ÇETİN ALTAN KİMDİR ?

 

            Halkı kurtaran adam!?Komünist..Yoldaş..sarhoş..Efkârlı..Şeytanın gör dediği..Cana okuyan..Emekçi Darbeci..Allahtan bile korkmayan adam!..Allaha savaş açan kahraman!?..Ya şehid ya gazi!!?Şerli ve belalı..İşte o…

Solu tahrik eden Çetin Altanın dokunulmazlığını T.B.M.M’nin kaldırması üzerine,Anayasa Mahkemesine dokunulmazlığının iadesi için dava açtı ve mahkeme bu kararı iptal ederek,Çetin Altan’ın dokunulmazlığını iade etti.

            Çetin Altan anayasa mahkemesine şöyle bir dilekçe vermişti.

            “Kurtar beni anam,anayasam,anayasa mahkemem…Usülden ve esastan kurtar beni.Ben komünizmin emekçi ihtilali olduğunu,bütün köylülerin ve işçilerin birleşerek faşist,komprador,namussuz iktidarı devirip,devlet yönetimini ele geçirmesi olduğunu söylüyorum.Her gittiğim yerde de söylüyorum.

            Amerikanın uşağı olarak ve de bir emekçi ihtilali darbesi ile hırlaya hırlaya gebertilip,debelenecek olan bu talancılar,sömürücü,komprador köpeği faşistler,benim halkı kurtarmamı istemedikleri için,bana ‘Kominist’ diyorlar…Komünist desinler.Zararı yok.Fakat birde komünistliği Rus casusluğu ve aile düşmanlığı olarak tanıtmak cür’etini gösteriyorlar.

            Eh,ben artık durur muyum?Bu deyyuslara ana avrat sövmez miyim?Ama sizde işi hukuki yandan tutun ki,yutsunlar ayvayı bu namussuz köpekler.Benim anama sövenlerin ve komünizme Rus casusluğu,aile düşmanlığı diyenlerin anasını belleyeyim.Haydi saygıya değer yüce mahkeme…

            Çünkü,sayın hakimler…Taksim meydanındaki Yoldaşlar mitinginde,hatta komünizmin ne olduğunu anlatırsam,iktidar hapı yutar,demedim,asla.Böyle seviyesiz laflar,bütün Amerikanın uğraştığı benim gibi bir adama yakışmaz.Halkı dolandıranların bir iftirasıdır bu.Bu lafı söylerken belki biraz sarhoş olabilirim.Afedersiniz.Çok efkârlıyım da…Baksanıza iktidarın iri itleri ve kompradörleri destekleyen haysiyet ve şeref yoksunu satılmış köpekler,sabaha kadar koltuklarına kurularak,benimle uğraşıyorlar.Afedersiniz,o lafın doğrusu şudur;

            “Kominizmin ne olduğunu anlatırsam,iktidardakiler papuçsuz kaçar”demiştim.Namussuzum öyle demiştim.Tabii bütün bu doğru sözleri,memlekette demokrasi olduğu için ve de anayasaya dayanarak,siz anayasa mahkemesi sayın üyelerine inanıp,güvenerek söyledim.

            Bir de bu deyyuslar Atatürk'e iftira ettiler.Onu komprador faşizminin bir adamı göstererek”Türk milletinin en büyük düşmanı komünistliktir,nerede görülürse ezilmelidir.”dediğini iddia ettiler.Bu namussuzluktur.Atatürk delimidir ki,kominizmin aleyhinde bulunsun?

            Şunu Bornava savcısına anlatamadık.O da soyguncu,kompradör,faşist kerataların ve CIA uşağı iktidarın uşağı olarak benim hakkımda dava açmaya kalktı.

            Şimdi,Bornava savcısını,İstanbul,Ankara savcılarını ve tekmil Türkiye,Amerika savcılarını kıstırıp rezil etmek,hepsinin canına okumak için,ilerde bir emekçi darbesi olduğu zamanda “Leşlerine tükürmek” için,insaniyet adına size sığınıyorum.Yüksek adaletiniz beni usülden ve esastan kurtarmalıdır.Kurtaracağınıza inanıyorum.Çünkü kompradör yöneticisi köpeklerin,hırlayarak geberme günleri yaklaşmıştır.O zaman ben bu halka lazımım.Kudurmuş köpekler bir süre daha kemik yalamak uğruna beni susturmak ve 1337 yıl zindana atmak istiyorlar,adalet huzurunda onlara derim ki;(alın da kaçan mı?)Ve bu sözlerimin de yüksek adaletinizce acele kabul edileceğinden emin olmasam,yazmazdım bu dilekçeyi…

            Çünkü ben sizden değil,Allahtan bile korkmam.Ben öyle adamım ki,Allah bile benimle uğraşıyor.O da kompradorların Allah'ı değil mi?

            Bir gün emekçi ihtilali ile sosyalist rejim geldi miydi,Bornava savcısını kendi Allahına,Allahınıda bizim yoldaşlara parçalatacağım.Size de,”Ayağınızı denk alın,iktidara geldiğimiz zaman belamızdan,şerrimizden korkun”demek istiyorum.Siz beni tanırsınız.Ne yapacağınızı bildiğinizden zaten eminim.

            Allah aşkına beni,kanunla,falan filanla,mahkemeyle,parlementoyla,fasa fisoyla uğraştırmayın.Size güveniyorum.Ve de gereğinin yapılmasını can ve gönülden diliyorum.İnsan insana lazımdır.Bunu unutmayın…Yarın iktidara geldiğimiz zaman…”(Tercüman gazetesi.10-08-1967,Bak.Zulme karşı direniş.Mustafa Ramazanoğlu.304-305.)

            İşin garabeti o ki,Allaha savaş açan Çetin Altan,Allah'tan yardım dileyerek ve onun aşkını vesile kılarak yardım diliyor.Tam bir tezad.Kendi tabir ve düşüncesiyle;düşmanına sığınıyor.           

Hürriyeti delilikte buldum.Deliler bile benden daha hidrürler.Her şeyi söyleyebiliyor ve yapabiliyorlar.Daha doğrusu içim dışımla aynı mı?Ama onlarınki aynı.İçlerindeki aynen dışlarında da görünüyor.Belki de bundan değil midir ki,üzerlerindekileri bile soyuyor,kendilerini gizlemesin diye.Bizler inandığımızın aksini söyleyebiliyor, yapabiliyoruz.Çok kılıflara sarıyoruz.

İsterseniz dedesini de kendi dilinden tanıyalım:"Dedem hasan Paşa çok sert bir askerdi.İsmet Paşa topçu okulunda öğrenciyken Hasan Paşa okul müdürüydü.Sonra ünlü komutanlar olan bu dönemin öğrencileri anlatır dururlar Hasan paşanın sertliğini...Şapka isyanını bastırmakla görevlendirildiği şehirde hızını alamayıp bir de kadın asmıştı.Sanırsam siyasal suçtan ilk asılan kadın odur tarihimizde.Kadın sehpaya çıkmadan önce'Ben bir hatun kişiyim.Şapkayla ne derdim ola ki?'demiş galiba.Ben o tarihte henüz doğmamıştım.Sonradan öğrendim bunları.Ve inanın içimi ince sızı gibi tatsız bir burukluk kapladı."Erzurum'da halk içinde şapka kanununa gösterilen muhalefet üzerine vali paşayla kumandan Tatar Hasan Paşa kafa kafaya vererek bu muhalefeti kırmak için'daha kestirmeden'bir çözüm arayışına düşmüşlerdi.İşte şalcı Bacı'yı idama götüren gelişmeler böyle başlamıştı."(Genç Beyin.Sayı.33.sh.58)

AKILLI HAMDİ

02-01-2006