VAY KİRKOR VAY
Bana birkaç kişi geldi,hocam şu 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Adıyamanlıymış, hatırladınız mı,tanıyor musunuz,bu konuda bize bir bilgi verir misiniz,deyince ben de arşivimi karıştırdım.
Ben ki Buşun sorularını bile cevablıyorum,bunları mı geri çevireceğim.
1947 yılında her ne kadar burada doğmuşsa da,ilk-orta-liseyi göçtükleri Malatya’da okuduğu,arkasından Tıbta Ortapedi bölümünü bitirdiği için Adıyamanla pek ilgisi var sayılmaz.
Yeni yetmelerden olduğu için pek tanımadım.Demek elimi öpmeye gelenlerden değilmiş.Yoksa onlar bayramları gelir,elimi öper ben de onlara harçlıklarını verirdim. Bir aile gibi yaşardık.
Ama ben onların soylarını tanırım.1950 küsur yıllarda Demirci Çirço Malatyaya gitmişti.Bu onun torunu olabilir.
Hatta Çirçonun üç oğlu vardı,biri Müezzin olan Veysi’nin yanına gelir ve ona;-Veysi şu münacatı minareden bir daha oku da sana kavurmadan bir hıtab yapayım. Veysi de okur,o Süryani olan Çirço kavurma hıtabını da yapardı.Münacatı dinlemeyi çok severdi.
Benim yanıma da çok gelir giderlerdi.
Kaliçi Mono az mı kablarımızı kalayladı.Biz o Monoları;Çirçoları,Kirkoları unutmadık.Sizler ne çabuk bizi unuttunuz?
Hatta geçen sene bir kızcağız yanıma gelerek Hamdi amca olsa olsa sende olur.Babamın eski bir fotoğrafını arıyorum.Bulabilir misin?
Bende tevafuken birkaç saat önce Adıyaman Süryanilerin fotoğraflarını bir yere toplamış,bastırmayı bile düşünüyordum.
Kızım ben bir bakayım,yarın gel al.
Kız gitti,ben bir tane filimin arabından bastırdım.Ertesi günü resmi verince kız başladı ağlamaya.Bu sefer ben üzüldüm.Kızım dedim seni üzeceğimi bilseydim,hiç vermezdim.Ciddileşip ağlamasını kesen kız;
-Hayır amca ben sevincimden ağlıyorum.Hiç bir yerde bulamamıştık bu fotoğrafları,Allah senden razı olsun deyip gitti.
Yeni yetmelerden olduğu için Emini çıkaramadım ama bayram sonu onun belki de akrabalarının tüm resimlerini yani Adıyaman Süryanilerinin eski resimlerini yayınlayacağım.Şimdi vaktim olmadığından,sırada bekleyen çok iş olduğundan,Hatta Arabistan kralı Abdulaziz’de aradı,şu Buşun bir kulağını çeksen dedi.Bizi soyuyorlar diye feryat etti.Bayram hediyesini bayramdan sonra vereceğim,o zaman Emin bakar da belki bana dua edip,hata etmez.
Eskiler yanlış konuşanlara veya yanlış konuşanlar özür dileyip -Sürçü Lisan- ettik derlerdi.Şimdilerde hem sürçü lisan hem de sürçü kadem edildiği halde o eski nezaket kalmadığından özür de dilenmiyor.
-9 Eylül üniversitesi Rektörü Emin Alıcı aslen Adıyamanlıdır doğru.Rektörlüğü Cumhurbaşkanlığına teklif edilecek üç kişi içerisinde olmayan birisi idi.Ancak son anda birinin geri çekilmesiyle ve kendisinin de başkalarını devreye koyup Cumhurbaşkanına ısrarıyla Rektör oldu.Zor kazansaydı,yerinde uslu otururdu,demek ki çok kolay kazanmış o makamı..makamının hakkını vermiyor.
İki kardeşi yasaklı piyadelerden..Yurtdışına atılmış suçlulardan…Türkiyeye girmeleri yasaklanmış.Emin ise okumuş biri olduğu için herhalde kardeşlerinin akibetine düşmeyi düşünmez.
Eskiler böyle değillerdi.Böyle yanlış yapmazlardı.Çünki azınlık olarak kabul edilmez,adları aynen kalır,değiştirilmezdi.Kimse de rahatsızlık duymaz ve böylece bizlerde onları bilirdik.Şimdi ise kimin ne olduğu belli değil.Adamın adı Emin,kendi Süryani.Gerçi o amcasının adını almış olsa gerek,onun adı da Emindi.
Kendi öğretim üyelerinden bir Tıb Prof.kendisiyle görüşmek için randevu istiyor ancak bir türlü gerçekleşmiyor.Bunun üzerine 90 milyonluk bir muayene fişi alarak hemen görüşme gerçekleşiyor.Ancak bunun duyulması Rektörü rahatsız edince Üniversite meclisinden çıkardığı bir kararla bu öğretim görevlisini görevinden alıyor.
Rektör Adıyaman Süryanilerinden..Bir sözünde Yeni Kubilaylar gerekiyorsa, yeni Kubilaylar olmaya hazır olduğunu söyler.Acaba diyorum da,Kubilayda mı Süryani idi.Bu insanları asırlardır içimizde barındırmakla hata mı etmiş olduk?
Adıyamanda hala Gavur mahallesinde yaşarlar.Adı bile değiştirilmemiş,o adla adlandırılmaktadır.Adıyaman Salnamelerinde Ermeni mahallesi,Gavur mahallesi, Süryani mahallesi adı verilmiş.Çoklukla Eskisaray,Hocaömer,Kahta,Şambayat,Samsat gibi yerlerde çoklukla bulunmuş ve bunlara eminlik gibi makamlar tevdi edilmiş.Kaç kadın kaçı erkek hep bellidir.Hıyanet etmemişler ki bu devam ettirilmiş.Hıyaneti ettiklerinde de kendileri bizzat buraları terk etmişler.Aynı hıyanet yine mi nüksetme de veya birileri mi bunu kaşımaktadır.
Rektör son gafında;-Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı-incilerini döktü.
Önce yalanladı,söylemediğini söyledi ancak daha sonra kasetteki konuşmaları ortaya çıkınca saldırıya geçti.
Ah Kirko ah.Sana ne benim İslamı kabul etmiş olmamdan..derdi sana mı düştü yavrum..kabul eden benim..seni kim tevkil etti ki?
Sana haddini bil demekten başka ne diyebiliriz..
Adıyaman hakkında bir araştırma yapan bir arkadaşımız,ilim adamları içerisine seni de koymayı düşünüp size yazmış ve sizde ona hakkınızdaki bilgiyi gönderdiğinizi duyunca düşündüm;
-Ya hu biz neyi düşünüyoruz,bu adam ne sevda da…Biz onları ilim adamlarının içerisine almaya çalışırken,o filimler ve senaryolar kurarak,konuşması halinde İslamı kılıç ve adam öldürme olarak ifade eden Papadan daha fazla etkide bulunacağını söylüyor.
Herhalde bunun yumurtası öbürünkinden büyük olacak.Mutlaka deve yumurtasıdır.
Herkes ancak içindekini yumurtlar.
-Papa 16 .Benedik gelişiyle problemli olacağı söylenen bir papaydı.Bu adı özellikle almasıyla ona teşbih edildi ki,o Benedik savaşçı kimliği olan bir papaydı.
Batı,ABD hep gaf üstüne gaf yapmaktadır.Rusyanın dağılmasından sonra kendisine aradığı düşmanı İslam olarak seçmiştir.
Bush haçlı seferlerini başlattığını söyledi,Abd üst düzey bir kişi Kabeyi bombalamadan bahsetti,Danimarkalı karikatürist yaptığı karikatörle peygamberimizi şimdiki Papa gibi menfi simgelerle çizdi.(Bu karikatürist kısa bir süre sonra komplo olmaksızın evinde yanarak öldü.)Sahte çıkarılan Kur’an-la saldırıda bulunuldu.Şimdi de papa;yaptığı nakille;Muhammed kılıçla şer ve insanlık dışından başka ne getirmiştir. Saldırgan bir kişi olarak göstermeye çalışmaktadır.
-İslamiyet gayrı Müslime hayat hakkı tanırken,mürtede tanımamasındaki sebeb;onu dinde kalmaya zorlamaktır.Kadın mürted ise öldürülmez çünki o İslamın karşısına çıkıp erkek gibi düşman olma özelliği yoktur.(Ebu Hanife,Hasan-ı Basri, Ata,Şibli bu görüştedir.)
-1963 Nisanında Talat Aydemir ve ve Fuat adlı iki subay darbe yapmaya çalışıyorlar.Ancak onaylanmayınca ve destek bulamayınca idam olunuyorlar.
-Bizdeki darbeler dış etkili ve onaylı..
-Susurluk orduya karşı alternatif bir hareketti.
Allah kimsenin ayağını kaydırmasın,kayınca peşi geliyor.Soframızda yediğiniz ekmekleri ne çabuk unuttunuz?Şöyle bir gerinin bak hala bizim yedirdiklerimizin kokusu içinizden gelecek.
AKILLI HAMDİ
30-09-2006
Sözümü tuttum.Şimdi yayınlayacağımı söylediğim Adıyamanda iç içe yaşadığımız ve hiç de sesleri çıkmayan,şimdikiler gibi huysuzluk yapmayan ve kendileriyle kelle vurduğumuz Süryanilerin bendeki resimlerini yayınlıyorum.Mutlaka senin de akrabaların bunlar içinde vardır.Buda benim sana bir kıyağım ve hediyem olsun.Bir daha da yaramazlık yapma.
Bu
kişi bilet satan Selimin bacısı Ali Berberin kızını kaçıran Bedo.İsviçrede öldü.
Haçir...Yukarıdaki oğluyla nalbantlık ve Marangozluk yaparlardı.
Ulucaminin karşısında idi.
Biz bunlarla ortaklıkta yaptık.Köylere çerçilik yapmak için gidiyor,o demirci borçları topluyor,ben de manifatura borçlarını topluyordum.Bu üç yıl devam etti.Hatta geçen yaz beni görmeye geldiklerinde bulamamışlar,Demircilerin oraya gitmişler orada aileleriyle görüşmüştük.Zaten ailece de görüşürdük.
Seni tam çıkaramadım Emin!Circonun torunusun herhalde yani onun iki oğlu olan ya Hemsi'nin ya da Yevnen'in oğlusun.Amcan Almanya'ya gitmiş,sizde Malatyaya gitmiştiniz.Dün bize sadıktınız,o sadakatinizi devam ettirin,hıyanet etmeyin.
Bu arada bizim rektör gündemde kalmasını biliyor.Gene onunla ilgili bazı haberler duydum,araştırdım.
Garib durumlar var;bizim olmayan rektör üniversitenin adına;"Eylül
Üniversitesi rektörü Alıcı, şampuandan kadın pedine, içkiden yumurtaya birçok
'ihtiyacı'nı okulun parasıyla karşıladı. Vurguna diğer hocalar da ortak oldu."
Maşallah
daha neler neler var,tam bir vurgun..ortak vurgun..
Aslında Adıyaman'da doğmuş olduğunu ilk defa ben ifşa etmiş olmakla iyi yapmamış olabilirim.Bu memleketimiz için bir leke olsa da,ancak pek buranın suyu,havası ve ekmeği ile yetişmemiş olduğundan müsterihim.