Asırlardır
bu estirilen furyalar bu son asırda hızını daha da arttırmış,ateizm
ve sefâhet olarak simgelenmiştir.
Uzun
yaşamaya ve yaşatılmaya çalışılan ateizm yani inançsızlık bir çok insanı kasıp kavurmuş,neticede bitirmiş,tüketmiştir.
Bütün
yapılanlar bu fikirsizlik üzerine bina edilmektedir. Adeta herkes de o binada
ikamete mecbur edilmektedir. Oranın havasını teneffüse zorlanmakta,nesillerin
bu havada büyümesine çalışılmaktadır,bir iki
nesilde olsa,bu kirli su ile yetiştirilmektedir.
Sonuçta
ortaya birbirleriyle çarpışan,meselelerini çözmeye
yanaşmayan,çetrefilleştiren bir nesil türetilmektedir. Bazen neşriyat,çoğu
zamanda medya yoluyla.
Bu
olay haşince 1980 yılından sonra devam ettirilmeye çalışıldı.
Bir
asırdır tüm dünya boşlukta yürümeye ve yaşamaya çalışırken ayağı yere değmiş
ancak bu sefer de bu boşluğun vermiş olduğu boşluğunun yerini başka türlü
doldurma yoluna yönelinmiştir.
İşte
bu dönemden sonradır ki;sefâheti,hayasızlığı kendisine
kıble edinmiştir. Kullanılacak silahta hazırlanmıştı;Kadın...
Bunun nefesi batıdan geliyor,onlar tarafından da
yaşatılmaya çalışılıyordu.
Nitekim
inançsızlık Rusya tarafından beslenildiği,devam
ettirilmeye çalışıldığı gibi...
Birincisi
maddeyi esas alırken,diğeri de maneviyatı imhaya
çalışıyordu. Başlangıçta ayrı ve ayrılıyor gibi görünürken,neticede
birleşiyorlardı.
İnançsızlıkta
gençlik ve onların fikirleri silah olarak kullanılırken,bu
sefer gençliğin heves ve şehvetleri tahrik ediliyordu. Yani Allah tarafından
had ve sınır altına alınmayıp,ancak Peygamberler ve
kitaplarla korunan Şeheviyye,Akliyye,Gadabiyye gibi duygular aşırı bir şekilde
kullanılmaya çalışıldı.
Neticede
hiçbir kanun ve kural dinlemiyordu. Önü açılan gençliğin,önü
alınmıyordu. Şehvet ve zevkin her nevi deneniyor,hayvanların
bile ulaşamadığı derekelere ulaşılıyordu. Yapılmadık hiçbir şey kalmamak
üzere...
Böylece
tüm asırların kustuğunu bu asır bir defa da kusuyordu. Bütün zamanları
kokutmaya yetecek kadar kokmuş ve kokuşmuşluk içerisinde...
Tüm
mahremiyetler ve esrar perdeleri açılıyor,alemlerin
boyutları daraltılırken,her şey tek bir aleme sığdırılmaya çalışılıyordu. tüm perdeler,duvarlar,atmosferler yıkılmak suretiyle...
İnsanlık
madden ve manen kısırlaştırılmaya çalışılıyordu. Çünki alemini genişletecek şeylerden,değerlerden mahrumdu. Tümüyle tükenmiş ve
tüketilmişti.
Ateizm
ve sefâhet madden ve manen,ruhen ve aklen,kalben ve
vicdanen bir tükenme,bitiş,kaybolaraktan kaybetme yolunda dolu dizgin
gidiyordu.
Artık
her şey ya kaybetmek veya kazanmak meselesi olarak ortaya çıkıyordu.
21-12-1994
MEHMET ÖZÇELİK