DARBECİ VE TEZGAHCILARI

DARBECİ VE TEZGAHCILARI

15 Temmuzda Türkiye-ye darbe yapan Nato ve Abd acaba bunu neden yaptı;

1-Fetöcülerin Türkiye-deki gücünü test etmek.

2-Yıllardır beraber ortaklaşa darbe yaptığı Atatürkçüleri; başarılı olsaydı önemli yerlere getirmek,

Başarılı olmayınca onları geri planda tekrar kullanmak üzere gizlemek, saklamak idi.

3-Toplumda Suriye-den daha tehlikeli bir iç savaşı oluşturmak. Bunun içinde;

a)Başarılı olunsaydı, vatanseverleri onlara karşı kışkırtmak, yeniden gücü ele geçirmek.

b)Başarılı olunmayınca B planı olarak mutsuzlar grubu oluşturmak ve onları devlet ve milletle karşı karşıya getirmek.

c)Fetö mensublarıyla gerekirse silahlı olarak bu milleti ve cemaatları karşı karşıya getirmek.

d)Pkk gibi, irtica ve laiklik yaygaraları gibi, toplumu bir elli yıl daha Fetö ile meşgul etmek.

-Öncesinde 17-25 Aralık 2013 yılında denendi. Başarılı olunamadı.

– Sözcü yazarı Emin Çölaşan; ‘Bizim başaramadığımızı Fethullah’la ekibi başardı’ dedi.

-Kemal Kılıçdaroğlu, “Gezi direnişi, 80 sonrası dönemin en demokratik, barışçı ve birleştirici hareketiydi. Haksızlığa karşı susmamayı hatırlatanlara selam olsun.” ifadesini kullandı.[1]

-Gezi olaylarının maliyetinin 210 milyar lira olduğu, bu parayla 4-5 GAP, 38-40 Boğaz Köprüsü, 15 bin okul, 850-900 adet hastane yapılabilirdi” denildi.[2]

15 Temmuz darbesine kontrollü darbe diyen bir insan ya kişiliği gelişmemiş bir insandır veya tam bir ihanet içerisindedir.

Veya sulandırmaya çalışan sulu ve silik bir kimsedir.

En az tabirle tam bir ahmaktır.

Çünkü o kadar şehit olan 249 kişiyi ve üç bine yakın yaralıyı görmemek, devletin kendi kendisini vurmaya çalıştığını iddia etmek, kontrolden çıkan teröristleri devlet değil de milletin durdurduğu bir darbe nasıl kontrollü bir darbe olur?

Zaten devletin en üst kademesinde bulunmuş olan bir insan neden kendi kendine darbe yapsın ki?

O halde olsa olsa bu darbe, bir türlü meşru yoldan devletin zirvesine çıkamayanların zırvalamalarından başka bir şey olmasa gerektir…

Türkiye-yi bir asırdır maddi manevi bitiren bu zihniyet, yine bitirmeye talib…

Allah bitirenleri bitirsin.

*********************   

PKK’lı Karacagil’in ölümü Cengiz Çandar’ı üzdü

Piyasadan çekilen Cengiz Çandar, Gezi olaylarından tanınan PKK’lı terörist içinin yandığını söyledi.

İşte bizdeki yazarlar.

Cengiz Çandar için ajan gazeteci olduğu söylenirdi.[3]

-Batılı gazetecilerin CIA tarafından kontrol edildiğini söyleyen, Satılmış Gazeteciler kitabının yazarı Udo Ulfkotte, Almanya’da ölü bulundu.

Türkiye’den de pek çok gazetecinin Alman istihbaratı BND ve ABD istihbaratı CIA’e çalıştığını söylemişti. Ulfkotte, CIA yanlısı kuruluşlardan Atlantic Bridge’in yıllıklarında son on yılda görülen isimlerin “CIA’in Türk dostları” olduğunu belirtmişti.[4]

İçinde kimler yok ki….[5]

Bir ajan itirafında; Türkiye’de 50 üst düzey ajan var.[6]

Mite ve devlete düşen en büyük görev bunları deşifre etmek, toplumla paylaşıp iplerini pazara çıkarmaktır.

MEHMET ÖZÇELİK

31-05-2017

[1] http://www.habervaktim.com/haber/509109/kemal-kilicdaroglunun-gezi-ozlemi.html

[2] http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/161565.aspx

[3] https://www.google.com.tr/search?q=t%C3%BCrkiyedeki+ajan+gazeteciler&ie=utf-8&oe=utf-8&gws_rd=cr&ei=pnkuWa32OeWp6ATrnrXIDQ

[4] http://www.yenisafak.com/dunya/ajan-gazetecileri-desifre-eden-ulfkotte-hayatini-kaybetti-2597320

[5] https://www.facebook.com/fidankorkmaz/posts/1586752221565892

[6] http://www.hurriyet.com.tr/turkiye-de-50-ust-duzey-ajan-var-21476142

http://www.yeniakit.com.tr/haber/cianin-turk-ajanlari-desifre-oldu-36383.html

 

No ResponsesHaziran 9th, 2017

BU GECE ÇOK KAN AKACAK

BU GECE ÇOK KAN AKACAK

-Atatürkle başlayan tek adamlık, tek şefliğin 30 yıllık döneminin sonunda, 1950 de bu milletin biraz nefes almasıyla birlikte, İngilizlerin elinden devir aldığı yönetimi bu sefer Nato ile ve Natonun Abd ile darbeleriyle 15 Temmuz 2016 ya kadar gelindi.

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Türkiye-deki yönetim İngiliz ve abd projesidir, iç ortaklarıyla birlikte…

-Fetöyle ilgili olan şimdiye kadar ki hangisi yalan?

Bu da mı yalan?

“15 Temmuz darbe girişimini MİT’e haber veren binbaşının ifadesine Yeni Şafak ulaştı: Pilot Binbaşı Deniz Aldemir, “Bu gece çok kan akacak, ben Hakan Fidan’ı alacağım” deyince 14.20’de MİT’e geçtim. Darbe olabileceğini söyledim. Üzerime dinleme cihazı taktılar. 19.00’da birliğe geri döndüm.[1]

-Bediüzzaman Said Nursi’nin vekili olan 5 din aliminin kalp krizinden ölümünde, FETÖ’nün parmağı olduğu şüphesi ortaya çıktı.[2]

-Said Nursi’nin vefat eden talebelerinde suikast şüphesi!

AK Partili Metin Külünk, ilk kez dile getiriyorum dedi.[3]

-Fetö laikliğin son temsilcisi mi?

Rejimi son  koruyan kimse mi?

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Washington Post’ta yazısını yayınlattı. Darbeye katılanların örgüt üyesi olduğunu kabul eden FETÖ, “Türkiye’de laiklik elden gidiyor, Batı müdahale etsin” dedi. Erdoğan’ın Trump’la görüşmesi öncesinde harekete geçen FETÖ üyeleri ise Temsilciler Meclisi’nden imza toplamaya çalıştı.[4]

**************************   

VER PAPAZI AL PAPAZI

Trup Erdoğan buluşmasının özeti nedir derseniz derim ki;

Al papazı ver papazı.

Nasıl mı?

İzmir-de yıllarca ajanlık yapan Pastörün yani papazın yakalanarak içeriye atılmasıydı.

Cıa devreye girmiş, bunun kurtarılması için her yol denenmişti.

Ancak bir sonuç alınmamıştı.

“Trump’ın Türkiye’den iadesini istediği Papaz Brunson’un 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgisine dair önemli bilgilere ulaşıldı. Papaz Brunson’un CIA’ye çalıştığı belirtilerek ABD’de bir harp subayı olduğu iddia edildi. Ayrıca darbe girişimi başarılı olsaydı Papaz Brunson’un CIA Başkanı olacağı dile getirildi.[5]

Trump ver papazımı al papazını yani Fetönün takasını gündeme getirmişti.

Abd Ypg gibi tekliflerimizi ise hiç önemsemeyecek, dediğini yapacaktır.

-Bizi reddedemeyen Abd, yan unsurlarını devreye koyacak, bizi ovalarken oyalayıp yormaya çalışacaktır.

– Abd artık gizli değil açık düşman haline gelmiştir.

-ABD, kara kuvvetlerine çevirdiği PKK-PYD’ye 15 ve 20 Mayıs tarihlerinde iki büyük askeri sevkiyat yaptı. 100 TIR’lık ağır silahlar örgütün kontrolündeki Haseke’ye götürüldü.[6]

-İsrailin anası abd terörü bizzat kendi üstlendi.

ABD, terör örgütü PYD/PKK’ya 15 ve 20 Mayıs tarihlerinde 100 tırlık askeri sevkiyat yaptı.[7]

-FETÖ operasyonu kapsamında tutuklanan Amerikalı rahip Brunson’ın, Suriye’den gelen PYD’li teröristleri kutsadığı ve kilisede Kürtçe ayin düzenlediği ortaya çıktı.[8]

ABD‘nin, Suriye’de terör örgütü PYD/PKK’ya DEAŞ’la mücadele gerekçesiyle askeri yardımları sürüyor. Dünkü sevkiyatla birlikte, yaklaşık 3 haftada toplam 218 TIR, Rakka‘nın kuzeyindeki örgüt unsurlarına gönderildi.[9]

-Kurulduğundan bu yana hep kriz ve Türkiye aleyhtarı faaliyetlerle birlikte anılan İncirlik Üssü, şimdi de Almanya’nın hedefinde.[10]

-Şimdiye kadar Abd bizi incirlikten vurmuştu. Şimdilerde ise Almanya buna talip.

MEHMET ÖZÇELİK

24-05-2017

[1] http://www.yenisafak.com/gundem/iste-o-binbasinin-ifadesi-2671698

[2] http://www.milliyet.com.tr/feto-nun-tehdit-ettigi-alimlerin-gundem-2289269/

[3] http://www.risalehaber.com/said-nursinin-vefat-eden-talebelerinde-suikast-suphesi-278311h.htm

[4] http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/473867.aspx

[5] http://www.ahaber.com.tr/webtv/dunya/papaz-cia-baskani-olacakti

[6] http://www.habervaktim.com/haber/508551/pkkya-100-tir-silah.html

[7] http://www.haber7.com/ortadogu/haber/2337945-abdden-pydpkkya-100-tir-silah

[8] http://www.habervaktim.com/haber/508571/papaz-brunson-pydli-teroristleri-kutsamis.html

[9] http://www.ahaber.com.tr/gundem/2017/06/02/abdnin-pydye-218-tirlik-silah-yardimi

[10] http://www.habervaktim.com/haber/508196/kriz-ussu-amacinin-disinda-kullanildi.html

 

No ResponsesHaziran 6th, 2017

DNA VE İNSAN YAPISI

DNA VE İNSAN YAPISI

‘Elbette nev-i beşer, âhir vakitte ulûm ve fünûna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise, ilmin eline geçecektir.’ ” diyor Bediüzzaman. [1]

Bütün alanlarda bir gelişme görülmekte ve özellikle insanın mikro dünyasında önemli çapta gelişmeler olmaktadır.

Alemde yaratılan her şey adeta bilgisayardaki 1 ve 0 rakamlarının farklı dizilişi gibidir.

Bir O’ dur, sıfır mahlukattır.

Halk, Hâlık ve mahluk aynı köktendir.

Buz ve su misali.

Pisagor; ”Tanrı matematiğin diliyle konuşur.”

Ebced harflerin rakamsal değerlerle ifadesidir.

Allahın Nâzım ve Munazzim isimleriyle alemdeki dengeyi matematiksel olarak düzenli düzmesi ve dengelemesidir.

Allah bu dengeyi bizatihi yaparken, diğer taraftan da emir ve yasaklarıyla yapmaktadır. Mesela;

-3 GÜNLÜK ORUÇ BAĞIŞIKLIĞI YENİLİYOR.

Çığır açan bu araştırmaya göre 3 günlük oruç yaşlılarda bile vücudun bağışıklık mekanizmasını komple yenileyerek vücudun dinçleşmesini sağlıyor.

HÜCRELER DE İNSANLAR GİBİ ÇALIŞIYOR.

Hücreler bize benzemeseler bile bazı durumlarda aynı insanlar gibi hareket ediyorlar. Çöplerini özel torbalara dolduruyorlar (otofagozomlar), ve konteynerlere depoluyorlar (lizozomlar). En kirli olanları yok edilip sindiriliyor, bazıları da yeniden dönüştürülerek enerji üretiminde kullanılıyor. Otofaji vücut stres altındayken çok daha fazla çalışıyor. Mesela oruç tutarken ya da açlık sırasında. Bu durumda hücre enerji üretimini kendi iç imkanlarını kullanarak yapmaya çalışıyor ve tabii ki ilk olarak çöpünü ve patojen bakterileri sindirerek başlıyor.” [2]

-Gerek Türkiye-de ve gerekse dünyada Genom yani Gen teknolojisi üzerinde büyük çalışmalar yapılmakta ve projeler üretilmektedir.

Genom; organizmayı oluşturmak için gerekli bilgilerin toplamına denir.

Genin tarifi, bir kalıtım birimidir.

Bir kromozomun belirli bir kısmını oluşturan nükleotid dizisidir.

Her şey, protein veya Rna molekülü gibi özel bir işlev taşıyan kromozomların belli bir noktasındaki nükleotid dizilerinden oluşur.

Her gün farklı bir şifre ihtiva eder.

Genler sistemi kontrol ederler.

İnsülin şekeri dengelemek için kullanılırken, düzenli ve dengeli kullanılmazsa zarar verdiği gibi, genlerde öyle…

Uyum sağlaması gerekir nakledildiği yerde.

İnsanda tahminen yüz bin adet gen vardır.

Bu gen teknolojisi ile başta tıp alanında bir çok hastalıkların tedavisinde kullanılacaktır.

Bu meseleye maddi ve manevi açıdan bakıldığında, gen teknoloji ve değişiminin mümkün olduğu da görülecektir.

-Rivayete göre Zekeriya peygamber 120, eşi ise 98 yaşında iken hem ihtiyar ve hem de kısır olmalarına rağmen çocukları olmuştur.

Bunun alameti olarak üç gün üç gece işaretten başka bir şekilde konuşmaması ve teşbih yapabilmesi belirtilmiştir.

Gündüzün başında ve sonunda Allahı zikredip tesbih etmiştir.

“Zekeriya, “Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Allah, “Öyledir, ama Allah dilediğini yapar” dedi.

Zekeriya, “Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver” dedi. Allah da şöyle dedi: “Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.”[3]

-Aynı durum İbrahim peygamber içinde olmuş, doksan yaşından sonra yıllardır çocuğu olmayan Sare-den sonra Hz. Hacer-le evlenmiş İsmail peygamber olmuş, daha sonra da Sare-den Hz. İshak olmuştur.

-Ve yine Hz. Meryem-den Hz. İsa-nın babasız olarak dünyaya gelmesi de meseleye ışık tutmaktadır.

Başta şunu da belirtmekte yarar vardır. Bu gen değişimi evrim teorisiyle değerlendirilmemelidir. [4]

Zira insanda 23 çift kromozom varken, maymunda 22 çift kromozom bulunmaktadır. Her bir kromozomda farklı bir varlığı oluşturmaktadır.

Nitekim farklı kromozoma sahip olan merkeb ve attan meydana gelen katırın nesli devam etmemektedir.

-Hadiste; Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşr olursunuz, buyurulur.

İnsanın ahiretteki dirilişi, dünyadaki nasıl yaşamış oluşuyla ilgilidir.

Nitekim bazı sebzelere yapılan gen aşılaması ile değişim mümkündür.

Domatese üzüm geni, kabağa karpuz geni gibi.

Özellikle dünyayı kontrol amaçlı olarak, başta İsrail yani Yahudiler olmak üzere tohumların –buğday ve domates gibi- oynanmaktadır.

Bu geni değiştirilmiş tohumlar bir daha ekilememektedir. Yani nesilleri devam etmemektedir. En önemlisi de karşıyı kendisine muhtaç ve bağımlı hale getirmektedir.

-Haram yiyen haram-zâde olur.

Haramın sancısı ziyade olur.[5]

Bundan birkaç yıl önce Türkiye-de kan ile ilgili olarak oynanan oyun bu gen haritasını çıkarmaya yönelik idi.[6]

Ruhlar aleminde kendileriyle sözleşme yapılan ruhlar son buluncaya kadar hayat devam eder.

Kur’an Yahudileri bu noktada uyarmaktadır.

-“İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi.[7]

“Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.”[8]

Burada kulak zikredilmesinin hikmeti; kulağın tüysüz olmasından dolayı oradan alınan dna- larla genlerde değiştirilme ve kopyalama yapılıyor olmasındandır.

Ayrıca ana rahmindeki oluşumun kulak şeklinde olması da düşündürücüdür.

Yine kulakta akupunktur noktalarının bulunmuş olması söz konusudur.

Bu gün bitki, sebze ve hayvanların genleriyle oynanması sonucu gdo-lu, aşırı büyük ve büyümeye yüz tutan canlıların olması..

İnsanda sahip olduğu her bir özelliğe aid bir gen bulunmaktadır.

Bu gün yapılmaya çalışılan gen teknolojisi ile bunu kontrol altına almaya çalışmaktadırlar.

Sadece insan beyninde sayısız beyin hücresi ve bağlantı noktaları bulunmaktadır.

Hariçten gelen ağır müzik veya kötü ışın ve sinyaller onun yapısını bozmaktadır.

Nitekim Yahudiler manevi bozukluklarından, cumartesi oruç yasağına uymamalarından dolayı içlerinden 12 kişi domuz ve maymun suretine çevrilmiş, üç gün sonra da ölmüştür.[9]

Bernard Shaw‘la evlenmek isteyen bir kadın Dünyadaki en iyi beyin sizde, en güzel beden de bende. Evlenmemiz sonucu olacak çocuğu bir düşünsenize, kusursuz olacak!” der. Shaw şu şekilde cevap verir, “Ya aklı senin gibi, bedeni benim gibi olursa ne yapacağız?”

Eski antik yunanda yapılan heykellerde başı arslan vücudu ise yılan şeklinde figürler yapılırdı.

Peygamberimiz zamanında adamın biri doğan çocuğunun ne kendi eşi ve tarafına benzememesi üzerine durumu peygamberimize aktarınca, birkaç kere tekrar ile araştırmasını istemesi üzerine yedinci nesilde ona benzeyen birinin olduğunu tesbit eder.

Kişi soyuna çeker.

Elbette her şeyin dizgini Allahın elindedir.

“İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”[10]

Dna sıfırdan yapılamıyor. Değiştirilen genler uzun ömürlü olur mu? Nitekim koyun Doli annesiyle beraber aynı yaşta öldü.

Dünyada gen değişiminde problem olacak olan ve de korkulan insanlığın zararına kullanılmış olmasıdır.

“Dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna giden, pek azılı düşman iken, kalbinde olana Allah’ı şahid tutan, işbaşına geçince, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çabalayan insanlar vardır. Allah bozgunculuğu sevmez.”[11]

İnsanlık bir yandan büyük bir gelişimin, diğer yandan ise büyük bir tehlikenin eşiğindedir.

-Dna özellikleri ile ilgili olarak özetle;

“DNA, insan vücudunun bilgi deposudur.

nsan vücudundaki 100 trilyon hücrenin hepsi DNA’daki bilgilerin tamamını eksiksiz bilmektedir.

-DNA’da 3 milyar kimyasal harf vardır.

-Bunlar A, T, G ve C harfleridir ve kendilerine özgü bir dile sahiptirler.

Bu harflerden yalnızca bir tanesinin bile eksilmesi ya da yer değiştirmesi, ölümcül

hastalıklara sebep olmaktadır.

-DNA, 1.000.000 ansiklopedi sayfasını rahatlıkla dolduracak bilgiyi içermektedir.

-DNA, anne ve babanın tüm kalıtsal bilgisinin çocuğa geçmesini sağlamaktadır.

-Hücrelerin göz, saç, kemik, deri, mide veya başka bir alanda özelleşmelerini DNA’daki

bilgiler belirlemektedir.

-DNA, metrenin milyonda biri kadar olan hücrenin içine, bir ipin makaraya sarılması gibi katlanarak sarılmıştır.

Bu ip birbiri üzerine dönen, sarmaşık gibi sarılmış iki zincirden ibarettir.

-İki zincirin birbirinden uzaklığı 2 nanometre yani metrenin milyarda biri kadardır.

-Hücrenin içindeyken metrenin milyarda biri kadar yer kaplayan DNA, açılıp içindeki

harfler peş peşe dizildiği zaman 1 metre 80 santimetre uzunluğa denk gelmektedir.

-Tüm hücrelerdeki DNA’nın uzunluğu, 9 milyon kilometre etmektedir. Bu uzunluk,

13 defa Ay’a gidip dönmeye eş değerdir.

-DNA’nın protein üretiminde görevli parçalarına “gen” ad› verilmektedir.

-İnsan DNA’sı, 25.000 farklı gene sahiptir.

-DNA’nın sadece %2’si protein üretiminde görevlidir, %98’inin ise ne işe yaradığı büyük bir sırdır.”

MEHMET ÖZÇELİK

29-05-2017

 

[1] Bk. Sözler.20.söz.2.Makam.

[2] http://www.risalehaber.com/nobelli-japon-bilim-adamindan-oruc-ispati-293495h.htm 

 

[3] ALİ İMRAN-40-41.

[4] Bak. http://www.tesbitler.com/2015/01/02/e-v-r-i-m-t-e-o-r-i-s-i/

http://www.tesbitler.com/2015/01/03/evrim-bilimsel-degildir/

[5] http://www.tesbitler.com/2015/01/03/haramin-sancisi/

[6] http://www.tesbitler.com/2017/05/16/sunnette-hacamat/

[7] Hicr.39-40, Sa’d.82-83.

[8] Nisa.119.

[9] http://www.tesbitler.com/2015/01/03/siret-ve-suret/

http://www.tesbitler.com/2015/01/01/manevi-cehre/

http://www.tesbitler.com/2015/01/03/perde-arkasinda-yahudilik/

http://www.tesbitler.com/2015/01/02/yahudilerin-fesadi/

[10] Hud.56.

[11] Bakara.204-205.

No ResponsesHaziran 3rd, 2017

RİSALE-İ NURUN KUDSİYETİ

RİSALE-İ NURUN KUDSİYETİ

 

Risale-i Nur hizmetinin kudsiyeti başkalarının bu işe müdahalesini reddediyor ve de devre dışı bırakıyor.

Öyle ki, Üstad bile kendini devre dışı bırakmış, bir talebesi ve bir dümdarlık görevinin olduğunu ifade etmiştir.

Durum bu kadar ciddi iken, birisinin kalkarak münferid bir hareket sonucu bu hizmete zarar verecek olması halinde onu dışarı atacak, gerekirse istifrağ edecektir.

Zaman bunun örnekleriyle doludur.

İfrat ve tefrit içinde bulunanlar, nefsi hesabına hizmette ahkam kesenler, mıymıntılı halleriyle herkesi kendileri gibi olmaya ve de düşünmeye davet edenler kendi kısır hareketleri içerisinde dönmeye ve dışlanmaya mahkum kalacaklardır.

Tek yapılacak iş ise; bir buz parçası nevindeki enaniyeti o havuz içerisine atıp eritmektir.

-Bu insanlar Risale-i Nurda neyi buluyorlar?

Risale-i Nur her fıtrata uygun devayı sunuyor.

Her insan onda kendine açık bir kapı, kendine uygun bir pencere, kendine münasib bir nefes, kendi akıl ve kalbine tatmin edici bir gıdayı buluyor.

Yüz kapılı bir saray olan insanın mutlaka bir kapısından dünyasına giriyor.

Ehli bilim onda bilimsel hakikatları bulurken, ehli tasavvuf ve tarikat da onda zikri, ezkâr ve evradını buluyor.

Risale-i Nurun bir cazibesi var.

Çünkü onda şahıs ve şahsiyet yoktur.

Hem kendisinde ve hem de herkesin kendisinde manevi şahsiyet, onda bir şahsı manevi oluşturuyor.

Fani olan şahısların maneviyatını ve kemâlatını kendinde cem edip bâkileştiriyor.

Bâki hakikatlar fâni şahsiyetlerle fena bulup yok olurken, Risale-i Nurda intikal ile katlanıyor, artıyor.

Arttıkça ihtiyaç ziyadeleşiyor.

İhtiyaç iştiyaka, iştiyak hakikate tahrik ediyor.

Çobanından eğitimcisine, zengininden fakirine, erkeğinden kadınına, çocuk ve gencinden yaşlısına, hocasından cemaatına kadar bütün farklı kesimleri bir çatı altında topluyor.

İmandaki tevhidi amelde ve hayatta da tesis ediyor.

14 asırdır süre gelen velayet yollarını ve ilim zincirlerini tek bir halkada ve havuzda bir araya getirip telfik ediyor.

Risale-i Nur kavgayı kaldırıyor.

Fikre istikamet veriyor.

Hayata yön veriyor.

Akla şuur veriyor.

Vicdana yasakçı bırakıyor.

Kur’an-dan besleniyor, Kur’an-la besliyor.

Üstadı hakikisi olan Peygamberden ders alıyor, ders veriyor.

Risale-i Nur problemlere çözüm üretiyor, onu çözecek ve üretecek çözüm yollarını açıyor.

Allaha giden yolları açıyor.

O yolları gösteriyor.

Zulmetten nura çıkarıyor.

Küfürde cehennemi, imanda cenneti gösteriyor.

İnsanları kardeş yapıyor., dost yapıyor.

İnsanı insan yapacak esasları gösteriyor.

Bir eczahane olan Risale-i Nur her hastalığa uygun, yan etkisi olmayan ilacı veriyor.

Asra sahip çıkıyor, asırdakileri muasırlaştırıyor.

Asrın idrakine söylüyor.

Asrın idrâki oluyor.

Dinde ve de düşünce ve konuşmayı kısırlaştıran dilde tamirat yapıyor.

Okundukça bu görünüyor.

MEHMET ÖZÇELİK

21-05-2017

No ResponsesHaziran 1st, 2017

HAM SÖZLER

HAM SÖZLER

Ham sözler, pişmemiş yemeğin ağızdaki zorluğu, midedeki yorgunluğu gibidir.

Ham sözler, pişmemiş hamur halindeki ekmeğin mideye yumruk gibi oturmasıdır.

Ham sözler, olmamış armudun ve meyvenin boğazda tıkanması, dildeki tatsızlığı, midedeki rahatsızlığı gibidir.

Ham sözler, pişmemiş, kart olan etin midedeki hazımsızlığı gibidir.

Ham sözler, akıl ve kalpte yoğrulmadan ağızdan çıkan ölçüsüz sözlerdir.

Ham sözler aklın zayıflığından, kalbin yetersizliğinden, vicdanın nefis ve şeytan tarafından işgalinden ibarettir.

Ham sözler cehaletin ürünüdür.

Ham sözler süzgeçten geçmeyen tifli çay gibidir.

Ham sözler hamlığın, olgunlaşmamışlığın bir göstergesidir.

Ham sözler kişinin aynasıdır.

Ham sözler, kişinin özü ve özetidir.

Ham sözler, dönüşü olmayan sözlerdir. Yaydan çıkan ok gibi.

Ham sözler, gönlü de, aklıda yaralayan yaralı ve yaralayıcı sözlerdir.

Ham sözler, atık ve hayatın çöplükleridir.

Ham sözler, kılıç yarasından daha ağır, kapanmayan yaralı sözlerdir.

Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
Sözü pişirip diyenin, işini sağ ede bir söz

Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz.

İlk söz vardı.

O da tamdı.

Ham olanların elinde ve dilinde ham kaldı.

Çünkü özlerinde o söz pişmemiş, çorak olduğundan ham kalmıştı.

Ham sözler, çorak ve çöl yapılıların ürünleridir.

Orada yetişse yetişse ot ya da diken yetişir.

Ham sözler, gamlı sözlerdir.

Ham sözler, ruhsuz sözlerdir.

Ham sözler, toplumda ham insanları yetiştirir.

İlk bozulan şey sözlerdir.

Bozmak için ilk oluşturulan şey, ham sözlerdir.

Ham sözler, anlaşılmayan, anlamdan uzak sözlerdir.

Ham sözler, şeytanın kalbe diktiği dikenlerdir.

Ham sözler arzidir, beşeridir.

Semavi sözler onu pişirir, geliştirir.

Yemeklere tat veren tuz, klor ile sodyumdan ibarettir. Bunların her ikisi zehirdir.

Ham söz zehir gibi öldürür.

-En çok kullandığımız kelime, şey.

Var ve varlık demektir.

Yetersiz söz…

-Sözün seni böbürlendirdiği vakit sus; susman seni böbürlendirdiği zaman
ise konuş ( Talk b. Habib)

MEHMET ÖZÇELİK

24-05-2017

No ResponsesMayıs 30th, 2017