulaşamayacak olsak da, görevinizin başında olun.”

Abdullah b. Cübeyr komutasında elli okçu görevlendirmiş ve onlara şöyle tâlîmât vermişti: “Ne şart ve durum olursa olsun aslâ burayı terk etmeyeceksiniz. Bizlerin cesetlerinin yaban kuşlar (akbabalar) tarafından parçalandığını görseniz bile yerinizi bırakmayacaksınız.”[6]

Bu tepeler okçular tepesidir.

ALLAHIM! BİZLERİ OKÇULAR TEPESİNİ TERKEDENLERDEN EYLEME…

“Allah’ım Sensin Selâm, Sensin kurtuluş. Sendendir selâm, Sendendir kurtuluş.”

“Bizden ölenler Cennet’de, sizinkiler ise Cehennem’de.”

“Ey îmân edenler! Eğer Allah’tan hakkı ile korkarsanız; O, size iyi ile kötüyü birbirinden tamâmen ayırt edecek ince bir anlayış verir, kusurlarınızı örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.”[7]

MEHMET ÖZÇELİK

7-8-2016

 

[1] Nursî, Lem’alar,17.lema. bk. Buhârî, Enbiyâ 48, Libâs 68, Ta’bîr 11,13, Fiten 26; Müslim, Îmân 273-276.

[2] Sarıtoprak, A.g.e., s. 117.

[3] Nursî, Şuâlar, s. 492.

[4] Nursi., Şuâlar. s. 491.

[5] http://www.haberturk.com/dunya/haber/1159541-tahranda-cuma-hutbesinde-rus-saldirilari-icin-dua-skandali

[6] İbn Sa’d, Tabakât, c. 2, s. 47; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, c. 4, s. 293.

[7] Enfâl Sûresi, 8/29.

No ResponsesAğustos 20th, 2016

NİFAK VE FİTNE

NİFAK VE FİTNE

Her asırda olduğundan daha farklı ve dehşetli olarak bu asrın en büyük tehlikesi imansızlık hastalığından sonra, nifak ve fitnedir.

Rasulullah kendi zamanındaki münafıkları Allahın bildirmesiyle biliyordu.

Ve işin vahametinden ve de yeni fitnelerin ortaya çıkmamasından dolayı onları izhar ve deşifre etmiyordu.

Artık sahabelerini onlara karşı teyakkuzda tutuyordu.

-Münafıklar her vesile ile hem ortayı karıştırıyor ve hem de Müslümanların şevklerini kırıyorlardı.

Savaşa katılıyor ancak büyük bir kitle halinde savaşmadan geri dönüyorlardı.

Mescid-i Dırar, zararlı mescid, zarar verici mescid!

Mescid de zarar mı verirmiş?

Zarar ile mescid bir arada nasıl bulunur?

İşte örneği;

-“Hz. Peygamber Tebük’te yirmi gün kadar kaldıktan sonra, ashab-ı kiramın ileri gelenleri ile istişare ederek geri dönmeye karar verdi. Çünkü Bizans ordusu saldırmaya cesaret edememiş ve amaca ulaşılmıştı. O gün için daha fazla ileri gidip kan dökmeye ihtiyaç yoktu. Çünkü Şam yöresini fetih gibi bir amaçla yola çıkılmamıştı. Üstelik Şam yöresinde bulaşıcı bir hastalık (tâun) olduğu da haber alınmıştı. Geri dönüş için yola çıkan ordu Ramazan’ın ilk günlerinde Medîne’ye ulaştı. Hz. Peygamber Tebük’e giderken Medine’ye bir saat uzaklıktaki Ziyevan köyüne gelindiğinde münâfıklardan bir heyet gelerek: “Ey Allah’ın Resulu! Biz hastalar ve Kuba mescidine gelemeyenler için özellikle yağmurlu gecelerde namaz kılmak üzere bir mescid bina ettik. Teşrif edip burada namaz kıldırsanız, hayır ve bereketle dua buyursanız” dediler. Hz. Peygamber bunun dönüşte olabileceğini söylemişlerdi. Bunun üzerine Tebük dönüşü bu sözü Allah elçisine hatırlatıp yeni yapılan mescide gelmesini rica ettiler.

Bu mescid Ebû Âmir Fâsık adlı bozguncu münafık ve fasığın teşviki ile münafıklarca Kuba Mescidinin cemaatını bölmek niyetiyle yapılmış ve Hz. Peygamber’e suikast düzenlemek üzere içi silâhla doldurulmuştu. Hz. Peygamber bu mescide gitmeye hazırlanırken Cebrail (a.s) gelerek durumu haber verdi.

Kur’an-ı Kerîm’de bu mescidden şöyle söz edilir:

Zarar vermek, inkâr etmek, müminlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah ve Resulune karşı savaşanlara gözetleme yeri hazırlamak üzere bir mescid yapanlar; “Biz sadece iyilik yapmak istiyorduk” diye yemin ederler. Allah da şahittir ki bunlar yalancıdırlar” (et-Tevbe, 9/107). “Ey Muhammed! Bu mescidde asla namaz kılma. Şüphesiz ki, başlangıcından itibaren takva üzere kurulan mescidde (Kuba mescidi) namaz kılman daha hayırlıdır. O mescidde kendilerini maddî ve manevi kirlerden temizlemeyi seven adamlar vardır. Allah temizlenmek isteyenleri sever”[1]

Bunun üzerine Hz. Peygamber ashab-ı kiramdan Mâlik b. Dehsan ile Ma’n b. Adiyy (r. anhümâ)’yi Mescid-i Dırar’ı yıkmak üzere gönderdi. Bu sahabeler mescidi yakıp yıktılar. Böylece kötü amaç için bina edilen bir mescid ortadan kaldırılmış oldu.[2]

 

-Peygamber Efendimizin (asm) sırdaşı olmakla meşhur olmuştur. Resulullah, münafıklarla ilgili bütün sırları ona söylemiştir. Hz. Ömer (ra), Huzeyfe’yi (ra) yakından takip ederek onun kılmadığı cenaze namazlarına katılmamıştır. Sahabelerin önde gelenlerindendir. Risale-i Nur’da kendisinden “mühim zat”[3] ve sahabenin büyüklerinden (eazım-ı Sahabe) şeklinde söz edilmektedir.[4]

Peygamber Efendimiz, ileride meydana gelecek hadiseler ve Müslümanlar arasında gizlenen münafıklarla ilgili bilgileri ona anlattı. Bu konular ile ilgili olarak kendisinden başka hiç kimsenin bilgi sahibi olmadığını, Hz. Ömer (ra) ve Hz. Ali (ra) açık bir şekilde beyan ettiler.[5]

-Hz. Ömer, işte bu özelliklerinden dolayı Huzeyfe’yi yakından takip etti. Fitneler ve münafıklar konusunda sürekli düşüncelerine başvurdu. Özellikle cenaze namazlarında onun olup olmadığına dikkat etti. Gittiği cenaze namazında eğer Huzeyfe yoksa, o da namaza katılmadı. Kendi halifeliği sırasında valileri arasında münafıkların olup olmadığını ısrarla Huzeyfe’ye sordu. Huzeyfe, bir kişinin olduğunu ancak, ismini veremeyeceğini bildirdi. Hz. Ömer, bilahare yaptığı tahkikat sonunda münafık olanı tespit ederek görevden aldı.[6]

-Bir gün Hz. Ömer huzurunda bulunan bazı Eshâb-ı kirâma: “Resûlullah efendimiz’in fitne hakkında olan sözü hatırında olan var mı? diye sordu. İçlerinden Huzeyfe ey müminlerin emiri! Peygamberimizin bu konudaki sözü aynıyla benim hatırımdadır ki, “Kişi ailesinden, malından, çocuklarından ve komşusundan dolayı fitneye düçar olur. Böyle günahlara oruç tutmak, namaz kılmak ve iyiliği emretmek ve kötülükten men etmek keffâret olur.” buyurdu, diye cevap verdi.
Hz. Ömer “Maksadım o değil, deniz gibi dalgalanacak fitneyi soruyorum” deyince, Huzeyfe: “Ey müminlerin emiri! Senin için endişelenecek bir şey yok. Senin zamanınla onun arasında bir kapalı kapı var.” diye cevap verdi.
Hz. Ömer “Bu kapı kırılacak mı, yoksa açılacak mı?” diye sorunca Huzeyfe “O kapı kırılacak diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Ömer “Desene Ümmet-i Muhammed kıyâmete kadar bir araya gelemeyecek!” diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Daha sonra Huzeyfe’ye o kapının ne olduğu sorulduğunda “O kapı Hz. Ömer idi” diye cevap vermiştir. Daha sonra Hz. Ömer şehid edilmiştir.

-İlk defa geçen günkü, darbeyi kendisinin yapmadığını söyleyen Gülenin video konuşmasında, gözlerinin içine baktım.

Çok rahat yalan söylüyordu. Hiçbir sıkılma yok, zorlanmadan yalan söylüyordu.

Bu tam ve halis bir münafıklık alameti idi.

-Nifak, fitne bu ümmeti en çok yakan iki şeytani desise idi.

MEHMET ÖZÇELİK

02-08-2016

[1] Tevbe, 9/108; bk. 109, 110.

[2] bk. İbn İshak, İbn Hişâm, Sîre, III, 71; İbn Sa’d, Tabakât, III, 540 vd; İbn Kesîr, Muhtasar Tefsîr, II, 169; Kâmil Miras, Tecrîd-i Sarih, X, 422).     http://www.sevde.de/mescidi_diran.htm

[3] Mektubat, s. 110.

[4] Mektubat, s. 179.

[5] Selman Başaran; “Huzeyfe b. Yemân”, TDVİA., 18. C., s. 434.

[6]http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Enstitu&SubSection=EnstituSayfasi&Date=8.11.2002&TextID=501

 

No ResponsesAğustos 19th, 2016