DARBE RAHMET OLDU

DARBE RAHMET OLDU

Allah Allah, darbede rahmet mi olurmuş?

Şöyle ki; Eylül ayında yapraklar dökülmüş, etraf toz toprak içinde, o anda şiddetli bir fırtına ve çiseleyen yağmur ile her taraf yatışmaya başlar.

17-25 Aralık 2013 darbe girişimi basiretle anlaşılmalıydı.

Fetönün bu girişimi göründükten sonra hala ona sempati duyanlar anlayış, seviye ve basiretini sergilememişlerdir.

Devlete sızan Fetöye de sızan başta İngiltere, Abd ve İsrail bu darbede başarılı olmasa bile, en büyük başarılarının şu olacağını biliyorlardı.

İbadetle uğraşan milyonlarca sevenleri ve yakınlarıyla beraber bu insanlar boşluğa itilmiş ve onlara kaybettirilmiş olacaktı.

Ve öyle de oldu.

Bu insanlar içerisinde bulunanlar eğer hala bundan da ders çıkarmayacaklarsa, bu insanları ancak kabir temizler.

Dünya ve ahiret zilletleri onlar üzerinedir.

Zulme rıza zulüm, küfre rıza küfürdür.

Zarara razı olana da merhamet edilmez.

Uyuşmuşluktan ve uyutulmuşluktan kurtulunmalı ve bir nefis muhasebesi içerisine girilmelidir.

Kendi vatandaşını öldürmeye çalışan, pkk ile ortaklık yapan, daha önceleri saydığımız onlarca açıkça görülen yanlışlıkları görmeyip hala bunlara ortak olan insan, insan değil, islamı söz konusu değildir.

Gerçekten de tam bir Haşhaşiliktir.

Tek şahsa olan kin ve nefretin geliştirilmesiyle başlayan oyun, Hem Başbakan ve hem de Cumhurbaşkanı döneminde Recep Tayyip Erdoğan nefreti bu insanları kör etti. Gerçeği göstermedi, hep perdeli, perdelendi.

Tek şahıs yönetimi deyip Erdoğana despot diyenler, Gülenin tek şahsiyet hareketini kör olup görmediler, akıllarını örttüler.

Hep onun bir bildiği vardır, dediler.

Bekleyelim görelim, dediler.

Şerde hayır aradılar.

Asıl şimdi şerde hayır oldu. Darbe hayrı netice verdi.

Cemaatlerin önünü ve hizmetini sınırlayan paralel yapının devre dışı bırakılmasıyla, cemaatlerinde önü açılmış oldu.

Ancak bazı darbeyi basite alan yeni hocalar devreye konulacaktır.

Yani Güleni bize teslim edecek olan Abd, farklı çıkış yapanları, pkk sempatizanı ,darbeyi basite alan yeni bir hoca tipini devreye koyacaktır.

Darbeyi yapanlar, aynı zamanda pkk-yı da besleyenlerdir.

-Darbenin en büyük rahmet yönü, halkın devletine sahip çıkması, halk kaynaşması,birlik,beraberlik ve bütünlüğü sağlamış oldu.

-Elli yıllık sinsi ve münafıkane uygulama deşifre olmuş, geniş bir temizlik faaliyeti içine girilmiştir.

Ancak en dikkat edilmesi gereken ise, ahbab dost ilişkisi içerisine girilmemeli, ehil olanlara görev verilmeli,ikinci bir darbe yapacakların önü bununla açılmamalıdır.

Daha önce de söyledim; Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ,Eşref Bitlis, Turgut Özal ve faili meçhullerin altından paralel yapı çıkarsa şaşılmasın.

Nitekim Erdoğanı öldürme emri veren komutan, Muhsin Yazıcıoğlu davasında da şüpheliydi.

http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/07/17/muhsin-yazicioglu-suikastinde-1-numarali-supheliydi

Darbe rahmet oldu.

Çünkü çorap sökülüyor. Çorap söküğü gibi her şey ortaya çıkıyor.

İrin deşildi.

İltihaplar sökülüyor, inşaallah sancılar dinecektir.

Hadiste; Küfür devam eder ancak zulüm devam etmez, buyuruluyor. Bunlar zulmün neticesidir.

-Güleni tanımak için darbe yapmasını beklemek mi gerekti?

Hala tanınmadıysa daha ne yapması gerek?

-Gülen iman ve amelde de tahribe gitti.

Gayrı mnüslimlerde cennete gider diyerek imana darbe vurdu.

Tesettür teferruattır diyerek, dindeki halkın bilmediği ifadeyi değil, örfi manayı öne çıkararak dinin ameli meselelerini de sulandırdı.

Meşru hedefe giderken her gayrı meşru vasıtayı helal gördü.

Risale-i Nurları tahrif etmeye başladı.

Mısıra darbe diyemeyen, Suriyede Esedi kınayamayan, israilin zulmüne sessiz kalan Gülen, bu duygusuzluğunu Türkiyedeki yapılan darbede de göstermiş oldu.

İşin tiyatro olduğunu söyleyerek sulandırmak ise, en az tabirler bir öküzlüktür.

Tiyatroda yüzlerce kişi öldürülmez. Binlerce kişi yaralanmaz. Trilyonlarca zarar verilmez.

-Bu millet bunları himaye etti. Her türlü desteği verdi. Maddi ve manevi yardımda bulundu.

Onlar ise millete kurşun ve bombalarla karşılık verdi.

Mehdi kan mı döker, kanımı durdurur?

Oysa bu hadislerde haber verilen yalancı mehdilerden.

Kezzabun ve Deccalun…

-Zekat, sadaka, kurban, aydat, devlet ve belediye imkanları bomba ve kurşun olarak bu milllete geri döndü.

Allah Muiz ve Müzildir.

İzzetin ağırlığını taşıyamayanlar, zillete mahkum oldular.

-Bütün darbelerin başında ve sonunda Abd vardır. Yani kendi lehine çevirmektedir.

Darbeler hiç milli ve yerli olmamıştır.

Toplumun dindar oluşu, darbeyede taraftar olurlar düşüncesiyle Fetöye yaptırıldı.

Darbede şerler ittifak etti.

Başta ve önde Fetö, Atatürk ve rejim taraftarları, Pkk, Makam sevdalıları ve Abd Cuntada ortak hareket ettiler.

-Davet- Davetiye: Haydi Paraleller, İstifaya.

Bizim artık Gülenle işimiz yoktur, demeye.

MEHMET ÖZÇELİK

16-07-2016

No ResponsesTemmuz 22nd, 2016

SON PERDE – FİNAL – BİTİŞ – THE END

SON PERDE – FİNAL – BİTİŞ – THE END

Bir asırdır millet olarak darbelerden çok çektik.

Bu konuda çok yazı yazdık ancak olmayacağından hiç emin olamadık.[1]

Paralel yapının böyle bir kirli ilişkilerin içerisinde olduğunu yazdım.[2]

Onlarca darbe girişimi büyük zararla birlikte sonuçsuz kaldı.

Hiç birisi 15 Temmuz 2016 yılındaki gibi olmadı.

Düşmanın yapmadığını FETÖ yaptı.

Darbeci Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye bağırdı.[3]

Samimiyetsizliğe bakınız ki, şimdiye kadar ki beceriksiz idarecilere ses çıkarmayan Fetö, toplumu her alanda toplamaya çalışan ve bunda da başarılı olan Erdoğana karşı darbe girişiminde bulunuyor. Daha doğrusu darbe yapmayı düşünen Abd ve batıya onay verip, yapısını onun emrine veriyor.

Tam şahsiyetsizce bir uygulama.

Ordunun içine çöreklenmiş çapulcu teröristler Abd özellikle İncirlikteki Abd komutanlarıyla iş birliği yaparak toplumu madden ve manen bir elli yıl daha geriye götürmeye çalışmaktadır.[4]

Abd ve batı bizim ne ölmemizi ve ne de olmamızı istememektedir.

Abd-nin bu işin içinde olmadığını söylemek için ya ahmak olmalı ya da bu ihanete ortak olmalıdır.

Kaderin hesabı unutulmuştu.

“Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır

Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır

Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır

Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır

Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır

O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır

Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır

Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır

Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır

Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır

Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır

Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır

Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili-“SEZA-İ KARAKOÇ.

İşte bu kader görülmedi.

-Darbeci generalleri Gülen’in yanında gördüm’

Bir dönem Gülen’in en yakınındaki isim olan Latif Erdoğan kirli oyunu deşifre etti: “Darbeci generalleri defalarca Gülen’in yanında gördüm.”[5]

-Diyanet işleri başkanı beyanatında,”Husumet fedaisine dönüştü”

“Güç tutkusu öne geçti ve o 40 yıllık emek, bütün bu nesillere vadedilen 40 yıllık emek heba oldu. O muhabbet fedaisi olarak gördüğümüz insanlar birden öfke fedaisi, husumet fedaisine dönüştü” diyen Görmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 “40 yıl bu milletin sadakalarıyla, zekatlarıyla, himmetleriyle, yardımlarıyla, gözyaşlarıyla, emekleriyle bir iman hareketi, bir ahlak hareketi, bir Kur’an hizmeti hareketi, bir eğitim hareketi olarak çıkan bir hareket kendisini politik, siyasi bir harekete dönüştürmeye karar verdi.”[6]

-“Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, «Biz ancak ıslah edicileriz» derler.”[7]

Darbe başarılı olsaydı en az tabirle ne mi olacaktı?

İşte ayrıntıları.[8]

Mit 1960 darbesinden bu yana neden darbeyi durduramamış ve haber verememiştir?

Gayet düşündürücüdür.

Bu sefer ise mit bombalanarak ve saldırıya maruz bırakılarak susturulmuştur.

-70 yıldır ağlayan baba çocuğuna, evlat bizde sizin Erdoğana sahip çıktığınız gibi Menderese sahip çıksaydık, Menderes asılmazdı.

-İşte ihanetin belgesi;

İncirlik’te ABD’lilerle 12 sır toplantı.

FETÖ’nün üniformalı teröristlerinden Tuğgenaral Hasan Polat’ın darbe öncesinde İncirlik’te Amerikalılarla 12 kez görüştüğü ortaya çıktı.[9]

-En ibretime giden olay ise Hakim ve savcıların alınması olmuştur.

HSYK 2. Dairesi, FETÖ’nün darbe girişiminin ardından olağanüstü toplanarak, FETÖ üyesi hakim ve savcılar hakkındaki müfettiş raporunu görüşmüş, adli yargıda 2 bin 204 hakim ve savcıyı açığa almıştı.

48 Danıştay üyesinin görevine son verdi.[10]

Gözaltı kararı verilen 140 Yargıtay üyesinin ismi belli oldu.[11]

7 bin 850 polis açığa alındı.[12]

Maliye’de, 1500 memur açığa alındı.[13]

2745 hakim ve savcı, Hsyk-dan 5 kişi, anayasa mahkemesinden de 2 iki görevinden aldı.

Türkiyedeki olumsuzlukların son kalesi durumunda olan hukuk kalesi de çökmüş oldu.

Askeriyenin içinden atılan darbecilerden daha büyük bu millete vurulan darbe hukukta olmuştur.

Zira darbeye hukuki kılıf giydirecek olan hukukçuların alınmasıdır.

Bediüzzaman buna süfyanizmin son kalesi demekte, tamamen menfilikleri hukuken koruma merkezi olduğunu ifade etmektedir.

Süfyanın 3.devre temsilcisi olan Gülen, askeriye ve hukukun içindeki temizlik işlemi ile bu devrede sona ermiştir.

Bediüzzaman bu güne işaret eden bir ifadesinde aynen; “onun gibi dehşetli cemaatler; on iki, on üç, on dört, on altı tarihlerinde…” ibaresi de yine yukarıda bahsini ettiğimiz tarihleri tamamıyla doğrulamaktadır. Allah-u a’lem 2016 veya 2017 tarihleri ise işaret edilen bu cemaatin ağır bir tokat yiyeceği tarihe işaret ediyor olsa gerektir.”

Ali ihsan tola abi bu rakamlara 2000 ekleyin demiş aynı tarihi Hüsnü Bayram Ağabey de söyledi.

”Kardeşler bakın dikkat ederseniz 15 tarihi yazılmamış öyle ise bunlar 2016 da müthiş tokatlarla yiyecekler” inşallah la ya’lemül gaybe illallah.[14]

15 Temmuz 2016 paralel yapının bitiş zamanıdır.

Tahşiye soruşturmasıyla Fetö hakimleri tarafından soruşturulan Muhammed Doğan da 2016 yılının paralel yapının bitiş yılı olduğunu söylemiş,ondan dolayı içeriye alınmıştı.

Hadiste, Münafık kolay ağlar, deniliyordu ve İmam-ı Gazali de, böyle ağlayan birisine de itimad edilmemesini söylüyordu.

Gülen bitişini hızlandırdı.

Bu milletin berduşu, serkeşi bile Darbeyi yapan Fetöcüler gibi hain olmadılar, vatansever oldular.

Bütün bu hakikatlar görünüyor iken hala bazı insanların Fetöye sempati besleyenlerin kanından, insanlığından ve islamından şüphe etmek gerektir.

*Pkk ile bu milleti ve devleti bitiremeyenler, rus uçağını düşürüp savaşa çekemeyenler, suriye üzerinde düşürülen uçakla suriye bataklığına çekemeyenler, 2 milyondan fazla göçmenlerle ekonomikmen çökertemeyenler, hendeklerle çukur kazıp milleti gömmeye çalışanlar, en son milletin harimine girerek Cumhurbaşkanını savaş uçaklarla tarayarak, salt 40 komando ile ,saldırı uçaklarıyla tarayıp Cumhurbaşkanını öldürmeye çalışanlar hızlarını alamamış ve gözleri dönmüş olmuş ki, savaş uçaklarıyla halkı taradılar, meclisi ve emniyet genel müdürlüğünü ve özel harekat bölümünü bombalamış ve ağır silahlarla taramışlardır.

Kendilerini durdurmalarından korktukları 42 Özel harekat polisini öldürmüşlerdir.

Ergenekonla kavga ederken orduyu, devleti ve bazı kişileri harcayanlar, mit tırlarını durdurarak dünyaya suçlu gösterdiler.

Bilişimden elde ettikleri pkk-nın içinde bulunan mit elemanlarını pkk-ya vererek onları öldürtüp, pkk-nın önünü açtılar.

Askeriyenin kozmik odasına yani gizli bölümüne girerek tüm askeri bilgilere sahip olup ele geçirerek, devletin tüm birimlerini kontrol altına aldılar.

Ancak Allahın hesabını ve milletin tokadını hesaba katmadılar.

Gülen bu memleketin içine öyle bir bok sıçmıştır ki, elli senede temizlenmez. Kokusu da tüm islam dünyasını rahatsız eder.

*Tam da pkk-nın bitirilme anında darbenin yapılması çok manalı ve düşündürücüdür.

Pkk niye sustu?

Çünkü o içte ve orduda bulunan gerçek pkk-ya işi bıraktı.

-Doğudaki terörün yarım asırdır bir türlü bitmeyişinin  sebebi bir kez daha anlaşılmıştır ki, hala askeriyede, oda komutan seviyesinde ve emniyetin içinde pkk-ya destek olunmaktadır.

Hendeklerin nasıl kazıldığı, asker ve emniyet mensublarının nasıl şehid edildiği de anlaşılmıştır.

-Şu anda yapılan yeni bir oyun ise, bu darbeyi sulandırmak, basit ve önemsiz göstermektir.

Maalesef yüz sene önce Abdulhamide yapılan su-i kasdden kurtulmasına karşı üzüntüsünü dile getiren Tevfik Fikret uzun şiirin bir bölümünde;[15]

Ey şanlı avcı, tuzağını boşuna kurmadın!

Attın…ama yazık ki, yazıklar ki vuramadın!

talihsiz ve seviyesiz sözünü söylerken, bugünkü darbede de Gerek Erdoğan ve gerekse millet için aynı sözü kullanacak kansız bulunmaktadır.

*Asker artık ayağa kalkmıştır. Terör darbesi bu millete diz çöktürememiştir.

Maniler kalkmakta ve yapılacak iki şey bulunmaktadır; Biri Ayasofyanın açılması ve diğeri ise, İttihad-ı İslam yani İslam birliğidir.

Darbenin hep arkasında ve destekte bulunan Abd, Öcalanı teslim edip problemleri içte de sürdürdüğü gibi, Onun arkasından Sümüklü Güleni devreye koyduğu gibi, onu da teslim edecek ve yerine yeni birini bulacaktır.

*Kader cihetiyle bu darbe zulmünün kazandırdıkları ise, Erdoğanı daha güçlü kıldı, milli birlik ve beraberliği pekiştirdi. Genel temizliğe gidildi. İttihad-ı İslamın kapısını açtı. Milletin bir asırdır elini kolunu bağlayan ordu ve hukukta temizlik işlemini hızlandırdı. Bağlar çözüldü. Millet iktidarı ele aldı ve sahiplendi. Şerler hayırları netice verdi. Elli yıllık gizli komite açığa çıktı.Sol kolu kopan ergenekonun sağ kolu da kopmuş oldu.

Orduda mevcut ancak mahkum durumda olan ruh,zincirini kırdı. Millet uyandı, kendine geldi. Şuurlandı. Millet kurumlardan ve askeriyeden nöbeti devraldı.

Millet yüz sene önce istiklaline sahip olurken,bu günde istikbaline sahip çıktı.

MEHMET ÖZÇELİK

18-07-2016

[1] http://www.tesbitler.com/index.php?s=darbe

http://www.tesbitler.com/page/2/?s=darbe

[2] http://www.tesbitler.com/index.php?s=paralel

[3] http://www.ulke.com.tr/guncel/haber/688843-darbeci-mustafa-kemalin-askerleriyiz-diye-bagirdi

[4] http://www.takvim.com.tr/guncel/2016/07/18/incirlikte-amerikalilarla-sir-toplanti

[5] http://www.haber7.com/roportaj/haber/2050815-darbeci-generalleri-gulenin-yaninda-gordum

[6] http://www.turkishny.com/islam-hayat/179-islam-hayat/179443-gormez-muhabbet-fedaisi-olarak-gorduklerimiz-husumet-fedaisine-donustu#.V4yTybiLTIU

[7] Bakara.11

[8]https://www.facebook.com/photo.php?fbid=325860591078883&set=gm.680670698749192&type=3&theater

[9] http://www.haber7.com/guncel/haber/2050837-incirlikte-abdlilerle-12-sir-toplanti

http://www.anadoluhaberim.com/turkiye-incirliki-kapatti-obama-konseyi-topladi.html

http://www.sozcu.com.tr/2016/dunya/son-dakika-haberleri-incirlik-hava-ussu-kapatildi-1317467/

http://www.diken.com.tr/erdogana-darbe-soylentisinin-kaynagi-rubin-obama-erdogana-guvenmiyor-akp-bolunebilir/

http://www.memurlar.net/haber/596706/

http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/07/17/iste-aciga-alinan-fetocu-hakim-ve-savcilar 

[10] http://www.memurlar.net/haber/596980/

[11] http://www.memurlar.net/haber/596976/

[12] http://www.haber7.com/guncel/haber/2050834-7-bin-850-polis-aciga-alindi

[13] http://www.memurlar.net/haber/596973/

[14] http://www.tesbitler.com/2016/01/23/yeni-bir-donum-noktasi-17-25-aralik-2013/

http://www.nurnet.org/dehsetli-cemaatler-2016da-ayni-tokatlari-yiyecek/

http://www.sorularlaislamiyet.com/soru/263712/seair-i-islamiyeye-ve-siyaset-i-islamiyeye-darbe-vuranlar-kimlerdir.html

[15] http://www.tariharastirmalari.com/tevfik.html

No ResponsesTemmuz 18th, 2016

TERÖR DARBESİ

TERÖR DARBESİ

Mecelle ve İslam Hukukunun bir kuralıdır;Esaret altındaki bir kimsenin verdiği fetva geçersizdir. Gülen esaret altındadır, verdiği fetvalar tamamen geçersiz ve de hükümsüzdür.
Askeriyenin içerisinde hala abd,nin darbeci kadrosu bulunmakta, görev yapmaktadır. Bunu bazen atatürkçülere, bazen solculara ve şimdi olduğu gibi esaret altındaki gülen grubuna da bunu servis ve planlamasını yapmaktadır.
Bugün bu darbeyi yapanlar,dünkü darbeleri onaylayıp, destek olanlardır.
Bununla amaçlanan paralel yapının alt kesimini sahaya çekmek ve de halkı onlara karşı kışkırtarak iç kavgayı çıkarmaktır.
Paralel yapı bu son hareketiyle gerçek niyetini ortaya koymuştur.
Kendisini deşifre etmiştir.
Önceki Madanoğlu hadisesi, sarı kız gibi benzeri sonuçsuz kalan girişimlerdir.
Şahlığa soyunan Şıh bozuntusu hareketidir.
Daha önce Şeyh Olan Şah İsmailin, Şahlık davası gibi bir davadır.
Bu çıkışın altında bir yandan abd, diğer yandan da İran çıkışı söz konusudur.
Şeytan hem sağdan ve hem de soldan gelmektedir.
Bu şeytani çıkış, sağdan gelme bir çıkıştır.
Bu darbe çapulcularının biz gerçek yüzlerini gördük. Bu sahte darbeciler bu milleti korkutamaz ve yıldıramaz.
Aslında bu bir darbe saldırısı değil, terör saldırısıdır.
Bunu yapanlar ve bu emri verenlerde teröristir.
Dağdaki eşkiyanın şehirdeki temsilcileri harekete geçmiştir.
Üç sene önce eğer Gülen kendi yapı ve cemaatının eline silah verirse şaşmayın, diye mensublarına söylemiştim.
Aynı tehlike devam etmektedir .
Şimdiye kadar emniyette gerçekten bir temizlik olmamış olsa idi ve askerle beraber bu darbe olsaydı, daha dehşetli olurdu.
Yarından itibaren meclis idam kararını alarak, darbeye birinci derecede teşebbüs edenler idam edilmeli ve diğerleri durumuna göre ağır ceza ile cezalandırılmalıdır.
Bu kadar açık girişimden sonra hala Gülene sempati besleyenler ya kör ya dilsiz ya da sağırdırlar.
Tarih boyunca, dünya ve ahirette bunlar lanetle anılacak, rezil ve rüsvaylıktan kurtarılamayacaklardır.
Kargo arabalarıyla askerleri taşıyarak, askerle toplumu karşı karşıya getiren zihniyet, ne islamidir ve ne de insanidir.
Gayrı müslime şefkatle yanaşan bir insanın ,müslümanı müslümana kırdırması münafıkane bir harekettir.
Uzun süredir askeriye içerisinde Albay seviyesinde komutanların olduğu söyleniyordu.
Bu terör darbesi, albay seviyesindeki bir çapulcu darbedir.
Gülen devlete sızmaya çalışırken, Cıa-da Gülen cemaatına paralel olarak sızmıştır.

Kendi ordusundan askeri uçağı ele geçirerek milletin üzerine ateş açan dünyada böyle bir terör örgütü yoktur.

Bunu yapanların ya kanı bozuk ya südü bozuk ya da suyu bozuktur.

Bu milletin kanını taşımamaktadır.
Tam bir haşhaşiliktir.
Tarih ikinci bir Hasan Sabbah olayına şahit olmuştur.
Darbeyi millet engellemiştir.

Eğer darbe başarılı olsaydı, paralel yapının tüm birimleri devreye girecek, suriye ve mısırdan daha büyük bir hal alacaktı.

Fetullah Gülen’in militanlarının darbe girişiminin ayrıntıları ortaya çıkarken ABD’li emekli bir askerin yaptığı analiz şaşırtmadı.

“BAŞARILI OLSAYDI, BİZ KAZANACAKTIK”
Ralph Peters, yorumculuk yaptığı Fox News’ta “Eğer darbe başarılı olsaydı, İslamcılar kaybedecek, biz kazanacaktık” dedi.[1]

Her şey geçmiş değil, devlet tüm kurumlarıyla ve millet tüm birimleriyle teyakkuz halinde olmalıdır.
Her darbede ezanlar susardı, bu sefer ezanlar darbeleri susturmuştur.

Bütün hedef fitne çıkarmaktır.

Fitnenin adı ve asıl amacı, adam öldürmekten daha beter olan fitne çıkarmak ve ümmeti birbirine kırdırmaktır.

İkinci bir Sıffin Vakası ve ikinci bir Safevi Savaşı ve darbesi çıkarılmaya çalışılmaktadır.

Ümmet ve millet teyakkuzda olmalıdır. Her şey geçmiş değildir.
MEHMET ÖZÇELİK

Formun Üstü

 

[1] http://www.haber7.com/amerika/haber/2049122-abdli-komutandan-sok-itiraf-darbe-olsaydi

No ResponsesTemmuz 16th, 2016

ELEST BEZMİNDE BAŞLAYAN AŞK

ELEST BEZMİNDE BAŞLAYAN AŞK

Allahın insanı temsil eden ruhlarla ilk toplantı yaptığı yer.

Allah orada ruhlara hitaben; “Elestü bi-Rabbikum?” Yani, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Ruhlarımız bu soru karşısında “Kâlû: Bela!” Yani “dediler ki: Evet (şüphesiz Sen bizim Rabbimizsin) “[1]

Elest bezm ve toplantısı, fıtratların toplantısıdır.

Sonsuza dek marifetullahın ve tanınmanın startı verilmiş oldu.

“Ben gizli bir hazine idim; bilinmek istedim, mahlukatı yarattım.” [2]

Allah ile ilk muhatab olduğumuz yer.

Ağaç olmak üzere ilk tohumun atıldığı ve ekildiği yer.

Her şeye  ilk – Belâ- orada dedik.

O Belâ hâla devam ediyor.

Ruhlar orada ittifak edip, ihtilaf etmemek üzere anlaşmışlardı.

Orada birbirleriyle tanışanlar, burada karıştı, ayrıştı, kapıştı.

-Mekana sığanla, mekandan münezzeh olanın ara ve anlaşma noktası.

-Ebedi proje…

Damlanın okyanusla, faninin Baki ile buluşması, an ve zamanın donduğu, donuklaştığı, doruğa çıkan sözleşme.

Kainat çapında bir mesele.

Ezel ve ebedin içinde en önemli makam.

Mebde ve müntehanın arasındaki iki noktanın oluşturduğu cümle.

Ezeli planın ebedi kapısı.

Madde ile mananın buluştuğu, Hak ile hakikatın oluştuğu, Abd ile Mabudun iltika noktası.

Sonsuzda yer alan nokta.

Kâinatın içine sığdırıldığı nokta.

Ayrışma ve ayrıştırmanın, esfel ve a’lanın müsabakasının başlangıç yeri.

Ruhla bedenin sözleşmesi, uzlaşması, buluşmasının adımı.

Ruhun yükü.

Yükün kıymet ve büyüklüğü.

Ruh aşıkının beden maşukuyla kaynaşması, birbirine kavuşması.

Ruh ve beden aşıkının, gerçek maşuka kavuşma sözü.

-Ben sizin Rabbiniz değil miyim?

Yani siz birbirinizle uğraşırken, beni unutmayacağınıza ve de inkâr etmeyeceğinize dair söz verir misiniz?

Muhatab bir idi, iki oldu.

Ruh da bedenden söz aldı.

Sözleştiler.

Özleştiler.

Özdeşleştiler.

Dünyada nikah kıyıldı.

Eylendiler.

Eylenme onları geri bıraktı.

Kendiyle meşgul etti.

Hakikatten geri kaldılar.

Mevlayı bırakıp, Leylayla uğraştı.

Mevlaya aşık olanlar yanarken, Leylaya aşık olanlar söndüler.

Ruhlarını söndürdüler.

Beden ruha ihanet etti.

Nefis bedeni bitirdi.

Ruhu da peşinden götürüp, sürükledi, ebedi kayba sürdü.

-Aşk ilk defa elest bezminde alevlendi.

Aşksız maşuk, maşukuna kavuştu.

Ruhlar alemi maşukların kesişme noktası.

Ruhlar aleminde başlayan kıvılcım, ateş olup kâinatı sardı.

-Elest bezminde nur vardı.

Nurun sürdürülmesi konusunda ruhlardan söz alındı.

Nurun parlaması için zulmette lazımdı.

Nur olan ruha zulmeti temsil eden beden ve ruh giydirildi.

Ademin ve onun zürriyetinin nurunu, şeytanın zulmeti ortaya çıkardı.

Şeytan ademe hizmet ederken, Âdem vücuda hizmet etti.

Allah şeytanın kaybından, Âdemin kazancını arttırdı.

Diğer yandan da, Allahın bilinip anlaşılmasına vesile oldu.

 

Şeyh Galib- den;

Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü

O zamân ki bezm-i cânda bölüşüldü kâle-i kâm
Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü

Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda
Düşe kalka haste-i gam der-i lûtf-ı yâre düştü

Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gül
Yine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâre düştü

Meh-i burc-ı ârızında gönül oldu hâle mâ`il
Bana kendi tâli`imden bu siyeh sitâre düştü

Süzülüp o çeşm-i âhû dedi zevk-i vasla yâ hû
Bu değildi niyyetim bu yolum intizâre düştü

Reh-i Mevlevîde Gâlib bu sıfatla kaldı hayrân
Kimi terk-i nâm u şâne kimi itibare düştü

 
                                                                                                 MEHMET ÖZÇELİK

                                                                                                               28-06-2016

 
 

 

[1] Âraf; 171-172,Bak.Rum.30.

[2] Acluni, Keşfü’l-Hafa, II/132.

 

No ResponsesTemmuz 2nd, 2016

İLGİNÇ HABERLER…

İLGİNÇ HABERLER…

No ResponsesTemmuz 2nd, 2016