59.CASİYE SURESİ

No ResponsesŞubat 8th, 2020

KORONA VİRÜSÜ VE ALINACAK DERS

No ResponsesŞubat 3rd, 2020

VİRÜS SAVAŞI- GÜNAHLARIN ÜRÜNÜ

VİRÜS SAVAŞI- GÜNAHLARIN ÜRÜNÜ

1980 yıllarında Hürriyet gazetesinde gördüğüm bir haber, beni tedirgin etmiş, dikkatimi çekmişti.

Haberde;” Ruslar labaratuvarda virüs üretiyorlar.”

Uzun yıllar gazeteden o haberi kesip saklamıştım.

Depremi tetikleyerek depremlerle devletleri yok etmek gibi, yeni bir biyolojik savaş mı başlatılmaktadır?

Bu savaş yaygınlaştırılıp tüm dünyanın karşılıklı savaşları haline döner mi?

Bizde olduğu gibi dünyanın elebaşları beyanatlarında şöyle diyorlardı; Dünyanın bu kadar insanı taşıyamayacağı yönünde idi.

Virüs, gıda, ilaç ve sularla dünya nüfusu bir milyar oranında azaltılmaya mı gidilmektedir?

Artık savaşların tarz ve yöntemleri değişmişti.

Aslında bu günahlarında yönteminin ve yönünün değiştiğini göstermektedir.

Günahlar sanal aleme taşınmıştır.

Sevaplar da…

Öldürmek ve çökertmek daha da ucuzlamış ve ucuza mal edilmişti.

Tıpkı her şeyinizin saklı olduğu bilgisayarınızın bir anda çöküp, her şeyin yok olması veya bankadaki hesapların bir anda boşaltılması veya devlet birimlerine yapılan sanal saldırı ve hacker ile tüm bilgilerin ortaya dökülmesi veya askeri gizli bilgilerle beraber elektronik harp araçlarının çalışmaz hale getirilmesine kadar her şey, virüs ve günahlar sanal ortama taşınarak alanı genişletilmiş oldu.

Bu durum sizi ümitsizliğe sevk etmesin.

Artık sadaka-i cariyeden tüm nur ve nurani hizmetlerde sanal ortama taşınmış oldu.

Dinin hizmet alanı da sanal alemde yerini almış oldu.

Ulaşılamayan çok noktalara çok da rahat ulaşılması mümkün oldu.

Unutulmamalıdır ki Şeytan da tüm avaneleriyle ve mensuplarıyla sanal alemdedir.

-Son senelerde gündeme gelen domuz gribinden kuş gribine, şimdi ise milyonları tehdit eden korona virisü salgını Çin-de çıkmasına rağmen tüm dünyayı tehdit etmektedir.

Çıkış nedeninin bir hayvan pazarında yılan veya yarasa çorbası gibi bir çok hayvanın tüketilmesinden kaynaklandığı ifade edilmektedir.

Ekolojik denge insanlık tarafından bozulmaktadır.

Bediüzzamanın ifadesiyle; “Nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse ve maddî ve mânevî bir kıyamet başlarında kopmazsa…”[1]

-“Eğer beşer çabuk aklını başına alıp adalet-i İlâhiye namına ve hakaik-i İslâmiye dairesinde mahkemeler açmazsa, maddî ve mânevî kıyametler başlarına kopacak, anarşilere, Ye’cüc ve Me’cüclere teslim-i silâh edecekler…”[2]

Yani Hz. Âdemin ve dolayısıyla insanoğlunun cennetten çıkarılmasına sebep olan ağaca diğer bir ifadeyle harama yaklaşması gibi, insanlık yine kendi eliyle; ya bir ağaç kesme ve Avustralya’daki yangınlar, orman yangınları veya bunu bahane edip on binlerce develerin suları tüketmesi düşüncesiyle öldürülmesi veya rast gele ekolojik dengeyi bozacak hayvanların tüketilmesi dengeyi bozmakta, hastalıklar ve mikropları ve virüsleri engelleyen hayvanların devre dışı olmasıyla meydan virüslere terk edilmektedir.

Tüm dünyada oluşan depremler, tsunamiler, sel ve fırtınalar bu tehdidin habercileridir.

Büyük kıyametin provalarıdır.

Irak, Suriye gibi ülkelerde milyonlarca insanın öldürülüp ve milyonlarcasının sürülmesi belaların celbine bir değil bir çok yönüyle hızlandırıcı sebeplerdir.

Yahudilerin ve pentagon destekli bir kısım Hristiyanların içerisindeki Evangelist tarikatın ortadoğuyu kana bulayıp Armageddon diğer adıyla tanrıyı kıyamete zorlamak amacıyla her türlü entrikayı çevirmesi insanlığı tehlikeli bir yola sürüklemektedir.

-Dünya yeni bir doğumun ve doğuşun eşiğindedir.

Yıkarak doğmaya çalışanlar, yıkılarak doğumun önünü açacaklar.

Şerler hayırların celbine ve doğuşuna sebep olacaktır.

Kararan gecelerin sabahları yakındır.

Dünya fecre doğru doğuştadır.

Dünyanın şer babası Abd yıkılarak tıpkı orta doğudaki İslami devletlerin başına getirilip, demode olanların götürülerek, yerine yenilerinin getirilmesi ve kan değişimi gibi, Abd-yi yıkacak olanlar yine içinden olup, yeni bir kan değişimine gidecektir.

-“Elbette nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse ve maddî ve mânevî bir  kıyamet başlarında kopmazsa, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere’nin Kur’ân’ın kabulüne çalışan meşhur hatipleri ve din-i hakkı arayan Amerika’nın çok ehemmiyetli dinî cemiyeti gibi, rû-yi zeminin kıt’aları ve hükûmetleri, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânı arayacaklar ve hakikatlerini anladıktan sonra bütün ruh u canlarıyla sarılacaklar. Çünkü, bu hakikat noktasında kat’iyen Kur’ân’ın misli yoktur ve olamaz ve hiçbirşey bu mu’cize-i ekberin yerini tutamaz.”

Peygamber Efendimiz Ahirzaman peygamberidir. Yani insanlığın ömrünün son zamanında gelmiş olup, kendisinden sonra bir dönem de olmayacaktır.

Aradan da 1400 küsur sene geçmiştir.

Bizler Ahirzamanın ahirinde bulunmaktayız.

İnsanlık tarihi boyunca tüm günah ve menfilikler bu asrın havuzunda toplanıp bir araya geldiği gibi, tüm helal ve olumluluklar ve olumlu şeylerde bu asırda bir araya gelmektedir.

Bir günahtan dolayı helak edilen peygamberlerin ümmetlerinin tümünün yaptıkları günahlar toptan bu asırda birden işlenmektedir.

-“Mûsâ tayin ettiğimiz vakit ve yerde bulunmak üzere kavminden yetmiş adam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Mûsâ dedi ki: “Ey rabbim! Dileseydin onları ve beni daha önce helâk ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir; onunla dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim velîmizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin.”[3]

MEHMET ÖZÇELİK

30-01-2020


[1] https://sorularlarisale.com/risale-i-nur-kulliyati/emirdag-lahikasi-i/191/191

[2] https://sorularlarisale.com/risale-i-nur-kulliyati/hutbe-i-samiye/37

[3] A’raf.155.

No ResponsesOcak 30th, 2020

ALEMDE TESADÜF YOKTUR

ALEMDE TESADÜF YOKTUR

Başta insan olmak üzere varlıkların düzenli bir şekilde bu dünya hayatına gelip hayatlarını sürdürmeleri, idame etmeleri, arkasından Nizam ve intizam ve düzen içerisinde gidiş gelişlerin devam etmiş olması; Elbette ki tamamen tesadüften uzak, bilinçli, projeli, hesaplı, külli bir projenin, külli bir hesabın neticesidir.

Yine insanların Uçsuz bucaksız Kainat içerisinde, dünya hayatında rahat ve güvenliği, emniyet içerisinde dayanaklı bir şekilde hayatlarını devam ettirmeleri, korkudan uzak bir hayat içerisinde hayatlarını sürdürmüş olmaları da, aynı şekilde bir yaratıcının, bu alemdeki dengenin, düzenin, bir plan ve projenin, Güven içerisindeki bir dayanağın olduğunu Elbette göstermektedir.

O da tamamen Allah’ın varlığına dayanan bir dayanak, bir güç, bir enerji, bir imanın neticesi ve tezahürüdür.

İnsan kendi bir tek boğazını idare etmekten aciz kalırken, Bir de kendisi ile beraber eşinin ve 3 tane çocuğunun ve Toplam 5 kişinin idamesi için bir gün boyunca çalışmakta, sürekli koşturmakta, gece gündüz birçok sıkıntıları göstermektedir. Sırf bir Boğazı ve Toplam 5 Boğazı idare etmek için…

Bir de kainat ve dünya çapında ve şu andaki yedi buçuk milyar insan çapında olayı düşününüz…

Bir eve gireni değil, bir memlekete, bir devlete giren ve bir dünyadaki yedi buçuk milyar insanın sofrasına geleni düşününüz. Bir de Buna ek olaraktan karada, denizde, havada ve Buna ek olarak da mikroskobik sayısız canlıların, cinlerin, Ruhanilerin, meleklerin; bütün Bu varlıkların yaşayışlarını, doğuşlarını düşündüğünüz zaman nasıl külli bir Sofranın olduğunu, ona göre bu sofrayı dolduranın, doyuranın, bulunduranın, meydana getirenin ne kadar Kudret sahibi bir zat olduğu çok daha açık ve net olarak anlaşılacaktır.

O halde bütün bu varlıkları bir anda, bütün kainatı büyük bir sofra yaparaktan o varlıkların hayatını idame eden bir yaratıcıya karşı; bu insanları ve ölen varlıkları nasıl diriltecek denilebilir mi? Onları nasıl rızıklandıracak denilebilir mi?

Onları sürekli olarak nasıl rızıklandırıyorsa, Aynen öyle de diriltecektir. O da Allah’tır.

İnsan herhangi bir deprem sebebiyle bir müteahhidin  yapmış olduğu binaya güvenle girmiyor. Güvenli oturmuyor. Hayatını idame etmiyor.

Ancak bu kadar hızlı dönen ve milyarlarca senedir dönmesi devam ettirilen ve boşlukta yüzen bu dünyamızda; Bizler sarsılmadan ve güvenle  bu dünya gemisinde seyahat etmekteyiz.

Kâinat Okyanusunda yüzen bu dünya gibisin de çok rahatlıkla yolculuk yapmaktayız. Hiçbir korku hissetmemekteyiz. Bu bir güvendir. Bu da bize Yaratanın vermiş olduğu Güvenin bir ifadesidir.

*****************

Bediüzzaman hayata farklı bir bakış açısı getiriyor. O da şu an Ebedi hayatı kazanmak veya kaybetmek meselesidir.

Şimdiye kadar çok önemli çapta bir derecede olmayan, ebedi hayatını kazanmaya gayret ve çabası Bediüzzaman tarafından 1. Dereceye alınarak en önemli bir mesele olan insanın ebedi hayatını kazanması veya kaybetmesi meselesidir.

-“Herkesin, iman mukàbilinde, bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen ve bâki ve daimî bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvâsı başına açılmış. Eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor. Hattâ bir ehl-i keşif ve tahkik, bir yerde kırk vefiyattan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş; ötekiler kaybetmişler. Acaba bu kaybettiği dâvânın yerini, bütün dünya saltanatı o adama verilse doldurabilir mi?”(Şualar.270.)

-“”Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme!..”

-Risale-i Nurlar birer can simidi gibi insanı düşmekten, boğulmaktan, yıkılmaktan, çökmekten kurtarıyor. Her türlü zorluk Karşısında Oradaki bir iman hakikat insanı ayakta tutuyor.

Yuvarlanmayı engelleyen kuvvetli bir Halat gibi.

Zeminden zirveye çıkmayı sağlayan Bir asansör gibi, Risalelerin hakikatı karanlık dünyamızı aydınlatan birer Işık, birer Nur, birer fenerdir.

-“Ve bilhassa zîhayattan insanın mahlûkiyeti arkasında gayet âşikâr bir tarzda o mânevî teşahhus, o kudsî taayyün, sırr-ı tevhidle, imanla müşahede olunur. Çünkü o teşahhus-u ehadiyetin esasları olan ilim ve kudret ve hayat ve sem’ ve basar gibi mânâların hem numuneleri insanda var; o numunelerle onlara işaret eder. Çünkü, meselâ, gözü veren Zat, hem gözü görür, hem ince bir mânâ olan gözün gördüğünü görür, sonra verir. Evet, senin gözüne bir gözlük yapan gözlükçü usta, göze gözlüğün yakıştığını görür, sonra yapar. Hem kulağı veren Zat, elbette o kulağın işittiklerini işitir, sonra yapar, verir. Sair sıfatlar buna kıyas edilsin.
Hem esmânın nakışları ve cilveleri insanda var; onlarla o kudsî mânâlara şehadet eder.
Hem insan zaafıyla ve acziyle ve fakrıyla ve cehliyle diğer bir tarzda aynadarlık edip, yine zaafına, fakrına merhamet eden ve medet veren Zâtın kudretine, ilmine, iradesine ve hâkezâ, sair evsafına şehadet eder.
İşte, daire-i kesretin müntehâsında ve en dağınık cüz’iyâtında, sırr-ı vahdetle bin bir esmâ-i İlâhiye, zîhayat denilen küçücük mektuplarda temerküz edip açık okunduğundan, o Sâni-i Hakîm, zîhayat nüshalarını çok teksir ediyor. Ve bilhassa zîhayatlardan küçüklerin taifelerini pek çok tarzda nüshalarını teksir eder ve her tarafa neşreder.” (Bediüzzaman. Şualar.15.)

MEHMET ÖZÇELİK

27-01-2020

No ResponsesOcak 27th, 2020

BÜYÜK DEPREM

BÜYÜK DEPREM

Zilzal suresi: “1,2,3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,

4. İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.

5. Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.

6. O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.

7. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir.

8. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.”

–“Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.”[1]

-“Musa tayin ettiğimiz vakitte kavminden yetmiş adam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Musa dedi ki: «Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helak ederdin. İçimizden birtakım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helak edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir. Onunla dilediğini saptırırsın, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim sahibimizsin, bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin!  “[2]

-“Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!

O (saate) ulaştığınız Gün, emziren her kadın emzirdiği çocuğu unutur gider; her gebe kadın [vaktinden önce] yükünü bırakır; ve insanlar sarhoş olmadıkları halde sana sarhoşlarmış gibi gözükürler; ama yine de, Allah’ın azabı[nı gördükleri zaman duyacakları dehşet çok daha] zorlu olacaktır.”[3]

-“[Ama,] sizden önce gelip geçenler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Onların başına öyle ezici sıkıntılar ve kımıldatmaz darlıklar geldi ki ve öylesine sarsıldılar ki (zelzeleye uğradılar ki) müminlerle birlikte Elçi de “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” diye feryad ediyordu. Gözünüzü açın, Allah’ın yardımı [daima] yakındır!”[4]

Bediüzzaman Hazretleri Sözler adlı eserinin 14. Sözün Zeylinde Depremin  çok hikmetli ve ibretli noktalarını nazara verir. Özetle:

-Küre-i arz, hareket ve zelzelesinde vahiy ve ilhama mazhar olarak emir tahtında depreniyor. Bazan da titriyor.

-Depremin maddi zararından çok sebep olduğu korku ve dehşetin sebebi, günahlar ve özellikle Ramazan’da teravih vaktinde çekinmeksizin yapılan isyanlardır.

-Umumî musibet, ekseriyetin hatasından ileri gelmesi cihetiyle, ekser nâsın o zalim eşhâsın harekâtına fiilen veya iltizamen veya iltihaken taraftar olmasıyla mânen iştirak eder, musibet-i âmmeye sebebiyet verir.

-“Bir belâ, bir musibetten çekininiz ki, geldiği vakit yalnız zalimlere mahsus kalmayıp masumları da yakar.”[5]

-Madem mazlum zalim ile beraber musibete düşmek hikmet-i İlâhiyece lâzım geliyor. Acaba o biçare mazlumların rahmet ve adaletten hisseleri nedir?

Bu suale karşı, cevaben denildi ki: O musibetteki gazap ve hiddet içinde, onlara bir rahmet cilvesi var. Çünkü o masumların fâni malları, onların hakkında sadaka olup bâki bir mal hükmüne geçtiği gibi, fâni hayatları dahi bir bâki hayatı kazandıracak derecede bir nevi şehadet hükmünde olarak, nisbeten az ve muvakkat bir meşakkat ve azaptan büyük ve daimî bir kazancı kazandıran bu zelzele, onlar hakkında ayn-ı gazap içinde bir rahmettir.

-Kadîr-i Zülcelâlin musahhar bir memuru, belki bir gemisi, bir tayyaresi olan küre-i arzın içinde bulunan ve hikmet ve irade ile iddihar edilen bir bombayı, “Ehl-i gaflet ve tuğyanı uyandırmak için ateşlendir” diye olan emr-i Rabbânîyi unutmak ve tabiata sapmak, hamâkatin en eşneidir.

-Bu hadise hem şiddetli kışta, hem karanlıklı gecede, hem dehşetli soğukta, hem Ramazan’ın hürmetini tutmayan bu memlekete mahsus olması, hem tahribatından intibaha gelmediklerinden, hafifçe gafilleri uyandırmak için o zelzelenin devam etmesi gibi çok emarelerin delâletiyle, bu hadise ehl-i imanı hedef edip, onlara bakıp, namaza ve niyaza uyandırmak için sarsıyor ve kendisi de titriyor.

-O gibi yerlerde kuvvetli ve hakikatli iman muhafızları ve İslâmiyet hâmileri az veya tam mağlûp olmak fırsatıyla, ehl-i zındıkanın orada tesirli bir merkez-i faaliyet tesisleri cihetiyle, en evvel oraları tokatladı ihtimali var. Lâ ya’lemu’l-ğaybe illâllah.

-Tesla 1978 yılında 5 şiddetinde deprem oluşturdu.

Ordumuzda Haarp dairesi ve birimi var.

Rus müteahhit 2500 metre derinlikteki sesi kaydetti ve buna Hell yani cehennem adıyla internette ulaşabilirsiniz.

Bu konuda yazılmış bir çok eser vardır.

Amerikan Ulusal Deprem Enformasyon Merkezi tarafından yapılan ölçümlere göre;1556 yılı ile 1975 yılı arasındaki 400 yıllık dönemde meydana gelen deprem sayısı: 110 iken (5.0’dan büyük) 1980 yılı ile 2003 yılı arasındaki 23 yıllık dönemde meydana gelen deprem sayısı 1685 olmuştur. (6.5’dan büyük) Bir başka deyişle, 400 yılda kayıtlara geçen deprem sayısı 110 iken,Hz. Mehdi’nin çıkış alametlerine işaret eden 23 yıllık dönemde 1685 deprem yaşanmıştır.[6]

Teemmel… Düşün…

Allah her türlü bela ve musibetten muhafaza eylesin. Depremde ölenlere Allah-tan rahmet, yaralılara da acil şifalar dilerim.

MEHMET ÖZÇELİK

25-01-2020


[1] A’râf / 91.

[2] A’râf / 155.

[3] Hac / 1-2.

[4] Bakara, 2/214.

[5] Enfâl Sûresi, 8:25.

[6] US Geological Survey National Earthquake Information Center, “Earthquake Facts and Statistics”, 2000.

No ResponsesOcak 25th, 2020

KİR

KİR

Amerika’nın bu kadar güçlü faaliyet göstermesinin önemli faktörlerinden en birincisi şudur ki; Fransa’nın, İngiltere’nin, Almanya’nın, İsrail’in vesair…

Özetle tüm haçlı zihniyet ve ordularının ve bu devletlerin kurmuş oldukları tezgahlarını elde etmiş oldukları ajanlarını, planlarını, projelerini kendisinin ele geçirip devreye koymasıdır.

Aslında Amerika’nın önde devreye koyduğu tüm plan ve projeler; bir İngiltere, Fransa, bir İtalya’ya ve bir İsrail projesidir.

ABD ve Haçlı ordularının 15 Temmuz kuyruk acısı var.

Çok acıtıyor.

Acısını bizden çıkarıyor.

Durmayacak.

Dış destekli içten vurmaya, kollarımızı kullarıyla kırmaktan geri kalmayacak.

-İçteki şer müttefikleri yetersiz kalınca, 15 Temmuz sonuçsuz olunca, Deaş projesi fos çıkınca, Pkk başarısız olunca, Bae-nin parası işe yaramayınca, Suriye ve Libya yükü çökertmeyince, bütün münferid oyunlarla netice alınamayınca; iç ve dıştaki tüm Kirliler ve şerliler bir araya geldi.

İçten ve dıştan yapılacaklarla, son olarak  yeni bir 17/25 Aralık ayak oyunları oynanıp çıkarmaya çalışmakla da bir sonuç alınamazsa, birileri üzerimize saldırtılarak savaşa kadar götürülecek.

İnşaallah bu da İttihad-ı İslamı tetiklemeye vesile olacaktır.

-CIA ajanı Enver Altaylı iddianamesinde, 15 Temmuz öncesi ve sonrasına ilişkin çok önemli detaylar var. Altaylı FETÖ ile birlikte Türk siyasetini dizayn planları hazırlamış. Plana göre; 15 Temmuz sonrası milli bütünleşmeyi kırmak için muhalefet tek çatı altında birleştirilecek, bu ortamı hazırlamak için de ekonomik kriz eşliğinde sokak hareketleri başlatılacaktı. Plan, bugünkü birçok siyasi pozisyonla tam olarak örtüşüyor.[1]

FETÖ davasında tutuklanan FETÖ’cü eski MİT mensubu Enver Altaylı‘nın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun başdanışmanı Rasim Bölücek ile telefon trafiği yürüttüğü ortaya çıktı. Habere göre, Enver Altaylı ile Rasim Bölücek iki ayrı telefon hattından 1159 görüşme yaptı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz’a yönelik “kontrollü darbe” iddiasıyla rapor hazırlayan ve FETÖ davasında tutuklanan eski MİT mensubu Enver Altaylı ve damadının da arasında bulunduğu 4 kişi hakkında dava açtı.”[2]

MEHMET ÖZÇELİK

24-01-2020


[1] https://www.yenisafak.com/gundem/muhalefeti-feto-birlestirdi-3522965

[2] https://www.ahaber.com.tr/gundem/2020/01/22/fetocu-enver-altayli-ile-kemal-kilicdaroglunun-danismani-rasim-bolucek-bin-159-kez-gorustu

No ResponsesOcak 24th, 2020

DÜŞÜN

DÜŞÜN

Olduğun gibi ol, onların olduğu gibi olma. Her işittiğini dinleme, onlardan işittiğini dinleme. Sen doğarken insanlar gülüyordu, sen gülerek ölürken onlar ağlayacaklar.
Hz. Ali.

-Karanlıktan korkan çocuğu pekala bağışlayabilirsiniz. Gerçek  trajedi, Aydınlarımızın Aydınlıktan korkmasıdır.-Eflatun.

-Cenab-ı Hakîm-i Mutlak, vaktaki ruhu, değişken ve çok şeylere muhtaç ve tehlikelere mar’uz olan insan bedeninde iskan eyledi. O bedenin veya içindeki Ruh’un idamesi için “ÜÇ KUVVE” yi onun içine tevdi buyurdu.

   BİRİNCİ KUVVE: Menfaatları, yararlı şeyleri cezbeden Behimî (hayvanî) olan “Şeheviyye” kuvvesi…

   İKİNCİ KUVVE: Zararlı şeyleri ve tahribci işleri def’ edip iten Sebü’î (yırtıcı) olan “Gadabiyye” kuvvesidir.

   ÜÇÜNCÜ KUVVE: Menfaat ve zararların arasını fark edip ayıran Melekî (Melaikeye mahsus) “Akliye” kuvvesidir.”[1]

*****************  

Hadis rivayet eden sahabilerden Ebu Hüreyre şöyle der:
“Muhacir kardeşlerimiz pazarda ticaretle, Ensar ise bahçelerinde iş güçle uğraşırken, Ebu Hüreyre karın tokluğuna Peygambere hizmet ediyor, onların bilmediklerine de şahit oluyordu.” [2]

-Genç sahabilerden Enes b. Mâlik (ö.93/711) şöyle der:
“Biz Peygamber Efendimizin yanında bulunur ve ondan hadis öğrenirdik. Onun yanından ayrıldığımızda da o hadisleri iyice belleyinceye kadar kendi aramızda müzakere ederdik.”[3]

-Ashabın Resulullah’ın huzurunda nasıl durduğundan ve onu dinlediğinden bahseden kaynaklar “Sanki başlarının üzerinde kuş varmışçasına hareketsiz dururlardı.” İfadesini kullanırlar.

-Peygamber Efendimiz ile uzun zaman bir arada bulunan birçok sahabi, hadislerin naklinde hata etme veya olduğu gibi rivayet edememe endişesiyle fazla hadis nakletmemişlerdir.[4]

Bununla birlikte 1000 civarında sahabinin Efendimizden hadis naklettiği, bunlardan 52 kişinin hadisleri aynı zamanda yazdığı bilinmektedir.
Hadis nakleden ravilerden 125 kadarı hanım sahabidir.[5]

-Sahabe, hadisleri ve diğer ilimleri sadece bilgi edinmek için değil, davranışlarını düzeltmek ve onları hayatlarına uygulamak için öğrenirlerdi. Ünlü tâbiî Ebu Abdurrahman es-Sülemî (ö. 73/692) şunu nakleder: “Bize Kur’an’ı okutup öğreten sahabi hocalarımız şunu anlattılar: Onlar Resulullah’tan on ayet öğrendiklerinde önce bunlarda var olan bilgiyi öğrenip bunları hayatlarına uygular, sonra diğer ayetlere geçerlerdi. Biz ilimle ameli birlikte öğrendik derlerdi.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, C 5, s. 410.)

-Berâ’ b. Âzib (ö. 71/690) bu konuda şunu söyler:
“Biz bütün hadisleri bizzat Peygamber Efendimizden işitmiş değiliz. Onların birçoklarını bize diğer sahabi arkadaşlarımız nakletmiştir.” Hâkim en-Nisâbûrî, Ma’rifetü Ulûmi’l-hadis, s. 130

****************

FETÖ’nün CIA bağlantısını kuran eski MİT’çi Enver Altaylı’nın Gülen’e gönderdiği raporlar ele geçirildi. Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde şüpheli biçimde ölen Kaşif Kozinoğlu’nu hedef gösteren Altaylı, “MİT Müsteşarı olmaya çalışıyor. Böyle bir şey olursa Allah Fethullah Hoca Efendi’yi, cemaatin önde gelenlerini korusun. Bu bir felaket olur” diyor.[6]

-FETÖ CHP’nin eseri.

CHP’nin FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılması için Meclis’e verdiği önerge fırsat olsun. Böylece FETÖ’nün 60 yıllık serüveni, Fetullah Gülen’in henüz 15 yaşındayken CHP yönetimi ve CHP içindeki masonlarla ilişkisi ortaya çıkacak. Kamuoyu da askeri yönetimler dahil Gülen’in nasıl korunduğunu ve önünün açıldığını görecek.[7]

-FETÖ CIA’ya yardım ediyor.

MİT’in “Fetullah Gülen” dosyasından çıkan bir belge FETÖ’nün CIA bağlantısı ve ilişkilerini ortaya koyuyor. Körfez Savaşı’nda istihbarat örgütleri Türkiye’de faaliyetlerini artırınca MİT takibi yoğunlaştırıyor. CIA üyelerini izleyen MİT, Fetullah Gülen ve örgütünün bu ajanlara yardım ettiğini belirledi. Bu bilgi ABD, Alman, Yunan, İngiliz, İtalyan ve Japon ajanların listesiyle birlikte Genelkurmay’a iletildi.[8]

-Madımak oteli yanma yalanı, 37 kişinin kurşunlanarak öldüğü ortaya çıktı.[9]

-CHP’den Koç’a: Sabret darbe geliyor.

CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek’in 27 Mayıs’tan önce işadamı Vehbi Koç’a bir mektup yazarak askeri darbeyi haber verdiği ortaya çıktı. Türkiye’deki masonların da önde gelen ismi olan Gülek, bu bilgiyi dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye dayandırdı.[10]

****************

İran Amerika ile savaşır mı yoksa Amerika bahanesi ile Suudi Arabistan’la mı savaşır? Avrupa ve ABD ile savaşır mı yoksa IŞİD ile PKK ile İran mı savaşır?

-İranda Humeyni özel fransa uçağı, abd ve cıanın onayı ve darbeye karşı çıkmaması ile başa getirildi.

Önce rus tehdidi iken, şimdi şia tehdidi karşımıza çıkarılmış oldu.

Humeyni Abd ve batı onaylıdır.

Hedef önceki din ve kominizm iken, şimdiki sünni ve alevi savaşı yani ikinci kapsamlı bir Cemel ve Sıffin savaşını başlatmaktı.[11]

***************  

Fransa’da 1971-1991 yılları arasında sorumlusu olduğu çocukları istismar etmekle suçlanan ve suçlamaları kabul eden 74 yaşındaki Papaz Bernard Preynat, kilisenin istismarları bilip kendisini görevden almadığını belirterek kendisinin de bir papaz tarafından çocukken istismar edildiğini öne sürdü.[12]

-2000’li yılların başında kendisini ‘Mesih’ ilan eden eski Refah Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Mezarcı, ‘haramı helal kılma yetkisini kullanarak tesettür mecburiyetini kaldırdığını’ iddia etti.

Sebeb olarak kadın voleybolculara verdiği destekle dile getirdi.

Twitter hesabında paylaşımlarda bulunan Mezarcı, “Kadın voleybol takımımızın Almanya ile yaptığı maçı izledim. Kızlarımızı kutluyor, formaları üzerinden tesettür tartışması yapılmasını kınıyorum. Bazı haramları helal kılma yetkimi kullanarak dinlerdeki ‘tesettür, harem selam’ mecburiyetini kaldırdığımı paylaşmıştım! Âli İmran 50” dedi.[13]

MEHMET ÖZÇELİK

21-01-2020


[1] İşârat-ül İ’caz. Bediüzzaman. 52.

[2] Buhârî, İlim, 42.

[3] Hatîb el-Bağdâdî, el-Câmi’ li-ahlakı’r-râvî ve âdâbi’s-sâmi’, C 1, s. 363-364.

[4] Muhammed Acâc el Hatîb, es-Sünne Kable’t-Tedvîn, s. 92 vd.

[5] Muhammed Mustafa el-A’zamî, İlk Devir Hadis Edebiyatı, s. 34 vd.

[6] http://m.haber7.com/guncel/haber/2936010-kozinoglu-felaket-olur

[7] https://www.yenisafak.com/gundem/feto-chpnin-eseri-3521667

[8] https://www.yenisafak.com/gundem/feto-ciaya-yardim-ediyor-3521832

[9] https://www.yenisafak.com/gundem/19-yillik-madimak-yalani-396541

[10] https://www.yenisafak.com/gundem/chpden-koca-sabret-darbe-geliyor-3522447

[11] https://www.facebook.com/ustadov/posts/2367211823518038

[12] https://www.msn.com/tr-tr/haber/dunya/fransız-papazdan-korkunç-itiraf/ar-BBZ1MQb?ocid=spartandhp

[13] https://www.msn.com/tr-tr/haber/gundem/kendisini-mesih-ilan-eden-mezarcı-haramı-helal-kılma-yetkimle-tesettür-mecburiyetini-kaldırıyorum/ar-BBZ3viP?ocid=spartandhp#page=1

No ResponsesOcak 21st, 2020

FİTNE BÜYÜK

FİTNE BÜYÜK

O nisbette oyun da büyük.

Cemel ve Sıffin vak’asından daha büyük bir fitne ateşlenmektedir.

İçinde başta İran bahanesiyle Türkiye ve Ortadoğu bulunmaktadır.

Taa Mekke ve Medine’ye kadar.

Büyük bir ateş çemberi…

Rabbimiz muhafaza eylesin.

Süleymani’nin öldürülmesi büyük bir projenin başlangıcı olmuştur. Böylece dışarıdan gücünü keserek İran’ı içinden karıştırmak amaçlanmaktadır. İran’ı içten yıkma çabalarının bir neticesidir. Dış desteği ortadan kaldırıp içteki piyonları devreye koymaktadır.

100 yıl önce Osmanlıyı yıkmaya çalışanlar bugün Ortadoğu’da ikinci bir güç olan İranı yıkma çabası içerisindeler. Bunu yaparken İran’ın mezhebi yönünü öne çıkartıp etrafa uzanan mensuplarını birbirleriyle çarpıştırarak geniş bir alanı ateş çemberi içerisinde yapmayı amaçlamaktadır.

Bütün savaş Fırat’ın etrafında sürdürülmektedir. Böylece İsrail’in Arzı mev’ud diye Allah tarafından vaat edilen o kutsal toprakları İsrail’e teslim etmek, diğer taraftan da tanrıyı kıyamete zorlamak çabaları ve Armagedon…

Terör devleti olan ABD ve Avrupa devletleri Ortadoğu’daki hakimiyetini sürdürmek için hızlı harekete başladı.

Başta Irak olmak suretiyle ve bugün İran’a da aynı şekilde terörist, terörü destekleyen kimse ve Kimyasal silah bulundurmak ile suçluyor. O şekilde ona saldırarak yok etmeye çalışıyor.

Baba Bush Saddama silah satar ve anlaşma yaparken, oğul Buş silah bulundurduğu için onunla savaşmış ve Saddam ortadan kaldırılmıştır.

***************** 

Cemel vak’asında iki tarafta Şehit olanların sayısı 10 bin, Sıffin vak’asında ise 70 bini bulmaktadır. Bu fitnenin dehşetini ve büyüklüğünü göstermektedir.

Bugün ise Suriye’de bir milyon Müslüman, Evet Bir milyon Müslüman öldürülmüştür. Müslüman olduğunu söyleyen insanlar tarafından…

Müslüman olan bu insanlar ve içinde çocuklar, kadın ve yaşlısı da var. Birçok noktada mağduru var. Kimin kimi niçin öldürdüğü belli olmayan bir şekilde, bir milyon insan öldürüldü.. milyonlarca insan da Sürgüne gönderildi.

Sadece Türkiye’de 4 milyona yakın muhacir Suriyeli bulunmaktadır. Bunun Ürdün ve yurtdışına, Avrupa ülkelerine gidenleri de saydığımız zaman milyonlarca insan mağdur oldu.

İşte size bir Cemel vak’ası.. İşte size Sıffin Vak’ası.

İran bunu körüklemekte.. İran bunu ateşlemekte.. Süleymani ise buna alet olmaktadır.

Bu zamandaki fitne o zamandaki fitneden daha dehşetlidir.

1400 yıldır ümmetin kalbini yaralayan, vicdanını sızlatan, dehşet-engiz durum 1400 yıldır ehli imanı, âlem-i islâmı yaralamıştır.

Bugün ise ölen bir milyon müslüman Suriye’de Şii tarafından ve İran tarafından öldürülmüştür.. İşte vahşet işte dehşet…

Ehli iman buna karşı müteyakkız olmalı, oyuna gelmemelidir.

Fitne ateşini alevlendirecek davranışlar içerisinde bulunmamalıdır.

Avrupa hemen hemen bir asırdır başlatmış olduğu ve son zamanlarda hızlandırmış olduğu haçlı zihniyetine, Haçlı seferleriyle İslam dünyasını birbirine vurarak ve kırarak yapmaktadır. Bir yandan on binlerce tır silah gönderirken, diğer taraftan hazırlamış olduğu ortamı işletmektedir.

Ayrıştırmış olduğu farklılaştırılmaları devreye koymaktadır. Dolduruşa getirmiş olduğu insanlar ile Müslümanları birbirleriyle karşı karşıya getirip kırdırmaya çalışmaktadır.

Batı kinini kusacaktır. Her aleti kullanır.

Fetöyü Abd- de kullandı, İranla da dirsek teması oldu.

Fetönün aynı zamanda bir ucu İran’a dayanmaktadır.

Çok iyi takiyye yapar.

Saşırtmacadan bazen kavgalı görünür.[1]

Basiretli olunmalı ve oyuna gelinmemelidir. Batıya taviz ve koz verilmemelidir.

MEHMET ÖZÇELİK

14-01-2018


[1] https://www.facebook.com/100004007784454/posts/1812444048899170/

No ResponsesOcak 14th, 2020

VAHŞET VE DEHŞET

VAHŞET VE DEHŞET

“(Onlar) hiç deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmış?”[1]

Batı her zaman ki gibi, hiç değişmez.

Değişmedi de.

Tescillenmiş bir vahşete sahip.

Şimdide vahşetini binlerce deveyi öldürmekle göstermektedir.

Batı ve Hristiyanlık dünyası bir daha gerçek yüzünü göstermiş oldu.

-“Avustralya‘dan yangınla mücadelede korkunç karar verildi! Avustralya’da deve katliamı…[2]

-“Avustralya’da 10 binden fazla devenin çok fazla su içmelerini engellemek için helikopterden vurularak öldürüleceği açıklandı.”[3]

-“Binlerce devenin öldürülmesine karar verilen Avusturalya’da operasyon başladı. Keskin nişancılar tarafından yürütülen operasyona vahşi atlar da dahil edildi.”[4]

-“Avustralya hükümetinin ülkedeki yerel türleri yok eden vahşi kedileri öldürmek için zehirli sosis kullanacağı açıklandı. Ülke 2020’ye kadar 2 milyon kediyi öldürme sözü verdi.”[5]

-“Mardin’deki Rahip Sefer Bileçen PKK’ya yardımı inkar etmedi.”[6]

Batı ve Hristiyanlık dünyası ya fok balıklarını, boğalar veya herhangi bir hayvan türünü uyduruk festivallerle vahşice sürdürmektedir.

İnsanın hayatını hiçe sayanların, hayvanların hayatını düşünmeleri elbette beklenmez ve de beklenemez.

Batı menfaat, zevk ve eğlence üzerine bina olunmuştur.

ZALİM ALLAHIN KILINCIDIR

İranda 2. Yas ve Kerbela-nın yeni adı, Süleymani.

İşte Şiilerin tarih boyunca yaptıkları kapanmayacak kadar derin yaralardır.[7]

Suriye’de bir milyon insanın ölüp, milyonlarca insanın sürülmesinde İran’ın kanlı ve kirli eli vardır.

Bunlar az şeyler mi?

Bu zulmün arkasında İran yoktur, denilebilir mi?

-İran’ın dört tarafı da tamamıyla Amerikan üsleri tarafından çepeçevre çevrelenmiş, istediği anda ve istediği yerde füze saldırıları ile ve de uçak saldırılarıyla vurabilecek durumdadır.

İran bahanesiyle Ortadoğu da büyük bir yangın çıkarma sevdası ve uygulaması sürdürülmektedir.

Bu rahatlıktandır ki Abd, İranı tehdit ederek, İranın 52 hedefinin belirlendiğini, 35 yerine saldırması halinde 1979- un rövanşı olarak 52 asker yerine 52 hedefi vuracağını söyledi.

-Ez-Zalimu Seyfullah yentakimu bihi sümme yuntekamu minh.

“Zâlim, yeryüzünde Allah’ın adâletidir. Allah onunla (başkalarından) intikâm alır. Sonra (döner), ondan da intikâm alınır.”[8]

“İşte kazandıkları (günahları)ndan ötürü zâlimlerden bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.”[9]

“Azîz ve celîl olan Allah şöyle buyurdu; ‘Buğzettiklerimle buğzettiklerimden intikâm alırım. Sonra da döner, hepsini cehenneme döker, sürer, atarım.’ [10]

MEHMET ÖZÇELİK

12-01-2020


[1] Ğaşiye.17.

[2] https://www.sabah.com.tr/dunya/2020/01/11/avustralyadan-yanginla-mucadelede-korkunc-karar-avustralyada-deve-katliami

[3] https://www.trthaber.com/haber/dunya/avustralyada-10-bin-deve-helikopterlerden-vurularak-oldurulecek-452457.html

[4] https://www.trthaber.com/haber/dunya/avustralyadaki-deve-katliamina-atlar-da-dahil-edildi-452910.html

[5] https://www.trthaber.com/haber/dunya/avustralya-2-milyon-kediyi-oldurmek-istiyor-413196.html

[6] http://m.haber7.com/guncel/haber/2933171-mardindeki-rahip-sefer-bilecen-pkkya-yardimi-inkar-etmedi

[7] https://www.facebook.com/groups/saklitarihimiz/permalink/830340337411141/

[8] Keşfu’l-Hafâ, 2/64.

[9] Enâm  6/129.

[10] Mecmeu’z-Zevâid, 7/289.

No ResponsesOcak 12th, 2020

HAYATIN İÇİNDEN SORU VE CEVABLAR

https://youtu.be/K2GBZv81NaA

No ResponsesOcak 9th, 2020

TALİHSİZ SÖZLER

TALİHSİZ SÖZLER

-Temel Karamollaoğlu’ndan talihsiz açıklama.

Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu, ABD tarafından düzenlenen operasyonla öldürülen İran Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin şehit edildiğini söyledi. Karamollaoğlu’nun ‘şehit’ açıklamasına sosyal medyada tepki yağdı.”[1]

-Kılıçdaroğlu’ndan Davutoğlu ve Babacan’a: Ortak noktalarda benzerliklerimiz yüzde 99.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın partilerinin ‘millet ittifakı’ içinde yer alıp almayacağı sorusuna karşılık ‘parlamenter sistem, güçler ayrılığı gibi demokratik temel kurallar noktasında görüş birliği olduğunu‘ söyleyerek, “‘Millet ittifakı’nın öngördüğü ortak noktalarda benzerliklerimiz çok fazla. Hatta yüzde 99 oranında diyebilirim” dedi.”[2]

-Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Tarih Kurumu Basımevi.

‘’Baylar, tüm insanların, deneyim, bilgi ve düşüncedeki ilerlemesi ve gelişimi sonucunda; Hristiyanlıktan, Müslümanlıktan, Budizmden vazgeçerek basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak hale konulmuş, evrensel, saf ve lekesiz bir dinin kurulması ve insanların şimdiye kadar kavgalar, pislikler, kaba arzu ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek bütün vücutları ve zekaları zehirleyen kötülük tohumlarını yenmeye karar vermesi gibi koşulların gerçekleşmesini gerektiren bir ’birleşik dünya hükümeti’ hayal etmenin tatlı olduğunu yadsıyamam ’’[3]

-MEB Temel Eğitim Müdürlüğü ile Arçelik A.Ş. arasında imzalanan ‘Dijital Kanatlar’ projesinde imam hatip okullarına ayrımcılık yapıldı. MEB, Arçelik firması ile imzalanan protokol gereği il milli eğitim müdürlüklerine uygulamanın pilot okulların belirlenmesi için bir yazı gönderdi. Yazıda “dikkat edilmesi gereken hususlar” başlığı altında kriterler sıralandı ve maddeler arasında ‘imam hatip ortaokulları seçilemeyecektir’ ibaresi yer aldı.[4]

-Mebpersonel.Com: ‘MEB’in bütçesi, yine faize ayrılan bütçenin altında kaldı’.[5]

-Talihsiz sözlerden çıkarılacak Talihli sözler:

-Üzümünü yemeden önce, bağını sor.

Kendi bacağından asılan her koyun, bir mahalleyi kokutur.

Bugün Bana değen yılan, yarın sana da değer.

Bana değmese de o yılan, hiç yaşamasın.

-Peygamber bu kadar Hadisi ne ara söylemiş![6]

-”Abduh, Bakara Suresinin 34 üncü ayetine dayanarak, iblis melaikeden bir ferddir. Kehf Suresinin 50 nci ayetinde ise, İblis’in cinnilerden olduğu bildirilir. Z.aten elimizde melaike ve cinnileri ayıran cevheri bir fasıl yoktur. Ancak aralarında sınıf ihtilafı vardır. Buradan anlaşıh:r ki, cinniler de melaikedendir. Kur’an’da melaikeye, cinne lafzı ıtlak olunmadığını, bütün müfessirler kabul etmişlerdir. Şeytanlar da buraya dahil olur.”[7]

-Gürültü yapın. Fussilet. 26.

“İnkârcılar dediler ki: “Bu Kur’an’a kulak vermeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız.”

-Mehmet Akif, Sultan II. Abdülhamid ile ilgili neler yazmış bakalım:

Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse,
“Bu bir câni!” dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse.
Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
Düşürdün milletin en kahraman evlâdını ye’se…
Ne mel’unsun ki rahmetler okuttun rûh-i İblis’e

Bu dizeler Mehmet Akif Ersoy’un İstibdad isimli şiirinden alınmıştır. Şiirin ilk dizeleri “Yıkıldın, gittin amma ey mülevves devr-i istibdad, / Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yâd”  şeklinde. Buradan da anlıyoruz ki, şiir İstibdad Devri’nden sonra yazılmış.

Şiirde Mehmet Akif dönemin yahut bir önceki dönemin Sultan’ına mel’un yakıştırması yapmış ve İblis’ten daha aşağılık görmüştür.

Akif yine başka bir şiirinde:

-“Ortalık şöyle fena, böyle müzebzeb işler,
Ah o Yıldız’daki baykuş ölüvermezse eğer,
Âkıbet çok kötü…”[8]

-Akif Tevfik Fikretin Abdulhamidin ruhaniyetinden istimdat dilediği gibi, Akif de Abdulhamidi arar kişi olmuştur.[9]

Yakın dostlarından Yozgatlı Mehmet Efendi’ye söylediği şu sözler hastalandığı yıllarda II. Abdülhamid hakkındaki görüşünü değiştirmiş olduğuna bir delil olarak kabul edilebilir. “ölmez de iyileşebilirsem hatıralarını yazmak istiyorum. Hatıralarımda Sultan II. Abdülhamid’e karşı itizar (özür dileme) ve itiraflarım olacak.” Demiştir.

MEHMET ÖZÇELİK

05-01-2020


[1] http://m.haber7.com/siyaset/haber/2930889-temel-karamollaoglundan-talihsiz-aciklama

[2] https://seslimakale.com.tr/haberdetay/kilicdaroglundan-davutoglu-ve-babacana-ortak-noktalarda-benzerliklerimiz-yuzde-99-19589

[3] KAYNAKÇA :Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Tarih Kurumu Basımevi.

[4] https://www.seslimakale.com.tr/haberdetay/meb-ile-koctan-ortak-skandal-imam-hatipliler-kesinlikle-secilemez-19495

[5] http://www.mebpersonel.com/meb/meb-in-butcesi-yine-faize-ayrilan-butcenin-altinda-kaldi-h234138.html

[6] https://www.facebook.com/1605776508/posts/10214006400866519/

[7] Diyanet dergisi.92.93. sayı.sayfa.8.9.

[8] https://foyuk.wordpress.com/2014/08/05/yildizdaki-baykus-mehmet-akifin-ii-abdulhamid-hakkinda-gorusleri/

https://listekitap.com/haber/mehmet-akif-ersoyun-sultan-ii-abdulhamidi-baykusa-benzettigi-siir-istibdad/

[9] https://www.youtube.com/watch?v=aCHUQWAyde0

No ResponsesOcak 5th, 2020

SESLİ RİSALE-İ NURLAR

İsarat-ül İ’caz-KÜÇÜK RİSALELER-10 ADET-LEM’ALAR-MEKTUBAT-Mesnevi-i Nuriye-5 ESER BİR ARADA

https://mega.nz/#F!OqIBmQSQ!3BlOj69t9crBIzCrlmrOVA

İsarat-ül İ’caz-KÜÇÜK RİSALELER-10 ADET-LEM’ALAR-MEKTUBAT-Mesnevi-i Nuriye-5 ESER-KÜÇÜK HALİYLE-AMR

https://mega.nz/#F!WnBBFIIL!jkC0OKEjGUAn-cVAlbS4Fw

SESLİ RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI-TEK PARÇA-KÜÇÜK HALİ-AMR

https://mega.nz/#F!anY12CiC!mgs4zlTkNca6W_EGPuSNJw

SESLİ RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI-TEK PARÇA-KÜÇÜK HALİ-AMR

https://mega.nz/#F!anY12CiC!mgs4zlTkNca6W_EGPuSNJw

No ResponsesOcak 5th, 2020

ŞİANIN YAYILMACI POLİTİKA TEMSİLCİSİ ÖLDÜRÜLDÜ

ŞİANIN YAYILMACI POLİTİKA TEMSİLCİSİ ÖLDÜRÜLDÜ

Şianın temsilci devleti olan iranın Hz. Aliye olan taraftarlık ve muhabbeti; sırf Hz. Ömere olan düşmanlılıklarından kaynaklanmaktadır.

Zira Hz. Ömer onların süper devletleri olan Sasani imparatorluklarını komutanı olan Sa’d bin ebi Vakkas eliyle ortadan kaldırdı.[1]

Ve 1400 yıldır iç ve dış savaşlarla hala toparlanmış değildir.

Ancak o süper devlet olma hayali devam etmektedir.

–Süleymani’nin Trump’ın emri ile Amerika tarafından vurulmuş olması Ortadoğu’da yeni bir ateşin alevlenmesine kapı açtı.

ABD ateşi zaten ortadoğu’yu o Ateş Çemberi içerisinde, Ateş kütlesi içerisinde yakmayı hedefliyor. Burada asıl amaçve hedef bunu İran’da yapmak istiyor.

Bir yandan Haşdi Şabi-nin başında olan Süleymani aynı zamanda IŞİD ve PKK’nın da yönlendirilmesinde ve aynı zamanda diğerlerinin de terör örgütlerinin de desteklenmesinde bize karşı menfi tavırlar içerisinde olmasında da rol almıştır.

-ABD’nin öldürdüğü El Mühendisi’nin Türkiye karşıtı skandal açıklaması ortaya çıktı

Irak’ın başkenti Bağdat’ta havaalanına düzenlenen füze saldırısında İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve İran yanlısı Haşdi Şabi örgütünün Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis öldürüldü. el-Mühendis “Türk askeri Irak’a adım atarsa, onlara DEAŞ’lı gibi davranacağız” ifadelerini kullanmıştı.[2]

Türkiyenin mesajında iki tarafa aklı selim tavsiyesinde bulunup, baş sağlığında bulunmaması ibretli olsa gerek.

Süleymani İran’ın ikinci adamıdır. Komutan olup bütün yetkilere sahip olarak tamamıyla ortadoğu’yu kontrol altına almakta, Suriye’deki Esed-e yardımdan tutunuzda Irak’taki şiiliğin yayılmasına kadar da şiiliğin yayılmasında Süleymaninin önemli bir rolü vardır.

İran bunu karşılıksız bırakmayacak mutlaka Amerika’nın elçiliklerinden tutunuz da, önemli adamlarına saldırmaya varıncaya kadar, Avrupa’daki elçiliklerine misilleme de bulunacaktır. Bu da zaman içerisinde Amerika’nın İrana tıpkı Suriye’yi ve Irağı ortadan kaldırma ve hala tamamıyla Kaos halinde bırakma durumu gibi, İran içerisinde ayaklanmaları arttıracak, İran’ın yıkılması için Tıpkı 1979 yılındaki unutulmaz o olayın tekrarını yaşayacak, yaşatacak ve ortadoğu’yu Bir Ateş Çemberi içerisinde bırakmaya gayret gösterecektir.

Fitne büyüktür.

-1993 yılında Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş Tv bir sohbetinde; Nato toplantısına gittiğinde büyükçe bir masanın üzerinde dünya haritasının sekize bölündüğünü ve üç devlet olan Irak- Suriye ve İranın Abd-ye verildiğini anlatmıştı.

Hesap ta o zamandan kurulmuş, ırakta kimyasal silahlar bulunduğu bahanesiyle işgal edilmiş ve arkasından bu durum yalanlanmıştı.

Ancak bir milyon insan ölmüş ve hala devam eden bir iç savaşın hazin ve iç yakıcı hali devam etmektedir.

2011 yılından beri Suriye-nin durumu ortada ve bir milyon kişide orada ölmüş, dört milyon bize gelirken, milyonlarcası göçmen durumuna düşmüştür.

Şimdi ise Sıra İran-a gelmişti.

Kolay lokma olmamakla beraber bir adım hatta bir çok adımın adımları atılmış durumda.

-ABD’nin 3 bin 500 askerini Ortadoğu’ya gönderdiği bildirildi. Sıcak gelişmelerin ardından İran ile ABD arasında İsviçre üzerinden karşılıklı mesaj trafiği yaşandı.[3]

-ABD bunun alt yapısını çoktan hazırlamıştı.

-ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley, Kasım Süleymani’nin yakın zamanda ABD topraklarında büyük bir şiddet eylemi planladığına dair kuvvetli istihbarat olduğunu açıkladı.[4]

-ABD.nin yaptığı doğru bir durum olmadığı gibi, Süleymani’nin bize zarar veren faaliyetleri de elbette doğru değildir.

Bu durum savaşı tetikleyen bir durumdur.

Zira o, Devrim Muhafızları, Hizbullah, Haşd-i Şabi ve diğer örgüt ve yapılanmalarının beyni idi.

Aynı zamanda Afganistan, Irak, Suriye, Lübnan, Yemen’e kadar örtülü operasyonların da yönlendiricisi idi.

Suriye’de dökülen kanların lekesi onun elinde de bulunmaktadır.

İşin garibi ABD-yi vurmayıp müslümanları vuran bu komutan, ABD tarafından vuruluyordu.

Belli ki büyük bir hesap vardı.

-Şimdiye kadar Osmanlı ile 23 defa savasan İran, nedense batıyla savaşmamış, savaşır görünmüş, Ortadoğu’da güç hakimiyetini sürdürmüştür.

Böylece 1502 yılından itibaren devam eden Şah İsmail’in başlattığı Safevi Şii devlet ve hakimiyetini sürdürmektedir.

Süleymani Suriye’deki yangını geniş çevrelere taşıyan bir aktördü.

Böylece Ortadoğu’da kirli insanların savaşı yani fillerin kavgası sürerken, çimler yani masumlar yaralanmakta ve ölmektedir.

İran tüm füze üslerini yüksek alarma geçirdi! ABD Patriot’ları konuşlandırıyor.[5]

-İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mecit Takht Ravançi, İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesine karşılık, “çok sert bir şekilde intikam alacaklarını” söyledi. Ravançi, ”Amerika, İran’a karşı sadece ekonomik savaş değil, İran ordusunun en üst düzeydeki bir generaline suikast düzenleyerek zaten savaşı başlattı” ifadelerini kullandı.[6]

-İran gazetelerinde intikam manşetleri atılmaktadır.[7]

– Bu burada kalmayacak kurt kuzu bahaneleriyle orta doğuda bir ateş yakılacaktır.

Kıvılcım ise çakılmıştır.

Müslüman babanın oğlu olduğu söylenen Obama sırf İsrailin önünü açıp İran-a saldırması için getirilmiş olduğu halde, o ise oyalamalara giderek bunu gerçekleştirmemişti.

Aynı şekilde bu amaçla getirilen Trump seçimlere yakın bu ateşin fitilini yakmış, seçiminin alt yapısını oluşturmuştur.

İş ciddidir. Aklı selimin hakim olması gerektir.

Masumlar bu ateşe atılmamalı, korunmalıdır.

Allah korusun göç olursa bundan yine Türkiye zarar görür.

Muhtemelen İran içten vurulmaya ve çökertilmeye çalışılırken, Abd dışarıdan temsilcilerinin vurulmasıyla kavga kızıştırılacaktır.

Güç denemeleri kendisini konuşturacaktır.

İnsanların bir hesabı varsa elbette Allahında bir hesabı vardır.

“(Yahudiler) tuzak kurdular; Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların hayırlısıdır.”[8]

MEHMET ÖZÇELİK

04-01-2020


[1] Bakınız. http://www.tesbitler.com/index.php?s=%C4%B0ran

[2] https://www.yenisafak.com/dunya/abdnin-oldurdugu-el-muhendisinin-turkiye-karsiti-skandal-aciklamasi-ortaya-cikti-3520559

[3] http://m.haber7.com/dunya/haber/2930724-toplanti-sonrasi-cok-sert-tehdit-abdden-son-dakika-hamlesi

[4] https://www.trthaber.com/haber/dunya/abd-genelkurmay-baskanindan-suleymaninin-oldurulmesiyle-ilgili-yeni-iddia-451542.html

[5] http://m.haber7.com/dunya/haber/2930859-iran-tum-fuze-uslerini-yuksek-alarma-gecirdi-abd-patriotlari-konuslandiriyor.

[6] http://m.haber7.com/dunya/haber/2930785-irandan-son-dakika-cikisi-acik-acik-soyledi-savas-basladi

[7] http://www.haber7.com/foto-galeri/60770-kasim-suleymani-suikastinin-ardindan-iran-gazeteleri-mansetleri

[8] Âl-i İmrân sûresi, âyet 54.

No ResponsesOcak 4th, 2020

58-AHKAF SURESİ-1-20-B-

https://youtu.be/oR63p5TRRC4

No ResponsesOcak 3rd, 2020

BİZ İKTİDARA GELİNCE…

BİZ İKTİDARA GELİNCE…

Biz iktidara gelince ne ve neler mi yapacağız?

Olmazsa olmazımız olan Heykelleri dikmeye devam edeceğiz.

Makaryostan Lenine, Maodan Staline…

Dünyayı buraya dikeceğiz.

(Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmüş gibi olmayayım ama) Her eve bir heykel projesini devreye koyacağız.

Heykelden nazarlıklar dağıtacağız millete.

Kafası rahat olmayan milletimizin kafasını dinlendirmek ve efkâr sahibi yapmak için içki fabrikalarını 24 saat devriye sistemiyle devreye koyacağız.

Her mahalleye bir meyhane projesini yönetmek üzere vali ve kaymakamlara proje şartıyla görevler vereceğiz.

Sınırları kaldıracak; ayıp ve ahlak gibi kavramları kaldırıp, yerine daha modernist ve devrimci kavramlar, şey yani sözcükler koyacağız.

Teröristleri dinleyecek, isteklerini yerine getirip özgürlüklerini sınırlamayacağız.

Apo-nun heykelini yapmalarına mani olmayacağız, özgürlük için savaşan şehit mezarları için belediyelere imkânlar tanıyacağız.

Anayasa mahkemesinin kararlarını değiştirecek, teröre fikir özgürlüğü çerçevesinde bakacağız, orduyu bu yönde dizayn edeceğiz.

Orduya katılımlarını sağlayacak, Genel Kurmay Başkanı bile olmasının önünü açacağız.

Mağdur olan pkk savaşçılarına tazminat ödeyeceğiz.

Şehit ve gazilerine maaşlar bağlayacağız.

Devlet dairelerinde görevlendirip, mağdur oldukları ve dağda geçirdikleri günleri pirimden sayacağız.

Asker ve polisi dinlendirmek için dağdan çekecek, islami terörü ve din simsarcılarını Mit ortaklığında takibe alacağız.

Modern giyimi teşvik edecek ve onu gölgeleyen Avrupalı kardeşlerimize mahcup edecek giyimlere son vereceğiz.

Meclise tesettürle girenleri çıkaracak, o kutsal yere herkesi almayacağız.

Meclise tesettürlü girenlere Çık Çık demeyecek, girmesini engelleyerek Girme Girme, Giremezsin Giremezsin diyeceğiz.

Israr edenleri ikna odalarında dengeye koyacağız.

Daha da ısrar ederlerse bu vatandaşlarımızın yol paralarının yüzde onunu devlet olarak karşılayıp, bunları Arabistan-a göndereceğiz.

-Herkesi kucaklayacağız. Hendekçi arkadaşlara kucak açacağız.

-Gençlere özgürlük verip tüm duvarları yıkacak, yeni modern duvarlar inşa edeceğiz.

-Homoseksüellerin üzüntülerine çare bulacak, onları da memnun edeceğiz.

Biz özgürlükçüyüz.

Aslında zamanla kanunları kaldıracak, hapishanelerin kapılarını açarak herkese tam bir özgürlük getireceğiz.

-Esed-i memlekete davet edip, bize gelen Suriyelileri götürmesi için ricada bulunacağız.

-İsrail ile yaptığımız anlaşmaları tekrar devreye koyacağız, geçmiş mağduriyetlerini telafi edeceğiz.

-Köprülerin yapılmasını durduracak, yapılan köprülerin yıkılmasını acilen devreye koyarak, düşmanın kolayca memleketimizde at koşturmasının önüne geçeceğiz.

Kanal İstanbul-a müsaade etmeyeceğiz. Abd-nin memleketimizi işgal etmesinin önünü açmayacağız.

İkinci bir Çanakkale zaferine imza atacağız.

Kahrolsun Amerika.. Kahrolsun… şey…

Neyse herkesi kızdırmayalım.

-Araba marabalarla uğraşıp da bu milletin helal parasını çar çur etmeyecek, Avrupalı dostlarımızı tekrar kazanmak, şey yani kazandırmak için iletişimlerimizi sıklaştıracağız.

Eşeklerimiz ne güne duruyor. Bedava saman yiyip, yan gelip yatıyorlar.

Onları çalıştırıp milletin alın terini eşeklere yükleyeceğiz.

Hiç kavga etmeyeceğiz.

-Tünellerin açılmasını yasaklayacak, açılanları tekrar kapatacağız.

Allah-ın büyük bir nimeti olan dağların estetik yapılarının bozulmasına imkân vermeyeceğiz.

Birde bize Allah demiyor, Allah-la kavgalı diyorlar.

İnşaallah- Maşaallah diyoruz ya…

-Hastane mastane ve hele hele şehir hastanelerini kaldırıp, milletin gezi parkları yapacağız.

İlaçlara verilen boş yere paraları harcatmayıp, yurt dışının en iyi fabrikalarından hayvan mamaları getireceğiz ve hayvan hastanelerine çevireceğiz.

Hayvan severlerin sevinmelerini sağlayacağız.

-İki bayramda yani yılbaşı ve 1 Mayısta vatandaşlarımızın tüm içkileri bizden olacak.

Vatandaşlarımız diledikleri gibi eğlenecek, hoplayıp zıplayacak, içlerinde ne kadar mikroplar varsa dökecekler.

Mikroplu kimse kalmayacak.

Katılmayıp kalanlar olursa onları da dezenfekte edeceğiz.

Gerekirse karantinaya alacağız.

Kimseye bulaşmasın diye…

Bu bir devlet aklıdır ve bir devlet güvencesidir.

-Bir müddettir mağdur olan patatesçi ve soğancı kardeşlerimizin ve de patates ve soğan yiyemeyen vatandaşlarımızın bu mağduriyetlerini gidermek ve tekrar yaşanmasının önüne geçmek için başta Çamlıca ve taksim camilerini ve akabinde yan yana bulunan, birbirine yakın olan camilerden birilerini som soğuk, buz gibi soğuk depoları yaparak patates ve soğanları koruma altına alacağız.

Aynı durum sarımsağında başına gelmemesi için köyleri ve köylüleri harekete geçirip ihtiyaç halince cami ve köy odalarını kullanıma açacağız.

Biz üretken bir partiyiz.

-Öğrencilere bedava soğan vereceğiz, sarımsakta yanında eşantiyon.

Suyu, elektriği, taşıtları bir zamanlar Rusya-daki gibi bedava yapacağız.

Gerekirse zenginlerden evlerini alıp, fakirlere bedavaya kırk dokuz yıllığına kiralayacağız.

Yaşasın kominizm ve gelsin sosyalizm.

-Hortlattığımız şey yani hortlayan irtica ve şeriatın ğırtlağına çökeceğiz.

Bu memlekete hilafet- şeriat ve kominizm gelirse ancak bizim elimizle geleceğini göstereceğiz.

Batılı dostlarımız yanlış anlamasın, hilafeti getirecek değiliz, söz gelimi…

Herkesi kendimize benzeteceğiz.

Böylece biz herkes, herkeste biz olacak, kavga bitecek. Birlik olacağız.

-Sağılacak inekler çoğalacak ve sütü yeni doğan çocuklara bedava verip, anneyi süt verme eziyetinden kurtaracağız.

-Doğumlara sınır koyacağız. Öyle en az üç çocuk falan yok.

En fazla iki çocuk olacak. Yiyen ve harcayan az olacağından ekonomi gelişecek.

Bir yandan da erkek çocukların fazla doğmasının önüne geçerek, kadınların haklarını korumuş olacağız.

-Memleketimize yeni yerler açmak için tüm mezarlıkları kaldıracağız. Kemikleri fabrikalarda ve buharlı trenlerde geri dönüşüme kazandırmak için kullanacağız.

Fazla söze ne gerek var.

Kısaca biz eskisi gibi olacağız.

Eskici pazarlarını aktif hale getireceğiz.

Yaptıklarımız yapacaklarımızın bir garantisidir.

Söz veriyoruz.

(Siz değerli okuyucularımıza verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.)

-Osman Yüksele sorarlar;

Komünistlerle aranızda ne fark var ?

Cevap müthiş..

“Allah var.”

MEHMET ÖZÇELİK

29-12-2019

No ResponsesAralık 29th, 2019