GÜLEN BAŞARDI FETÖ KAYBETTİ

GÜLEN BAŞARDI FETÖ KAYBETTİ
Evet, Fetö kaybetti.
Bana dünya dolusu altın verseler ancak Fetö-nün düştüğü bu duruma düşeceksin deseler, Vallahi de, Billahi de, Tallahi de kabul etmem.
Fetö kaybetti.
Fakat;
Gülen kazandı.
Yarım asırlık düşündüğü hileli uygulamasında başarıya ulaştı ve kazandı. Zaten o da bunu istiyordu. Zira;
-Milyonlarca insanı hayal kırıklığına uğrattı.. Boşluğa itti.
-Milyonlarcasının dünyasını ve ahiretini bitirdi.
-İran-daki Takiyyeyi uygulayarak, insanları adeta münafıklaştırdı.
-Şahsında nifak zirve yaptı.
-Farklı kişilikte olanları tek bir potada eriterek, kişiliksizleştirdi.
-İran-daki Mut’a nikahını uygulayarak, fuhşu yaygınlaştırdı.
-Kadın ve kızların onuruyla oynadı ve zedeledi.
-İslam-dan her türlü tavizi verdi.
-Aileleri birbirinden kopardı.
-Memnuniyetsiz bir kesim oluşturdu.
-Kardeşi kardeşle karşı karşıya getirdi.
-Mason ve Yahudileri sevdirdi.
-Ajan bir toplum oluşturdu.
-İslam itikadını bozdu, tevhidi zedeledi.
-Risale-i Nurları tahrif etti.
-Paralel bir din, paralel bir Risale-i Nur oluşturmaya çalıştı.
-Kur’an-la oynadı.
-Devletten gedikler açarak, paralel bir devlet oluşturdu.
-Terörü azdırdı.
-Kirli ve şaibeli farklı kesimleri bir araya getirdi.
-Madde ve para hırsını azdırdı.
-Makam sevdasını öne çıkardı.
-İnsanları kullandı.
-Papaya hizmet etti. Kardinalliği Din adamlığına tercih etti.
-Toplumu Hristiyanlaştırma yönünde adımlar attı.
-Haşhaşilerden daha tehlikeli bir toplum oluşturdu.
-Toplumda güveni sarstı.
-Hizmeti hezimete dönüştürdü.
-Mahcub ve perişan bir kesim oluşturdu.
-Yılları kaybettirdi.
-İnsanların iyilik duygusunu su-i istimal etti.
-Hırs ve emeline milyonları kurban etti, feda etti…
-Şeytana hizmet etti.
-Bir nesli mahvetti.
-Kendi koktu ve memleketi kokuttu.
-Zulmetti, zalimlerden oldu.
-Haram-zâde bir kesim yetiştirdi.
-Ehliyetsiz insanlara görev verdi.
-Kendisince meşru gördüğü hedefe giderken, her türlü gayr-ı meşru yolu kullandı, mübah gördü.
-Gülen yarım asırlık içinde gizlediği kötü niyetini gerçekleştirmeye çalışırken, topluma kaybettirmekle kazanmış oldu.
Ancak akibeti Fetö oldu.
Akibet müttakilerindir.
MEHMET ÖZÇELİK
26-08-2016

No ResponsesAğustos 30th, 2016

HERKES ŞAHIN PEŞİNDE

HERKES ŞAHIN PEŞİNDE

İç ve dışta herkes şahı mat etmek peşinde.

Bu amaçla her yol denenmektedir.

Son yol darbede dahil…

Bu millete darbe vuranlar, bu milletin kanını taşımamaktadırlar.

-Ermeni kökenli olduklarını anladıklarını belirten Dersimli 10 kişi, toplu vaftiz töreni ile Hıristiyanlığa geçti.[1]

Aslında ağırda olsa, geç bile kalmışsınız!

Gizli kalıp münafıklık yapmaktansa, açık olup inancını yaşamak daha uygundur.

Bu durum da Türkiye-de az ve azımsanacak değildir.

Türkiye-nin en büyük problemlerinden birside şudur ki; Müslüman göründüğü halde, münafıklık, Hristiyanlık ve de Yahudilik yapılmasıdır.

-Darbe girişimi soruşturmasında tutuklanan MİT Müşterek İstihbarat Koordinasyon Merkezi’nde görevli Yarbay A.K. ifadesinde bir cemaat abisinin kendisine “Gülen YAŞ toplantısı yapılmasını istemiyor, 3 bin subayın ihraç edilmesini engellemek için darbe istiyor” dediğini anlattı.

Temmuz 2014’te MİT’te konuşlu Müşterek İstihbarat Koordinasyon Merkezi’nde görevlendirildim. Temmuz 2016’ya kadar da burada görev yaptım. 15 Temmuz olaylarından yaklaşık 1 hafta önce, (…) isimli bir yarbay, beni arayıp görüşmek istediğini söyledi. Tandoğan’da buluştuk. Bir binaya girdik, içeride 35 yaşlarında biri oturuyordu. Bana 17-25 olayları sonrası cemaatin yaşadığı sıkıntıları anlattı ve Ağustos YAŞ toplantısında 3 bin askerin ihraç edileceğini, Gülen’in YAŞ toplantısını istemediğini, gidişata dur deme zamanı geldiğini, darbe yaparak cemaat mensubu subayların TSK ve devlet yönetimini ele geçireceklerini söyledi.

Darbeyi Gülen’in istediğini belirtti. Jandarma imamı olduğunu düşündüğüm bu şahıs, TSK’daki FETÖ subaylarının atılması konusunda ‘Son kalemiz de elimizden gitmesin’ dedi.Şahsa, darbeyi TSK’nın mı, yoksa cemaatin mi yapacağını sordum. Bir orgeneralin işin içinde olduğunu, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının darbe başladıktan sonra ikna edileceğini söyledi. ‘Var mısın’ diye sordu. Cemaatle bağım olduğundan kabul ettim.[2]

-Biz iç meselelerimiz ve çıkarılan problemlerle meşgul edilirken, çevremizde pkk devleti kurulma ve abd üssü oluşturulmaya kadar her türlü ileriye dönük, bir yüz yıl daha problemli zeminler oluşturuluyor.

-Mısır’da İhvan’ın sosyal hayattan çekilmesinin doğurduğu boşluk henüz telafi edilebilmiş değil. Mısır yönetiminin bu sorunu giderebilmesi için önünde birkaç seçenek bulunuyor.

Sisi yönetimi daha önce de denediği üzere, söz konusu faaliyetleri kendi bünyesi içinde çözme yoluna gidebilir. Mısır içinde İhvan dışında faaliyet gösteren Selefi veya Sufi cemaat yapılanmalarından faydalanabilir.

Ya da Mısır’ın çeşitli kentlerinde okullar açan, kurduğu Nil yayınevi ve Hira dergisi gibi yayınlarla Fetullah Gülen’in fikirlerini yayan FETÖ’den siyasal alan dışında, İhvan’a alternatif çalışma yürütmesini isteyebilir.

Mısır FETÖ’nün bölgesel merkez olarak değerlendiği bir ülke.

15 Temmuz başarısız askeri darbe girişimi sonrasında FETÖ liderinin ABD’den iade istemine olumlu yanıt alınamaz ve Pensilvanya’dan ayrılarak başka bir ülkeye sığınmasına göz yumulursa, Mısır’ın FETÖ için bölgesellikten çıkarak merkezi bir konuma gelebileceği tahmin ediliyor.[3]

Amaç bir elli yılda fetö mısırlıların başına bela olsun.

-Brookings Enstitüsü Araştırmacısı Shadi Hamid, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), Washington Ofisi’nde düzenlenen konferansta konuştu.ABD’nin diğer ülkelerdeki darbe girişimlerine verdiği tepkiler noktasında “kötü bir geçmişi” olduğuna dikkat çeken Hamid, “Hiçbir şüphem yok ki eğer Türkiye’de darbe girişimi başarılı olsaydı, ABD yönetimi darbecilerle çalışmaya devam ederdi” dedi. 

 MISIR EN GÜZEL ÖRNEĞİ 

Hamid, Mısır’da seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye darbe yapılmasından sonra, ABD’nin Mısır’da darbe yapan Abdulfettah es-Sisi’yle çalışmaya deva ettiğini hatırlatan Hamid, “Özellikle ise Dışişleri Bakanı John Kerry’nin diktatörlere karşı yumuşak bir karnı var, bu konuda dürüst olmamız gerekir” diye konuştu. [4]

*Resmi twitter hesabından “13 CIA yetkilisi darbeye yardım etti” paylaşımında bulunan Trump’ın, daha sonra bu paylaşımı sildiği anlaşıldı.[5]

*2013-den beri paralel mensuplarını şunu söylüyordum; Eğer bir gün sizin elinize silah verip cemaatlarla ve milletle karşı karşıya getirirlerse şaşırmayın.

Öyle şey mi olur, diyorlardı.

Şimdiye kadar göstermedikleri basireti, eğer bundan sonra da göstermezlerse işin vahameti büyük olacaktır.

Basiret gösterip bu oyuna gelmemelidirler.

*KHK yani Kanun hükmünde kararname ilk olarak Turgut Özal döneminde uygulamaya konuldu.

Gerçekten devlet ve millet rahatlamıştı.

Her şey beklemeksizin bir anda çıkıyordu.

!5 Temmuz cunta girişimi sebebiyle kabul edilen Khk mutlaka uzatılmalıdır.

Hiç olmazsa anayasa çıkana kadar devam ettirilmeli.

Devleti tıkayan tıkaçlar kaldırılmalıdır.

Böylece hukuktaki keyfi uygulamaların önüne de geçilmiş olur.

Zira teröristi polis yakalayıp emniyete teslim ederken, cuntanın uygulamasına start veren kişi yakalanırken, 21 dakika içinde bırakılıyor, bir ajan eşliğinde Türkiye-den çıkarılması sağlanıyor.

Devlet bu imkan ve fırsatı kesinlikle kaçırmamalı, kaderin bu adaletini adaletle uygulamalıdır.

*Unutulmaması gereken bir hususta şudur ki; nazarlar tamamen fetöye çevrilmişken, ergenekoncular masum görülüp, tamamen serbest bırakılmamalıdır.

Araştırılıp masumiyeti isbatlananlar serbest bırakılıp, suçlu olanlar göz ardı edilmemelidir.

Ergenekonun  sağ koluyla uğraşılırken, sol kolu göz ardı edilmemelidir.

*1970-lerde sağın karşısına solu, 1980-lerde Türkün karşısına kürt adıyla pkk-yı, 1990-larda faili meçhulleri, 2000-lerde de fetöyü yerleştirerek bu milleti bunlarla meşgul edip, yıllarını çaldılar. İşte o çalınan ve yıkılan yıllar;

27 Mayıs: Cemal Gürsel

12 Mart: Memduh Tağmaç

12 Eylül: Kenan Evren ve Bizim çocuklar

28 Şubat: İ.Hakkı Karadayı

27 Nisan: Yaşar Büyükanıt

15 Temmuz: Gülen ve Asker ve Bizim çocuklar

-Neden darbe yapacak kirli insanlar ordudan seçiliyor?

Neden kirli insanlar ordunun içindekilerle ortaklık kuruyor?

Neden Abd –nin , -Bizim çocuklar- ı, bizim ordudaki çocuklardan seçiliyor?

Pkk askerin içinde bir kısım komutanlarca besleniyor, destekleniyor, bitirilmiyor…

Pkk neden bitmiyor?

*15 Temmuz ciddi bir terör girişimi idi.

Acaba B planı olarak, başaramayınca tinetleri olan fetöcü olmayanları fetöcü gösterip, böylece onların da yerine yerleşmek olmasın?

Veya atılanların da infiallerini peşlerine takarak, büyük bir iç savaşın başlaması sağlanmış olmasın.

Elbette asla bu darbeye ortak olanlara merhamet edilmesi anlamına değildir.

Zira adalet olmazsa, merhamet de olmaz.

Şeytanın bile düşünemediği her türlü namertlik yolu denenmektedir.

İyi niyetle düşünülmemeli zira girişilen hareket iyi niyetli bir hareket değildir.

Mesela bir diğer şeytani plan; İsrail şimdiye kadar ilk defa özür dileyip, para ödemeyi kabul etti.

Acaba şimdiye kadar neden bekledi?

Eğer darbe başarılı olsaydı İsrail para cezasını ödeyecek miydi?

Bunları hazmedemeyen İsrail, ödememesi için onlarca katını ödemeyi kabul ederdi.

Darbeyi bir aydan fazla geçen süre sonra 25 gün içinde ödemeyi kabul etti.

İşte fetö İsrail ve abd iş birliği…

Bizleri 7 düvel değil, 70 düvel de gelse yıkamaz.

Ancak kurdumuz içimizse….

*Belki çok kısa sürede yaşadığımız 15 temmuz darbesi, belki yıllara yayılan sıkıntıları da devam ettirecektir.

*İslamın harimine girildi.

Allahın Settar ismine müdahale edildi.

Haremde harama müdahale edildi.

Allah buna müsaade etmez.

*Üstadın dediği 12-13-14-16 senelerinde şiddetli tokat yiyeceklerdir.

Bediüzzaman bu güne işaret eden bir ifadesinde aynen; “onun gibi dehşetli cemaatler; on iki, on üç, on dört, on altı tarihlerinde…” ibaresi de yine yukarıda bahsini ettiğimiz tarihleri tamamıyla doğrulamaktadır. Allah-u a’lem 2016 veya 2017 tarihleri ise işaret edilen bu cemaatin ağır bir tokat yiyeceği tarihe işaret ediyor olsa gerektir.”

Ali ihsan tola abi bu rakamlara 2000 ekleyin demiş aynı tarihi Hüsnü Bayram Ağabey de söyledi.

”Kardeşler bakın dikkat ederseniz 15 tarihi yazılmamış öyle ise bunlar 2016 da müthiş tokatlarla yiyecekler” inşallah la ya’lemül gaybe illallah.

15 Temmuz 2016 paralel yapının bitiş zamanıdır.[6]

-2012-de 7 Şubat mit olayı oldu.

2013- de 17-25 Aralık Taksim olayları oldu.

2014- de 19 Ocak: Adana’da MİT’e ait olduğu açıklanan TIR’lar durduruldu

2016- da ise 15 Temmuz cunta ve darbe girişimi oldu.

-Fetö inançlı Müslümanların hayallerini yıktı.

En azgını aslında bu. ilk hesap sorulacak kişi de budur.

*Gevşemeyin, Teyakkuzda olun, telaşa kapılmayın ancak şunu da çok iyi bilin ki, paralel yapı deşifre olmasıyla, mal varlığına el konulması, irinin deşilmesi, temizlik işlemlerinin yapılması sebebiyle önemli çapta bitmiştir.

2016 paralel yapının bitiş senesidir, resmen…

Bizi kemirip bitiren de işte o.

Düşmanlarımı bunu çok iyi bildiğinden hep o cepheden saldırıyorlar.

*Dalgıçlar boğulacakları zaman kendilerini dibe vurur, öyle yüzeye çıkarlarmış.

Türkiye 2000 yılında ekonomisi dibe vurdu.. Her şey sıfırlandı.

2016 yılında ise tüm kurumlar çöktü.. dibe vurdu.

Yüz bine yakın memur görevden alındı.

Binlerce darbeci asker ve on binlerce onların destekçileri görevden alındı.

Devlet zehirlenen midesini yıkadı.

Türkiye her koldan bitirilmeye çalışılmış ve her koldan kuşatılmış.

-Aç olan canavara karşı şefkat göstermek, onun iştahını açar ve döner dişinin kirasını ister.

MEHMET ÖZÇELİK

[1] http://www.habervaktim.com/haber/481244/dersimli-bir-grup-toplu-vaftiz-toreniyle-hiristiyanliga-gecti.html

[2] http://www.habervaktim.com/haber/481296/mitci-yarbay-her-seyi-tek-tek-itiraf-etti.html

[3] http://www.habervaktim.com/haber/481292/sisi-ihvanin-yerine-fetoyu-getirebilir.html

[4] http://www.seslimakale.com/haberdetay/abdli-kurumdan-sok-darbe-aciklamasi-1655

[5] http://www.seslimakale.com/haberdetay/donald-trump-13-cia-yetkilisi-darbeye-yardim-etti-1640

http://www.habervaktim.com/haber/481149/trump-13-cia-yetkilisi-darbeye-yardim-etti.html

[6] http://www.tesbitler.com/2016/07/18/son-perde-final-bitis-the-end/

 

No ResponsesAğustos 29th, 2016

CASİYE SURESİ VE 15 TEMMUZ 2016 CUNTA DARBESİ

CASİYE SURESİ VE 15 TEMMUZ 2016 CUNTA DARBESİ

Değerli büyüğümüz Zeynal Abidin abi, darbeden bir gün önce bir rüya görür.

Rüyasında kendisiyle beraber ben , merhum pederinin evinde buluşur ve Casiye suresinin 21-24. Ayetlerini tezekkür ederiz.

O sırada Kur’an-ı Kerim düşer ve ortasından itibaren sayfaları dağılır.

Dağılan sayfaları yerden beraber toplayarak, ben onu daha sonra ciltletiyorum.

Bunun darbe ile ilgisi nedir?

-Aşağıda ifade ve izah edeceğim ayetlerde görülen ortak nokta; madde ve materyalizmin öne çıkarak, maddenin kör ettiği duygularla duygusuzlaşmayı, yanlış amellerde bulunmayı ifade ediyor.

Madde ve dünya hayatı, ahiret hayatının önüne geçmiştir.

Hayatın da sadece bu dünya hayatından ibaret görülerek, ona göre yapılan bir hareket olduğuna işaret ediyor.

Ve günahkâr ile iyinin aynı şekilde değerlendirilmeyip, bunların mutlaka ahirette bir cezasının olacağı belirtilmektedir.

Bu ayette öne çıkan duygu, ihtirastır.

15 Temmuz darbesini yapanların ortak noktaları; dünya hırsı, makam, madde, hayatı bu dünya hayatından ibaret görme, nefsi istekler, gurur, içte birikmiş şeytani duyguların dışa yansımasıdır.

-Casiye -21-Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

biz Müslümanları kâfirlerle denk mi tutacağız?! Müslümanları, mücrimler gibi mi kabul edeceğiz?! Mümkün mü bu?!

-Hem Müslümanlarla alay ediyor, Müslümanlara hayat hakkı tanımıyor, hem de dünya hayatından memnun oluyorlar. Onların tüm hedefleri dünya hayatıdır. Kitabımızın onlar hakkında buyurduğu ekini ve nesli bozma özelliklerinden de anlıyoruz ki, bu adamların dünyasında da hayır yoktur. Gerçi dış görünüşleri itibariyle dünyayı hedefledikleri için dünyada gerçekten erişemedikleri bir şey yok gibi, ama nihâyet kendi elleriyle dünyalarını da bozmuşlar. Mekânik bir hayata gelmişler. Robotlaşmışlar, duyguları bitmiştir. Hisleri, hareketleri kaybolmuştur. Sevmek, sevilmek, ağlamak, gülmek gibi tüm insanî duyguları bitmiştir. Fedâkârlık, cefakârlık duyguları bitmiştir. Yedirme, içirme, infak ve akrabalık bağları bitmiştir. Karılık-kocalık bağları bitmiştir. Babalık-oğulluk bağları bitmiştir. Her şeyleri bitmiştir. Böyle bir hayatın içindeyken tüm dünya onların olsa ne çıkar?

-sakın ha sakın, siz Müslümanlar onların alaylarından etkilenmeyin. Onlara acınacak bir zavallı gözüyle bakalım. Gerçekten ağlanacak durumda olanların kendilerinin olduğunu söyleyelim onlara ve hiçbir zaman en ufak bir şekilde bile olsa kalbimizden onlara benzemek duygusu geçirmeyelim. Hiçbir zaman onların yaşadığı hayatın özlemini çekmek gibi bir duruma düşmeyelim. Çünkü ilim bizde, hikmet bizde, izzet ve şeref bizde, akıl ve feraset, kitap ve hidâyet bizdedir. Dünyada mutluluk, âhirette saadet ve cennet bizdedir. Bütün bunlara rağmen bunların, bu zavallıların bizim üzerimizde uyguladıkları propagandalar sonucu hemen hemen çoğumuzun da etkisinde kaldığı konular vardır.

-“Efendim, işte bunların dünya hayatları, zirveye çıkmış teknolojileri, köprüleri, yolları, sanayileri, fabrikaları var. Bütün bunları takdir etmek gerekir. Alman bilmem ne buluşunu takdir etmek lâzımdır! İsviçre’nin hukukunu takdir etmemiz lâzım!” gibi hepimizin kalbine yerleşen ufak tefek duyguları, aşağılık komplekslerini ısrarla bitirmek zorundayız. Bilmeliyiz ki, yeryüzünde kâfirlerin imreneceğimiz hiçbir şeyleri yoktur. Güvenebileceğimiz hiçbir hareketleri, hiçbir karakterleri yoktur. Gerçekten dünyanın en rezil ve en sefil mahluklarıdır onlar ve geberdikleri andan itibaren de cehenneme yuvarlanacak insanlar onlardır.

-“Onlar mahlukâtın en şerlileridir.”[1]

-Kelbî der ki: Bu âyet-i kerime Hz. Ali, Hz. Hamza, Ebu Ubeyde ibnu’l-Cerrâh ve müşriklerden üç kişi; Utbe, Şeybe ve el-Velîd ibn Utbe hakkında nazil olmuştur. Onlar, mü’minlere: “Allah’a andolsun ki siz, bir şey üzere değilsiniz. Şayet sizin söyledikleriniz hak ve gerçek olsaydı (gerçekten âhiret hayatı olsaydı) bu dünyada olduğu gibi âhirette de de bizim durumumuz sizinkinden daha iyi olurdu.” Derlermiş.

-Müminlerle hayatta iken sıhhat ve rızık konusunda eşit ol­dukları gibi öldükten sonra da onlara yapılacak lütuf ve ihsanda bir tutu­lacaklarını mı sandılar? Onlar ahirette, dünyadaki yaşantı ve hallerinin aksine azaptadır. Yani onların bu hükmü kötü bir hükümdür.

Bu ayete benzeyen diğer ayetler:

“Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli isteklerine erişen­dir. “[2]

 “Öyle ya (Allah ‘a) teslimiyet gösterenleri, o günahkârlar gibi tutar mıyız hiç? Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?”[3]

“Yoksa biz, iman edip de iyi işler yapanları, yeryüzünde boz­gunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Veya (Allah’tan) korkanları yoldan çıkanlar gibi mi sayacağız?”[4]

Bu ayrıca itaat eden müminle asi olan müminin gideceği yerdeki fark­lılığa da açık bir delildir.

-“Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onla­rın gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır.”[5]

-«Üç şey kurtarıcı, üç şey de yok edicidir. Yok edici üç şey : Peşine takılıp uyulan ihtiras ve cimrilik; tabi olunan heves ve kişinin kendini beğenmesidir. Kurtarıcı olan üç şey : Gizli ve açık hallerde Allah’tan saygı ile korkmak, zenginlik ve fakirlik günlerinde aşırı gitmeyip itidali korumak; hoşnutluk ve öfkeli anlarda adaleti gözetmektir.”

-Ey insanlar! Hâlâ ibret ve öğüt almayacak mısınız? Sâvî şöyle der: Yüce Allah kâfirleri dört sıfatla niteledi. Birincisi: Hevâ ve, hevese, tapma. İkincisi, bilmelerine rağmen sapmaları. Üçüncüsü, kulak­larının ve kalplerinin mühürlenmesi. Dördüncüsü, gözlerini üzerine perde çekilmesi. Bu sıfatlardan her biri, sapıklığı gerektirir. Dolayısıyla onlara hiç bir şekilde hidayet ulaştırılamaz.

 

22-Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.

Bir de o kişi bilerek sapmıştır. Yani adam her şeyi bilmektedir. Ne yaptığını, neyi tercih ettiğini bilmektedir. Yaptığı işi cehâletle değil, bir bilgiyle yapmaktadır. Yaptığı şeyin bilincindedir. Bildiği halde, bilerek sapmak istemiştir de Allah onu saptırmıştır. Böylece Allah’ın sapıtmasına liyâkat kazanmış ve bunu hakketmiş olan bu adamı Allah sapıklığı üzerine terk edecek ve onun kalbini, kulağını mühürleyiverecek, gözünü perdeleyip hiçbir gerçeği görmez ve anlamaz hale getiriverecektir. Artık bu adam sağırdır, kördür, duymaz, duygulanmaz bir vaziyettedir. Artık ona ne derseniz deyin, ne kadar âyet gösterirseniz gösterin, hiçbir şey duymayacak ve hiçbir şey anlayamayacaktır. Her şey boş olacaktır onun için. Artık ne Allah, ne peygamber, ne kitap, ne gökler, ne yerler, ne cennet, ne cehennem, ne hesap, ne kitap onun kalbini harekete geçiremeyecektir. Hiçbir şey onun için etkili olmayacaktır. Allah’tan gelen basiretlerle ilgi kurup Allah’ın hidâyetine tabi olmayan bir adamın yol bulması da kesinlikle mümkün değildir.

 

Bu tür insanlar arzularını, heveslerini putlaştırmış insanlardır. Canları ne isterse onu yapmaktan çekinmezler. Zevkleri, nefisleri neyi hoş görürse onu yaparlar. Hiçbir kayıt altına girmek istemezler. Ne Allah, ne peygamber, ne kitap, ne din, ne haram, ne helâl tanımazlar. Aslında bir tek Allah’a kulluktan, bir tek Allah’ın yasalarına tâbi olmaktan kaçarlar, ama pek çok İlâhlara kulluk ederler. Bir tek Allah’a kulluktan kaçacağız derken pek çok İlâha tapınırlar. Bir tek Allah’tan kaçacağız derken pek çok İlâhın kucağına düşerler. Nefislerinin, arzularının, tutkularının, şeytanların, tâğutların kucağına düşerler.

-Her ikisi de, salih müminlere güven, kötülük yapan kafirlere korku ve­rir. Allah’ın kainatı boşuna yaratmadığını, kötüleri iyilerle birlikte aynı kefeye koyma­nın imkansızlığına akli muhakemeyi yönlendirerek uyarır.

-Bunlar, İsrail oğullarını ilgilendiren umumî nimetlerden sonra bahşedi­len hususî nimetlerdir. Bununla beraber onlar bu nimetler için Allah’a şük­retmediler, bilakis kendilerine durumun hakikatini anlatan bilgi geldikten sonra haddi aşıp bir birlerini çekemeyerek, dini konularda ayrılığa düştüler. Aynı şekilde Kureyş kafirlerine de açık ve kuvvetli deliller geldi. Sonra onlar kü­fürlerinde ısrar edip, peygambere ve islâm’a düşmanlıklarından onu çekeme­diklerinden dolayı, Hak’tan yüz çevirdiler. Bundan sonra Peygamber (S.A.V.) efendimiz aydınlık olan İslamiyete uymak ve de heveslerine tabi olan kimse­lere muhalefette bulunmakla emrolundu.[6]

-Allah, bu dünyayı bir eğlence olsun diye yaratmamıştır. Bilakis bu kainatın yaratılışı bir hikmete dayalıdır ve ciddi bir nizama sahiptir. Hikmete dayalı bu nizamda ise, insanlar için belli imkanlar sağlanmış ve onların tasarrufları altına verilmiştir. İnsanlara da bu imkanları kullanma konusunda bir noktaya kadar müsade edilmiştir.

Bu bağlamda, bir insan söz konusu imkanları Allah’ın emrine uygun deruhte ederken, bir başkası Allah’a karşı gelerek, dünyada zulüm ve fesad için bu imkanları kullanırsa bu iki insanın sonlarının aynı olması beklenebilir mi? Şayet ölümden sonra başka bir hayat yoksa, kainattaki tüm nizam bir anlam taşımaktan uzak, gayesiz ve başıboş bir keyfiyete sahip olur. Oysa hikmet sahibi olan Allah’tan böylesine anlamsız bir şey beklenemez. [7]

 

23-Nefsinin arzusunu ilâh edinen, Allah’ın; (hâlini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

Heva: Seni Rabbinden alıkoyan her şeydir. Bu eş olur, iş olur, aş olur, arkadaş olur, çocukların olur, annen baban olur, makam olur, un­van olur, korkuların olur, aşırı sevgilerin olur. Yani Rabbinden seni alı­koyan her şey nevadır.

Şair:

“-Ehli tevhid olmak istersen sıvaya meyli kes

-Aç gözün merdane bak Allah bes, baki heves

 

-“Egemenlik bizdedir! Hâkimiyet bizdedir! Eğer bizim kanunlarımıza itaat etmezseniz, sizi yok ederiz! Rızık bizdedir, eğer bizim de-diklerimizi yapmazsanız, rızkınızı keseriz! Maaşınızı keser, tayininizi çıkarır, sizi sürgün ederiz! Şifâ bizdedir, eğer bizim arzularımıza kulluk etmezseniz size türlü hastalıklar musallat ederiz. İlim bizdedir, eğer bizim dediklerimizi yapmazsanız sizi cahil bırakırız! Size diploma vermez, sizi doktor yapmaz, size doçentlik payesi vermeyiz! Egemenlik bizdedir, güç-kuvvet bizdedir! Eğer bize kulluk etmezseniz, dünyayı size haram ederiz! Eğer bizim hâkimiyetimizi kabul etmezseniz sizi kodese tıkar, güneşi size haram ederiz! Hayatı size zindan ederiz!” diyerek Allah’ın kendilerine verdiği geçici güç ve kuvvetlerini O’na savaşta kullanmaya kalkışan insanlar, dün de, bugün de hep olagelmiştir.

İbn Abbas dedi ki: Yüce Allah Kur’ân-ı Kerim’de nerede hevayı söz konusu etmişse, mutlaka onu yermiştir. Mesela, yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Fakat o… hevasına uydu. Artık onun durumu üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi haline bıraksan da yine dilini sarkıtıp soluyan bir köpeğin durumuna benzer.”[8];

“Heva ve hevesine uymuş, işin­de haddini aşmış kimselere de itaat etme!”[9];

“Hayır, zulme­denler bilgisizce hevalanna uydular. Allah’ın saptırdığını hidayete ulaştı­racak kimdir?”[10];

“Allah’tan bir hidayet olmaksızın hevası na uyandan daha sapık kim olabilir ki?”[11]; “Sakın hevaya uyma! O takdirde seni Allah’ın yolundan saptırır.”[12]

Yüce Al­lah’ın: “Rabbinin huzuruna varmaktan korkup nefsini hevadan alıkoyana gelince, hiç şüphe yok ki cennet varılacak yerin ta kendisidir”[13] buyruğu yeterlidir.

a) îbn Humeyd kanalıyla Saîd’den rivayette o şöyle demiştir: Kureyş bir süre Uzzâ’ya tapınmıştı ki o, beyaz bir taştı. Sonra ondan daha güzel bir taş bulunca onu attılar ve buldukları o daha güzel taşa tapınmaya başladılar da bunun üzerine Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirdi.[12]

  1. b) Mukâtil der ki: Bu âyet-i kerime, Hz. Peygamber (sa)’le alay edenlerden birisi olan el-Hâris ibn Kays es-Sehmî hakkında nazil olmuştur.[14]

 

24-Dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder.” Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.

-“Yaşadığımız hayat budur. Varsa da, yoksa da hayat bu yaşadığımız hayattır. Yeryüzünde belli bir süre yaşayacak, sonra da tıpkı diğer varlıklar gibi ölüp gideceğiz, yok olup gideceğiz. Bizi ancak zaman helâk ediyor. Bizi yenen, bizi yıkan, bizi yere vuran zamandır. Biz zamanla baş edemiyoruz. Zaman bizim defterimizi dürüyor. Bizi ihtiyarlatan zamandır. Zaman bizim gücümüzü zayıflatıyor, bizi mahvediyor. Eğer bizim belimizi büken bu zaman olmasaydı, eğer bu alçak zaman bizi yiyip bitirmeseydi, bu dünya hayatında ebediyen yaşayıp gidecektik. Hiç kimse bizim karşımıza çıkamayacak, hiç kimse bizim hakkımızdan gelemeyecekti,” diyorlar.

İbn Abdi’1-A’lâ kanalıyla Katâde’den rivayete göre o şöyle demiştir: “bizi ancak Dehr helak eder.” diyenler Kureyş müşrikleridir. “Bizi, şu yaşamakta olduğumuz ömür helak edebilir.” derlerdi. Bize anlatıldığına göre bu müşriklerin “Bizi dehr ve zaman helak edip sona erdirir.” deyip sonra da kendilerini sona erdirip helak eden o dehre sövmeleri üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuştur. Onlar bu suretle dehre ve zamana sövdüklerine inanıyorlardı.


MEHMET ÖZÇELİK

27-07-2016

 

 

[1] Beyyine 6.

[2] Haşr, 59/20.

[3] Ka­lem, 68/35-36.

[4] Sad, 38/28.

[5] Bakara, 2/6-7.

[6] -İzah için bkz. Yunus : 9-10, Hud : 106, Nahl : 35, Hac : 9, Neml: 86, Rum: 6-8, Sad: 28 ve : 30.

[7] İzah için bkz. En’am an: 46, Yunus an: 11, İbrahim an: 26, Nahl an: 6, Ankebut an: 75, Rum an: 6.

[8] Araf, 7/176.

[9] Kehf, 18/28.

[10] Rum, 30/29.

[11] Kasas, 28/50.

[12] Sad, 38/26.

[13] Naziat, 79/41-42.

[14] İzah için bkz. Bakara an: 10-16, En’am an: 17-27, A’raf an: 80, Tevbe an: 89-93, Yunus an: 71, Rad an: 44, İbrahim an: 6-7-40, Nahl an: 110, İsra an: 51, Rum an: 84, Fatır: 8 ve an: 16-17, Mü’min an: 54.

 

No ResponsesAğustos 28th, 2016

MASAÜSTÜ RADYO PLAYER-İNDİR-BİLGİSAYARINDA DİNLE

Mehmet ÖZÇELİK  www.mehmetözçelik.com

Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.

24 SAAT SİZLERLE…

Dini-Edebi-Tarihi-Siyasi-Risale-i Nurlar-Sohbetler-Tefsir

Bilgisayarınıza indirip kurarak sürekli dinleyebilirsiniz.

http://www.girdapajans.com/masaustuplayer/tesbitlerradyo.rar

NOT:Kurarken antivirüsün engellemesi ile karşılaşabilirsiniz.

Güvenli olarak işaretleyin.

-DLL eksik olduğunu söyleyebilir. DLL SUİTE İNDİREREK EKSİK DLL- LERİ Tamamlayabilirsiniz.

-İsteklerinizi –İSTEK YAP– Bölümünden gönderebilir veya mozcelik02@hotmail.com  adresine gönderebilir.

https://www.facebook.com/tesbitler

Kendi hazırlamış olduğunuz mp3 dosyalarınızı bize gönderebilirsiniz.

Faydalı çalışmalarınızı yayınlayabiliriz.

 

No ResponsesAğustos 28th, 2016

ÇANAKKALEDEN DAHA BETER

ÇANAKKALEDEN DAHA BETER

Evet, Çanakkale-den daha beter durumdayız.

Zira Çanakkale-den 7 düvel dıştan saldırıyor, içten toplu olarak püskürtülüyordu.

İçteki bu birlik ve bütünlük otomatikman ilahi yardımı da celb ediyordu.

Şimdi ise hem dışardan hem de içerden toplu, birlikte bir saldırı altındayız.

İşin en hazin yanı – 15 Temmuz cunta saldırısındaki birlik ve beraberlik hariç, zira orada da ilahi yardım gelmişti.- hainin en büyüğünün içeride olması, 7 düvelle değil adeta 77 düvelle bir saldırı içinde olunmasıydı.

İşte bunun belgeleri;

-2016 Türkiye askerî darbe girişimi ya da darbecilerin verdiği adıyla Yurtta Sulh Harekâtı, 15-16 Temmuz 2016 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan FETÖ/PDY,[29] CIA[30] ve ABD‘li NATO‘ya[31] dahil bir grup asker tarafından gerçekleştirilen askerî darbe teşebbüsü.[1]

-Daily Star Sunday’e konuşan önde gelen bir savunma kaynağı: ”Türkiye uçurumun kenarında. Eğer ikinci bir darbe girişimi yaşanırsa iç savaşa dönüşecektir. Eğer böyle olursa büyük ölçekli uluslararası bir kriz yaşanacaktır. Türkiye’de vatandaşları yaşayan ya da tatilde bulunan her ülke onları kurtarmak üzere girişimde bulunacaklardır ve biz oyunun ilerisinde olmaya niyetliyiz,” sözlerini ifade etmiş![2]

-İngiliz Daily Ekspress gazetesi İngiliz hükümetinin gerektiği takdirde tatil için Türkiye’de bulunan ve sayıları 50 bin civarı olan vatandaşlarını kurtarmak bahanesiyle askeri bir operasyon planladıklarını, hatta bu görevi gerçekleştirecek askerlerin Güney Kıbrıs’ta bulunan İngiliz üssüne gönderildikleri bilgisini veriyor.

Kurtarma operasyonunun merkezi Türkiye’ye 100 mil uzaklıktaki Kıbrıs’ın güneybatı sahilinde bulunan Kraliyet Hava Kuvvetleri üssü olacak gibi görünüyor, fakat halihazırda Akdeniz’de bulunan Kraliyet Donanması savaş gemileri, Başbakan Theresa May’in görevlendirmesi halinde harekata dahil olabilirler.[3]

-Türkiye’nin Suriye sınırındaki Ceylanpınar Belediye Başkanı Menderes Atilla, 15 Temmuz gecesi PYD’nin Resulayn’da çok sayıda zırhlı aracın farları ve kontakları kapalı bir şekilde Türkiye’ye girmek için beklediğini söyledi.

15 Temmuz gecesi Kobani’de yoğun hareketliliğin yaşandığını daha önce dile getiren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, bölgedeki yetkililerin bazı hazırlıklardan bahsettiğini belirterek, “Karşı tarafta silahlı bazı hazırlıklar yapıldı. Başarılı olması halinde Türkiye’ye sızılacağı bilgileri var. Bölgeye gittiğimizde söylediler. Hareketliliği fark etmişler.” sözleriyle dikkatleri Suriye sınırına çevirdi.

15 Temmuz darbe girişiminden 3 gün sonra yine Şanlıurfa-Suriye sınırında yakalanan bir teröristin ifadelerinde de bu konu hakkında bilgiler olduğunu söyleyen Atilla şöyle devam etti: “18 Temmuz’da sınırda yakalanan Suruç nüfusuna kayıtlı bir terörist de ifadesinde bu bilgileri doğruluyor.

15 Temmuz gecesi hazırlık yapıldığını ve Türkiye’ye girileceğini söyleyen bu terörist, sadece polis ve sivillere ateş açabilecekleri, askerlere ise ateş açılmaması yönünde talimat aldıklarını söylüyor. Ayrıca 22 Temmuz’da yakalanan Diyarbakır nüfusuna kayıtlı Kemal Pir adındaki terörist de benzer ifadelerde bulunuyor. Aslında o gece sadece Resulayn ve Kobani değil, PYD’nin kontrolündeki tüm noktalarda bu yönde hazırlıklar yapılmıştı. Ancak darbe girişimi başarılı olamayınca Türkiye’ye giremediler.”

ASIL AMAÇ İÇ SAVAŞ ÇIKARMAK

Darbe girişiminden önceki günlerde ABD tarafından PYD’ye 50 bin ton silah ve mühimmat yardımı yapıldığını da iddia eden Atilla, asıl amacın Türkiye’de bir iç savaş çıkarmak olduğunu ileri sürdü.[4]

*EY HALKIMIZ, HAYDİ PKK NÖBETİNE…

Fetö tehlikesinin büyüklüğü hem ahtapot gibi devletin tüm kademelerini sarmış olması ve ondan daha tehlikelisi ise, bu projenin 50 yıllık sürdürülen bir proje olmasıdır.

Fetönün onca şerri içerisinde büyük bir hayrı oldu;

Toplumu ortak noktada birleştirdi.

Toplum vatan olunca, her noktada birleşmeye başladı.

Bu sel yayılacak, sadece pkk değil, yurt dışına da yayılacak, islam ülkeleri içinde ayağa kalkılacak, zulme karşı bir araya gelinecek.

Bu sel burada kalmamalı.. alemi dolaşmalı.

AYNEN 15 TEMMUZ GİBİ BU MİLLETİN AYAĞA KALKMASI LAZIM..VACİB.. HATTA FARZ-I AYNDIR.

MEHMET ÖZÇELİK

21-08-2016

[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/2016_T%C3%BCrkiye_asker%C3%AE_darbe_giri%C5%9Fimi

[2] http://www.sonkursungazetesi.com/haber/gundem/arican-15-temmuz-kalkismasi-ve-ingilizlerin-ulkeyi-isgal-plani!/5664.html

[3] http://www.aksam.com.tr/guncel/ingiliz-gazeteden-sok-15-temmuz-iddiasi/haber-537463

[4] http://www.seslimakale.com/haberdetay/baskandan-darbe-gecesi-ile-ilgili-korkunc-iddia-1668

 

No ResponsesAğustos 27th, 2016