BİZE NE OLUYOR ?
Gerçekten
bize ne oluyor? Ne olmaktadır? Ne etmekteyiz? Ne demekte ve Nereye gitmekteyiz?
Bizler hiç de böyle
değildik! Deli dana hastalığına yakalanmış gibi delirmekte,kıvranmaktayız!
Etrafa saçılmış,karışmış
harfler gibiyiz. Bir araya gelememekte,ne olduğumuzu
bilememekte ve bildirememekteyiz!
Saçmadan rast gele saçılan
saçma gibi saçmakta ve saçmalamaktayız! Biz hiç de böyle değildik!
Saçmalamazdık! Hedefte idik..Hedefte gezerdik..
Bize ne oldu? Hedeften kaçtık.
Evet. Çünki saçmaladık. Hedefi yanlış seçtik. Hedeften uzaklaştık,uzaklaştırıldık!
Çünki kaçtık,kaçırıldık..
Biz niye böyle olduk? Biz
böyle değildik! Ne idik,ne olduk ve ne olacağız?
Biz kendimiz olmadık!
Kendimizle olmadık. Başkası olduk. Başkasıyla olmaya özen gösterdik. Sonuçta
onlarla da olamadık,kalamadık ve kendimizi de
bulamadık. Başkalarıyla dolduk ve o olduk,böyle olduk.
Çünki kimliksiz kaldık. Kendi kimliğimizle kalmadık,başkasının kimliğiyle
dolduk,doldurduk..
Millet olarak bir istifrağ
gerek. Bir gusül lazım. Çünki kirlendik.
Boş olmak,kirlilikle
dolu olmaktan daha yeğ-dir,uygundur. zira doldurulacak sermayemiz dolu dolu..
Biz böyle olmamalıydık!
Bize deli dana eti
yedirdiler. Bizde yedik ve delirdik.
Bu gidiş,akıllıca
bir gidiş değil. Gelin,geri dönelim. aslımıza rücu’ edelim.
Aslımız ile astarımız
arasında bir uyuşmazlık var. Evvela biz kendimizle anlaşamıyoruz. Başkasıyla
hiç anlaşamaz ve uzlaşamayız.
O halde biz kendimizi
anlamaya çalışalım. Yapamıyorsak-ki fazlasıyla yaparız,nitekim
yapmıştık da...- öyle ise hep beraber ağlaşalım. Ağlaşalım uzlaşalım,ağlaşalım
uzlaşalım...
Gözyaşlarıyla temizlenelim,aklanalım,akıllanalım. Bir şey yokmuş gibi,kaybeden biz değilmişiz gibi olmayalım,oldurmayalım.
Müflis olarak ölmeyelim. Değerlerimizi toprağa gömmeyelim. Neslimizi gündelik
sun’i meselelerle bölmeyelim. Geçmişimize sövmeyelim. Biz biz olalım,biz kalalım. Biz birbirimizi sevelim,sayalım...
El verelim..el
tutalım..ta ki tutulalım,tutunalım..yutulmayalım..atılmayalım...
İçimizdeki kerih şeyleri boşaltalım..atalım..dünya bizi atmadan ve boşaltmadan önce...
Bir gün dünya da istifrağ
edip kusacak. Gelin kusulan biz olmayalım.Kusan biz olalım..kendimizi
bulalım..
Biz bizi ve bir birimizi
kaybetmişiz. Ayıb etmişiz. Biz böyle etmezdik! Ne ettik? Ne etmekteyiz?
Ümitsiz değiliz. Ümit-vârız. Ümitle varız. Gayretle sürekli varız. Biz birbirimize
yarız,ağyar değiliz.
Ufkumuz daralmış. Ufuklarda değil,yerde gezmekte,sürünmekteyiz. Okyanuslarda değil,damlalarda boğulmaktayız. Damlalar mı okyanus oldu,yoksa okyanusları mı damla ettik? Çok iyi yüzer,okyanuslar aşar iken,biz koyun gibi yüzülür,damlalarda
boğulur olduk!
Biz ne ettik? Biz böyle
değildik! Hiç de düşünmedik! İleriyi göremedik! Atlarımızı şahlandıramadık!
İstakbâle koşmadık! Mazide kaldık! Ufuklara uçmadık!
Biz kendimizi ve atımızı
bağladık! Ölenlerimize ağladık,mersiyeler yazdık!
Kalblerimizi dağladık! Hiç de kendimize ağlamadık. Vakit ayıramadık! Yine de
pek anlamadık,aldırmadık,ağlamadık! Çünki aldandık,aldatıldık!
Biz hiç de böyle değildik!
Ne idik,ne olduk! Bir gül idik,solduk!
Bülbül idik,söndük! Güllere nağmeler dizerdik,karga olduk,tilkilerle güldük,onları
güldürdük,onlara,aleme maskara olduk!
Kendimizden olanları başka
diyarlara sürdük,sürdürdük. Olmayanları övdük,övdürdük!
Kendimizi öldürdük,onları
oldurduk! kendimiz indik,onları bindirdik!
bizler dolu dizgin idik. Şimdi ise ;diz üzeri süründük,dizginlendik! Kendi yolumuzu bıraktık,başka yollara gittik!
Biz ne ettik? Niye ettik?
Bize ne oldu? Ne oluyor?
Biz hiç de böyle değildik!!!
20-5-1997
MEHMET ÖZÇELİK