Velilerden Özlü Sözler PDF Yazdır e-Posta
Mehmet ÖZÇELİK tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 27 Eylül 2010 12:53

EVLİYA  BAHÇESİNDEN  PIRLANTA  SÖZLER



“Kula,Allah Taâladan yüz çevirme hali gelince,evliyaya sataşmaya başlar.”(Ebu Turab)

“Bu alemde göç eden,beraberinde iki ilim götürür. Biri,Allah Taalaya karşı marifet ilmi,diğeri de ahiret yerlerine,makamlarına dair ilim.. ikinci şıkka dahil ilim şunun için gerekir: Hakkın bir tecellisi olunca,şaşırmaya ve o tecelliyi bilmeden inkar edip:-Senden,Allah’a sığınırım..demek hatasına düşmeye.. O tecelliyi anlamıyanların inkara sapacaklarına dair rivayet vardır.

Kardeşim,anlatılan iki ilmin ahiretteki meyvesini elde etmek için,onları keşif yolu ile burada kazan. Bu dünyanın bilgilerini pek yüklenme. Allah yolunda muhtaç olacağın kadarını al. Onları da, hak ehlinin iyiliği için kullan..”(Muhyiddin-i Arabi)

“Nefis övüldükçe kirlenir,zem edildikçe de temizlenir.”(Havvas)

“Ahirete ait işlerde zarar etmektense,dünyaya ait işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.”(Hz. Ömer)

“Sizin için korktuğum şeylerin en başında,hevâya uymak ve uzun emelli olmak gelir. Hevâya uymak,hak yoldan alır Uzun emelli olmak ise;ahireti unutturur.”

“Bilgisiz yapılan ibadette hayır yoktur. Anlayış vermeyen ilimde hayır yoktur. Tefekküre götürmeyen kıraatte (Kur’an okumakta) hayır yoktur.”

“Kalbler;içi boş kablara benzer;hayırlı olan, hayırla dolu olanıdır. “

“Takva;hataya devamı bırakmak ve amellere güvenip aldanmamaktır.”(Hz. Ali)

“Mü’min serçe kuşu gibidir. Halden hale geçer,her gün bir başka olur.”(Ebu Ubeyde)

“İnsanları bir dikensiz yaprak gibi bulmuştum. Bir sabah baktım ki,yaprak değil,diken olmuşlar.”(Ebud-Derda)

“Ey Ademoğlu,dünyaya kalıbınla sahib ol. Fakat kalbini ve himmetini ondan ayır.”(A.bin Ömer)

“Bu konağın sahibi;bizi burada bırakacak olsaydı,onu dünya meta-ı ile doldururduk. ne çare ki o;bizim bu evden naklimizi istiyor.”(A. Ğıfari)

“Dağlar dahi,birbirine karşı azsa ; azgın cezasını bulacaktır.”(A.bin Abbas)

“Sizden biri,kırkını bulunca Allah’dan çekinme tavrını takınmalı.”(Mesruk)

“İnsanlar kıyamet günü;hudutsuz bir şekilde Cenab-ı Hakka,diledikleri gibi bakarlar.”

“Dünya senin bineğindir. Binebilirsen,seni taşır. O sana yüklenecek olursa,öldürür.”

“Dünyayı arayıp,ahireti bulanı hiç görmedik. Ama,ahireti arayıp,dünyayı bulanı gördük.”(Ebu S.H.Basri)

“Bana göre,en çok korkulacak şey kadınlardır.”(S.bin Müseyyeb)

“Dünyanın az şeyine dalmak,ahiretin çok şeyini kaybetmektir.”(Kurazi)

“Tanınmamak istedikleri için tanındılar.”( Uyeyne)

“İyi amel;bedene kuvvet,kalbe nur,göze aydınlık getirir. Kötü amel;bedeni yorar,kalbi zulmete boğar,gözü kör eder.”(Ali)

Buhari için:“Buhari-i Şerife yazdığı her hadisi şerif için,iki rekat şükür namazı kılmıştır.”

“Ahir zamanda;her kabilenin beyi,münafıkları olacaktır. Onları bu beylerden korumak lazım. Çünkü onlar öyle bir illettir ki;şifası yoktur.”(Fudayl)

“Dün,öldü,bugün,son nefesini vermede. Yarın-da henüz doğmadı. Zamanınızı bu açıdan görün ve yararlı iş yapmaya bakın.”(Bişri Hafi)

“Dünya,kendisini arayandan kaçar. Kendisinden kaçanı da arar. Kaçana kavuşunca yaralar. Kendisini arayıb bulanı da öldürür.”(Darani)

“Açlık nurdur;tokluk da ateş. Şehvet de odun. Şehvet ve tokluk bir araya gelince,ateş yanmaya başlar. Taa,sahibini yakıp bitirinceye kadar sönmez.”(Razi)

“Çocukların terbiye edilecekleri yer mektebtir.  yol kesen şakilerin terbiye ve ıslah yeri ise,zindandır. Kadınların terbiye ve ıslah yeri ise,evleridir.”(Hakim)

“Ey ademoğlu,sana dünyalık verirsem,onunla meşgul olursun. Vermediğim zaman ise,bütün gücünü onu aramaya sarf edersin. Halin böyle olunca ne zaman bana döneceksin.”(H.Kudsi)

“Nurlar sırlara yerleşince,dış duyular iyilik konuşmaya başlar.”(Hamid)

“Bu ümmete öyle bir zaman gelecek ki,o zamanda bir mü’min için;maişetini temin yolunda,münafıka dayanmaktan başka çare kalmayacak.”(Sekafi)

“Ruhlar ervah aleminde yaratılmıştır. İşte bu sebebten durmadan yükselir,müşahede haline ererler. Orada ferah bulurlar.”

“Cesetler gam ve keder içinde yaratıldı. İşte bu sebebledir ki,fani şehvet talebinde bulunur ve onu elde edebilmek için gayret sarfederler. Ve sonunda;gam,keder ve sıkıntı içinde kıvranırlar.”

“Nefsin seni yürütür..Yaya olaraktan..Kalbin ise,seni uçurur..Durum bu olunca;düşün,taşın..Vuslat alemine seni hangisi daha çabuk erdirirse..Ona yapış..Onun gidişine ayak uydur..”(Ebu İshak)

“Hatarat nebilere,vesvese velilere,fikirde avam halka hasdır.”(Ebul Abbas)

“Velayet halinin sonu,nübüvvet halinin başlangıcıdır.”(Nasrabazi)

“Kalbin dereceleri yükseldikçe,onun için sıkıntılar,daha da artmaya başlar.”(Betaihi)

“Cisimler,kalemler gibidir. Ruhlarda kağıt..Nefislerde hokka..”(Ebul Vefa)

“Özünde bir kimseyi kötülükten çeken bir duygu yoksa,onun kalbi viranedir.”(Beka)

“Allah Taâla,acâibattan her ne ki yarattı..İlla onun bir suretini,adem oğluna nakşetti..Ve her ne zaman ki,bir garib iş icad etti;illa onu adem oğluna musallat eyledi..Ve her ne zaman ortaya bir sır çıkardıysa,illa onun bilgi anahtarını adem oğluna verdi... İnsan alemin muhtasar bir suretidir.”(Kürdi)

“İhlas odur ki;Hakkı müşahede anında,halk gözünden ve gönlünden siline;kalmaya..”(Mağribi)

“İrfan sahibi,marifet makamında kemale erince,Allah Taâla ona vasıtasız ilim ihsan eder. Bu hali bulan arif zat;ilimleri,manalar sayfasından yazılı olarak alır. Ve,ondaki işaretleri anlar;marifet yoluyla onların,mana ummanına dalar. Tılsımlarını çözer. Öğrendiği her şeyin,yalnız ismini değil,resmini de görür,bilir.”(Düsuki)

“Sır alemindeki derecenin yüksek olması;niyetindeki himmetin yüksekliğine bağlıdır.”

“Hakka uzaklık ve perdeler sebebi iledir ki,hakka uzaklık durumu meydana gelir.”(Kebir)

“Yaptığın bütün ibadetlerde,en büyük gayen;ancak ibadet ettiğin zata yakınlık olsun.”

“O ki,bir parçadır;o bir cüz sayılır.. Külli olanı;bütün varlığı,zatı ve sıfatı ile kuşatanı o nasıl ihata edebilir.”

“Kalb var ya;Kalb..İşte o;Ruh nurunun bir gölgesidir..Ruha gelince..O da kalbten ve ruhtan ötelerde olan sırrın bir gölgesidir. Sır ise;Tekvin alemlerinin ilk anlarında hasıl olan,ilk hakikatın bir tecelli şuasıdır..Nefse gelince..O da,şehadet alemine,kalbin bir teveccühüdür..Meylidir. Ve kendisine ait şehadet aleminin tedbiri için iltifatıdır.”

“Gafili görmek,kalb için öldürücü bir zehirdir.”

“Şu nefislerden sakınınız. Sebebine gelince;onların,yapılan taat ve ibadette ortaya çıkan bir sürü afetleri ve gaileleri vardır.”

“Hakikat öyle yücedir ki;ona yaratılmışlardan bir şeyi mükafat olarak vermekten tenzih etmek gerek. Ancak onun mükafatını,alemlerin Rabbi olan Allah verir.”

“İsterse tek defa olsun..Bir kalb,yaratıcısı huzurunda zilletini kabul ederse,mutlaka bundan faydalı çıkar..Nur alır..Hayır bulur.”

“İyi düşün ki,bu beşeri alemde tezahür eden ilimler ve ameller:Su,çamur ve kan arasından sızıp meydana gelir..

Hiç kimse içtiği sütün tam manası ile halis olduğunu iddia edemiyeceği gibi,yaptığı amelin ve elde ettiği ilim çeşitlerinden her hangi birinin de bütün beşeri şaibelerinden temiz olduğunu da iddia edemez.”

“Her ne zaman ki,mü’min kul,sadâkata dayanarak imanın hakikatını tazeledi,bu defa ona başka bir vazife düşer..ki o vazifede,iman ocağında,bütün alemi ekvânı eritmek olacaktır.”

“En büyük nimet,fani varlığı,tam zenginlik olan baki varlığa katabilmektir..ki buda,en büyük ilahi zenginliğin gölgesinde olacaktır.”

“Marifet oku hiçbir zaman durmamalı..Esas hedefine ulaşmak için durmadan ilerlemeli..Onun ilerlemesi,bu hayat boyu devam etmelidir. Çünkü o,durduğu an,yok etmek için kendisine bir hedef bulmak zorunda kalır.. Bilmeli ki,onun seçeceği ilk hedef kalbdir..

Esas hedefini vurmadan durduğu an da,kalbe saplanır;iki alem içinde onu,yaramaz bir hale getirir.”(D.Kebir)

“İlahi tecelli nurunun saltanatına ancak,bu beşer tahammül edebilir..Dağa gelince..O da;en ufak bir tecelli karşısında,parça parça atılır..Bir hallaç pamuğu gibi..

Sebebine gelince:Bu beşer,yani insan pek asil bir şekilde yaratılmıştır. Ama,dağ böyle değildir.“(D.Kebir.)

“Ey kulum,bana gelirken,irfan duygumu da beraberinde getirirsen..Sana yaratılmışların miktarı kadar sevab yazarım.”(Kudsi Hadis)

“Kendi zatın bir aynadır. Kendi şeklü şemâiline gelince;o dahi kendi özüne bir ayinedir.”(D.Kebir)

“Aslında ruhların,nevi şahıslarına münhasır bir şekilleri yoktur. Yani, bu kalıb da görünüşleri itibari ile..

Ancak onun bir nuru vardır ki;buda isyan halinde,bulunduğu yerden çekilip gider. İşte o zaman,yokluğu hissedilmeye başlanır. Çünkü o anda bazı alametler de belirir.

İşte bundandır ki:Adem aleyhisselam ve beraberindeki,asi olup hata işledikleri zaman;ruhun nuru çekildi ve ayıp yerleri açıkta kaldı..

İsyan ve ruhani nur,bir arada olamazlar. Çünki ruh,daima Rabbını müşahede eder..İş bu müşahede sebebi ile,kendisinin bulunduğu yerde isyanın lafı edilmez.”

“Cennet matlub,cehennem de talibdir.. İş bu sebebledir ki;cennet taleb muamelesi görür..Cehennem ise;kaçmak..”

“Sen,kelime-i Tevhid zikrine devam et..ta ki onunla daha yücelere çıkabilesin.. Taa ötelere uçup gidesin de;ne sen kalasın,ne de Tevhid kelimesi..Kelimesinden de geçip,aslına eresin..Bulasın ve olasın..”

“İnsanları,irfan sahibi zattan alıkoyan şeyler ancak;kalblerin de mevcud olan şirkleridir.”(D.Kebir)

“Belki onlar,irfan sahibi zata o şirk halleri ile de olsa,yaklaşmak isterler ama;irfan sahibleri,onları yanlarına yaklaştırmaz.. Kendilerinin içinde yaşadıkları,cem ve tefrid alemine onları yaklaştırmak istemezler..Çünki,onların nefisleri,şirk ve küfür kokusu sürünmüştür..

Sonra..Onların,şirk ve küfür kokusu sürünen nefisleri,ilahi nurun sıcaklığına dayanamaz..En ufak bir nur huzmesinden kaçar;ağyar gölgesine sığınırlar.”

“Bir kul;huzur nevinden her ne ki arttırır;o huzuru kadar vakitleri nurla dolar.”(D.Kebir)

“Cehennem ateşi,insanın ancak şirke belenmiş kısımlarını yer,bitirir. Oraya,yani cehenneme düşen ,mahiyeti itibariyle tamamen müşrik ise;bütününü ateş kaplar..Şirki az bulunduğu takdir de;o az yerini ateş yakar..

Cehennem ateşine,bazı mü’minlerin de düçar olmasının ve ateşin onlara da isabetinin yegane sebebi;isyanlardır ki;bu isyanları,kendilerinde hasıl olan gizli şirkin bir sonucudur.” (D.Kebir)

“Her gaybi vüsulün önünde şehevi bir engel bulunur.”(D.Kebir)

“Bu ümmet;bilhassa tevhidin hakikatlarını anlama yönünden ümmetlerin en kavisidir.

İşte anlatılan o kaviliğin bir icabı olarak;bedenin zayıf olmaları,ömürlerinin kısalığı şaşılacak bir şey değildir.“(D.Kebir)

“Dünya,insanlık manasının zuhur yeridir..”(D.Kebir.)

Ölümden sonra mahşer dahil;orada geçen zaman ise;iman nurunun parladığı ve zuhur bulduğu bir mahaldir..

Cennete girişten itibaren de;irfan sırrının zuhuru başlar..Orası da,bu sırra mahal..”

“Şayed,Allah Taâla,bu ruhları iki ağır kayda vurmamış olsaydı;onlar,tam bir uçuşla hakka uçar,giderlerdi..

Kayd,bağ ve zincire vurulma manalarına alınabilirse de..burada,şu manaya alınmalıdır:Emirler ve Yasaklar.. ki bu,İmam-ı Şarâninin kavlidir.”

“Şayet hakikatların ruhu olmasaydı;bütün yaratılmışlar,cansız kalırdı.”

“Allah Taâla,özellikle cennetteki seçme kullarına öyle bir kisve giydirecektir ki;onun ne belli bir rengi vardır..ne de deseni..

Orada tam bir tecelli vaki olacak olsa..kim dayanabilir ki.?. Cennetteki ağaçlardan bir tanesi olsun;tecelli cihetinden,hakiki vechesi ile meydana çıksa..Cennet ehli ona bakacak takati bulamaz..”

“Hocanın hizmeti,babanın hizmetinden evvel gelir..Çünki,baban senin,bu keder ve sıkıntı alemine gelmene vasıta oldu..Ama üstazın,yani hocan,seni safa alemine çeker..

Pederin seni bu esfel aleme getirdi..Ama üstazın seni,ala aleme aparmaktadır..

Pederin seni,bu su ile çamura karıştırdı;ama üstazın seni,yücelerin de yücesi alemlerin yerlileri arasına kattı..”

“Her ne ki,seni Hakkın zatından perdeliyor;işte günah odur..”

“Sen ki tam hazret alemine geçtin..Yani vahdete erdin..Artık orada:zamanın ve mekanın sözü olmaz..

Ne yana istersen bak..Sana kapalı bir taraf yoktur..”

“Yaratılmış olan her şey,kendi hal dili ile yaratıcısını tesbih eder..Ve,hemen hepsi yaptığı tesbihinde şöyle der:Halıkımı,ona karşı nakıs idrakimden tenzih ederim..”

“Nefse,kelime-i Tevhid anahtarının (La-yok) kelimesi ile gem vurulmuştur. Ta ki,bütün batıl davalarından döne.”

“Her mü’minin iman dolu kalbi,cesedinin kadir gecesidir. Ve her sene de bulunan kadir gecesi ise,o senenin kalbidir.”(Kebiri)

“Bütün peygamberler;rahmetten yaratılmıştır.Ama,bizim peygamberimiz –Sallallahu aleyhi ve sellem- rahmetin aynıdır.”

“Fakih odur ki:Kalb gözlerinden hicabı söker atar.”

“Nefsini bilen Rabbini bilir”hadisinde:”Bu o demektir ki:Her kim nefsinin zelil ve hakir olduğunu anlar ve aczini bilirse;Allah Taâlanın izzet ve kudret sahibi olduğunu anlar.”(Mürsi)

“Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer (R.A.hüma) risaletin halifeleridir. Hz.Osman ve Hz. Ali (R.A.hüma);nübüvvetin halifesi idi.”(Mürsi)

“Rasulullah (SAM) Efendimizin getirdiği şeriat nesih kabul etmez.Çünki o,kendinden evvel gelen ümmetleri getirdiğini camidir. Hepsini eksiksiz getirdi. Ve lüzumu olmayanları da kaldırdı.

Ayrıca kendine has bir özelliği de vardır. ki o;başkalarında yoktur.

Sonra o;sekizinci semadan yani kürsinin bulunduğu kattan nazil oldu. Zira orası tam ve sabit bir makamdır ve zatı ilahi ile kaimdir..hiçbir halde değişmez..

İş bu gerekçe iledir ki;Rasulullah (SAM) Efendimizin getirdiği şeriat nesih yani değişme kabul etmez..Ama diğerleri böyle değildir. Değişirler..şimdiki halleri gibi..”

“Şeytanın adı Ebu Mürredir.ki bu,onun çeşitli adlarından biridir. Yani;acı babası..babası şeytan,acı nefis..

..Çünki o,tadı bozuk bir varlıktır. Nereye girse,orayı mutlaka ifsad eder. Tıpkı hanzele suyunun sütü ifsad ettiği gibi..”

“Efendim,Şazili hazretleri buyurdu ki:-Muhabbet bir kutubtur..Diğer hayırlara gelince..hepsi o kutbun çevresinde gezegen gibidirler.”

“Akılların fazileti ondadır ki,fuzuli işleri terk eder,kinaye yollu anlatmak yeterli iken,sözle anlatmak cihetine gidilen işlerdir.”

“Ey Ensar zümresi..İnsanlar,koyunla,katırla yürüyüp giderken,siz göçünüze beni alırsanız razı olmaz mısınız? Ensar dan cevaben:

-Elbet razı olduk ve olmuşuz.”

“Öbür alemde sevabların ağırlık miktarı,bu alemde uğruna çekilen yorgunluk kadardır.”

“Öğrenci durumunda olan bir kimse,öğretenin ruhundan bir parçadır. Bir şeyden istifade eden bir kimsenin aklı da;o istifadeyi sağlayan kimsenin aklına bağlıdır. Biri asıldır;öbürü de parça.”(Seyyidi)

“Duyduğuma göre;Helal yoldan alınan gıda ile gelişen bir bedeni katiyyen toprak eritmez..çürütmez.yemez..”(Şihap)

“Bir kulu,ilahi yardım sararsa..Onun ömründen her zerre bir seneye bedel olur. Yani;başkalarının ömrüne bakarak..

Amma,Allah Taâla bir kimseden yardım elini çekerse..ömrünün bir senesi,bir zerre hükmünde dahi değildir.”(Berlisi)

“Allahu Taâlanın haram kıldığı şeylerden sakın ki,insanların en abidi olasın.”(Hadis)

“Gözü ama kimse kör değildir. Asıl ama,basireti kör olan kimsedir.”(Hadis)

“Ümmetim arasında her zaman kırk kişi bulunur. Bunların kalbleri,İbrahimin(AS) kalbi gibidir. Allahu taâla onlar sebebi ile kullarından belaları giderir. Bunlara Ebdal denir. Onlar bu dereceye namaz ve oruç ile yetişmediler.” Abdullah ibni Mesud:”Ya Rasulallah! Ne ile bu dereceye ulaştılar? diye sorunca:”Cömertlikle ve müslümanlara nasihat etmekle yetiştiler.”buyurdu.(Hadis)

“Ebrârın iyilik olarak yaptıkları,mukarrebler yanında günah olur.”(Hadis)

“Talib değil,matlub ol. Yani arayan değil,aranan ol.”

“İmanları ileride olanlar,Allahu Taâlaya yaklaşmakta ileride olanlardır. Bunların hepsi mukarreblerdir.”[1]

“Mukarrebler,Allahu Taâla için olmayan her  şeyden,yemekten,içmekten,yatmaktan,konuşmaktan sakınırlar. Bunlar,din için niyet etmedikçe hareket etmezler. Yemeleri,ibadete lazım olan aklı ve kuvveti bulmak niyeti iledir. Her şeyleri Allah içindir.”(İ.Gazali)

“Bu ümmet,ümmetlerin en iyisi olduğu ve bu ümmetin peygamberi,peygamberlerin sonuncusu olduğu için,bunların alimlerine,israiloğullarının peygamberlerinin mertebesi verilmiştir. Peygamberlerin vazifeleri,bu alimlere yaptırılmaktadır. Bunun için,her yüz sene başında,bu ümmetin alimleri arasından bir müceddid seçilir. Hele bin sene geçince,geçmiş ümmetlerde bir ulül-azm peygamber (veya rasul) gönderildiği veya onu işi bir nebiye (her yüz senede bir gönderilen peygambere) bırakılmadığı gibi,bu ümmette de,tam bilgili bir alim seçilir. Bu zat,geçmiş ümmetlerdeki ulül-azm peygamberlerin işini yapar.”(İ.Rabbani)

“Harama bakmaktan gözünü muhafaza eden,kendini nefsinin arzularına kapılmaktan koruyan,sünnete uyarak zahirini,dışını süsleyenin,helal lokma yemeyi alışkanlık edinenin feraseti şaşmaz.”(Kirmani)

“Feraset,salih kimseleri temyiz ve teşhis etmek,bulup ayırmaktır.”(İ.Rabbani)

“Feraset,iman kuvvetinden doğmuştur.Kimin imanı daha kuvvetli ise,feraseti o nisbette keskin,şiddetli,isabetli ve doğrudur.”(A.Arvasi)

“İhlassız amel,sahte para gibidir,kabul edilmez.”(Külal)

“Tüsteriye:İnsanın nefsine en çok ağır gelen nedir?diye sorulunca:”İhlastır,der. Ve:”Zira ihlasta nefsin nasibi yani payı yoktur.”

“İhlas ile,uzun yılların ameli,işi,kısa zamanda ele geçer.”(İ.Rabbani)

“İlimlerden öyleleri vardır ki,onları ancak marifetullaha sahib olanlar bilirler. Onlar bu ilimlerden haber verdikleri zaman,marifetullaha sahib olmayanlardan başkası onları inkar edemez.”(Hadis)

Abdullah bin Mübareke:“Hz. Muaviye ile Ömer bin Abdulazizden hangisi daha yüksektir?”denilince:”Hz. Muaviye,Rasulullah efendimizin yanından giderken,atının burnuna giren toz,Ömer bin Abdulazizden kat kat daha yüksektir.”demiştir.

“Büyüklerden istifade edebilmek için kurbu ebdan istemeli,bunun için çalışmalı. Nimetlerin tamam olması,bedenlerin yakın olması iledir. Kurbu ebdan olunamazsa,yakınlık sebeblerini elden bırakmamalıdır.”(İ.Rabbani)

“Kabre yılanlar dışardan gelir sanmayınız. Sizin kötü amelleriniz kabirde sizin için engerek yılanıdır. Dünyada iken yediğiniz adamlar da kabre yılan olarak gelir.”(Abbadi)

“Biz muhabbet şerbetini içenlerdeniz. Bizim muhabbetimizin artmasına sebeb kalblerimize çeşit çeşit zevk bahşeden hadisi şerifler ve salavatı şerifelerdir.”(Dehlevi)

“Dünya sevgisi bütün kötülüklerin başıdır. Günahların başı ise küfürdür,imansızlıktır.”

“Nefsinin arzularına tabi olan,Allahu Taâlaya nasıl kul olur? Ey insan,kime tabi isen onun kulu olursun.”

“Gözümün nuru ve lezzeti namazdadır.” Hadisi”Allahu Taâla namazda zuhur ediyor,müşahede olunuyor. Böylece gözüme rahatlık geliyor.”demektir.”(Dehlevi)

“Malı seviyorsan,yerine sarf et de sana sonsuz arkadaş olsun. Eğer sevmiyorsan,ye de yok olsun.”

“Dünya ne demektir,biliyor musunuz? Gönlüne gelen ve seni Allahu Taâladan uzaklaştıran her şey dünya demektir. Seni O’ndan başka bir şey ile meşgul eden her şey de fitnedir. Bu kısa ömrü,Allahu Taâladan uzaklaştıran şeylere yaklaşmakla geçiren,O’ndan başka şeylerle meşgul olan kimse,ahiretini harab etmiş olur. Bu ise,akıl sahiblerinin yapacağı şey değildir.”

“Kişinin sözü amelinden çok olursa noksandır. Ameli sözünden fazla olursa kemaldir.”

“Allahu Taâlanın bir kulunu sevmediğinin alameti;o kulun,kendisine faydası olmayan boş şeylerle meşgul olmasıdır.”

“Ümitsizlik küfür içinde bir kapıdır. Allahu Taâlanın rahmetinden ümidini kesmek küfürdür.”(Ensari)

“Sabrın alameti şikayeti terk,musibet ve sıkıntıları gizlemektir.”(Harrazi)

“Allahu Taâla kocasına teşekkür etmeyen (ona nankörlük eden) ve onunla yetinmeyen,iktifa etmeyen kadına nazar etmez.”(Hadis)

“Allahu Taâlaya ilimsiz ibadet eden kimse,değirmene bağlı merkeb gibidir. Gün boyunca yürür,fakat hep aynı yerindedir.”(Hz. Ali)

“İnsanlar edebe,ilimden çok daha fazla muhtaçtır.”

“Eğer bir kul ömrü boyunca bir an riya ve nifaksız kalırsa,o bir anın bereketini ömrünün sonuna kadar duyar.”(Menazil)

“Alimleri hafife alanların ahireti,ümerayı hafife alanların dünyası,dostlarını hafife alanların mürüvveti yıkılır.”

“Eğer gıybet etseydim,anamı,babamı gıybet ederdim. Çünki sevablarımın onlara verilmesi daha hayırlı olur.”

“Şu dört cümle,dört bin hadisi şeriften seçilmiştir;Kadına güvenme,mala aldanma,mideni fazlaca doldurma,işine yarıyacak kadar ilim öğren.”(A.bin Mübarek)

“Annemin güzel terbiyesi yüzünden ruhlar alemiyle ilişkim kesilmezdi. Allah’dan gafil olmazdım. Çocukların arasında kendimi devamlı kusurlu görürdüm.”

“Yolumuz sohbet yoludur. İnsanlara hayret ediyorum. Niçin sohbeti istemezler,niçin sohbet meclisine katılmazlar,niçin Allah adamlarının yanında bulunmazlar?Halbuki sohbet ehlinin ev sahibi Allahu Taâla,teşrifatçısı Hz. Ali,sakisi yani su dağıtanı Hızır Aleyhisselamdır. Şayet sohbet etmek için yedi kişi bir araya gelse,yüksek makamlara erişirler ki,aralarında bir Allah dostunun varlığı umulur.

Cehri,açıktan Kur’an-ı Kerimi okumak ve sohbet,evlerden zulmeti giderir. Onun için sohbet olunan evin sahibi bildiği sureleri açık olarak okusun.”(A.Taği)

“Hiçbir ferd yoktur ki,ölüm meleği günde iki defa kapısını çalmasın.”(Kureşi)

“Şarap içmeyi adet eden,Vesene (puta) tapan gibidir.”(Hadis)

-İ.Rabbani anlatır:“Babamın bana:”Ehli beytin sevgisinin,iman ve hüsnü hatimeye yani son nefeste iman ile gitmeye büyük tesiri olur.”dediğini hatırlayınca,can verme anlarında bunu kendisine sordum.”Allahu Taâlaya hamd ve şükürler olsun,o muhabbetle ve sevgiyle doluyum,nimet deryasında yüzüyorum.”buyurdu.(Abdul  Ehad)

“Azizim,evvelkiler çok amel etselerdi,az kabul ederlerdi. Şimdikiler az bir şey yapsalar,çok kabul ediyorlar. Bir gümüş verseler,bir altın verdik diyorlar.Çünkü şimdi bid’atlar çoğaldı,nefsin arzuları bir yerde mevcut,zulmet dalgaları ise,birbiri ardınca gelmektedir. Heybetinden öncekilerin ve sonrakilerin titrediği,cinlerin,insanların ve hayvanların dehşetinden şaşırdığı büyük korku geldi. Haşir ve neşir günü çok yaklaştı. Bir bölük cennete,bir bölük cehenneme gitsin,denecek gün geldi çattı. İşte bunları düşünüp uyanmalı,hakikatları gören gözleri açmalıdır. Akıllı gençlere,düşünen yaşlılara yazıklar olsun ki,gaflet pamuğunu kulaklarından çıkarmıyorlar ve gurur perdesini basiret gözlerinden uzaklaştırmıyorlar.

Azizim! Gençlik en büyük nimettir. Elden geldiği kadar en iyi vakitleri,en iyi işlere sarf etmelidir. Kıymetli cevherleri,çocuklar gibi oyuncaklarla değişmemelidir. İstidat toprağınız temiz ve yüksektir. Sakın onu boş koymayın. Yahut bozuk tohum ekmeyin.”(Serbendi)

“Hükümet,tekkeleri değil,boş mekanları kapattı. Onlar kendi kendilerini çoktan kapatmışlardı.”

“Kur’an-ı Kerim şifadır. Fakat şifa,suyun geldiği boruya tabidir. Pis borudan şifa gelmez.”

“Cemiyetteki ruh hastalıklarının sebebi,iman eksikliğidir.”(A.Arvasi)

“Alışkanlık çok çirkindir. İbadet de alışkanlıkla yapılmamalı.Çünkü alışkanlık halini alırsa ibadet adet olur. İbadeti adetten edeplerle ayırmak gerekir.”(A.Hüseyni)

“Allahım! Ben kul oldum,kul oldum, kul oldum.Kulluktaki vazifemi yapamadığımdan utanarak başımı eğdim. Her kul kapısından âzad olduğunda sevinir,mesrur olur. Bense ne zaman sana tam kul olursam o vakit şad olur,neşelenirim.”(Şirvani)

“Allahu Taâla bir kavim için kötülük dilerse,onlara mücadele kapısını açar,onları iş yapmaktan alı koyar.”

“Seni yaratan ne kadar yüce! Yağa benzer bir şey vermiş,onunla görürsün. Kemikle işitirsin. Bir et parçası ile konuşursun.”

“Kul,dünyadaki her halinden kıyamette hesap ve sorguya çekilecek. Hem de gün gün,saat saat. Bu durum da,Allah Taâlayı anmadığı bir an karşısına çıkınca,pişman olur ve kendini parçalamak ister.”

“Ashabı kiramda şu beş haslet vardı:Cemaata devam,Rasulullahın sünnetine uymak,cami yapmak,Kur’an-ı Kerim okumak ve cihad (İslâmiyeti yaymak) etmek.”(Evza-i)

“Şayet Allah’dan başkasını dost edinseydim,Ebu Bekri dost edinirdim.”(Hadis)

“Arif,her gün korku içindedir. Çünki o,hesap vaktinin her saat yaklaştığını yakinen bilmektedir.”(Faris)

“Allahu Taâla ile konuşmak isteyen,Kur’an-ı Kerim okumalıdır.”

“Allahu Taâlayı hatırlamıyanlar,ölüler gibidirler.”

“Yemek yemekten ve ilaçtan kesilen hasta misali,ilim ve hikmetten mahrum kalan kalb de ölüme mahkumdur.”

“Konuşunca Allahu Taâladan konuşanlar,amel edince Allah için amel edenler,bir şey isteyince de Allah Taâladan isteyenler gerçek marifet sahibleridirler.”(Musuli)

“Farzlar insan için sermaye,nafileler ise kar ve kazanç gibidirler. Kar sermaye olduktan sonra meydana gelir”

“Şu beş husus şekavet,bedbahtlık alametidir:Kalb katılığı,ağlamayan göz,hayanın azlığı (yokluğu),dünyaya rağbet etmek,ihtiras ve tulu emel arzusu.”

“Her kim bir binek ve yük hayvanına,lanet olsun,derse o hayvan hal diliyle der ki:Amin,lakin yüce Allaha hangimiz daha fazla asi ise,lanet onun üzerine olsun,der.”(Fudayl)

“Ne kadar yaparsan yıkılacaktır,ne kadar yaşarsan ölünecektir.”(Hacım)

“Her gördüğünü Hızır bil,her geceyi Kadir bil.”

“Herkes yahşi (güzel,iyi) biz yaman,herkes buğday biz saman.”

“Kim hürriyeti murad edinirse ubudiyeti,kulluğu sıkı bir şekilde devam etsin. Hakiki hürriyet Allah’dan başkasına kulluk yapmamaktır.”(Mansur)

Peygamberimiz:“Ölüm keffârettir.” buyurdu. Ölüm günahlara keffaret olunca,ahiret rüsvalığının manası nedir? diye sorulduğunda:”Günah vardır,ölümle affedilir. Günah vardır,kabirde kalmakla affedilir. Günah vardır,kabir azabı ile affedilir. Günah vardır,cehennem ateşini görmedikçe ve cehennem ateşi onu yakmadıkça hiçbir şeyle affolmaz. Buradan o kadar nur götürmelidir ki,bu nur,cehennem ateşini söndürsün ve:”Geç ey mü’min,nurun ateşimi söndürüyor.”desin,cevabını verdi.”

“Günahlar gaflet getirir. Gaflet ise kalbin katılaşmasına sebeb olur. Kalbin katılaşması,insanı Allahu Taâladan uzaklaştırır ve Allahu Taâla dan uzaklık ise,cehenneme götürür.”(Muhasibi)

“Siz onları (sahabeleri) görseydiniz mecnun zannederdiniz. Onlar sizin iyilerinizi görseler:”Bunlar iyilik ve hayırdan nasibsiz kimselerdir.” Kötülerinizi görseler:”Bunlar da müslüman mı?”derlerdi.”(H.Basri)

“İhlas,kulun içi ile dışının aynı olmasıdır.”(Mer’aşi)

“Halka ayrılık acısının tattırılmasındaki hikmet,Allahu Taâladan başkasına güvenmelerini önlemektir.”

“Dünyanın geçici lezzetlerine dalan,hakikatları bulamaz. Bu lezzetlere dalması,onun kuvvetini azaltır.”(İbni Ata)

“Eğer adaletli muamele olunursan,küçük günahlardan bile helak olursun. Allahu Taâla ihsan ile muamele ederse,büyük günahın da olsa kurtulursun.”

“Zulmet nefsin askeri,ordusu olduğu gibi,nurda kalblerin askeridir. Allahu Taâla bir kuluna yardım etmek isteyince,nur askerleri ile imdat edip,zulmetten onu uzak eder.”

“Nimetlerin çokluğu,seni,onların şükrünü yapmaktan seni alıkoymasın.”

“Sözü ve hareketleri ile sana Allahu Taâlayı ve ahireti hatırlatmayan kimseyle arkadaş olma.”(Ataullah)

“Dünya,Allahu Taâlanın evidir. Sahibinin izni olmadan bu evde tasarruf da bulunan hırsızdır.”(İbni Cevzi)

“Rasulullah Efendimizi anlatmak isteyenler,onun güzelliğini ve üstünlüğünü anlatmaya kalksalar,zaman biter,fakat,onun güzelliğini ve üstünlüğünü anlatmakla bitiremezlerdi.”(İbni Farıd)

“İnsan günahlardan sakındığı kadar, Allahu Taâlayı tanır.”(İbni Semmak)

“Dünyanın zevkleri ve lezzetleri boştur. Bunlara kavuşmak için dinini dünyaya değişenler,dininden taviz verenler,rüşvet vererek çerçöp satın almaya çalışmış sayılırlar.”

“Allahu Taâlanın merhameti vardır,diyerek isyana kalkışma,kahrından da korkarak ümidsizliğe düşme.”(İbni Vefa)

“Gıybet;yalancıların meyvesi,fasıkların ziyafeti,kadınların sakızıdır.”(Desuki)

“Lokmayı helaldan temin edebilmek için uğraşmak,geceleri ibadet edip,gündüzleri oruç tutmaktan efdaldir. Çünki her şeyin başı helal lokmadır.”

“Öbür dünyada terazide en ağır amel,burada bedene en zor gelenidir.

“Ya Rabbi! Beni günah alçaklığından,sana taat ve ibadet lezzetine ulaştır.”İ.Bin Ethem)

“Hanımının sıkıntı ve eziyet vermesine sabreden kimseye,Allahu Taâla Eyyub Aleyhisselama verilen sevabdan verilir.”(Ka’bul Ahbar)

“Her kişi kendini görüp bilmeye gelmiştir, görene, bilene ne mutlu.”(Kabuli)

“Her kim nefis kuşunun etini severse, yani nefsine düşkün olursa, onun gönlü gayb alemi fezalarına asla yükselemez ve yüce alemlerde uçmaktan mahrum  kalır.”         

“İki lirayı gözlerinize koyun, gözleriniz dışarıyı göremez olur. Peki ya binlerce lira ve parayı kalbine koyan, bunlara muhabbet edenin hali nice olur.”(  Kazruni)

“Rasulullahı rüyada görmediğim hiçbir gece geçmedi. Her gece rüyada gördüm.”(İ.Malik)

“İnsan ölünce malını varisler, canını melekül mevt alır, etini kurtlar yer. Kemiklerini toprak çürütür. İyiliklerini ve sevaplarını da hasımları alır. Bunlar olacak, Allahu Taâla imanımızı şeytanın çalmasından bizi muhafaza etsin.”   

“Bir günahı işlediğin zaman duyduğun zevk,günahın kendisinden daha beterdir.”(Mansur)

“O’nun kapısından başka bir kapıya giden,mutlak zarar etmiştir.”

“Allahın rızasından başka bir şeyi maksud edinenler yolunu şaşırmıştır.”

“Hakiki maksad,Allahu Taâlanın rızasıdır. O’ndan başkasına gidenlere yazıklar olsun.”

“Halıkı alem Allahım ne âlâdır,ne âlâ,kul isyan eder de,yine örter o Aliyyül A’la.”(Kerhi)

“Dünya mel’undur ve dünyaya ait şeylerden Allah için yapılmayanlar da mel’undur. Allahu Taâlanın sevgisi ile,dünya sevgisi bir araya gelmez.

Allahu Taâlanın rızasına kavuşmak için mâsivayı yani Allahu Taâladan başka her şeyi ve bütün maksadları terketmek lazımdır.”(Mazhar)

“Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehid sevabı vardır.”(Hadis)

“Dostların sofrasında yenilen yemeğin hazmı kolay olur. Düşmanın yemeği ise,insana ağırlık verir.”(Meymun)

“İhtiyarlık,gençliğin sonu ve neticesidir. Netice ise,başa bağlıdır. Gençliğini iyi geçirenin,ihtiyarlığının da iyi geçeceği umulur.”

“Kötü kimse,başkalarının ayıplarını saymak isterken,kendini dile getirir.”

Bir kimse bütün ilimleri kendinde toplasa,Allahu Taâlanın rızasına uygun hareket etmedikçe kurtulamaz.”(M.Cami)

“Oruç tutmak,Allahu Taâlanın sıfatıyla sıfatlanmaktır. Zira Allahu Taâla yemekten ve içmekten münezzehtir.”

“Müslümanlık;yapmak,yaşamak,ahkâmı ilâhiyeyi yerine getirmek demektir.”(M.Bakibillah)

“Zulüm yapan,zalime yardım eden ve bu zulme razı olan,bu zulme ortaktır. Zalimin adaletle geçen günü,kendisini,mazlumun zulüm gördüğü günden daha ağır gelir.”

“Cahiller çoğaldığı için,alimler garib oldu.”

“Eğer cahiller susup konuşmasalardı,insanlar arasında ihtilaf olmazdı.”

“Dini bid’attan daha çok yıkan ve insanı tamahkarlıktan daha çok bozan bir şey yoktur.”(M.Cevad)

“Gaflet iki kısımdır: Biri rahmetten gaflet. Diğeri,gelecek olan azabdan,cezadan gaflet. Gafletten rahmet yükselmeyi engeller. Cezadan gaflet ibadetten alıkor. Gafletten kurtulan yükselir.”(M.bin Ebu Verd)

“Sizde bulunmasından en çok korktuğum şey,şirki asğara yakalanmanızdır. Şirki asğar,riya demektir.”(Hadis)

“Şirk,karanlık gecede düz bir taş üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesinden daha gizlidir. En aşağısı kötü bir şeye muhabbet ve iyi olan bir şeye buğz etmendir. Din,Allah için sevmek ve Allah için buğz etmekten başka nedir?” Peygamberimiz bundan sonra şu ayeti okudu:”Ey sevgili Peygamberim! Onlara de ki,eğer Allahu Taâlayı seviyorsanız ve Allahu Taâlanın da sizi sevmesini istiyorsanız,bana tabi olunuz. Allahu Taâla bana tabi olanları sever.”[2]

“Haram para ile sadaka veren,cami yaptıran,hayrat yaptıran kimse,kirlenmiş elbiseyi idrar ile yıkayan adama benzer ki,daha çok pislenir.”

“Para,eskiden sevimsizdi. Ama şimdi mü’minin kalkanıdır.”(Sevri)

“Ne zaman oyalanmaktan ve boş şeylerden vaz geçeceksin? Saçın ağardı,zayıflık,ihtiyarlık ve elem geldi,ölüm yaklaştı. Başa gelen bu işten ve gafletten dolayı hayatım boyunca ağlasam ve göz yaşım bitseydi,bundan dolayı kınanmazdım.”(Kudame)

“İnsanlar arasına karışmak,eğer onların haklarını yerine getirmek için olursa,zikr olur.”

“İnsanın izzeti,iman ve marifet iledir. Mal ve mevki ile değildir.”(M.M.Faruki)

“Namaz,seni yolun yarısına getirir,oruç,tam melikin kapısına iletir,sadaka da melikin huzuruna çıkarır.”

“Allahu Taâla bir kuluna verdiği nimeti alıb da karşılığında sabrı nasib ederse,nimete mukabil verdiği (sabır) o nimetten daha efdaldir.”(Ö.bin Abdulaziz)

“İstiğfar etmekle kurtulduk sanırız. Halbuki o istiğfarımız da,bir başka istiğfara muhtaçtır.”

“Sabır insan olsaydı,çok kerim olurdu.”(R.Adeviyye)

“Her şeyi yiyen,her şeyi konuşur. Her şeyi konuşan,her şeyi yapar. Her şeyi yapan,cehenneme gider.”(Erdebili)

“Yapılması emredilen her vazife büyüktür.”

“Dua yapılırken,manevi bir zevk veriyorsa,kabul olacak demektir.”

“Dünya hayatımdan kaybettiğim hiçbir şeye üzülmem. Yalnız secde edemeden geçirdiğim vakitlerime üzülürüm.”(S.bin Cübeyir)

“Geçmiş ümmetlerin hıyanet yapmalarına,kafir olmalarına sebeb,şarap içmektir.”(S.bin Müseyyib)

“Haram yiyenlerin yedi azası istese de istemese de günah işler. Helal yiyenlerin azası ibadet eder. Hayır işlemesi kolay ve tatlı gelir.”

“Eğer Musa ve İsa Aleyhiselamın ümmetinde,İmam-ı Azam Ebu Hanife gibi bir zat bulunsaydı,bunlar yahudiliğe ve hristiyanlığa dönmezdi.”

“Harama bakmaktan sakınan kimse,hiç göz ağrısı görmez.”

“Allahu Taâladan başka yardımcı,Rasulullah Efendimizden başka delil,takvadan başka azık,sabırdan başka amel yoktur.”

“Kıyamet günü,az yemenin mükafatını hiçbir amel karşılayamaz.”(Sehl)

“Her hatayı yapabilirsiniz,fakat bir hatayı iki kere yapmayınız.”

“İnsan yaşlandıkça enaniyet gençleşir.”(Bediüzzaman)

“Az yemeye dikkat! Dolu mide insanı kasavete bağlar.”

“Kuvve-i Şeheviyyenin yemek,içmek,uyumak gibi teferruatında da istikamet lazımdır.”

“Gençlikte insan ne ile meşgul olursa,istidatları onda inkişaf eder.”

“İnsanın kırk yaşına kadar kabiliyet ve istidatları,alışkanlık haline gelir.”

“Günlük içtima-i hadiselerle meşguliyet,kabiliyetlerin inkişafına manidir. Bu noktaya dikkat lazımdır. Zira buna bugün genel kültür herzesi ismini takmışlar.”

“Şimdi oku,kabirde okuyamazsın.”

“Sağırların en beteri kusurlarını işitmek istemeyendir.”(Z.Gündüzalp)

“Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde,fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.”(Bediüzzaman)

“Zaman gösterdi ki,cennet ucuz değil,cehennem dahi lüzumsuz değil.”(Bediüzzaman)

“Güzel gören güzel düşünür,güzel düşünen hayatından lezzet alır.”(Bediüzzaman)

“Zaman ihtiyarlandıkça,Kur’an gençleşiyor;rumuzu tavazzuh ediyor.”(Bediüzzaman)

“İslâmiyet güneş gibidir,üflemekle sönmez,gündüz gibidir,göz yummakla gece olmaz,gözünü kapayan yalnız kendine gündüzü gece yapar.”(Bediüzzaman)

“İman insanı insan eder belki de sultan eder. Öyle ise insanın asıl vazifesi iman ve duadır.”(Bediüzzaman)

“Güneşi kabul etmiyorsanız da,inkâr etmeyiniz.”

“Hayvan olunacaksa;keçi gibi inad,domuz gibi pis,maymun gibi gülünç olunmamalı.”

“Gerçeğe yükselemiyorsanız,alçağa inip alçalmayınız.”

“Çocuk olmak ister misin? denildiğinde,cahil olmak istemediğim gibi...”

“Vermek istemeseydi,istemek vermezdi. Almak istemezsen,vermek istemez.”(Adıyamanî)

“Bir kimse,kölesiyle evladına aynı muameleyi yapamıyorsa,adaletten ayrılmıştır.”

“Dilim bir yırtıcı hayvandır ki,onu bırakırsam beni hemen helâk eder.”

“Müslümanda ümid ve korku aynı olmalıdır. Eğer tartılırsa eşit gelmelidir.”

“İnsanların başına gelen musibetler,ya malından ya şöhretindendir. Bunların haricinde insana zarar gelmez.”(Tavus)

“Tasavvuf,herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi yükünü çektirmemektir.”

“Zikir bir kazma gibidir ki,onunla gönülden yabancı duygu dikenleri temizlenir.”

“Söz söylemek,dilin gönülle,gönlünde Hak ile olduğu zaman makbuldür.”(Ahrar)

“Dünyalığa düşkün olmayınız. Ondan sadece ihtiyacınız kadar akınız. O aldığınız da helal yoldan olsun.”

“Helalın hesabı,haramın cezası vardır.”(Veki’)

“Yüksekliği aradım,tevazuda buldum. Başkanlık aradım,halka nasihatta buldum. Neseb aradım,takvada buldum. Şeref aradım,kanaatta buldum. Rahatlık aradım,zühd de buldum. Zenginlik aradım,tevekkülde buldum.”(Karani)

“Midenize inen lokmanın haram veya helal olup olmadığına dikkat etmedikçe ne yapsanız kurtulamazsınız.”

“Bir kimseye öğüt vereceğiniz zaman,ona ibadetlerin ehemmiyetini anlatın. Zira,deniz yolculuğuna çıkan kimse için gemi ne kadar lazım ise,ibadetlerde insanlar için o kadar lazımdır.”(Vüheyb)

“Koğucunun zararı,sihirbazın zararından daha çoktur. Koğucu az bir zaman içerisinde öyle zarar yapar ki,sihirbaz onu bir ayda yapamaz.”(Yahya)

“Ölümü bir tabağa koyup çarşıda satsalardı,ahiret ehli,başka bir şeye bakmayıp onu satın alırdı.”

“ Tövbeden sonraki bir günah,tevbeden önceki yetmiş günahtan daha çirkindir. Kalb ve beden hastalıklarımız için en iyi ilaç,günahı terk etmektir.”

“Para akreptir. Panzehirin yoksa,onu eline alma. Çünki seni sokar ve öldürür.Paranın panzehiri,helal yoldan kazanıp,meşru yere sarf etmektir.”

“Kıyamet günü fakirlik ve zenginlik tartılmayacak,fakirliğe ne ölçüde sabredilmiş ve zenginliğe ne ölçüde şükür edilmiş ise,o hesab edilecek.Mesele çok fakir veya çok zengin olmak değil,çok sabretmek veya çok şükretmektir.”

“Bir müslümanı medhedemiyorsan,bari kötüleme,faydalı olamıyorsan bari zararlı olma,sevindiremiyorsan hiç olmazsa üzme.(Razi)

“Hoca çocuğa,Besmele okur,çocuk da söyleyince,Allahu Taâla,çocuğun ve anasının ve babasının ve hocasının cehenneme girmemesi için sened yazdırır.”(Hadis)

“ Allah yolunda yürümek isteyen bir kimse için,en büyük tehlike;bu yolda olmayan kimselerle beraber olmaktır.”(Yusuf)

“Her kim ki helaldan kazandığı bir mal ile Allahu Taâlanın rızası için hac etse,anasından doğduğu gün gibi günahsız olur.”(Hadis)

“Ey insan! Dilini tut ve ona kement vur. Seni sokmasın. Çünki o bir yılandır. Kabir,kendi dillerinin kurbanlarıyla doludur. Bu kurbanlar öyle kimselerdi ki,babayiğitler bile kendileriyle karşılaşmaktan çekinirlerdi.”(Ensari)

“Benim kadar hiç kimse eziyet çekmedi. Hz. İbrahimin ateşe atılması bela değildi. Hz. Zekeriyyanın parça parça edilmesi sıkıntı değildi. Bela ve sıkıntı,bizim başımıza dökülendir. Bizi,gök ve yer ehlinin önüne geçirdiler. Ve Adem Aleyhisselamın zürriyetinin günahlarını,benim şefaat eteğime bağladılar.”(Hadis)

Rabia-i Adeviyeye sordular ki:“Sen şeytana düşman mısın?”, “Hayır”dedi. “Niçin?” dediler.”Ben dostla o kadar meşgulüm ki,başkası hatırıma gelmiyor.”

Büyüklerden birine:”Dünya neye benzer.”dediler.”Dünya,benzeri olmaktan daha aşağıdır.”dedi.

“Allahu Taâla evliyanın ruhlarına öyle bir kuvvet verir ki,çeşitli şekillerde görünebilirler. Bedenleri mezardan çıkmaz. Ruhları şekil alıp görünürler.”(Cündi)

“Bizden önceki büyüklerimizden duydum:”Sünnete sarılmak,insanın dünya ve ahirette kurtuluşuna vesiledir. İlmi yaşatmak din ve dünya işlerinin iyi olmasını temin eder. İlim giderse,din ve dünya da gider. Her şeyin nizam ve intizamı bozulur.”(Zühri)

“Yemekle dolan midede hikmet durmaz.”

“Ruhun sıhhati az günah işlemek,bedenin sıhhati az yemektedir.”(Mısri)

“Allahu Taâlanın kullarına verdiği ilk ve en büyük nimeti,onların kalblerini imana açması ve kalblerine imanı yerleştirmesidir.”(A.bin Müsafir)

“Ahilik teşkilatının umdeleri:”Ahi ve şeyh helalinden kazanmalıdır. Teşkilat mensublarının hepsi sanat sahibi olmalıdır. Cömert olup yoksullara yardım etmelidir. Alimleri sevmeli,gereken hürmeti göstermelidir. Namazlarını zamanında kılmalı,kazaya bırakmamalıdır. Alçak gönüllü olmalı,fakirleri sevmelidir. Nefsine hakim olup,haramdan kaçınmalıdır. Beylerin,zenginlerin kapısına gitmemelidir.”

Ve bir Ahinin üç şeyi açık olmalıdır:

“1)Cömert olup eli açık olmalı,fakat israf etmemelidir.

2)Misafire kapısı açık olmalı,gelene ikramda kusur etmemelidir.

3)Sofrası açık olmalı,aç geleni tok döndürmelidir.

Üç şeyi de kapalı olmalıdır ve üç şeyine de sahib olmalıdır:

“Gözüne,Diline,Beline...”(Ahi Evran)

“Ağzıma lüzumsuz bir lokma koyduğum zaman,oradan lüzumsuz bir söz çıkar.”(Havari)

“Kısmetinden gezdiren yer yer seni,

Arş’a çıksan,akibet yer, yer seni.”(Ahmet İ. Kemal)

“Türkiye’nin ve İslâm aleminin kurtuluşu Allahu Taâlanın izniyle,ancak Müslüman-Türk millet sayesinde mümkün olabilir ve böyle olacaktır.”(Ahmed es-Sünusi)

“İlmin yararlı bir halde bulunması için,onun bulunduğu yer olan kalbin temiz olması lazımdır.”(Sayrafi)

“Cebrail Aleyhisselam dört bin sene de iki rekat namaz kıldı ve:”Benim kıldığım namaz gibi bir namaz kılan var mı?”diye düşündü. Bunun üzerine Allahu Taâla:”Muhammed ümmetinin her türlü kusurla,noksanla kıldıkları iki rekat namaz,indi ilahide,senin kıldığın bu iki  rekat namazdan daha hayırlı ve makbuldür. Çünki sana,böyle bir namaz kıl diye emretmedim. Onlara emrettim ve mükellef tuttum. Onların emre uymaları sebebiyle kıldıkları ve kılacakları namaz bana çok sevimli ve makbuldür.”buyurdu. İşte emre uymak böyle büyük bir şereftir.”(Ali Hafız)

“Günahın küçüklüğüne bakma,fakat kime karşı asi olduğuna bak.”(Birgivi)

“Ana ve babanın evladlarına duaları,bir peygamberin ümmetine olan duası gibidir.”(Bişri Hafi)

“İki yüz yılından sonra sizin en iyiniz,hafifül haz olandır,yani zevcesi ve çocuğu olmayandır.”(Hadis)

“Bir gün Cafer-i Sâdıka sordular:”Allahu Taâla faizi niçin haram kılmıştır?” Buyurdu ki:”İnsanların birbirine iyilik yapmaları,ihsanda bulunmaları için,Allahu Taâla onu haram etti. Faiz haram olmasaydı,birbirine karşılıksız iyilik yapan kalmazdı. Yapılan her iyiliğin karşılığı olarak dünyada menfaat bekleyen çok olurdu.”(C.Sadık)

“Kadir gecesi,o senenin kalbidir. İman dolu bir kalbde,içinde bulunduğu cesedin kadir gecesidir.”(D.İskenderi)

“Alimlerin etleri zehirlidir. Kim koklarsa hastalanır. Kim yerse ölür.”(D.Ö.Ruşeni)

“İrfan sahiblerinin kalbi,acaba nasıl mahzun olmaz ki? Benim onlardaki amele baktığımı görürler.. Şayed o ameller arasında bir kötüsü varsa;-Sen öyle bir şekil al ki;seni yapana o yüzle çıkasın. Şeklinde talimat veririm. İyiliği varsa,ona da şöyle anlatırım:-Sen de bir suret giy.. Ama şanına layık bir şekilde.. Ve sahibine öyle çık.”(M.Neferi)

“Bu arş öyle bir arştır ki;tarifi imkansız..Rabbe hicab olan mukaddes manalardan bir tanedir. Kaldı ki,ifa ettiği vazife de pek önemlidir. Şayed o,bir açılacak olsa..Bu alemi baştan sona yakar.,hem de göz açıp kapayacak kadar az bir zaman içinde.. Belki de daha az bir zaman içinde...”(M.Neferi)

“Zat,sıfattan ayrılmaz. Ve sıfat,zatı tesbih eder. O ki bu tesbihi yapar;Allahu Taâla,onun bu tesbihinden geceyi ve gündüzü yaratır.”(M.Neferi)

“Allahu Taâlayı darıltan günahın alameti odur ki;sahibi dünyaya rağbeti izleye...”(M. Neferi)

“İman gözünü keskin eyle ki;her şeyin içinde,her şeyin yanında,her şeyle beraber,her şeyin üstünde,her şeyden yakın ve her şeyi kuşatmış vaziyette Allah Taâlayı bulasın.”(E.H.Şazili)

“Peygamberlerin hemen hepsi,Hakka açılan birer gözdür.”(E.H.Şazili)

“Dünyada her kal’a fethedilir. Fakat iman kal’ası asla fethedilemez.”(C.R.Atilhan)

“Bismillahirrahmanirrahim”(Cüneydi Bağdadi) Ancak bu onun gerçek hayata atmış olduğu adımın ilki olduğundan her şeyin başında söyleneni,o yine başta söylemiş. Her ne kadar zahiren son görülse de...[3]

-Hayat’da Allah’la olan Ulu Sultan Abdulhamid Han,ölürken de son sözü “Allah” olmuştur.

-Ebu Talib’in peygamberimiz için söylediği söz=”Bizim Muhammedi teslim etmemiz için çoluğumuz,çocuğumuzla kamilen ölmemiz lazımdır.”der.

-Hz. Fatıma:H.II. 3 Ramazan,28 yaşında iken gusül eder,yeni elbiselerini giyerek yatar. Son söz olarak da:”Ben şimdi ruhumu teslim edeceğim. Beni kimse ğasl etmesin ve açmasın,der.

-İmam-ı Azam son söz olarak:”Gasbedilmemiş,temiz bir toprağa gömünüz beni.”der.

-Muallim Naci’nin son sözü:”Hak- perestim,arzı ihlas ettiğim dergah bir

Bir nefes Tevhid’den ayrılmadım,Allah bir.”

-Bazı mizahcılar mizahlarını öldükten sonra da sürdürürler. İşte;Kani ve son sözü:”Fatiha dilencisi değilim. Mezarıma Fatiha yazmayın.”

Kırklanmış,kırk yıllık Kani,olur mu Yani?

-Hz. Ali der:”Neden bilmem. Dört millet şu dört şeyden uzak kalmışlardır:

Acemler birlikten,Türkler şefkatten,Hindliler cömertlikten,ve Arablar da hasislikten.”[4]

-Çocukları iki şey harab eder:Süslenmek hevesi,şarap sevgisi.(Hatifi)

-Su değilim ki her çör çöple imtizac edeyim;bulut değilim ki herkese inci yağdırayım.”

“İğne gibi keskin uçlu isen de sırrını açığa vurursun.”(Esirüddin)

“Dünyada kadınların seçkini onu ele geçirmekle kocasının yüzü daima gülendir.”(Firdevsi)

-Mevlâna Mesnevisi’nde;Biri Beyazid-i Bestami’ye:“Kürkünüzden bir parça lutfetseniz de teberrüken üstümde taşısam.”demiş. Hz. Beyazid’de:”Oğul;sen çalışta adam ol. Yoksa Beyazidin kürkünü üstünde taşımak değil,derisini yüzüb içerisine girsen bile faydası olmaz.”demiş.[5]

-“Birisi:Muhammed kadehinden o kadar içtim ki,nihayet mest oldum.”demiş. Hz. Beyazid’de:”Muhabbet şarabını kase kase içtim,lakin ne şarab bitti,ne de benim hararetim geçti.”demiştir.”[6]

-“Yahya bin Muaz:”Bazıları,biz bir makama vardık ki,namaz kılmaya ihtiyacımız kalmadı,diyorlarmış.

Evet varmışlar amma cehenneme”der.[7]

-“Silsileye-zincire- bağlı olan bir yere gidemez,her ne kadar (kötülükle) ittiham edilse de...”

-Hz. Ali der:”Ey altın ve gümüş;benden başkasını avutun ve aldatın.”

-Resulü Ekrem:”Helal mal,salih kimse için ne iyidir.”dedikten sonra;su geminin içine girerse onu batırır,altında bulunursa onu yüzdürür.”

-“Bu zamanda İslâmın terâkkisi,maddeten terâkkiye mütevakkıftır.(bağlıdır.)”(Bediüzaman)

-“Servetin deniz gibi de olsa ondan istifaden,mideni bir günlük dolduracak miktardan ibarettir.”[8]

-“Gül bitip de gül bahçesi harab olunca,gül kokusunu nereden arayıp bulalım?”

-“Rasulullah ve ashabı olmayınca nereye varayım ki?

Onun nurlu yoluna...

-Derd müzmin,hal perişan,doktorlar çaresiz,artık ben kime varayım?

Gerçek sahibine...

-Yaşlı a’manın birisi şöföre:”Oğlum,beni son durakta indir.”der.Şöför indirir. Ancak adam evini bulamayınca,ordan geçen birine;Evladım burası nere?der. O da cevaben:Kabir! der.

-Zenginin biri feryad-u figan eder:”İflas ettim...iflas ettim..

Oysa kıyamet kopup,mizan terazi kurulmadı ki...

-“Müflis;mizanda iyi ameli olmayandır”(Hadis)

-Adamın biri;Allah bu kadar insanları tekrar nasıl diriltir?diye sorar.

Onlardan daha fazla olan sinekleri,bir senede yarattığı gibi...

-Hayatımız sana bağlı,diyen öğrencisine öğretmen;bana değil,sağlam kazığa bağla,der.

-“Tahtadan yapılmış bir uzun kutu,

Baş ucu geniş,ayak ucu dar.

Çakanlar bilmez ki bu boş kutu,

Yarın kendileri dolduracaklar.”(N.Fazıl)[9]

Hadis-de:”Beş cürme mukabil,beş ceza vardır:

Bir kavim;Ahdini bozarsa,Allah onlara düşmanlarını musallat eder.

Allah’ın emirleri hilafına hüküm verirlerse,aralarında fakru zaruret yayılır.

İçlerinde fuhuş yayılırsa,ölümde çoğalır.

Kileyi,teraziyi eksik ölçer ve tartarlarsa,memleketlerinde bitki bitmez,kıtlığa uğrarlar.

Zekat vermiyecek olurlarsa,beldelerine yağmur yağmaz.”buyurmuştur.[10]

Mevlâna:”Bizim mesnevi vahdet dükkanıdır. Orada Vahidden başka ne görürsen,o puttur,”der.

-Tarihlerde yazar ki:”Emevilerden Velid bin Abdulmelik’in inşaata merakı vardı. Onun asrında halk da yapı yaptırmak hevesine düşmüştü.

Süleyman bin Abdulmelik obur denecek kadar pis boğazdı. Devri ahalisi de türlü türlü yemek pişirtmek ve fazla fazla yemek yemekle meşgul olmuştu.

Ömer bin Abdulaziz abid,zahid,adil bir zat idi. Tebaası da –velev riya tarikiyle olsun- namaz kılmak,Kur’an okumak,tesbih çekmek gibi şeylerle iştiğal ederdi.

Denilmiştir ki,insanlar hükümdarların itikad ve itiyadına uyar.”

Mevlâna:”Yeşil felek toprağı yeşertir.” Yani gökten yağan yağmurun feyziyle zemin yeşerir.”der.

Ebu Hureyre’den:”Kalb beden memleketinin hükümdarıdır. Hükümdar iyi olunca tebaası ve askerleri de iyi olur. Hükümdar kötü olunca tebaası da,askerleri de kötü olur.”[11]

-Mevlâna der:”Bir Allah adamının kalbi incinmedikçe,Allah hiçbir kavmi rüsvay etmez.”[12]

-Seyyid Şerif Cürcani Tarifat’ın da Nefi Mutmainneyi şöyle tarif eder:”Kalbin nuruyla tenevvür edip,kötü sıfatlardan temizlenen ve Ahlakı Hamide ile tezeyyün eyleyen nefs..”[13]

-Bir kocakarı,ne oluyor bu aynalara ki,insanı ne kadar çirkin gösteriyorlar. Eski aynalar böyle değildi.”der.

-Vaktiyle adamın biri parasızlıktan yem alamamış,seyis gelip hayvanın yemi yok,der. Dedikçe,-La Havle-,deyip kızar,seyisi savarmış. Bir gün merkebe binince,merkeb çöker. Buna ne oldu,diye sorunca,seyis:”La Havle yediği için,Velâ Kuvvete,oldu der.[14]

-Mukallibul Kulûb olan Allah,senin kalbini yüzlerce sevdaya bağlamış ve sonra da o yüz sevda ve muraddan birini vermeyerek kalbini kırmıştır.”[15]

-Molla Cami’den:”Nâ-mahrem yüzüne bakmakla gözün cünüb olunca,ona nedamet yaşlarıyla guslettir.”[16]

-Karamanoğlu Mehmed Bey yayınladığı fermanında:”Bugünden sonra,divanda,dergahta,mecliste,meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya.demişti. Ya şimdi? Yabancı dilden başka dil konuşulmaya. Yabancı isimler altında Reklam tabelaları bulunmaya- mı?

-Mâ-Lâ-Lem-Leyse;bu dört lafız Kitabullah da,Allahı tenzih için kullanılmıştır.[17]

-Bir noktadan çıkan kainat,bir kara delik tarafından yutulmaktadır. Tekrar aslına rücû etmektedir. Bir nokta,çekirdek,tohum,toprak ve spermden yaratılan insan ve varlıklar da aynı noktaya irca edilmektedirler.

-Mülkü geniş mülk sahibinin,cehennemi de geniş,herkesi ve her şeyi alacak kapasitede...

-Mânanın hakimiyeti daimidir,geçici madde manaya hakim olsa da...

-Gerek şuurlu ve gerekse de şuursuz olarak,dünya sahnesinde oynanan oyunlar,Senaryoyu yazan ve yazıldığı yerle bağlantılı olacaktır.

-Köksüz insan,köksüz ağaç gibidir.

-Allah’ı bildiğimiz ölçüde,Allah tarafından biliniriz..Sevdiğimiz ölçüde de seviliriz.

-Görünmeyen ve görmediğimiz şeyler;bilgisiz ve ihatasızlığımızdandır. Bildiklerimizi bile ne kadar tarif etmekte ve bilmekteyiz?

-Her yaşın bir yakışığı vardır.

-Eğlenceler şarap gibidir. Uyutur,unutur,uyuşturur.

-Dünya ve içindeki her şey ve de madde; hakim değil,mahkumdur.

-İntihar,ruhun bocalamasıdır.

-“Ey insanlar! Sizden evvel geçen ümmetlerin yol ve mesleklerine ve adetlerine karış karış ve kulaç kulaç elbette uyarsınız. Hatta onlar bir kiler deliğine girmiş olsalar,sizde onlara uyarsınız.”(Hadis)

-Nuh kavmi Tufanla,Ad kavmi Rüzgarla,Semud Yıldırımla,İbrahim Sivrisinekle,Şuayb Gökten inen Ateşle,Lut zelzele ve gökten inen taşlarla helak olmuşlardır.

-“Büyük günahlardan içtinab edersen bir vakit namaz,diğer namaza kadar ikisinin arasında geçmiş olan günahlara keffârettir.”[18]

-Hükemâdan:”Rum kavminin hikmetleri, dimağlarındadır. Zira;terkibât-ı acibeye kadir değillerdir. Hindlilerin hikmetleri, evham ve hayalatlarındandır. Yunanlıların hikmetleri,kalblerindedir. Zira; ulumu akliyeyle iştiğal ederler. Arapların hikmetleri,lisanlarındadır. Zira;lisanları pek tatlıdır.”mervidir.[19]

-Cenazesine bir çok meleklerin katılmasından dolayı,ayağının ucuna basan peygamberimiz ve Cebrâilin de:”Ölümünden arşın ihtizaza geldiğini”söylediği Sa’d bin Muaz’a kabri muamelesi konusunda şöyle der:”Fesübhanallah! Kabir Sa’d bin Muaz’ı da sıkarsa!!!” Ya bizi...

Eşhuru Hurum;Zilkade,Zilhicce,Muharrem ve Receb. Bu dört aya denir. Bu aylarda işlenen günahlar,diğer aylardaki günahlardan,ondaki sevablar da diğer aylardaki sevablardan daha fazladır.[20]

Rasulullah:”Dünya yüzüne gece ve gündüzde yağmur yağmadık bir saat yoktur. Binaenaleyh;her saat ve her dakika semadan yağmur ve bereket yağar,lakin Allahu Taâla dilediği beldeye yağdırır ve istediği kullarını mesrur eder.”

İbni Mes’ud-dan,Rasulullah:”Her sene semadan yağmur,miktarı muayyen üzere nazil olur ve bir kavim isyan ederse Allah Taâla onların yağmurunu ıssız çöllere ve başka kavme ve beldelere tahvil eder.”[21]

MEHMET   ÖZÇELİK

[1] Vakıa.10.

[2] Al-i İmran.31.

[3] Ergun Göze’nin-Meşhurların son sözleri-kitabından,meşhurların son sözleri.

[4] Diyorlarki.R.E.Ünaydın.sh.275-347)

[5] Mesnevi. Tahirul Mevlevi.Age.  1 / 46.

[6] Age. 1 / 72.

[7] Age. 1 / 72.

[8] Age. 1 / 75.

[9] Age. 1 / 84.

[10] Age. 1 / 120.

[11] Age. 5 / 1331.

[12] Age. 7 / 383.

[13] Age. 7 / 388.

[14] Age. 6 / 70.

[15] Age. 12 / 1152.

[16] Age. 1 / 134.

[17] Bak. Tefsir-i Kebir.Terc.Heyet. 19 / 172.

[18] Hülasatül Beyan.Konyalı M.Vehbi Efendi.6 / 2443.Hadis.Ebu Hureyre’den.

[19] Age. 6 / 2110.

[20] Bak. Tevbe.36.

[21] Hülasat-ül Beyan.age. 10 / 3848.