DEVELERİN BEVLİ
Bizim torun Kayseri’de okuyordu.Kendilerini ev sahibleri çıkarıyormuş.Bunlarda bir yandan okula gidiyor,bir yandan da ev derdine düşüyorlar.Ancak hiç birini de yapamıyorlar.
Ben de dedelik görevi olarak kalktım Kayseriye gittim.Fakat gözümü de dört açtım.
Hani anlatırlar ya.Birisi Kayserilinin çok akıllı olup olmadığını sınamak için çocuğun birisine şöyle sormuş;
Evladım bana öyle bir şey söyleki,hem bana,hem merkebime ve hem de tavuklarıma yem olsun.Ne alayım.
Çocuk hiç düşünmeden;Kavun al amca,demiş.İçini sen yersin,kabuğunu eşeğin yer,çekirdeklerini de tavuklarına verirsin.
-Bir rivayete göre çok akıllı geçinen Yahudilerden birisi de Kayseriye daha girişte oyun oynamakta olan çocuklardan birisinin elinde değerli bir taş görür.Çocuğa vermesi için her şey teklif edip,kabul etmesi için çabalar.Ancak nafile…
Çocuk bir şartla kabul edeceğini söyler.Yahudi ümitlenir ve ne olduğunu sorar.
Çocukda;Amca beni sırtına alıp,şu kümbetin etrafında anırarak on kere dolaştırırsan kabul ederim,der.
Etrafta pek kimseninde dikkatini çekmeyecek şekilde istemeye istemeye ancak başka da bir yol bulamayan Yahudi akbul eder ve çocuğu anırarak kümbetin etrafında on kere dolaştırır.Bitirdikten sonra indirerek vermesini söyler.
Biraz uzaklaşan çocuk;
-Amca,sen eşek aklınla bunun kıymetini biliyorsunda,ben insan aklımla bilmiyormuyum,der ve oradan kaçar.Yahudide cevabını almış,Kayserilileri daha da iyi tanımış olur.
-Ben de ihtiyatlı bir şekilde şehrin dışına doğru ev aramaya başladım.Tek katlı bir ev dikkatimi çekti.Ancak biraz küçüktü.Çünki birkaç öğrenci kalacaklardı.O sırada ev sahibi geldiğinde durumu konuştuk.Epeyde fazla fiyat istemişti.Ben hem pahalı ve hem de evin küçük olduğunu söyleyince,ev sahibi;
Bahçede ahır olarak kullanmakta olan yere bizi götürdü.İçeride bir merkeb vardı.Merkebin komşuya aid olduğunu,onlarında şu an hastalıklı olduğundan dolayı bu hayvanın bevlini içmek için burada bulundurduklarını,kısa bir süre sonra buradan alacaklarını ve böylece burayı da badanalayarak eve katabileceğini söyledi.
Artık tutmaktan vaz geçmiş fakat olayın ilk defa duyduğum düşündürücü durumu beni ilgilendirmeye başladı.
Meğer adam kanser gibi bir hastalığa yakalanmış,asitli olan bu hayvanın bevlini yani sidiğini içmeye mecbur kalmış,ondan meded ummaktaydı.
Develerin bevillerinin şifa için kullanıldığını hadisde görmüştüm de,eşeklerininkini ilk defa duymuş ve de şahit olmuştum.
Hadisde:”- Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:"Ureyne kabilesinden bir grup insan Medine'ye gelmişti. Burası sıhhatlerine iyi gelmedi, hastalandılar. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da onları sadaka develerinin bulunduğu yere gönderdi ve: "Sütlerinden ve bevillerinden için!" emir buyurdu. Onlar da içtiler ve iyileştiler."[1]
Aman ha,sakın bu durumu kınamayın…
Hani anlatılır ya.Adamın birisi bir gübrelikten geçerken orada pislikleri yuvarlayan bir böcek görür.Ve kendi kendine;
-"Yarabbi bunu niye yarattın"der.
Daha sonra adam hastalanır ve Calinos’a gider.Oda hastasını muayene ettikten sonra;”O gübre böceğinden birkaç tanesini suda kaynattıktan sonra içmesini söyler.O da mecburen bunu aynen yapıp uygular ve gerçekten de iyileşir.
Alemde olan hiçbir şey gereksiz değildir.Mutlaka yaratılan her bir şeyin bilemediğimiz bir çok yararları vardır.
AKILLI HAMDİ
25-09-2005