Değerli üstad Ahmed b.
Muhammed Tâhûn hadislerin tahricini çıkarıp şu kelimeleri de
lutfetmiştir.
Sunarken:
Allahû Teâla (cc) bizlere elçisi Muhammed (sav)'e Rabbinden
getirip tebliğ ettiği şeylerde O'na uymayı, örnek alıp yolundan gitmeyi
emretmiştir. Peygamber (sav)'in sünneti sözlü ve fiili şekildedir ki bunlar
dinin gayesini anlama ve tafsili hükümleri kavramada bizlere yol gösteren
ışıktır. Rasulullah (sav)'den sözlü ve fiili olarak sabit olan herşey Kur'an'da
açık nas olarak zikredilmese dahi bizim için hüccettir. Kur'an'da zikredilmediği
halde bizim için delil olan hadislerden bir tanesi de Ebu Hureyre (ra)'nin
rivayet ettiği şu hadistir: "Bir erkek hanımı ile hanımının halasını, hanımı ile
hanımının teyzesini bir nikahta birleştiremez."
Sünnet Kur'an'da açık ifade edilmesede
delil sayılır. Allah– Teâla (cc) şöyle buyurmuştur: "Rasul size hangi şeyi
vermiş ise onu alınız, hangi şeyden de yasaklamış ise ondan geri durun. "
(Haşr:7)
Bütün
müslümanlara gereken şey peygamberlerinin sünnetine sarılmaları, öğrenmeleri ve
müslümanlar arasında yaymak için gayret sarfetmeleridir. Bu kitabın düşüncesi de
bu yolda atılmış başarılı bir adımdır. Zira kitaptaki hadisleri derleyen
müellif-Allah O'nun sevabını versin-kitabı yayınlama hakkını bütün müslümanlara
vermekle tüm tavsiyeleri toparlamayı ve kitaptaki nebevi tavsiye, öğüt ve
yönlendirmelerdeki faideyi genelleştirmeyi uygun görmüştür. Başarı
Allah'tandır.
öNSöZ
Hamd alemlerin rabbi
Allah'adır. Salat ve selam peygamberlerin en değerlisi Efendimiz Muhammed
(sav)'e, O'nun ailesine ve arkadaşlarınadır.
Ben hadis kitaplarında Efendimiz'in bazı
sahabelere tavsiyelerini okumuştum. İstedim ki bunlardan bir kısmını küçük bir
kitapçıkta toplayayım. Bu nedenle ellibeş tavsiyeyi şu kitaplardan faydalanarak
seçtim. Sahih-i Buhari, Sahih-i Müslim, Sünen-i ebi Davud, Sünen-i Tirmizi,
Et-Terğib ve't-Terhib, Riyazu's-Salihin, Kitabû't-Tac,
Teysirû'l-Vusûl.
Bu tavsiyeler her ne kadar bazı sahabelere söylenmiş
olsada, bütün müslümanlara da hitap eder. Bunlar Allah'a ihlasla bir kul olmaya,
şirkten arınmaya yöneltir. Kelimeyi Tevhid ve Allah'a secde etmenin fazileti,
namaz, oruç ve geceleri ihya etmenin fazileti, ilim tahsili, sadaka vermek
ve Allahı tesbih etmenin faziletlerini açıklar. Anne ve babaya itaate,
güzel ahlaka, akraba ziyaretine, komşularla iyi geçinmeye, yemek yedirme ve
fakirleri sevme gibi daha pek çok ameli salihaya da teşvik eder.
Aynı manadaki bazı
hadisleri de faidesinden dolayı fazladan olarak zikrettim. Allah'tan
amelimizin tamamının salih ve kabul olunmasını, bu amelleri kendi rızasına halis
kılmasını diler, bu tavsiyelerde gelen şeylerden bizleri faydalandırmasını,
onlarla amel etmeyi nasip etmesini isteriz. Doğru yola götürecek olan Allah'tır.
Allah, Efendimiz Muhammed(sav) ve O'nun ailesine, arkadaşlarına salat ve selam
etsin.
Medine-i
Münevvere
Hamza
Muhammed Sâlih Ucâc
BİRİNCİ TAVSİYE
KELİME-İ TEVHİD'İN
FAZİLETİ
Ebu
Hureyre (ra) tarafından şöyle rivayet edilmiştir:" Dedim ki: "Ya Rasulallah,
kıyamet günü şefaatinle insanların en mutlusu olan kimdir? Rasulallah (sav)
şöyle buyurdu: Ey Ebu Hureyre, senin hadise olan düşkünlüğünden dolayı senden
önce hiçbir kimsenin bu hadisten sormayacağını tahmin etmiştim. Kıyamet günü
şefaatimle insanların en mutlusu olan; ihlasla, kalbi veya gönlü ile LA İLAHE
İLLALLAH, diyen kimsedir. " (Buhari)
Ubade Bin Samit (ra)'dan Rasulullah
(sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kim tek olan Allah'tan başka ilah
olmadığına, O'nun ortağının bulunmadığına, Muhammed'in kulu ve elçisi olduğuna,
İsa'nın Allah'ın kulu ve eliçisi olup Meryem'e kendisinden gönderdiği ruhu olan
kelimesi olduğuna, cennet ve cehennemin hak olduğuna şahadet ederse Allah onun
üzerinde bulunduğu amele göre cennete koyar. " (Buhari, Müslim, Tirmizi). "
Cennetin sekiz kapısından hangisinden isterse" ilavesi de
mevcuttur.
Müslim'in diğer rivayeti ise şu şekildedir:" Kim Allah'tan
başka ilah olmadığına, Muhammed'in de Allah'ın elçisi olduğuna şehadet ederse,
Allah ona cehennemi haram kılar."
İKİNCİ
TAVSİYE
TEVHİD ÜZERİNE GENEL TAVSİYELER
İbn-i Abbas (ra)'den rivayet edilmiştir:
"Bir gün Hz. Peygamber (sav) terkisinde idim. Bana dedi ki: "Ey evlat! Ben sana
bir takım kelimeler öğretiyorum; Allah'ı gözet ki O da seni gözetsin. Allah'ı
gözet ki karşında bulasın. Bir şey istediğinde Allah'tan iste. Yardım talebinde
bulunduğunda Allah'tan yardım iste. Şunu bil ki, bütün halk sana fayda vermek
üzere birleşseler, ancak Allah'ın sana takdir ettiği kadar fayda verebilirler ve
eğer bütün halk sana zarar vermek için birleşseler ancak sana Allah'ın takdir
ettiği kadar zarar verebilirler. Kalemler kaldırıldı, sahifeler kurudu."
(Tirmizi, Müsned).
Tirmizi'nin dışındaki bir rivayette ise şöyle
buyurmuştur:" Allah'ı gözet ki önünde bulasın, Allah'ı rahatlıkta tanı ki O da
seni sıkıntıda tanısın. Şunu bil ki başına gelmeyecek olan şeyin, sana isabet
edeceği de yoktur ve senin başına gelecek olanın da gelmemesi yoktur. Bil ki
yardım ve zafer sabretmekle olur. Sevinç üzüntü ile beraberdir. Sıkıntı ve
güçlük te kolaylıkla beraber olur."
ÜÇÜNCÜ
TAVSİYE
İLİM TAHSİL ETMENİN FAZİLETİ
Kubeysa b. El-Muhârik (ra)'ın şöyle
dediği rivayet edilmiştir: "Rasulullah (sav)'in yanına gelmiştim.
Bana:
-Ey
Kubeysa seni buraya getiren nedir?, dedi.
Ben de:
-Yaşım ilerledi, kemiğim inceldi,
sana geldim ki bana Allah'ın kendisiyle faydalandıracağı şeyleri öğretesin,
dedim. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
-Ey Kubeysa bir taşa, bir ağaca,
bir toprak yığınına uğrasan sana mutlaka istiğfar eder. Ey Kubeysa sabah
namazını kılınca üç defa:" Sübhanellahi'l-Azim ve bihamdihi" de. Körlükten,
cüzzamdan ve felçten kurtulursun. Ey Kubeysa şöyle dua et:" Allahümme inni
Es'eluke mimma indeke ve efid aleyye min rahmetike ve enzil aleyye min
berekatikeğ Ey Allah'ım ben senin yanındakilerden isterim, bana lutfundan
gönder, bana rahmetini yay, bereketinden üzerime indir. "
(Müsned).
İşte bu değerli tavsiye ilim tahsili yapanın değerine
delâlet eder.
Ebu'd-Derdâ (ra) tarafından rivayet edilen hadiste ise
şöyle buyrulur:" Kim ilim elde edeceği bir yola girerse Allah'ta ona cennete
giden yolu kolaylaştırır. Melekler ilim talibine yaptığı şeyden hoşnud
olduklarından dolayı kanatlarını korlar. Alime gökte ve yerde olanlar hatta
sudaki balıklar istiğfar getirip onun için Allah'tan bağışlama dilerler. Alimin
Abid'e olan üstünlüğü dolunayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir.
Şüphesiz alimler peygamberlerin varisleridir. Muhakkak ki peygamberler ne bir
dinar ne de bir dirhem miras bırakmazlar. Ama onlar ancak ilmi miras bırakırlar.
Kim de onu alırsa büyük bir pay almış olur. " (Ebu Davud, Tirmizi, İbn-i Mace,
İbn-i Hibban, Beyhaki)
Yine bu hususta Safvan b. Assâl el-MurâdŒ (ra)'dan rivayet
edilen hadiste şöyle anlatır:" Peygamber(sav)'in yanına gelmiştim. O mescidde
kırmızı hırkaya yaslanmıştı.
-Ya Resûl-i Ekrem (sav) ben ilim istemek için geldim,
dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
-İlim talibine merhaba, muhakkak ki
ilim talibine melekler kanatlarını gerer, sonra da istediği şeye karşı sevgi ve
muhabbetlerinden birbirine girerek dünya semasına ulaşırlar. " (Müsned,
Taberani, İbn-i Hibban, Hakim)
DÖRDÜNCÜ
TAVSİYE
ZORDA KALANA YARDIM ETMEK
Abdullah b. Ömer(ra) tarafından
Efendimiz(sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmişti:" Müslüman müslümanın
kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (başkasına da bırakıp) teslim etmez. Kim
karedeşinin bir hacetinde bulunursa Allah'ta onun hacetinde bulunur. Kim bir
müslümanı üzüntüsünden rahatlatırsa Allah'ta onu kıyamet günü üzüntülerinden
rahatlatır. Kim müslümanı örterse Allah'ta onu kıyamet günü örter. " (Buhari,
Müslim)
Bu
hususta Ebu Hureyre (ra) tarafından da Hz. Peygamber(sav)'den şu hadis rivayet
edilmiştir: "Kim bir mü'mine dünya üzüntülerinden bir üzüntüden dolayı nefes
aldırırsa, Allah'ta ona kıyamet günü üzüntülerinden bir üzüntüden dolayı nefes
aldırır. Kim sıkıntıda olana kolaylık sağlarsa Allah'ta ona dünya ve ahirette
kolaylık sağlar. Kim bir müslümanı örterse Allah'ta onu dünya ve ahirette örter.
Kul kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah'ta o kulun yardımında olur. Kim
ilim talep edeceği bir yola girerse Allah'ta ona bununla cenneti kolaylaştırır.
Hiçbir topluluk yoktur ki, Allah'ın evlerinden bir evde Allah'ın kitabını okumak
ve aralarında inceleyip araştırmak üzere toplansında üzerlerine sekine inmesin,
rahmet onları kaplamasın, melekler onları kuşatmasın, Allah onları yanında
bulunanlara anlatmasın. Kimi ameli geride kor ise onu soyu (öne geçirmek için)
süratlendiremez. " (Müslim).
BEŞİNCİ
TAVSİYE
ALLAH İÇİN SECDE ETMENİN FAZİLETİ
Ma'dân b. Ebi Talha (ra) anlatır:
Rasulullah(sav)'in Mevlası Sevban ile karşılaştım ve ona şöyle
dedim:
-Bana işlediğimde Allah'ın beni cennete koyacağı bir amel
söyle veya diğer bir rivayete göre;
-(Allah'a en sevimli olan ameli)
Bunun üzerine bir müddet sustu, sonra ben tekrar sordum, yine sustu, sonra
üçüncü defa sordum şöyle dedi:
-Ben bu konu hakkında Rasulullah (sav)'e sordum. O da
bana:" Çok secde etmeye bak. Çünki Allah için yaptığın her secde ile Allah seni
bir derece yükseltir, senden bir hatayı da siler. " (Müslim, Tirmizi, Nesei,
İbn-i Mace).
Ubâde b. es-Sâmit (ra)'ın Rasulullah(sav)'ı şöyle derken
işittiği rivayet edilmiştir:" Allah için secde yapan hiçbir kul yoktur ki, Allah
ona bu secde ile bir hasene(sevap) yazıp ondan da bir seyyieyi(günahı) silmesin
ve onu secde ile bir derece yükseltmesin. Bu sebeple secdeyi çok yapınız. "
(İbn-i Mace).
Yine bu hususta Huzeyfe(ra)'ın Efendimiz'in şöyle dediği
rivayet edilir" Allah'ın, kendisini yüzünü yere koymuş secde eder halde iken
kulunu gördüğü halden Allah'a daha sevimli gelebilecek kulun hiçbir hali yoktur.
" (Taberani el-Evsat'ta zikreder).
ALTINCI
TAVSİYE
SADAKANIN FAZİLETİ
Ka'b b. Ucre (ra)'dan Rasulullah(sav)'in
şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
" -Ey Ka'b b. Ucre haram kazançla
beslenip büyüyen ne kan ne de et cennete giremez, cehennem ona daha
uygundur.
-Ey Ka'b b. Ucre insanlar sabahleyin iki şekilde
çıkarlar;(Birisi vardır ki) nefsinin esaret zincirini çözerek çıkan bu sebeple
de onu azat edendir, (diğeri) ise onu bağlıyarak çıkar.
-Ey Ka'b b. Ucre; namaz
yakınlıktır, oruç da zırhtır, sadaka ise tıpkı kırağının parlak taştan akıp
gittiği gibi hataları söndürür. " (İbn-i Hibban).
Muâz b. Cebel(ra) şöyle anlatır:"
Peygamber(sav) ile beraber bir seferde idik. (Sonra Muaz(ra) hadisi anlatır,
hadisin bir bölümü de şöyledir:)Peygamber (sav) dedi ki:
-Ey Muaz sana hayır kapılarını
göstereyim mi? Ben de:
-Evet göster Ya Rasulullah, dedim. Rasulullah şöyle
buyurdu:
-Oruç zırhtır, sadaka ise suyun ateşi söndürdüğü gibi
hataları söndürür. " (Tirmizi).
" Şüphesiz sadaka sahibinden kabirlerin ateşini söndürür.
Ancak ve ancak mü'min Kıyamet Günü sadakasının gölgesinde gölgelenir. "
(Taberani, Beyhaki).
Meymune b. Sa'd(ra) şöyle anlatır:" Ya Rasulellah bize
sadakanın durumunu açıkla dedim, şöyle buyurdu: Şüpesiz sadaka Allah rızası için
olupta sevabı da Allah'tan bekleyen için ateşten onu perdeleyip engel olur. "
(Taberani).
YEDİNCİ
TAVSİYE
iKİ REKAT KUŞLUK NAMAZI İLE HER AYDAN ÜÇGÜN ORUÇ TUTMANIN
FAZİLETİ
Ebu
Hureyre (ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Benim dostum (sav) bana her
aydan üçgün oruç tutmamı, iki rekat kuşluk namazı kılmamı yatmadan öncede vitir
namazını kılmamı tavsiye etti. " (Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud,
Nesei).
İbn-u Huzeyme'nin kitabında ise şu lafızla rivayet
edilmiştir:" Benim dostum (sav) terk etmediğim üç şeyi tavsiye etti; vitir
namazını kılmadan uyumamamı, iki rekat kuşluk namazını bırakmamamı, çünki kuşluk
namazı Allah'a yönelenlerin namazıdır, her aydan da üçgün oruç tutmamı.
"
Abdullah
b. Amr b. el-ås (ra) Rasulullah (sav)'ın şöyle buyurduğunu söylemiştir:" Her
aydan üçgün oruç tutmak bütün sene oruç tutmaktır. " (Buhari,
Müslim).
Ebu Zer(ra)'dan Efendimiz(sav)'in şöyle dediği rivayet
edilmiştir:" Sabaha çıkan sizin her bir ekleminden dolayı bir sadaka vardır;şu
var ki her bir tesbih bir sadakadır. Her bir tahmid bir sadakadır, her bir
tekbir bir sadakadır. İyiliği emretmek bir sadakadır. Kötülükten alıkoymak bir
sadakadır. Kuşluk vakti kılınan iki rekat namaz da bunu karşılar. "
(Müslim).
Yine Ebu Zer (ra) şöyle dediği rivayet edilmiştir:"
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:Kim her aydan üçgün oruç tutarsa bu bir yıl oruç
tutma demektir. " Allah Taala da Kitab'ında bu hükmü tasdik için şöyle
buyurmuştur:" Kim bir hasene getirirse ona on misli vardır. " (En'am:160). Bu
nedenle birgün on güne tekabül eder. " (Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace, Müsned,
İbn-i Huzeyme)
Abdullah b. Amr (ra)'dan şu hadis rivayet olunur ki:Bir
adam Rasulullah(sav)'a oruç hakkında soru sormuştu. O da şöyle buyurdu:" Her
ayın onüçüncü, ondördüncü ve onbeşinci gününde üçgün oruç tutmaya bak. "
(Taberani, el-Evsat'ta rivayet eder).
Cerir(ra) da Rasulullah (sav)'den
şu hadisi rivayet etmiştir:" Her aydan üçgün oruç tutmak bir sene oruç
tutmaktır. Her ayın onüçü, ondördü ve onbeşinin sabahı Eyyamu'l-Biyd'dir. "
(Nesei, Beyhaki).
TESBİH
NAMAZI
Tabiinden İkrime, İbn-i Abbas(ra)'dan şu hadisi rivayet eder:"
Rasulullah(sav) şöyle dedi:
-Ey Abdulmuttalib oğlu Abbas, Ey amcacığım Abbas, sana bir şey
vereyim mi? Sana bir şey ağışlayayım mı?Sana bir şey hediye edeyim mi? Sana on
tane günahlar dan bağışlatıcı haslet bildireyimmi ? bunu yaptığında Allah senin,
önceki ve sonraki, eski ve yeni olan, gerek bilerek gerekse hata olarak
yaptığın, gerek küçük gerek büyükgizli ve açık on tane özelliği bağışlar
;dört rekat namaz kılarsın, her rekatında Fatiha Suresini okursun, İlk rekatın
kıraatını bitirdikten sonra ayakta iken " Subhanellahi vel-Hamdülillahi ve la
ilahe illallahü vellahü ekber" diye onbeş defa söylersin, sonra rukuya varırsın,
rukuda iken yine bu duayı on defa söylersin, sonra başını rukudankaldırır on
defa daha söylersin, sonra secdeye varırsın ve secdede iken de on defa
söylersin, sonra başını secdeden kaldırır yine on defa söylersin, sonra secde
eder yine on defa söylersin, sonra başını kaldırırsın yine on defa söylersin.
Tüm bunlar bir rekatta yetmişbeş tanedir. Bunları dört rekatta da yaparsın. Eğer
bunu her günde bir defa kılmaya gücün yeterse yap. Eğer gücün yetmezse her
cumada bir defa yap. Eğer yapamazsan her ayda bir defa yap. Eğer yapamaz isen
her senede bir defa yap. Eğer yapamaz isen ömründe bir defa yap. " (Ebu Davud,
İbn-i Mace, İbn-i Huzeyme). (1)
DOKUZUNCU
TAVSİYE
ALLAH'TAN BAÚIŞLAMA VE AFİYET DİLEYİNİZ
Ebu'l-Fadl el-Abbas b.
Abdi'l-Muttalib(ra) şöyle demiştir:" Ya Rasulallah bana Allah'tan isteyeceğim
birşey öğret" dedim, şöyle buyurdu:" Allah'tan afiyet isteyiniz. " Birkaç gün
durdum, tekrar:" Ya Rasulellah bana Allah'tan isteyeceğim birşey öğret" dedim.
Bana şöyle buyurdu:" Ey Abbas, Ey Rasulullah'ın amcası Allah'tan dünya ve
ahirette afiyet isteyiniz" . (Tirmizi).
-Şimdi biz burada Rasulullah(sav)'den
rivayet edilen ve Ashab'ına öğrettiği bazı duaları getireceğiz.
İbn-i Ömer (ra)'ın şöyle
dediği rivayet edilmiştir:" Rasulullah(sav) Ashab'ına şu kelimelerle dua etmeden
meclisinden nadiren kalkardı:" Allah'ım bizimle sana karşı olan isyanların
arasında engel olacak korkundan, bizi cennetine ulaştıracak taatından ve bize
dünya musibetlerini kolaylaştıracağın yakin (sarsılmaz iman)'den bizlere
taksimet. Yaşattığın müddetçe bizleri, kulaklarımızdan, gözlerimizden ve
kuvvetlerimizden yararlandır. Bunları ölümümüze kadar kalıcı kıl. öcümüzü yalnız
bize zulmedenlere karşı kıl. Bize karşı düşmanlık edenlere bizlere zafer
nasibeyle. Musibetimizi dinimiz üzerine kılma, dünyayı en büyük kaygımız ve
ilmimizin ulaşabileceği yerde kılma. Bizim üzerimize merhamet etmeyenleri de
musallat etme. " (Tirmizi).
------------------------------------------------
(1) Tesbih namazı diye
isimlendirilen bu namazın görüldüğü gibi fazileti büyüktür. Ey müslüman kardeşim
gücün yettiğince buna önem ver. Allah bizi ve seni hayırda muvaffak kılsın. Bazı
alimler tesbih namazı hadisinin rivayet tariklerini zayıf görmüştür. İbn-i Abbas
hadisi hasen hadis şartlarına yakındır. Ancak rivayet zincirindeki tek ravinin
çokluğundan ve diğer namazlara şekil itibariiyle ayrıcalık arzetmesi nedeniyle
şaz'dır. İbn-i Teymiye bu hadisi zayıf görmüştür. İmam Zehebi ise bu konuda
durmuş bir şey söylememiştir. Ebu Mensur ed-Deylemi Müsnedü'l-Firdefs'te:"
Tesbih namazı isnat yönüyle en sıhatli ve en meşhur namazdır" demiştir. Beyhaki
ise:" Abdullah b. Mübarek bu namazı kılardı. Salih insanlar bunu birbirlerine
aktarırlardı" demiştir. Abdullah b. Mübarek'ten önce yaşamış olan Abdülaziz b.
Ebi Davud:" Kim cenneti istiyorsa tesbih namazına devam etsin" demiştir.
Şafilerden Ebu Hamid, El-Cüveyni, El-Gazali ve diğerleri bu namazın müstehab
olduğunu belirtirler.
Ebu Hureyre (ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim Allah Taala'nın,
şiddet ve üzüntü anlarında duasını kabul etmesini istiyorsa rahatlık anında da
duayı çok yapsın. " (Tirmizi).
Abdullah b. Mesud(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet eder:" Ey Allah'ım ben senden hidayet, takva, iffet ve zenginliği
isterim. " (Müslim).
Târık b. eşyem el-Eşcâi(ra) şöyle demiştir:" Bir adam
müslüman olduğunda Peygamber (sav) ona namazı kılmayı öğretir sonra da şu
kelimelerle dua etmesini emrederdi;Allah'ım beni bağışla, bana merhamet et, beni
hidayete eriştir, bana afiyet ver ve beni rızıklandır. " (Müslim).
Yine Müslim'in diğer bir
rivayetinde Hz. Târık(ra) Peygamber(sav)'den şunu işitmiştir ki:Bir adam O'na
gelip şöyle demiştir:
-Ya Rasulellah Rabbimden birşey istediğimde nasıl
diyeyim?. O da şöyle buyurdu:
-Şöyle de; Allah'ım beni bağışla, bana merhamet et, bana
afiyet ver ve beni rızıklandır. İşte tüm bunlar sana dünya ve ahiretini toplar.
"
Ebu
Hureyre(ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Rasulullah (sav) şöyle dedi:"
Allah'ım üzerinde bulunduğum işimin(hatalardan) koruyucusu olan dinimi benim
için islah et. İçerisinde geçimim olan dünyamı da benim için islah et.
İçerisinde son mercim, dönüşüm olan ahiretimi de benim için islah et. Benim için
bütün iyiliklerde hayatı artır. ölümü de bana her türlü şer ve kötülükten rahat
kıl. " (Müslim).
Ebu İmame (ra) şöyle demiştir:" Rasulullah(sav) öyle bir
dua etti ki biz ondan hiçbir şeyi ezberleyip muhafaza edemedik. Bunun üzerine
de:
-Ya
Rasulellah Sen pek çok dua ettin ki biz onlardan birşey ezberliyemedik, dedik.
Şöyle buyurdu:
-Size tüm bunları toplayan şeyi göstereyim mi? Şöyle
dersin:Allah'ım Peygamberin Muhammed (sav)'in Senden istetiklerinin hayırlı
olanlarından Senden isterim. Peygamberin Muhammed(sav)'in Sana sığındığı şeyin
şerli olanlarından da Sana sığınırız. Sen ki kendisinden yardım talebedilesin.
Sonuç Sanadır. Allah'tan başka hiçbir kuvvet ve engel yoktur. "
(Tirmizi).
ONUNCU
TAVSİYE
ORUÇ TUTMANIN FAZİLETİ
Ebu Umare (ra)'ın şöyle dediği rivayet
edilmiştir:
" -Ya Rasulellah bana bir amel emret, dedim. Şöyle
buyurdu:
-Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun yerine geçecek
birşey yoktur.
-Ya Rasulellah bana bir amel emret dedim, şöyle
buyurdu:
-Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun yerine geçecek
birşey yoktur.
-Ya Rasulellah bana bir amel emret dedim, şöyle
buyurdu:
-Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun bir benzeri
yoktur. " (İbn-i Huzeyme, Nesei).
Nesei'nin rivayeti şu lafızladır:" Rasulullah bana
Allah'ın kendisi ile beni faydalandıracağı bir iş emret, şöyle buyurdu:Oruç
tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun bir benzeri yoktur. "
Diğer bir rivayet ise
şöyledir:" Ya Rasulellah bana kendisi ile cennete gireceğim bir amel göster,
dedim. Şöyle buyurdu:Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun bir benzeri
yoktur. " Ravi sözüne şöyle devam etmiştir:" Onlara misafir gelmesi hariç, Ebu
Umame(ra)'ın evinde gündüz duman görünmezdi. " (İbn-i Hibban).
Şu hadisi de iyi
düşünmemiz gerekir.
Ebu Said (ra)'ın Rasulullah (sav)'in şöyle dediği rivayet
edilmiştir:" Allah yolunda bir gün oruç tutan bir kul olmasın ki Allah bu yüzden
dolayı onun yüzünü cehennemden yetmiş yıl uzaklaştırmasın. " (Buhari, Tirmizi,
Müslim, Nesei).
ON BİRİNCİ
TAVSİYE
ALLAH'a TEVBE ETMENİN FAZİLETİ
Ağarr b. Yesar el-Müzeni(ra) Rasulullah
(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ey insanlar, Allah'a tevbe ediniz,
O'ndan bağışlama dileyiniz. Ben bile günde yüz defa tevbe ediyorum. "
(Müslim).
Ebu Hureyre(ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:"
Rasulullah(sav)'i şöyle derken işittim:" Allah'a yemin olsun ki ben günde
yetmişten fazla Allah'tan bağışlanma dileyip, O'na tevbe ediyorum. "
(Buhari).
Efendimiz(sav)'in hizmetkarı Ebu Hamza Enes b. Malik
el-Ensari(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah
kulunun tevbesine, sizden birinizin çölde devesini kaybettiği haldeyken devesini
bulmasından daha çok sevinir. " (Buhari, Müslim).
Müslim'in rivayeti ise şöyledir:"
Allah, kulunun kendisine tevbe ettiği sırada onun tevbesine sizden birinizin şu
haldeki durumundan da çok sevinçlidir ki sizden biriniz çöl bir arazide
bineğinde iken, bineği üzerinde yiyeceği ve içeceği olduğu halde birden
kaybolur, o da buna üzülüp bir ağaca gelip bineğine üzgün bir halde iken ağacın
gölgesinde uzanmış olduğu sırada birden onu yanında ayakta durur bulur,
yularından tutar, sonra da sevincinin şiddetinden dolayı:" Allah'ım sen benim
kulumsun ben de senin rabbinim" deyipte hata eder. "
Ebu Musa Abdullah b. Kays
el-Eşari(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah Taala
gündüz günah işleyenin tevbe etmesi için gece elini açar. Gece günah işleyenin
tevbe etmesi için de güneşin batışından doğuşuna kadar gece elini açar. "
(Müslim).
ON İKİNCİ
TAVSİYE
İSLAM ESASLARI
Muaz b. Cebel(ra)'ın şöyle dediği rivayet
edilmiştir:" Rasulullah(sav) ile beraber bir seferde idim. Bir gün yakınında
bulundum. Beraber yürürken:
-Ya Rasulellah beni cennete koyan, cehennemden de
uzaklaştıran bir amel bildir, dedim. Şöyle buyurdu:
-Sen gerçekten büyük bir şeyden
sordun. Ama bu Allah'ın kendisine kolaylaştırdığı kimseye mutlaka kolay gelir.
Allah'a O'na ortak koşmadan kulluk edersin, namazı dosdoğru kılarsın, zekatı
verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Kabe'i de haccedersin.
Sonra şöyle buyurdu:"
Sana hayır kapılarını göstereyim mi?" . Ben de:
-Evet Ya Rasulellah , dedim. Şöyle
buyurdu:" Oruç zırhtır, sadata suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları söndürür.
Kişinin gecenin ortasında kıldığı namazdır. " Sonra da şu ayeti okudu:" Yanları
yataklardan uzak durur(az uyurlar), Rablerine ümit ve korku iledua ederlerve
kendilerine verdiğimiz rızıklardan harcarlar. " (Secde:16). Sonra şöyle
buyurdu:" İşin başını, temel direğini, en üst noktasını bildireyim mi?" . Ben
de:" Evet bildir, Ya Rasulullah" dedim. Şöyle buyurdu:" İşin başı İslam'dır,
temel direği namaz, en üst noktası da Cihat'tır. " Sonra şöyle buyurdu:"
Bunların hepsini tutanı bildireyim mi?" . Ben de:" Evet bildir Ya Rasulellah"
dedim. Dilini işaret etti ve:" Şunu tutmandır" buyurdu. Ben dedim ki:" Ya
Rasulellah biz konuştuklarımızdan sorguya çekilecekmiyiz" . Şöyle buyurdu:" Hay
Allah hayrını versin, insanlar dillerinin ekip biçtiğinden başka yüzüstü
cehenneme sürülürler mi?" . (Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace,
Müsned).
ONÜÇÜNCÜ
TAVSİYE
ANNE BABAYA İYİ DAVRANMAK
Ebu Hureyre(ra)'ın şöyle dediği rivayet
edilmiştir:" Bir adam Rasulullah(sav)'e geldi ve şöyle dedi:
-Ya Rasulellah benim
güzel muamele etmeme insanlardan en çok kim hak sahibidir?" . Şöyle
buyurdu:
-Annendir.
-Sonra kimdir?, dedi.
-Annendir, buyurdu.
-Sonra kimdir?,
dedi.
-Annendir, buyurdu.
-Sonra kimdir?, dedi.
-Babandır, buyurdu. "
(Buhari, Müslim).
Ebu Hureyre(ra)'dan gelen bir diğer rivayette lafız
şöyledir:" Ya Rasulellah güzel muameleye en çok hak sahibi olan kimdir?" . Şöyle
buyurdu:" Annendir, sonra yine annendir, sonra yine annendir, sonra da babandır,
sonra da sana yakın olanlardır. " (Müslim).
Yine Ebu Hureyre(ra)'dan Hz.
Peygamber(sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:" Yaşlandıkları sırada anne
ve babasına, bunların birisine yahut her ikisine erişipte sonra da cennete
giremeyen kişinin burnu sürtülsün, sonra yine burnu sürtülsün, sonra yine burnu
sürtülsün. " (Müslim).
ONDÖRDÜNCÜ
TAVSİYE
NAMAZA DEVAM ETMEK
Abdullah b. ömer (ra) Hz.
Peygamber(sav)'in bir gün namazı andığı ve şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:"
Kim namaza devam ederse onun için namaz Kıyamet Günü'nde kurtuluş, burhan ve nur
olur. Kim de devam etmez ise onun ne kurtuluşu, ne burhanı ve ne de nuru olur.
Kıyamet Günü de Karun, Firavn, Haman ve Ubey b. Halef ile beraber olur. "
(Müsned).
Enes (ra) şöyle demiştir:" Namaz Hz. Peygamber(sav)'e
Miraç Gecesi'nde elli vakit olarak farz kılınmış, sonra da beş vakte kadar
indirilmiştir. Sonra da şöyle nida edilmiştir:" Ey Muhammed şu bir gerçektir ki
katımda söz değiştirilemez. Sana bu beş vakitle elli vakit sevabı vardır. "
(Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace).
Ebu Katâde kanalı ile Hz.
Peygamber(sav)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Allah şöyle buyurdu:" Ben
ümmetine beş vakit namaz farz kıldım ve kendi katımda da şu sözü verdim ki kim
bu beş vakit namazı vaktinde riayet ederek gelirse onu cennete koyarım. Kim de
buna riayet etmez ise benim katında onun için bir söz yoktur. " (Ebu
Davud).
Ebu
Hureyre(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:" Ne dersiniz.
Sizin birinizin kapısında bir nehir olsa da ondan her gün beş defa yıkansa onun
kirinden birşey kalır mı?" . Oradakiler:" -Hayır onun kirinden birşey kalmaz "
dediler. Rasulullah da şöyle buyurdu:" İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah
onlarla hataları yokedip siler. " (Buhari, Müslim, Tirmiz, İbn-i Mace,
Nesei).
Amr
b. Said anlatır:" Hz. Osman(ra)'ın yanında idim. Abdest almak için su istedi ve
şöyle dedi:" Rasulullah(sav)'i şöyle derken işittim:" Hiçbir müslüman kişi
yoktur ki ona farz namazın vakti gelirde namazın abdestini, huşuunu, rukusunu,
güzelce yapsında, namazdan önceki büyük günah işlemediği haldeki diğer
günahlarını örtmesin . Bu durum her zaman için de böyledir. "
(Müslim).
Osman b. Affan(ra) Rasulullah(sav)'i şöyle derken
işittiğini rivayet etmiştir:" Kim cemaatle yatsı namazını kılarsa o sanki
gecenin yarısını ihya etmiş gibidir. Kim de cemaatle sabah namazını kılarsa
o sanki gecenin tümünü ihya etmiş gibidir. " (Müslim)
Ebu Musa (ra)
Rasulullah(sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim sabah ve ikindi
namazını kılarsa cennete girer. " (Buhari, Müslim).
ONBEŞİNCİ TAVSİYE
GÜZEL
AHLAK
Ebu
Derdâa (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kıyamet Günü
kulun mizan terazisinde güzel ahlaktan daha ağır gelen bir şey yoktur. Şüphesiz
Allah çirkin işler yapan ve kötü söz söyleyene kızar. " (Ebu Davud,
Tirmizi).
Ebu Hüreyre(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir:" Mü'minlerin iman bakımından en olgunu ahlakça en güzel
olanıdır. Sizin en hayırlınız ailesine hayırlı olanınızdır. " (Ebu Davud,
Tirmizi).
Câbir (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet
etmiştir:" Şüphesiz Kıyamet Günü meclis ve sohbet bakımından bana en yakın ve
sevimli olanınız ahlakça güzel olanlarınızdır ve Kıyamet Günü meclis ve sohbet
bakımından bana en uzak ve çirkin olanınız gevezelik, boşboğazlık yapan ve
müteveyhik olan kimsedir. "
" -Ya Rasulelah müteveyhik nedir?" dediler. Şöyle
buyurdu:
"
-Kibirli olanlardır. " (Tirmizi).
ONALTINCI
TAVSİYE
NAMAZIN SONUNDA SöYLENİLEN DUALAR
Muaz b. Cebel(ra) Rasulullah(sav)'in
elinden tutup şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ey Muaz vallahi Ben seni
seviyorum. " Muaz (ra) da:" Anam babam Sana fada olsun Ya Rasulellah ben de Seni
seviyorum dedi. " Rasulullah:" Sana tavsiyede bulunuyorum. Ey muaz her namazın
ardından şu duayı hiç bırakma:" Allahümme E inni alazikrike ve şükrike ve hüsni
ibadetike (Allah'ım bana Seni zikretme, şükretme ve Sana güzel ibadet etmeme
yardım et.) " (Ebu Davud, Nesei, İbn-i Huzeyme, İbn-i Hibban).
Ebu Hureyre (ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim her namazdan sonra
otuzüç defa Allah'ı tesbih eder(Subhanallah der), otuzüç defa Allah'a
hamdeder(Elhamdülillah der), otuzüç defa tekbir getirir(Allahu Ekber der) ki bu
doksan dokuz eder, sonra da:" La ilahe illallahu vahdehu la şerikelehü,
lehü'l-Mülkü ve lehü'l-Hamdü ve hüve alaküllişeyin Kadir (Tek olan Allah'tan
başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur, mülkiyet O'nundur, hamd O'nundur, O
herşeye kadirdir. )" der de yüze tamamlarsa günahları deniz köpüğü kadarda olsa
bağışlanır. " (Müslim).
Sa'd b. Ebi Vakkas(ra) Rasulullah (sav)'in her namazın ardından
şu kelimelerle Allah'a sığındığını rivayet etmiştir:" Allahümme inni eûzü bike
minel cübni vel buhli ve eûzü bike en uradde ila erzelil umri, ve eûzü bike min
fitneti'd-Dünya, ve eûzü bike min fitneti'l-Kabri Allah'ım ben cimrilik ve
korkaklıktan Sana sığınırım, ömrümün en aşağısını döndürülmekten Sana sığınırım,
dünya fitnesi ve imtihanından Sana sığınırım, kabir imtihanından Sana
sığınırım.)" (Buhari).
Mü'minlerin annesi Cüveyriye b. el-Haris(ra) Bir gün
Rasulullah(sav) sabahleyin erkenden O sabah namazını mescidinde kılarken
yanından ayrıldığını sonra kuşluk vaktinde hâlˆ mescidinde otururken
Rasulullah'ın tekrar yanına geldiğini ve şöyle buyurduğunu anlatır:" seni
bıraktığım halde hâlâ öylece duruyor musun?" . Ben de:" Evet" dedim. Bunun
üzerine Rasulullah(sav) şöyle buyurdu: " Ben senden sonra dörk kelime söyledim,
eğer bugünden beri söylediklerinle tartılsalar onlar daha ağır gelir:"
Subhanelahil AzŒm ve bi Hamdihi adeda halgıhi ve rızâ nefsihi ve zŒnete arşıhi
ve midâde kelimâtihiğYüce Allah'ı yarattıklarının sayısınca, gönlünün rızasınca,
arşıalasının ağırlığınca ve kelimelerinin mürekkebince tesbih eder,
hamdederim".) (Müslim).
ONYEDİNCİ
TAVSİYE
ZİKRİN FAZİLETİ
Abdullah b. Busr(ra) bir adamın
Rasulullah(sav)'e şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Ya Rasulellah İslam
Şeriatı'nın kanunları bana çok gelmiştir. Bu nedenle bana yapabileceğim bir şey
bildir. " Rasulullah şöyle buyurdu:" Dilinin Allah'ı zikirle devamlı ıslak
kalmasıdır. " (Tirmizi, İbn-i Mace, Hakim, İbn-i Hibban).
Muaz b. Cebel(ra)
kanalıyla bir adamın Rasulullah(sav)'e şöyle sorduğu rivayet edilmiştir:"
Mücahidlerin hangisi ecir bakımından daha büyüktür?" . Rasulullah şöyle
buyurdu:"
-Allah
Taala'yı en çok ananlarıdır. " Adam:" Salihlerin hangisi ecir bakımından daha
büyüktür?" dedi. Rasulullah:" Allahû Teâla (cc)'yı en çok ananlarıdır. "
buyurdu. Sonra adam namazı, zekatı, haccı, sadakayı, bunların hepsini söyledi.
Rasulullah(sav) ise:" Allah Taala'yı en çok zikredenleridir" diyordu. Ebu
Bekr(ra) Ömer (ra)'a:" Ey Ebu Hafs Allah'ı ananlar herşeyi götürdüler" dedi.
Bunun üzerine Rasulullah(sav):" Evet" dedi. " (Müsned,
Taberani).
ONSEKİZİNCİ
TAVSİYE
NEFSİ TERBİYE ETMEK
Zeydu'l-Hayr(ra)'ın şöyle dediği rivayet
edilmiştir:" Ya Rasulellah, Allah'ın kendisi hakkında hayır dilediği kişideki
Allah'ın alameti ile hayır dilemediği kişideki Allah'ın alameti nedir, bana
bildir. " Şöyle buyurdu:
" -Ey Ebu Zeyd nasıl sabahladın?. " Ben de:" Hayrı ve
hayır ehlini isteyerek. Eğer hayra kudretim yetebildi ise ona yöneldim. Eğer
kaçırdımsa buna üzüldüm, onu arzuladım" dedim. Şöyle buyurdu:" İşte bu Allah'ın
hayır dilediği kişideki Allah'ın alametleridir. Eğer sana Allah bu alametlerin
dışındaki şeyleri dileseydi sana onları hazırlardı. " (Razzin).
Ebu Hureyre (ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Peygamberlerin
sünnetlerinden dört şey vardır. Bunlar;haya, koku sürme, evlenme ve misvak
kullanmadır. " (Tirmizi).
Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir:" Size hayırlı ve şerli olanınızdan haber vereyim mi?" bunu üç
defa söyledi. Oradakiler:" Evet bildir" dediler. Şöyle buyurdu: " Sizin
hayırlınız, hayrı umulup şerrinden de emin olunandır. Şerliniz de hayrı
umulmayıp şerrinden de emin olunmayandır. " (Tirmizi).
Ebu Bekre(ra)'ın şöyle dediği
rivayet edilmiştir:" Rasulullah(sav)'e şöyle soruldu:
-İnsanların hangisi daha
hayırlıdır?, O da şöyle buyurdu:
-ömrü uzun olupta ameli iyi olandır.
-İnsanların hangisi
şerlidir?, dediler. Şöyle buyurdu:
-ömrü uzun olupta ameli kötü
olandır. " (Tirmizi).
ONDOKUZUNCU TAVSİYE
GÜNAHLARI BIRAKIP, ALLAH'a İTAAT EDİP
O'nu ZİKRETMEYE SARILMAK
Ümmü Enes (ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Ya
Rasulellah bana tavsiyede bulun. " Rasulullah şöyle buyurmuştur:" Günahlardan
hicret et(terket), zira bu hicretin en faziletlisidir. Farzlara devem et, zira
bu cihadın en faziletlisidir. Allah'ı zikri de çok yap, çünkü sen Allah'a çok
zikirden daha sevimli bir şey getiremezsin. " (Taberani).
Ebu Hureyre(ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah şöyle buyurur: Ben
kulumun Bana olan zannının yanındayım ve Beni zikrettiğinde onun yanında olurum.
Eğer Beni kendi içinde anarsa Ben de onu kendi içimde anarım. Eğer Beni bir
toplulukta anarsa Ben de onu ondan daha hayırlı bir toplulukta anarım. Eğer Bana
bir karış yaklaşırsa Ben ona bir kulaç yaklaşırım. Eğer Bana bir kulaç
yaklaşırsa Ben ona iki kulaç yaklaşırım. Eğer Bana yürüyerek gelirse Ben de ona
koşarak gelirim. " (Buhari, Müslim, Tirmizi).
Muaviye(ra) şöyle anlatır:Hz.
Peygamber(sav) mescidde zikir halkasının yanına çıktı ve:" Sizi buraya hangi şey
oturttu?" diye sordu. Onlarda:" Allah'ı zikretmek, bizi İslam'a eriştirip bunula
bize bağışta bulunduğu şeylere hamdetmek için oturduk" dediler. O da şöyle
dedi:" Allah için söyleyin, sizi ancak bu mu oturttu?" dedi. Onlar:" Vallahi
bizi ancak bu oturttu" dediler. O da şöyle dedi:" Bakın Ben sizi itham ettiğim
için yemin ettirmedim. Ancak şu var ki bana Cebrail geldi ve Allah Taala'nın
sizinle meleklere iftihar edip öğündüğünü bildirdi. " (Müslim, Tirmizi,
Nesei).
YİRMİNCİ
TAVSİYE
SABAH NAMAZINDAKİ İKİ REKAT NAMAZIN FAZİLETİ
Abdullah b. Ömer (ra) şöyle
anlatır:" Bir adam şöyle dedi:" Ya Rasulellah bana öyle bir amel göster ki Allah
onunla beni faydalandırsın. " Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:" Sabah namazının
iki rekat sünnetine devam et, zira bunda fazilet vardır. "
(Taberani).
Yine Abdullah b. ömer(ra) demiştir ki:" Rasulullah(sav)'i
şöyle derken işittim:" Sabah namazından önceki iki rekat namazı bırakmayınız.
Çünkü bu namazda rağbet ve iyilikler vardır. "
Hz. Aişe(ra) Peygamber(sav)'in
şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Sabah namazının iki rekatı, dünya ve
dünyadaki olan herşeyden daha hayırlıdır. " (Müslim, Tirmizi).
Müslim'in rivayetin de
ise:" İki rekat, bana bütün dünyadan daha sevimlidir. "
YİRMİBİRİNCİ
TAVSİYE
NAMAZDA İKEN SAÚA SOLA DöNMEMEK
Enes (ra)'dan şöyle rivayet edilmiştir:
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:" Ey oğulcuğum namazda iken sağa sola dönmekten
sakın, çünkü namazda böyle dönmek tehlikelidir. " (Tirmizi).
Ebu Hureyre(ra)'dan şöyle
rivayet edilmiştir: Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:" Kul namaza durduğunda o
Rahman olan Allah'ın huzurundadır. Eğer sağa sola dönerse Allah Taala;Kime
dönüyorsun?. Benden daha hayırlısına mı?. Ey Adem oğlu Bana yönel, Ben yönelip
döndüğün şeylerin hepsinden daha hayırlıyımdır. "
(El-Bezzar).
YİRMİİKİNCİ
TAVSİYE
İHLASLI OLMAK
Muaz b. Cebel(ra) Yemen'e gönderildiğinde
Rasulullah(sav)'e:" Ya Rasulellah bana tavsiyede bulun " dediği O'nun da şöyle
buyurduğu rivayet edilmiştir:" Dininde ihlaslı ol, az amel sana yeter. "
(Hakim).
Sevban(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle derken işittiğini
rivayet etmiştir:" Muhlislere ne mutlu. Onlar hidayet yolunun ışıklarıdır.
Onlardan tüm karanlık fitneler uzaklaşır. " (Beyhaki).
Ebu İmame (ra) Rasulullah(sav)'ten
rivayet ettiği hadiste şöyle denilmiştir:" Aziz ve celil Allah ameli ancak
ihlaslı ve kendi rızası için yapıldığında kabul eder. (Ebu Davud,
Nesei).
YİRMİÜÇÜNCÜ TAVSİYE
ALLAH'a BİR HACETİ OLAN KİMSENİN NE
YAPACAÚI HAKKINDADIR
Abdullah b. Evfa (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir:" Kimin Allah'a veya Adem oğlundan birisine bir haceti olursa,
o kişi bir abdest alsın ve abdesti de güzelce alsın ve iki rekat namaz kılsın.
Sonra Allah'a hamd ve senada bulunsun, Peygamber'e de salat getirsin ve sonunda
da şöyle desin:" Halim ve Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce arşın
Rabbini tesbih ederiz. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Allah'ım
Senden rahmetinin gereklerini, mağfiretinin azimetlerini, her türlü iyilikten
ganimet, her türlü kötülükten de selamet isterim. Benim için bağışlamayacağın
bir günah, gidermeyeceğin bir üzüntü, rızana uygun olan yerine getirmeyeceğin
ber hacet bırakma Ey merhamet edenlerin en merhametlisi. " (Tirmizi, İbn-i
Mace).
İbn-i Mace'nin rivayetinde:" Ey merhamet edenlerin en
merhametlisi" sözünden sonra şu ilave vardır:" Sonra da dünya ve ahiret
işlerinden dilediğini ister. Şüphesiz Allah herşeyi takdir
eder.
HACET NAMAZI VE
DUASI
Osman
b. Hanif(ra) şöyle anlatır:" Rasulullah (sav)'e bir ama geldi ve:" Ey Rasulellah
Allah'a gözümdeki perdeyi açması için dua et" dedi. Peygamberimiz:" İstersen
seni bırakayım sabret" dedi. Adam :" Ya Rasulellah gözümün kaybı bana çok zor
gelmiştir" dedi. O da:" Git abdest al sonra da iki rekat namaz kıl sonra da
şöyle de:" Ey Allah'ım ben Rahmet Peygamberi Peygamberim Muhammed ile Sana
yöneliyor, Senden istiyorum. Ey Muhammed ben Rabbine Seninle gözümü açması için
yöneliyorum. Allah'ım O'nu benim hakkımda şefaatçi kıl, beni kendime de şefaatçi
kıl, " sonra adam gözleri açılmış olarak geri döner. " (Tirmizi, Nesei, İbn-i
Mace, İbn-i Huzeyme, Hakim).
YİRMİDÖRDÜNCÜ
TAVSİYE
NEFSİN AFETLERİ
Ebu Zer (ra) anlatır:Rasulullah(sav)
şöyle buyurdu:" Üç kişi vardır ki Allah Kıyamet Günü onların yüzüne bakmaz,
onlarla konuşmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlara acıklı bir azap ta vardır. "
. Rasulullah bunu üç defa söyledi. Ben de:" Bunlar hüsrana uğradı, zarar
ettiler, kim bunlar?" dedim. Şöyle buyurdu:" Yürürken kibirle elbisesini uzatan,
yaptığı iyiliği başa kakan ve yalan yeminle malını sarfedendir. " (Müslim, Ebu
Davud, Tirmizi, Nesei).
Ebu Berze el-Eslemi(ra) Rasulullah (sav)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir:" Sizin hakkınızda ençok korktuğum şey
karınlarınızda ve belden aşağınızdaki sapıklık şehvetler ve fitneleridir. "
(Razzin).
Cabir b. Abdillah el-EnsârŒ(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir:" Zulümden sakınınız, zira zulüm Kıyamet Günü'nün
zulumat ve karanlıklarıdır. Cimrilikten de sakınınız, zira cimrilik sizden
öncekileri helak etmiş ve onları kanlarını dökmeye mahrem dokunulmazlıklarını
helal saymaya taşımıştır. " (Müslim).
Cündüb(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim (başkasının gizli kusurlarını) duydurup
işittirirse Allah'ta onu duydurup işittirir. Kim (başkasının gizli kusurlarını)
görürse Allah'da onu görür. " (Buhari, Müslim).
YİRMİBEŞİNCİ
TAVSİYE
ALLAH'tan İSTEMEK
Cabir(ra), diğer bir nüshaya göre İbn-i
ömer(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet temiştir:" Kim Allah ile
sığınma isterse onu koruyun ve kim Allah ile isterse ona veriniz kimde sizi
çağırır davet ederse ona icabet ediniz. Size iyilik yapanı ödüllendiriniz. Eğer
onu ödüllendirecek birşey bulamazsanız kendinizin onu ödüllendirdiğinizi görmesi
için ona dua edin. " (Ebu Davud, Nesei, İbn-i Hibban, Hakim).
" Allah rızası için "
diyerek birşey istemenin yasaklığı hakkında ise şu hadis
mevcuttur:
Rafi(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle dediğini rivayet
etmiştir:" Allah rızası için diyerek dilenen Rahmetten uzaktır. Kendisinden
Allah rızası için istenilipte isteyene vermeyen de Rahmetten uzaktır. "
(Taberani).
YİRMİALTINCI
TAVSİYE
FATİHA SURESİ HAKKINDA
Ebu Hureyre(ra) Rasulullah(sav)'i şöyle
derken işittiğini rivayet etmiştir:" Allah Taala şöyle buyurmuştur:" Namazı
Benimle kulum arasında iki bölüme ayırdım. Kulum için de istetiği vardır. "
Diğer bir rivayette ise şöyledir:" Namazın yarısı Benim, yarısı da kulumundur.
Kul, " el-Hamdülillahi Rabbilalemin" dediğinde, Allah:" Kulum Bana hamdetti"
buyurur. Kul:" er-Rahmanirrahim" dediğinde, Allah:" Kulum Beni övdü" buyurur.
Kul:" Maliki yevmiddin" dediğinde, Allah:" Kulum Beni yüceltti" buyurur. Kul:"
Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım isteriz" dediğinde, Allah:" Bu
Benimle kulum arasındadır. Kuluma da istediği vardır" buyurur. Kul:"
İhdinassıratalmüstakim, Sıratallezine enamte a'leyhim ğayril mağdûbi aleyhim
veladdallin" dediğinde, Allah:" Bu kulum içindir ve kuluma da istediği vardır"
buyurur. " (Müslim).
Ebu Said el-Mualli(ra) şöyle anlatır:" Mescidde namaz
kılıyordum. Rasulullah(sav) beni çağırdı, ben hemen çağrısına cevap vermedim.
Sonra yanına vardım ve:" Ya Rasulellah ben namaz kılıyordum" dedim. Bunun
üzerine şöyle buyurdu:" Allah:" sizi çağırdığında Allah ve Rasulüne cevap
veriniz" (Enfal:24), dememişmidir. Sonra şöyle dedi:" Sana mescidden çıkmadan
önce bir sure öğreteceğim ki bu sure Kur'an'daki en büyük suredir. " Elimden
tuttu ve mescidden çıkmayı istetiğimizde ben:" Ya Rasulellah, Sen:" Kur'an'daki
en büyük sureyi sana öğreteceğim" demiştin" dedim. Şöyle buyurdu: "
El-Hamdülillahi Rabilalemin ki bu es-Sebu'l-Mesâni(Yedi çift övgüdür) ve Bana
verilen en büyüksuredir. " (Buhari, Ebu Davud, Nesei, İbn-i Mace).
YİRMİYEDİNCİ
TAVSİYE
KUR'AN'DAKİ BAZI SURE VE AYETLERİN FAZİLETLERİ
HAKKINDA
Enes(ra), Rasulullah(sav)'in Ashab'ından bir adama şöyle
dediğini rivayet etmiştir:
" -Sen evlendin mi?. Adam:
-Hayır, vallahi Ya Rasulellah benim
yanımda evlenecek bir şeyde yoktur, dedi. Rasulullah:
-Yanında " Kul huvallahü Ahad. . .
" yokmudur?, buyurdu. adam:
-Vardır, dedi. Rasulullah:
-Bu Kur'an'ın üçte biridir. Yanında
" iza cae Nasrullahi vel-Feth. . . " yok mudur?, buyurdu. Adam:
-Vardır, dedi.
Rasulullah:
-Bu Kur'an'ın dörtte biridir. Evlen, evlen, buyurdu. "
(Tirmizi).
İhlas Suresi, Ayetel Kürsi ve Amenerrasulü hakkında ise
şunları zikredebiliriz:
Muaz b. Enes el-Cüheni(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim " Kul-Huvallahü Ahad. . . " sonuna kadar on
defa okursa Allah o kişiye cennette bir köşk yapar" . Bunu üzerine Hz. Ömer b.
Hattab (ra) :" Ya Rasulellah o zaman biz de çokça yaparız" dedi. Rasulullah(sav)
Allah daha çoktur ve daha iyidir" buyurdu. " (Müsned).
Ebu Zer(ra) Rasulullah(sav)'in
şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah, Bakara Suresini iki ayetle
bitirmiştir ki bu ikisini Bana arşının altındaki hazinesinden vermiştir. Onları
öğreniniz ve çocuklarınıza ve kadınlarınıza öğretiniz. Zira o iki ayet namazdır,
Kur'an'dır, duadır. " (Hakim).
Mü'minlerin annesi Aişe(ra) şöyle anlatır:
"-Rasulullah(sav) seriyyenin başında bir adam gönderdi. Bu kişi namazda
arkadaşlarına kıraat okuyor ve " Kul hüvallahü Ahad..." ile bitiriyordu. Seriyye
Medine'ye dönünce bunu Rasulullah (sav)'e bildirdiler. Rasulullah da:" Sorun
bakalım bunu hangi şeyden dolayı yapıyormuş?" dedi. Onlarda sordular. Adam:"
Çünkü bu Sure Rahman olan Allah'ın sıfatıdır. Ben de bunu okumayı çok seviyorum"
dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav):" Ona haber verin ki Allah onu seviyor
buyurdu. " (Buhari, Müslim, Nesei).
Ebu Hureyre(ra) şöyle anlatır:
"-Rasulullah(sav) beni Ramazan ayının zekatını korumakla görevlendirmişti.
Birden bana birisi belirdi ve yiyeceklerden almaya başladı. Ben de hemen onu
yakaladım:" Seni Rasulullah'a götüreceğim" dedim. Adam:" Ben muhtaç birisiyim,
yanımda bakıma muhtaç ailem vardır. Ben de şiddetli sıkıntıdayım" dedi. Ben de
onu serbest bıraktım. Sabaha çıktığımda Rasulullah(sav):" Ey Ebu Hureyre dün
esirin ne yaptı?" buyurdu. Ben de:" Ya Rasulellah, ihtiyacından ve bakmakla
sorumlu olduğu ailesinden şikayette bulundu. Ben de ona acıdım ve bırakıverdim"
dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu:" Bak o yalan söyledi. Tekrar geri
gelecektir" . Onun tekrar geri döneceğini Rasulullah(sav) sözünden öğrendim ve
onu gözetledim. Birden belirip geldi ve yiyecekten alıyordu. Ben de:" seni
mutlaka Rasullulah(sav)'e götüreceğim dedim. " O da:" beni bırak ben ihtiyaç
sahibiyim. Bakmakla sorumlu olduğum ailem vardır. Bir daha dönmem" dedi. Ben de
ona acıdım ve salıverdim. Sabaha çıktığımda Rasulullah(sav) bana:" Ey Ebu
Hureyre dünkü esirin ne yaptı?" dedi. Ben:" Ya Rasululah ihtiyacından ve
bakmakla sorumlu olduğu ailesinden şikayette bulundu, ben de ona acıdım.
Bırakıverdim" dedim. Şöyle buyurdu:" O yalan söyledi ve tekrar geri dönecek" .
Ben de üçüncü sefer gelmesini gözetledim. O da birden geldi, yiyecekten
alıyordu, ben onu hemen tuttum ve :" Seni Rasulullah'a götüreceğim. Bu üçüncü
defa gelmenin sonudur. Sen dönmeyeceğini söyleyip söz veriyorsun, sonra tekrar
dönüyorsun" dedim. Adam:" Beni bırak ben sana birtakım kelimeler öğretirim.
Allah onlarla seni faydalandırır" dedi. Ben:" Nedir onlar?" dedim. Adam: "
Yatağına girdiğinde Ayetül Kürsiyi oku. Zira senin başında devamlı sabaha kadar
Allah tarafından gönderilmiş muhafız bekler, sana şeytan yaklaşamaz" dedi. Ben
de onu salıverdim. Sabaha çıktığımda Rasulullah(sav):" Dün esirin ne yaptı?"
dedi. Ben de:" Ya Rasulellah bana Allah'ın kendileriyle beni faydalandıracağı
bir takım kelimeler öğreteceğini sözverdi, ben de onu salıverdim" dedim.
Rasulullah(sav):" Onlar nedir?" dedi. Ben de:" Yatağına girdiğinde Ayetül
Kürsiyi oku. Bana dedi ki" Senin başından devamlı sabahlayana kadar Allah
tarafından gönderilmiş bir muhafız bekler. Sana şeytan yaklaşamaz" dedi. Bunun
üzerine Rasulullah:" Bak o yalancı birisi olduğu halde sana doğru söylemiştir.
Üç gündür kiminle karşılaştığını biliyor musun Ey Ebu Hureyre?" dedi. Ben de:"
Hayır" dedim. " O şeytandır" dedi. " (Buhari).
Übey b. Ka'b(ra)'dan babasının şunu
bildirdiği rivayet edilmiştir:" Kendilerinin hurmaların kurutulduğu ve
saklandığı bir ambar vardı. Arasıra buraya uğrar ve hurmaları eksilir görür. Bir
gece burayı bekler. Aniden yeni yetme bir oğlan çocuğu şeklinde bir canlı
belirdi, selam verdi, o da selamını aldı ve:" Sen nesin?İnsan mı?Cin mi?" dedi.
" Cin" dedi. " Elini uzat" dedim. Baktım sanki eli köpek eli gibi tüyleri de
köpek tüyü gibiydi. " Seni bu işi yapmaya yönelten nedir?" dedim. O:" Bana senin
sadakayı sevdiğin ulaştı, bu nedenle senin yiyeceğinden birşeyler almayı
istedim" dedi. Ben de:" Sizden bizi ne korur?" dedim. O da:" Şu ayet, Ayetül
Kürsi " dedi. Babası:" Ben de onu bıraktım" demiştir. Übey sabahleyin
Rasulullah(sav)'e gider ve durumu bildirir. Rasulullah:" Pis herif doğru
söyledi" demiştir. (İbn-i Hibban).
İhlas ve Felak-Nas Surelerinin
fazileti hakkında ise şu hadisleri zikredebiliriz:
Muaz b. Abdullah b. Hubeyb
babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir:Babası şöyle anlatır: " Yağmulu ve
zifiri karanlık bir gecede bize namaz kıldırması talebiyle mescide çıktık. O'nu
bulunca " söyle" dedi. Bir şey söylemedim. Sonra" söyle" dedi. Ben yine birşey
söyliyemedim. Sonra tekrar " söyle" dedi. Ben de:" Ya Rasulellah ne söyliyeyim?"
dedim. O da:" Sabah ve akşama çıktığında Kul hüvallahü ahad, Felak, Nas
Surelerini üç defa oku. Herşeye karşı sana yeter" dedi. " (Ebu Davud,
Tirmizi).
Ukbe b. Amir(ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir:" Bu gece indirilen bir benzeri görülmemiş ayetleri bilmedinmi
ki bunlar " Kul euzu bi Rabbil Felak ve Kul euzu bi Rabbin-Nas" 'dır. " (Müslim,
Tirmizi, Ebu Davud, Nesei).
Diğer bir rivayette ise şöyledir:" Rasulullah (SAV) ile
beraber bir seferde yürüyordum. Bana:" Ey Ukbe okunan hayırlı iki sureyi
öğreteyim mi?" buyurdu ve bana Felak ve Nas Surelerini öğretti. " Ebu Davud'un
rivayetinde ise şöyledir:" Rasulullah(sav) ile beraber Cuhfe ile Ebva arasında
yürürken birden bizi zifiri karanlıkla rüzgar sardı. Rasulullah(sav) de Felak ve
Nas Sureleri'ni okuyarak Allah'a sığınmaya başladı ve şöyle diyordu:" Ey Ukbe bu
ikisi ile Allah'a sığın. Hiçbir kimse bunların bir benzeriyle bunlar kadar
Allah'a sığınamaz. "
Cabir b. Abdillah(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle dediğini
rivayet etmiştir:" Oku ey Cabir" . Ben de:" Anam babam Sana kurban olsun, ne
okuyayım?" dedim. " Felak ve Nas Sureleri'ni oku" buyurdu. Ben de bu ikisini
okudum. Bana şöyle dedi:" Bu ikisini oku. Bu ikisinin bir benzerini asla
okuyamazsın. " (Nesei, İbn-i Hibban).
YİRMİSEKİZİNCİ
TAVSİYE
RASULULLAH(sav)'in SÜNNETİNİ YAŞATMA
HAKKINDADIR
Amr b. Avf(ra) Efendimiz'in Bilal b. Haris(ra)'a şöyle dediğini
rivayet etmiştir:" ey Bilal! Bil" . O da: " Ya Rasulullah neyi bileyim?" . Şöyle
buyurdu:" Şunu bil ki kim benden sonra sünnetlerimden öldürülmüş olan bir
sünnetimi diriltirse ona bu sünnetle amel edenlerin ecri verilir. Onların
ecirlerinden de eksilme olmaz. Kim de Allah ve Rasulü'nün razı olmadığı sapık
bir bitat ortaya koyarsa ona da bu bitatla amel edenlerin ecri verilir, bidati
işleyenlerin günahlarından da eksilme olmaz. " (Tirmizi, İbn-i
Mace).
İbn-i Abbas (ra) Hz. Peygamber Efendimiz(sav)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir: " Ümmetimin bozulduğu bir sırada kim sünnetime
sarılırsa ona yüz şehid sevabı vardır. " (Beyhaki, Taberani).
YİRMİDOKUZUNCU
TAVSİYE
DÜNYAYA ÖNEM VERMEMEK HAKKINDA
Ebu'l-Abbas Sehl b. Sa'd es-Saidi(ra)
şöyle anlatır:" Bir adam Rasulullah(sav)'e geldi ve şöyle dedi:" Ya Rasûlallah
bana bir amel göster ki onu işlediğimde Allah beni sevsin, insanlar da beni
sevsin. " Rasulullah:" Dünyadaki şeylere önem verme, Allah seni sevsin,
insanların yanındaki şeylere önem verme insanlar seni sevsin. " (İbn-i
Mace).
Hz.
Peygamber Efendimiz'in dünyaya önem vermemesi hususunda ise şu hadisi
zikredebiliriz: Abdullah b. Mesud(ra) şöyle anlatır:" Rasulullah(sav) hasır
üzerinde uyumuştu. Kalktığında yan tarafına hasır iz yapmıştı. Biz de:" Ya
Rasûlellah Sana döşek etsek" dedik. O da şöyle buyurdu:" Dünyaya karşı Bana ne
oluyor ki, Ben dünyada ağacın altında gölgelenipte sonra orayı bırakıp giden bir
yolcudan başka değilim. " (Tirmizi).
Ubeydullah b. Muhsan el-Ensari
el-Mutami(ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Sizden
kim gönlünde güven, bedeninde sıhhat, yanında da günlük azığı olarak sabahlarsa
o kimseye sanki zinetleriyle dünya verilmiş gibidir. " (Tirmizi).
Sa'd b. Ebi Vakkas(ra)
anlatır:" Peygamber(sav)'e bir adam geldi ve:" Ya Rasulellah bana bir tavsiyede
bulun, ama kısa ve öz olsun" dedi. Peygamber(sav) şöyle buyurdu:" İnsanların
ellerindekileri ummamaya bak. Tamahtan da sakın, zira tamah hali hazırda bir
fakirliktir. Mazur görülenlerden de sakın. " (Beyhaki).
İbn-i Ömer (ra) anlatır:
Rasulullah(sav) omuzumdan tuttu ve:" Dünyada bir yabancı gibi veya bir yolcu
gibi ol" buyurdu. İbn-i Ömer(ra) kendisi de şöyle dedi:" Akşama eriştiğinde
sabahı bekleme, sabaha eriştiğinde de akşamı bekleme, hastalığın için
sağlığından bir şeyler, ölümün için de hayatından birşeyler al. "
(Buhari).
OTUZUNCU TAVSİYE
CEHENNEMDEN KURTULUŞ
Haris b. Müslim et-Temimi(ra)
Hz. Peygamber(sav)'in kendisine şöyle buyurduğunu söylemiştir:Sabah namazını
kıldığında hiçbirşey konuşmadan önce yedi defa;Allahümme ecirni Mine'n-Nar
Allah'ım beni cehennem ateşinden koru" söyle. Şunu bil ki sen bugün ölürsen
Allah seni cehennemden korunanlardan kılar. Akşam namazını kıldığında da
hiçbirşey konuşmadan önce yedi defa; Allahümme ecirni Mine'n-Nar" söyle. Şunu
bil ki sen bu gece ölürsen Allah seni cehennemden korunanlardan kılar. " (Nesei,
Ebu Davud).
OTUZBİRİNCİ
TAVSİYE
CENNETLİK BİR ADAM
Ebu Hureyre(ra) şöyle anlatır:Bedevi
birisi Rasulullah(sav)'e geldi ve şöyle dedi:" Ya Rasulellah bana bir amel
göster ki onu işlediğimde cennete gireyim. " Rasulullah(sav) şöyle buyurdu: "
Allah'a kulluk eder, O'na hiçbirşeyi ortak koşmazsın, farz namazları kılar, farz
olan zekatı verir, Ramazan orucunu tutarsın. " Adam:" Canım elinde olan Allah'a
yemin olsun ki ben bunu ne artırırım ne de eksiltirim" dedi. Bu kişi oradan
ayrılınca Hz. Peygamber (sav):" Kim cennetlik olan bir adama bakmak isterse buna
baksın" buyurdu. (Buhari, Müslim).
OTUZİKİNCİ
TAVSİYE
İSTİHARE NAMAZI
Cabir b. Abdullah(ra) anlatır:"
Rasulullah (sav) bütün işlerimizde bize Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi
istihareyi öğretir ve şöyle derdi:" Biriniz bir işe yönelirse nafile olarak iki
rekat namaz kılsın, sonra da şöyle desin:" Allahümme, inni Estehiruke bi İlmike
ve Estakdiruke bi Kudretike ve Eseluke min Fadlikel-Azim. Fe inneke takdiru vela
Ekdiru ve Ta'lemu vela e'alemu ve ente Allamu'l-Úuyub Allahümme in Künte ta'lemu
Enne Hazel. "Emru hayrun li fi dini ve meaşi ve aki beti emri, Emru hayrun li fi
dini ve meaşi ve aki beti emri, âcili emri ve ecilihi fakdur li ve yessir li
sümme barik li fihi vein Künte Ta'lemu enne hazel emru şerrun li fi dini ve
meaşi ve akıbeti emri fi acilihi ve ecilihi fasrifni anhu vakdur li'l-Hayra
Haysü Kane Sümme Erdini bihi Allah'ın ben Senin ilminle Senden hayrına
muvafakiyet dilerim. Senden kudretinle kudret istirham ederim ve yüce fazlü
Kereminden nasib etmeni temenni ederim. Çünkü Senin kudretin herşeye kadirdir.
Benim gücüm ise yetmez. Sen herşeyi hakkı ile bilirsin, ben bilemem. Yine Sen
bütün gaybı kemali ile bilirsin. Allah'ım eğer bu yapmaya hazırlandığım amel
dinim hakkında, hayatım ve amellerimin akıbeti şuanki ve geleceği hususunda
hayırlı ise onu bana takdir kıl ve kolaylaştır. Sonra bu amelimde bana bereket
ihsan et. Yok eğer yapmaya hazırlandığım bu amel dinim hakkında, hayatım ve
amelimin akıbeti, şuanki ve geleceği hakkında şerli(kötü) ise onu benden, beni
de ondan uzaklaştır. Hayır hangisinde ise onu bana takdir buyur, sonra beni de
ona razı kıl. " de ve sonra ihtiyacını belirt. " (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi,
Nesei, İbn-i Mace).
İstiharenin faydası hakkında ise şu hadisi
zikredebiliriz:
Sa'd b. Ebi Vakkas(ra) Resulullah(sav)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ademoğlunun Allah'a yaptığı istiharesi onun mesud
ve bahtiyarlığındandır. " (Müsned).
Diğer rivayette ise şu ilave
mevcuttur:" Ademoğlunun Allah'a istihareyi terk etmesi de onun
bahtsızlığındandır. "
OTUZÜÇÜNCÜ
TAVSİYE
ÜZÜNTÜ VE KEDERİN GİDERİLMESİ İÇİN DUA
el-İsbehani, Enes(ra)'dan şu
hadisi rivayet edr ki, Rasulullah(sav) şöyle buyurmuştur:" Ey Ali sana bir dua
öğretiyorum ki eğer sana gam, keder gelirse bununla Rabbine dua edersin,
Allah'ın izniyle senin duan kabul olunur, üzüntü senden gider. önce abdest al,
iki rekat namaz kıl, Allah'a Hamdü senada bulun, Peygamberine salavat getir.
Kendine ve mü'min erkek ve kadınlara istiğfarda bulun. Sonra da şöyle de:"
Allahümme ente tahkumu beyne İbadike FŒma kânûfihi Yehtelifune, La ilahe
illallahu'l-Azim. La ilahe illallahu'l-Halimu'l-Kerim.Emru hayrun li fi dini ve
meaşi ve aki beti emri, acili emri ve ecilihi fakdur li ve yessir li sümme barik
li fihi vein Künte Ta'lemu enne hazel emru şerrun li fi dini ve meaşi ve akıbeti
emri fi acilihi ve ecilihi fasrifni anhu vakdur li'l-Hayra Haysü Kane Sümme
Erdini bihiğAllah'ın ben Senin ilminle Senden hayrına muvaffakiyet dilerim.
Senden kudretinle kudret istirham ederim ve yüce fazlü Kereminden nasib etmeni
temenni ederim. Çünkü Senin kudretin herşeye kadirdir. Benim gücüm ise yetmez.
Sen herşeyi hakkı ile bilirsin, ben bilemem. Yine Sen bütün gaybı kemali ile
bilirsin. Allah'ım eğer bu yapmaya hazırlandığım amel dinim hakkında, hayatım ve
amellerimin akıbeti şuanki ve geleceği hususunda hayırlı ise onu bana takdir kıl
ve kolaylaştır. Sonra bu amelimde bana bereket ihsan et. Yok eğer yapmaya
hazırlandığım bu amel dinim hakkında, hayatım ve amelimin akıbeti, şuanki ve
geleceği hakkında şerli(kötü) ise onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır
hangisinde ise onu bana takdir buyur, sonra beni de ona razı kıl. " de ve sonra
ihtiyacını belirt. " (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn-i
Mace).
Sübhanallahi Rabbi's-Semâvâti's-Sebi ve
Rabbi'l-Arşi'l-Azim. el-Hamdü lillahi Rabbi'l-Alemin, Allahümme Kâşife'l-Úammi,
müferricel-Hemmi, mücibe da'veti'l-Muddarine iza deavke. Rahmane'd-Dünya
ve'l-Ahira ve Rahimehuma ferhamni fi hâceti hezihi bi kadaiha ve necâhiha
Rahmeten tuğni biha an Rahmeti men sivake.
İbn-i Abbas (ra) Rasulullah(sav)'in
şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Cebrail(as) Bana birtakım dualar getirdi ve
" eğer Sana dünya içinden bir iş gelirse bu duaları öne koy ve sonra da
ihtiyacını iste" dedi. Dua şudur:" Ya bedia's-Semâvâti ve'l-Ardı, Ya Ze'l-Celali
ve'l-İkram. Ya Sariha'l- Mustesrihine, Ya Gıyâse'l-Müsteğisine, Ya Kâşife's-Sûi,
Ya Erhame'r-Rahimine, Ya Mucibe da'veti'l- Muddarrine, Ya İlahe'l-Alemine, Bike
Unzilu haceti ve Ente E'lemu biha fakdiha" (el-İsbehani).
OTUZDÖRDÜNCÜ
TAVSİYE
ÇOK SECDE ETMEK KİŞİYİ CENNETE KOYAR
Rasulullah(sav)'in hizmetkarı ve Ashab-ı
Suffa'dan olan Ebu Firas Rabia b. Ka'b el-Eslemi(ra) şöyle anlatır:"
Rasulullah(sav) ile beraber geceler, abdest suyu ve diğer ihtiyaçlarını
getirirdim. Bana dedi ki:" Benden bir şey dile" . Ben de:" Cennette Sana
arkadaşlık etmeyi dilerim" dedim. " Bundan başka" dedi. Ben de:" İsteğim budur"
dedim. " Sen de nefsine karşı çok secde etmekle Bana yardım et" buyurdu. "
(Müslim).
Hz. Peygamber'in Mevlası Ebu Abdillah Sevban(ra)
Rasulullah(sav)'ı şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir:" Çok secde etmeye
bak. Zira sen her secde edişinde Allah seni onunla bir derece yukarı kaldırır.
Senden de bir günahı siler. " (Müslim).
Cabir(ra) Rasulullah(sav)'i şöyle
derken işittiğini rivayet etmiştir:" Şüphesiz gecede bir saat vardır ki müslüman
birisi ona rastlarsa Allah'tan dünya ve ahiret işinden hayırlı birşey isterse
Allah ona mutlaka bunu verir. Bu her gecede böyledir. " (Müslim).
Ebu Malik el-Eşari(ra)
Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Hiç bir adam yoktur ki
geceleyin uyanır, hanımını da uyandırır, hatta hanımına uyku ağır basarsa yüzüne
su serperde ikisi evlerinde namaza kalkar ve gecenin bir vaktinde Allah'ı
zikrederse Allah o ikisinin günahlarını bağışlar. " (Taberani).
Muğire b. Şu'be(ra)
anlatır:Bir gün Rasulullah(sav) öyle namaz kıldı ki hatta ayakları şişmişti.
Kendisine:" Allah Senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladı" denildi. O da
şöyle buyurdu: " Şükreden bir kul olmayayım mı?" . (Buhari, Müslim,
Nesei).
İbn-i Abbas(ra) şöyle anlatır:" Rasulullah (sav) bize gece
namazı kılmamızı emretti, hatta bu konuda teşvik edip şöyle buyurdu:" Bir
rekatta olsa gece namazı kılmaya bakın. " (Taberani).
OTUZBEŞİNCİ TAVSİYE
YEMEK YEDİRMEK, SELAMI
YAYMAK VE GECE NAMAZI KILMAK
Ebu Hureyre(ra) şöyle anlatır:" Rasulullah(sav)'e :" Ya
Rasulellah Seni gördüğümde gönlüm hoşlanır, gözüm aydınlanır, bana herşeyden
haber ver" dedim. O da :" Herşey sudan yaratıldı" buyurdu. Ben:" Bana öyle
birşey bildir ki onu yaptığımda cennete gireyim. " Şöyle buyurdu:" Yemek yedir,
selamı yay, akrabayı ziyaret et, insanlar uyurken gece namazını kıl;cennete
güvenle girersin. " (Müsned, İbn-i Hibban).
Ebu Malik el-Eşari(ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Cennette dışından içi,
içinden de dışı görünen bir oda vardır ki Allah onu;yemek yediren, selamı yayan
ve insanlar uyurken gece namazı kılan kimseler için hazırlamıştır. " (ibn-i
Hibban).
OTUZALTINCI
TAVSİYE
KOMŞUYA İKRAMDA BULUNMAK
Ebu zer(ra) Efendimiz'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ey Ebu Zer çorba pişirdiğinde suyunu çok yapta
komşularını gözet. " (Müslim).
Yine Ebu Zer(ra) şöyle demiştir:" Sadık dostum bana şunu
tavsiye etti ve dedi ki:" Çorba pişirdiğinde suyunu çok yap, sonra da
komşularından hanehalkına bak, çorbadan uygun bir şekilde onlara dök.
"
Ebu
Hureyre(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim Allah'a
ve Kıyamet Günü'ne inanıyorsa komşusuna eziyet vermesin, kim Allah'a Kıyamet
Günü'ne inanıyorsa misafirine ikram etsin, kim Allah'a ve Kıyamet Günü'ne
inanıyorsa hayır konuşsun yahut sussun. " (Buhari, Müslim).
OTUZYEDİNCİ
TAVSİYE
FAKİR VE YOKSULLARI SEVMEK
Ebu Zer(ra) şöyle demiştir:" Sadık dostum
bana yedi tavsiyede bulundu;Yoksulları sevmemi ve onlara yakın durmamı, benden
aşağı olana bakmamı ve kendimin üstünde olanlara bakmamamı, bana eziyet verseler
de akrabamı ziyaret etmemi, " La Havle vela Kuvvete illa billah" sözünü çokça
söylememi, acıda olsa gerçeği konuşmamı, Allah hususunda kınayıcının kınamasının
beni tutmamasını insanlardan da birşey istemememi. " (Müsned,
Taberani).
OTUZSEKİZİNCİ TAVSİYE
FAKİRLİK VE ZENGİNLİĞİN
TANIMI
Ebu
Zer(ra) Rasulullah(sav)'in kendisine şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Ey Ebu
Zer malın çokluğunu zenginlik olarak mı görürsün?" Ben de:" Evet Ya Rasulellah"
dedim. O da:" Malın azlığını da fakirlik olarak mı görürsün?" dedi. Ben de:"
Evet Ya Rasulellah" dedim. O da şöyle buyurdu:" Zenginlik ancak kalp ve gönül
zenginliğidir. Fakirlik te kalp ve gönül fakirliğidir. Kimin kalbinde zenginlik
varsa dünyada karşılaştığı ona zarar vermez. Kimin de kalbinde fakirlik varsa
dünyadan daha fazla onu zengin edecek yoktur ve onun nefsine de dünyanın
cimriliği zarar verebilir. " (İbn-i Hibban).
OTUZDOKUZUNCU TAVSİYE
ALLAH'tan
SAKINMAK
Ebu
Zer(ra) anlatır:" Rasulullah(sav)'e :" Ya Rasulellah bana tavsiyede bulun"
dedim. Şöyle buyurdu:" Allah'tan sakın, zira bu tamamen işin başıdır. " Ben:" Ya
Rasulellah bana biraz daha tavsiye ver" dedim. O da:" Kur'an okumaya bak. Çünkü
bu sana dünyada nur, semada ise azıkolarak biriktirilmiş sermayedir. " (İbn-i
Hibban).
KIRKINCI TAVSİYE
KUR'AN OKUMANIN FAZİLETİ
HAKIKKINDA
Ebu Umame el-Bahili(ra) Rasulullah(sav)'i şöyle derken
işittiğini rivayet etmiştir:" Kur'an'ı okuyunuz, zira Kur'an Kıyamet Günü Kur'an
ehline şefaatçi olarak gelir. İki çiçek olan Bakara ve Al-i İmran Sureleri'ni
deokuyunuz, zira bu ikisi Kıyamet Günü bulut gibi veya saf halinde iki kuş
fırkası olarak Ashabını savunmak için gelir. Bakara Suresi'ni okuyunuz, zira
bunun elde edilmesi berekettir, terkedilmesi zarardır. O'na sihirbazlar da güç
yetiremez. " (Müslim).
Abdullah b. Amr b. el-As(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle
dediğini rivayet etmiştir:" Kur'an Ashabına " Oku yüksel, dünyada düzgünce
okuduğun gibi oku, senin makamın en son okuduğun ayete kadardır denilir. "
(Tirmizi, Ebu Davud, İbn-i Mace, İbn-i Hibban).
KIRKBİRİNCİ TAVSİYE
HAYIR
YOLLARI
Enes
b. Malik(ra) anlatır:" Temim Kabilesi'den bir adam Rasulullah(sav)'e geldi ve:"
Ya Rasulellah benim çok develerim var, mal, mülk ve arkadaş Sahibiyim. Bana
nasıl yapacağımı, nasıl hayır yolunda sarfedeceğimibildir" dedi. Bunu üzerine
Rasulullah(sav):" Malından zekatını çıkarırsın, zira bu seni temizleyen bir nevi
temizleyicidir. Akrabanla ilişkiyi sürdürürsün, yoksul komşu ve dilencinin
hakkını tanırsın. " (Müsned).
KIRKİKİNCİ
TAVSİYE
ÜZÜNTÜNÜN GİTMESİ, BORCUN ÖDENMESİ İÇİN DUA
Ebu Said el-Hudri(ra) anlatır:"
Bir Rasululla(sav) mescide girmişti. Baksa ki Ensar'dan Ebû İmame denilen bir
adam mescidde oturuyordu. Ona:" Ey Ebu Ümâme ne oluyor seni namaz vaktinin
dışında mescidte oturuyor görüyorum. Durum nedir?" dedi. O da:" Ya Rasulellah
borçlar ve kederler beni bırakmıyor" dedi. Rasulullah(sav) :" Sana bir söz
öğreteyim mi? Eğer onu söylersen Allah teala üzüntünü giderir, borcunu ödetir"
dedi. O da" söyle ya Rasulallah " dedi. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:" Sabaha
çıktığında akşama eriştiğinde şöyle de:" Allahümme eûzu bike mine'l-hemmi
ve'l-hüzni ve eûzu bike mine'l-buhli ve'lcübni ve eûzu bike min galebeti'd deyni
ve kahri'r ricâli" Ebu ümame sonra şöyle der: Ben bunu böylece yaptım Allah
taala üzüntümü giderdi borcumu da ödememi nasip etti. " (Ebu
Davud).
KIRKÜÇÜNCÜ
TAVSİYE
UYUMA SIRASINDA OKUNACAK DUA
Ebu Umare el-Bera b. Azib(ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ey falanca yatağına
girdiğinde şöyle de:" Allahümme Eslemtü nefsi ileyke ve veccehtü vechi ileyke ve
fevvadtü emri ileyke ve Elce'tü Zahri ileyke rağbeten ve Rahmeten ileyke la
melce'e ve la mencâ minke illa ileyke amentü bi kitabike ellezi enzelte, ve
nebiyyike ellezi erselte Fe inneke in mittü min leyletike mittü ala'l-Fıtrati ve
in Esbahtü esbahtü hayran. " (Buhari, Müslim).
Ebu Said el-Hudri(ra)
Efendimiz(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim yatağına girdiği
sırada " Estağfirullahe ellezi la İlahe illa hü el Hayye'l-Kayyume ve etubü
ileyh" derse, günahları denizin köpüğü, ağacın yaprağı, kum yığınının taneleri
ve dünyanın günlerinin sayısı kadar da olsa affolunur. "
(Tirmizi).
Enes b. Malik(ra) Rasulullah(sav)'İn şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir:" Kim yatağına girdiğinde:" el-Hamdülillahi'llezi Kefâni,
ve'l-Hamdülillahi ellezi menne aleyye fe efdale" derse Allah'ı bütün mahlukatın
övgüsü ile hamdetmiş olur. " (Beyhaki).
KIRKDÖRDÜNCÜ TAVSİYE
UYKUSU GELMEYEN KİMSENİN
OKUYACAĞI DUA
Zeyd b. Sabit(ra) şöyle demiştir:" Rasulullah(sav)'e bana
musallat olan uykusuzluktan şikayet ettim, şöyle buyurdu: " Şöyle de:" Allahümme
ğarati'n-Nucumu ve hede'eti'l-Uyuni ve ente Hayyun Kayyumun la te'huzuke sinetun
vela nevmun Ya Hayyu Ya Kayyumu ehdi' leyli ve enim ayni" . Zeyd b. Sabit(ra)
şöyle der:" Ben bu duayı okudum Allah Taala benden maruz kaldığım şeyi giderdi.
" (ibnu Sünni).
Yine Rasulullah(sav) Halid b. Velid(ra)'a uykusuzluk
musallat olduğunda ona şöyle dua etmesini öğretmiştir:" Allahümme Rabba's-Sema
vati's-Seb'i vema ezallet. Ve Rabbe'l-ErdŒne vema ekallet ve Rabbe's-Şeyatine
vema Edallet. Kun li Caren min şerri halgıke küllihim cemian en yefruta aleyye
ahadun min hum ev en yetğa, Azze caruke ve Celle Senauke. " (Tirmizi,
Taberani).
KIRKBEŞİNCİ TAVSİYE
İNSANLARIN EN DEĞERLİSİ
Ebu Said el-Hudri(ra)
anlatır:Bir adam:" Ya Rasulellah insanların hangisi daha faziletlidir?" dedi. O
da şöyle buyurdu:" Mü'min olan ve canıyla malıyla Allah yolunda cihad edendir. "
Adam:" Sonra kim?" dedi. O da:" Vadilerden bir vadiye çekilmiş Rabbine ibadet
eden bir adamdır" dedi. Diğer bir rivayette ise:" Allah'tan sakınır, insanları
da şerrinden dolayı bırakır. " (Buhari, Müslim).
Yine Ebu Said el-Hudri(ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Müslüman bir adamın en
hayırlı malıkoyunları olupta dinini fitnelerden kurtarmak için dağların
tepelerine, kenar bölgelere onları sürüp götüreceği yakındır. "
(Buhari).
KIRKALTINCI TAVSİYE
OTURULAN MECLİSİN
KEFFARETİ
Ebu
Hureyre(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Kim bir
mecliste otururda o mecliste şamata ve bağrışmalar çok olurda o kişi bu
meclisinden kalkmadan önce:" Sübhanekellahümme bi Hamdike Eşhedü enlailahe illa
ente Estağfiruke ve etûbü ileyke" derse bu meclisinde olan şeyleri ondan
affolunur. " (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn-i Hibban).
KIRKYEDİNCİ
TAVSİYE
TESBİH'in FAZİLETİ HAKKINDA
Ebu Zer (ra) anlatır:" Rasulullah(sav)
bana, " sözün Allah'a en sevimli olanını sana bildireyim mi?" dedi. Ben de: " Ya
Rasulellah sözün Allah'a en sevimli olanını bana bildir" dedim. O da şöyle
buyurdu: " Allah Taala'ya sözün en sevimlisi, " Sübhanellahi ve bi Hamdihi" dir,
buyurdu. " (Müslim, Nesei).
Yine Müslim'in rivayetinde Rasulullah (sav)'e: " Hangi söz
daha faziletlidir" diye sorulduğu ve O'nun da şöyle buyurduğu rivayet
edilmiştir:" Allah'ın melekleri ve kulları için seçtiği" Sübhanellahi ve bi
Hamdihi" dir. "
Abdullah b. Amr (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir: " Kim, "Sübhanellahi ve bi hamdihi", derse ona cennette bir
hurma ağacı dikilir. " (El-Bezzar).
Ebu Hureyre(ra) Rasulullah(sav)'in
şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" "Sübhanellahi ve bi Hamdihi,
Sübhanellahi'l-Azim", dile hafif mizanda ağır ve Rahman'a sevimli gelen iki
sözdür. " (Buhari, Müslim, Tirmizi).
KIRKSEKİZİNCİ TAVSİYE
SEYYİDİ'L
İSTİĞFAR
Seddad b. Evs(ra) Peygamber(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet
etmiştir:" Seyyidül İstiğfar (İstiğfar ve tevbenin en kıymetlisi) kulun şöyle
demesidir:" Allahümme ente Rabbi la İlahe illa ente HalaktenŒ ve enne Abduke ve
ene ala Ahdike ve va'dike mesteta'tu Euzü bike min şerri ma sana'tü ebû ü leke
bini'metike aleyye ve ebu ü bi zenbi fağfirli fe innehü la yeğfiru'z-zunübe illa
ente" . Kim bunu inanarak gündüz söylerse ve de bugünde akşamdan önce vefat
ederse o cennet ehlinden olur. Kim de bunu inanarak gece söylerse ve de bu
gecede sabahtan önce vefat ederse o cennet ehlinden olur. "
(Buhari).
KIRKDOKUZUNCU TAVSİYE
CENNET AĞACI
Ebu Hureyre(ra) ağaç dikerken kendisine
Hz. Peygamber(sav)'in uğradığını ve şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Ey Ebu
Hureyre ne dikiyorsun?" . Ben de:" Ağaç dikiyorum" dedim. O da:" Ben sana bundan
daha hayırlı ağacı göstereyim mi?. "Sübhanellahi ve'l-Handülillahi vela ilahe
İllallahü vallahü ekber"dir ki bu duanın her defasında cennette sana bir ağaç
dikilir. " (ibn-i Mace, Hakim).
ELLİNCİ
TAVSİYE
AKREP SOKMASINA KARŞI KORUNMA
Ebu hureyre(ra) anlatır:" Bir adam
Peygamber(sav)'e geldi ve:" Ya Rasulellah dün beni ısıran akrepten neler çektim
bir bilsen" dedi. Bunun üzerine O da şöyle dedi: " Bak akşama çıktığınde eğer, "
Euzü bi kelimatillahi et-Tammeti min şerri ma Halak" diye dua etseydin sana
zarar vermezdi. " (Muvatta, Müslim, Tirmizi).
Tirmizi'nin rivayetinde ibare şu
şekildedir:" Kim akşama çıktığında üç defa, " euzü bi kelimatillahi et-Tammeti
min şerri ma Halaka" diye dua ederse ona bu gecede zehirli mahlukat zarar
veremez. " Süheyl der ki:" Aileme bu duayı öğrenmişti. Her gece okuyorlardı. Bu
sırada bir cariyeyi haşere sokmuştu, ama o hiçbir acı duymadı.
"
FATİHA SURESİ'Nİ
OKUYARAK TEDAVİ ETMEK
Ebu Said el-Hudri(ra) anlatır:" Rasulullah(sav)'in
Ashabı'ndanbir grup sefere çıkmıştı. Nihayet arap kabilelerinden bir kabileye
konakladılar ve onlardan kendilerini misafir edinmelerini istediler, ama onlar
misafir almayı kabul etmediler. Bu sırada kabilenin reisini haşerat ısırdı,
hemen koşuşturdular, ama hiçbir şey fayda vermedi. Birisi: " Şu konaklayan
topluluğa gitseniz belki yanlarında bazı şeyler olabilir" dedi. Onlar da hemen
yanlarına gelip: " Ey topluluk, reisimizi haşeresoktu, tüm çabalarımız fayda
vermedi. Acaba birinizin yanında birşey var mıdır?. " Ashab'tan birisi: "
Vallahi ben tedavi edebilirim. Ama şu var ki biz sizden misafir kabul edilmemizi
istedikte siz bizi misafir edinmediniz. Ben de ücret vermesseniz size tedavi
etmem. " dedi. Onlarda bir sürü koyunla anlaştılar. O da Fatiha Suresi'ni okuyup
ve üfleyerek gitti. Reisleri sonunda bağdan çözülmüş gibi canlandı, yürüyüp
kalktı. Hiçbir acı duymadı. Onlar da anlaştıkları ücreti ona verdiler.
Arkadaşlarından birisi:" Koyunları paylaştırınız" dedi. Tedavi eden de: " Hayır
Peygamber(sav)'e gidip durumu O'na anlatana kadar birşey yapmayın. O'nun ne
emredeceğine bakalım" dedi. Rasulullah (sav)'e varıp durumu anlattılar. O da"
Fatiha'nın tedavi edeceğini nereden bildin?. Size ganimet geldi onu bölüştürün,
sizinle beraber Bana da pay ayırın" buyurdu ve güldü. "
(Buhari).
ELLİBİRİNCİ
TAVSİYE
RIZKI GELİŞTİRME VE BORCU öDEME DUASI
Mü'minlerin annesi Aişe
Validemiz (ra) şöyle anlatır: " Ebu Bekir(ra) benim yanıma geldi ve: Rasulullah
(sav)'den bana öğrettiği duayı duydum. " Ben de:" Nedir o?" dedim. Şöyle dedi: "
Meryemoğlu İsa arkadaşlarına şöyle öğretiyordu: " Şayet sizden birinizin dağ
dolusu altın borcu olsa ve Allah'a şu duayı okusa Allah borcunu ödetir: "
"Allahümme fâricelhemmi Kâşifel ğammi mücŒbedda'vetil-muddarriin Rahmanüddinya
vel Ahira ve Rahimehuma ente turhimuni ferhamni bi Rahmetin tuğnini biha an
Rahmeti men sivake" Ebu Bekir (ra) der ki:Ben Allah'a bu şekilde dua ederdim,
Allah bana faydalarını getirir, borcum ödenirdi. "
Hz. Aişe Validemiz der ki: " Ben de
bu dua ile dua ederdim. Kısa zamanda Allah beni ne bana sadaka olarak verilmiş
ne de miras yoluyla gelmiş olan bir rızıkla rızıklandırdı. Allah borcumu ödetti,
aileme güzel bir şekilde bunu bölüştürdüm. Abdurrahman'ın kızını da bu maldan üç
ukiyye (12 dirhem) süs ve zinet taktım, bize de geriye iyi bir mal arttı. "
(Bezzar, Hakim, İsbehani).
Efendimiz şöyle buyurmuştur:" Ey Muaz sana dua
edebileceğin bir dua öğreteyim mi?. Eğer üzerinden Sabir dağı kadar borç olsa
Allah onu senden ödetir. Ey Muaz Allah'a şöyle dua et: " Kul Allahümme Malike'l
Mülki tü'ti'l-mülke men teşâu ve tuizzü men teşâu ve tuzillü men teşâu
biyedike'l- Hayri inneke ala Külli şey in Kadir. Tulicu'l-Leyle fi'n-Nehari ve
tulicu'n-Nehari fi'l-Leyl. Ve tuhricu'l-Meyyite mine'l-Hayy ve türziku men teşâu
biğayri hisab. Rahmane'd-Dünya ve'l-Ahirati ve Rahime huma tu'timen teşâu minha
ve temneu menteşau, irhamni rahmeten tuğnini biha an Rahmeti men sivâke. "
(Taberani).
HAYIR YOLLARINDA HARCAMA YAPMAK
Abdullah b. Amr b. el-As (ra) bir adamın
Rasulullah(sav)'eşöyle sorduğunu rivayet etmiştir: " Müslümanlığın hangisi daha
hayırlıdır?. " O da şöyle buyurur: " Yemek yedirirsin, selamı da tanıdığına ve
tanımadığına verirsin. " (Buhari, Müslim).
Ebu hureyre (ra) Peygamber (sav)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir: " Kulların içinde bulunduğu hiçbir gün yoktur ki,
iki melek inipte bunlardan birisi, " Allah'ım hayır harcamada bulunanın malının
devamını ver" diğeride, " Allah'ım elisıkı olanın da malının telefini ver"
demesin. " (Buhari, Müslim).
Abdullah b. Mesud(ra) Hz. Peygamber(sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir: " Ancak iki şeyde hasetlik vardır kibunlar;bir adam ki Allah
ona mal vermiş o da malı hakyolda tüketmek nasip olmuştur. Yine bir adam ki
Allah ona hikmet vermiş, o da bu hikmetle hükmeder ve bu hikmeti öğretir. "
(Buhari, Müslim).
Yine Abdullah b. Mesud (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir:" Hanginize varisi olduğu mal kendi malından daha sevimlidir?.
" Ashab dedi ki:" Ya Rasulellah bizden hiçbiri yoktur ki kendi malı ona sevimli
olmasın" dedi. O da şöyle buyurdu: " Onun malı hayatındayken (hayır yollarına)
sunduğudur. Varisin malı da (hayır yoluna sunmayıp) geriye bıraktığıdır. "
(Buhari).
Adiy b.
Hatim (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Cehennemden bir yarım hurma ile de olsa korununuz. " (Buhari,
Müslim).
Ebu
Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah
şöyle buyurur: "Ey Ademoğlu hayır yoluna harcama yap ki sana da harcama
yapılsın. " (Buhari, Müslim).
ELLİÜÇÜNCÜ TAVSİYE
SABAH VE AKŞAMA ERİŞİNCE VE EVİNDEN
ÇIKTIÚINDA NASIL DUA EDİLECEÚİ HAKKINDADIR
Ebu Hureyre(ra) Ebu Bekir(ra)'ın
şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Ya Rasulellah bana sabah ve akşama erişince
söyliyeceğim bir takım sözlerden bana emret. O da şöyle buyurdu: "Allahümme
Fâtıra's-Semâvâti ve'l-Ard, ålime'l-ğaybi ve'ş-Şehâdeti Rabbe Külli şeyin ve
Melikehu. Eşhedu Enla İlahe illa ente euzü bike min şerri nefsi ve min
şerri'ş-Şeytani ve şirkihi" bunu sabaha ve akşama eriştiğinde, yatağa girdiğinde
oku" buyurdu. " (Ebu davud, Tirmizi).
Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (ra)
anlatır: Efendimiz evinden çıktığı zaman şöyle derdi: " Bismillahi tevekkeltü
Alallahi, Allahümme inni eûzü bike en edille ev Udalle ev ezille ev uzelle ev
ezlime ev uzleme, ev echele ev yüchele aleyye. " (Ebu Davud,
Tirmizi).
Enes(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet
etmiştir: Kim evinden çıkarken, " Bismillah tevekkeltü A lellahi la havle ve la
kuvvete illa billahi" derse ona şöyle denilir:" Hidayete eriştirildin, işlerinde
yeterlilik kazandırıldın, şerlerden korundun" ve ondan şeytan uzaklaşır. " (Ebu
Davud, Tirmizi).
Enes b. Malik Rasulullah (sav)'in kızı Fatıma(ra)'a şöyle
dediğini rivayet etmiştir:" Sana tavsiye edeceğim şeyleri dinlemekten sana hangi
şey engel olabilir ki? Sabah ve akşama eriştiğinde şöyle dersin:" Ya Hayyu Ya
Kayyum bi Rahmetike esteğisü, Eslih li şe'ni Küllehü vela tekilni ila nefsi
tarfete aynin. " (Nesei, Bezzar).
ELLİ DöRDÜNCÜTAVSİYE
İDARECİLİK İSTEMEYİNİZ
Ebu Said, Abdurrahman b. Sümra
(ra) Rasullulah (sav)'in ken kendisine şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. " Ey
Abdurrahman b. Sümra idareciliği isteme çünkü şu var ki bu görev sana sen
istemeden verilirse sana yardım edilir, eğer bu görev sana senin isteğinle
verilirse sende bunun sorumluluğu altına girersin, bir şeye yemin ettikten sonra
ondan daha iyisini görmüş isen daha iyi olanı yap yeminine de keffaret uygula.
(Buhari, Müslim)
Ebu Zer(ra) anlatır:" Ya Rasullullah beni bir yerlerde
çalıştırmak istemez misin?" dedim. O da omzuma dokundu ve şöyle buyurdu:" Ey Ebu
Zer sen zayıfsın, vazife de emanettir. Vazife ve sorumluluk Kıyamet Günü'nde
pişmanlık ve alçaklıktır. Ama bu vazifenin hakkını yerine getiren üzerindeki
vazife ile ilgili sorumluluğun gereklerini yapan hariç. "
(Müslim).
Ebu Hureyre(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir:" Sizler idarecilik hususunda çok ihtiraslı olacaksınız ama bu
da Kıyamet Günü pişmanlık olacaktır. " (Buhari).
Ebu Said(ra) ve Ebu Hureyre(ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: " Allah hiçbir
Peygamber göndermemiş ve hiçbir halifeden bir halife tayin etmemiştir ki onun
sır dostu olmasın. Bazı sır dostu ona iyiliği emreder, iyiliğe teşvik eder. Bazı
sır dostu da kötülüğü emreder ve kötülüğe teşvik eder. Ancak günah ve hatalardan
korunmuş olan ise Allah'ın koruduğu kimsedir. " (Buhari).
Aişe (ra)
Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah bir idarecinin
hayrını dilerse ona doğru yardımcı kılar da idareci vazife ve sorumluluğunu
unutursa ona hatırlatır, hatırladığında ona yardım eder ve eğer Allah bunun
dışında dilerse ona kötü yardımcı kılar o da vazifesini unutursa ona
hatırlatmaz, hatırlarsa yardım etmez. " (Ebu Davud).
ELLİBEŞİNCİ TAVSİYE
EVLERDE MESCİDLER
EDİNMEK
Aişe
(ra) şöyle buyurmuştur: " Rasulullah (sav) bize evlerde mescidler yapmamızı ve
onu temizleyip güzelleştirmemizi emretti. " (Tirmizi, Ebu Davud,
Müsned).
Semure b. Cündüb (ra) şöyle demiştir: " Rasulullah (sav)
bize evlerimizde mescidler edinmemizi ve bunları da temiz tutmamızı emretti. "
(Tirmizi, Müsned).
TAVSİYELERİN SONUNCUSU
Bu değerli tavsiyeleri Efendimiz
İbrahim(as)'ın Muhammed Ümmetine olan tavsiyesi ile bitirmek
istiyorum.
Abdullah b. Mesud (ra) Rasulullah(sav)'İn şöyle buyurduğunu
rivayet etmiştir: " Mirac Gecesi'nde İbrahim (as) ile karşılaştım, Bana şöyle
dedi: " Ey Muhammed ümmetine benden selam söyle ve şunu bildir ki; Cennet'in
toprağı çok hoştur, suyu tatlıdır, arazisi düzdür (çakıllı tümsekli değildir). O
'nun ağacı da: " Sübhanellah vel Hamdülillahi vela İlahe İllallahü vallahü
Ekber" dir. " (Tirmizi, Taberani).
Allah Efendimiz Muhammed'e, Ailesine ve
Ashabı'na salat ve selam etsin, selam peygamberlerin üzerine Hamd ise alemlerin
Rabbi Allah'adır.
ON NASİHAT
1-) Hergün okuyabildiğin kadar
Kur'an oku, Peygamber (sav)'e de salatı çokca getir.
2-) Beş vakit namaz ile velevki iki rekat
ta olsa gece ve kuşluk namazına devam et.
3-) Üzerine farz olan zekatı ver. Az da
olsa hergün sadaka ver. Eğer verecek bulamaz isen bu vazifeyi güzel söylemekle
yerine getir. Ramazan orucu ile beraber her ayda üçgün oruç tut.
4-) Allah'ın sevdiklerinden
olmak istemez misin? Peygamber'in Muhammed (sav)'i, O'nun Ailesini sev, anne ve
babaya iyilik yap.
5-) Sen:" Ya Rabbi, Ya Rabbi" deyipte, Allah'ın: "Evet Ey kulum,
iste istediğin verilir" dediği kimselerden olmak istemez misin? Ohalde
yiyeceğini temizle ki duan kabul olsun. İnsanlara kendinden daha insaflı ol.
İnsanlara güzel ahlakla davran.
6-) Duası kabul edilenlerden ve Kıyamet günü sayfası nurla
parlayanlardan olmayı istemez misin? Kalbini temizle, "La İlahe İllallah"
zikrini çok yap, günahlarına, mü'min erkek ve mü'min kadınlar için tevbe ve
istiğfar yap. Allah'ı hatırlamaktan habersiz olanlardan olma.
7-) Allah'a hamdeden, şükreden,
O'na yakın olanlardan olmak istemez misin? Şu var ki kul: El-Hamdülillah, derse,
Allah: " Kulum Bana hamdetti, Bana şükretti" der. Ohalde: el-Hamdülillahi ve
Selamün ala İbadihillezinestafa" zikrini çokça yap.
8-) Allah'a şükredenlerden ve Allah'ın
neslini islah ettiği kimselerden olmayı istemez misin? Ohalde şu iki ayetteki
duaya devam etmelisin:
A-) " Rabbim, bana ve anama, babama lutfettiğin nimete
şükretme, Senin beğeneceğin faydalı bir iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve
Rahmetinle beni iyi kullarının arasına koy". (Neml:19).
B-) " Rabbim beni, bana ve anama,
babama verdiğin nimete şükretmeye razı olacağın yararlı işleri yapmaya sevkeyle,
benim için neslimden de salahı devam ettir. Ben Sana yöneldim, Sana teslim
oldum." (Akaf:15).
9-) Hem dünyanı hem ahiretini toplayan şeyi sana göstereyim mi?
Ohalde Allah'ın emirlerini gücün yettiği kadar yerine getirmeye çalış: " Ey
insanlar, ruku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki
kurtuluşa eresiniz. " (Hac:77).
10-) Bütün herşeyin özünü göstermemi ister misin? " Allah'a
inandım de, sonra da dosdoğru istikamet üzere ol. "