Yıllarca
gelen turistler netice de bizimkileri de turistleştirdiler veya turistleştik.
Başardılar..başaramadık..
Zira
olabilen,sahib oldukları teknolojilerini,faydalı yeniliklerini
almadık,alamadık..
Artık
bundan sonra memleketimize gelmelerine gerek yok,ihtiyaç da yok. Çünki onların
görevlerini yapacak insanlar gayet çok.
Pek
tefrik edemiyoruz yerlisini yabancısından..ta ki biraz konuşana kadar..
Ancak
kelimelerde yabancılaşmış..onlarda turistleşmişler.
Yoksa
daha siz turistleştirile- miyenlerden misiniz?
Büyük
başarı! Tebrike şayan bir hal..
Evet.
Ya kendimizi bulmalıyız veya yabancılaşmayla kalmaz,yabanileşiriz de..
Biz,biz
olalım..biz kalalım..ben,ben olmalıyım..benliğimi bulmalı..kendi benliğimde kalmalıyım..
Kaybettiğimiz
kendimizi ve benliğimizi bulmaya çalışalım..aksi takdirde çok kaybeder,az
kazanırız..neticede de kayboluruz!
Evvelden
devletler ve milletler birbirleriyle savaşır.,topraklarını ele geçirirlerdi.
Evvelden
kılıç vardı...bilek vardı..ok ve yay vardı. Artık silah çıktı,mertlik bozuldu
misali...
Şimdi
işgal,savaş ve mücadeleler masa başlarında,,siyaset,politika ve kültür
değişimine uğramak ve uğratmak yani kendisini diğerlerine kabul ettirmekle
olmaktadır.
Bizler
ise bir asırdır,belki Kanuni’den beri batı kültürüne açık,onu alarak ve onun
olarak,onunla beslenmekteyiz.
Sürekli
alma,alıcı pozisyonundayız. Hala veremedik..kendimizi kabul
ettiremedik..kimseye de yaranamadık...
Artık
batı aleminin kaybedecek bir şeyi de kalmadı. Tüm değerlerini bitirdi,yitirdi
ve tüketti.
Yerine
ikame edip yerleştirecek maddi değerler! peşinde koşmaktadır. Ancak bu onu
durdurmamakta,daha fazla iflasa doğru götürmektedir.
İşte
bir belgesi; Ve nihayet Avrupa bizi 50 yıl kapısında beklettikten sonra 12-13-Aralık
–1997 Lüksemburg zirvesinde elinin tersiyle rahatlıkla yitip,biraz daha
suratını! ve gerçek çehresini göstermiştir.[1]
MEHMET ÖZÇELİK