KORKTUĞUM İKİ ŞEY ; DELİ VE DELİLİK – 1 -

 

            Gerçekten de Allahtan başka kimseden korkmam,hayatta hiçbir şey beli bükememişken,deli ve delilikten korkarım.Zaten ondandır ki,hep akıllı kaldım ve akıllılarla kalarak akılda kaldım.

            Ama yine de deliden uzak kalamadım,delilerle kaldım.Mahallemizde bir deli vardı.Deli Rıza derlerdi.Saçı başı ağarmış bir kimse olmama rağmen,Deli Rızanın evinin önünden geçerken korkardım.Öyle ya,delidir,ne yapsa yeridir,derler.Herşey yapabilir.zaten yapıyordu da.Eline büyükçe bir taş alarak,aklına ne esiyorsa ve kimse kısmet diyerek,hele bir de canı sıkılmış,biri kendisine deli demişse,Allah rast getirsin, kime kısmet,diyerek fırlatıyordu.

            Aslında bu Deli Rıza akıllı olduğunu,eğer merdivenden düşmeseymiş,şu an kendisinin abisi olduğu ve çalışmak üzere Alamanyalara giden kardeşinden de daha akıllı olduğunu söylüyordu.Ancak gel gör ki,şu merdivenden düşme bir olmasaymış, belki de bana akılda rakib bile olacakmış.

            Aslında bunu birazda şunun için yazdım;Gençler okumam ve de not vermem için –Bir delinin yazmış olduğu- “Emmi Hortumu Tutsana”kitabını okumam ve kanaatımı belirtmem için delinin özellikle beni seçerek gönderdiğini söylediler.Önce etrafıma baktım,daha sonra da bu kitabı açıktan mı yoksa bir poşette mi getirdiklerini sordum;

            Akıllı Hamdi amca,elbette poşette getirdik,dediler.

            Peki,getirdiğinizi başka bilen ve gören oldumu,dedim.

            Elbette bir deli,birde bizim haberimiz olup,size getirdiğimizden başka kimsenin haberi yok,dediler.

            Biraz rahatlamıştım.Akıllıların kitaplarını bitirdim de,şimdi birde delilerin kitabını okumak mı kaldı diye kendimi tongaya düşüremezdim elbet…

            Ama akıllılara yardımcı olmak amacıyla bir de hayata deli gözüyle bakayım diye okumayı kabul ettim…

            Bu da benim deliye bir jestim olsun,belki akıllanmasına sebeb olurda,bana talebe olmayı,akıllılık dersleri almayı kabul eder.Çünki görüyorum ki,bu deli akıllılardan iyi iş yapıyor,iyi çalışıyor,reklamını yapmasını biliyor.

            Oysa elbette benim elime kolay kolay su bile dökemez.Çünki dökeceği suyun öyle çeşme suyu veya odunla ısıtılmış,ocakta kaynatılmış su elbette olamaz.Elime su dökecek adamın önce bu suyu saf su olarak elde etmesi ve Üsküdardaki Aziz Mahmud Huda-i hazretleri gibi gönül ateşiyle ısıtacağı su olması gerekir.Yoksa muteber sayılmaz.

            Sayın Deli Cenk Gülen Beyin kitabını madem akıllılık edip bana göndermiş elbetteki ben de delilik edip okumamazlık etmiyeceğim.En kısa zamanda okuyup kanaatımı belirtecek,deliliklerini ve akıllılıklarını aleme duyuracağım.

            Deli Rıza merdivenden düşüp deli olmuş acaba Bizim deli nereden düşmüş?Ve neyini kaybetmiş,düşürmüş?Onları da sizin için araştıracağım.

            Aslında beni üzen ve korkutan deli değil,vali ve devlet erkanının hep kitap imzasında bulunmaları oldu.Yani benim gibi Akıllı bir insandan haberdar olmamak,olsa olsa tam bir delilik olur.

            Hey Allahım hey,delilere kalan dünya,delilerin akıllıları idare ettiği bir dünya!!!

            Zaten şimdiye kadar duyulmamamdaki ve keşfedilmememdeki sebeb,bu akıllılığım,delilik yapmamam oldu.

            Bu işin delilikten geçtiğini geçte olsa bildim ve öğrendim ancak delilik yapacak ve şöhret uğruna delilere kanacak da değilim.

            Bugün Buşu anasının karnındaki ve beşikteki çocuk bile tanıyor çünki delilik yapıyor.

            Aman sevgili dostlarım aman,sizler ne delilik yapınız,ne de deli olunuz.

            Adıyamana bir tane deli yeter.

            Bir tanesini bu kadar ortalığı kaynatıyor,bir de daha olsa kim bilir neler olur?

 

AKILLI HAMDİ

24-09-2005