Rabbimiz bundaki ibreti şöyle bildiriyordu:
“(Bedir’de)
karşı karşıya gelen şu iki grubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır.
Bir grup Allah yolunda çarpışıyor,diğeri ise;bunları apaçık kendilerinin iki
misli gören kafir bir grup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette
bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.”[2]
Böylece
Rabbimiz bir çok ayet-i kerime de:”Akibet,netice ve sonuç müttakilerindir.”
Yani Allah’a inanıp,ondan korkarak,günahlardan kaçınıp,ameli salih
işleyenlerindir,buyurur.
Hüküm
neticeye göre verilir. Netice hükmü belirler. İşte Bedir’de olan ve Kur’an-da
anlatılan bu olaylar.[3]
“Allah,olacak
bir işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları
sizin gözlerinizde az gösteriyor,sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün
işler,Allah’a döner.”[4]
“(Bunlar)
Günahkarlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve batılı ortadan kaldırmak
içindi.”[5]
“Attığın
zaman sen atmadın. Ancak Allah attı.”[6]
nass-ı katisiyle ve ehli tahkik umum müfessirlerin tahkikiyle ve umum ehli
hadisin ihbarıyla,Gazve-i Bedir’de,şu ayet haber veriyor ki:
Resul-i
Ekrem Aleyhissalatü Vesselam bir avuç toprak ile küçük taşları aldı,küffar
ordusunun yüzüne attı,-Şâhetil vücuh-“Kara olası yüzleri!”dedi. –Şâhetil
vücuh-kelimesi bir kelam iken,onların her birinin kulağına gitmesi gibi,o bir
avuç toprak dahi her bir kafirin gözüne gitti. Her biri kendi gözü ile meşgul
olup,hücumda iken,birden kaçtılar.”
“Yani,”o
hadise,kudret-i beşer haricindedir. Kuvve-i beşeriye değil;belki,fevkalade bir
surette,kudret-i ilahiye ile olmuştur.”[7]
Böylece
Bedir namlanıyor. Bedrin arslanları şiir ve destanlarda şanlanıyorlardı...
HELAK OLAN KAVİMLERDEN
ALINACAK İBRETLER :
a) Kendilerine
zulmeden,insanlara haksızlık eden (fir’avn ve kavmi gibi) toplulukları helak
eden Allah;insanlar için:
“İşte
bunda,ahiret azabından korkanlar için elbette bir ibret vardır. O gün bütün
insanların bir araya toplandığı bir gündür ve o gün (bütün mahlukatın) hazır
bulunduğu bir gündür.”[8]
O
büyük mahkemede hiçbir şey karşılıksız kalmayacak,herkes
büyük-küçük,az-çok,iyi-kötü her amelinden hesaba çekilecek,karşılığını
görecektir.
b)
Homoseksüel olan Lut kavminin bu günahlarına ceza olarak korkunç bir ses,sonra
memleketleri alt-üst olmuş,sonra da üzerlerine taş yağmıştı.
Şuayb
peygambere itaat etmeyen Eyke ve Medyen halkı ve Salih peygambere isyan eden
Semud kavminin de helak olmasında:
“İman
edenler için bir ibret vardır.”[9]
“Andolsun
onların (Geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahibleri için
pek çok ibretler vardır. (Bu Kur’an) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat
o,kendinden öncekileri tasdik eden,her şeyi açıklayan (bir kitaptır),iman eden
toplum için bir rahmet ve bir hidayettir.”[10]
“İşte
haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda bir
ibret vardır.”[11]
“Onlar,yer yüzünde gezib de
kendilerinden öncekilerin akibetlerinin nice olduğuna bakmadılar mı? ki
onlar,kendilerinden daha güçlü idiler;(Ad ve Semud kavimleri) yer yüzünü kazıb
alt üst etmişler,onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri,onlara da nice açık
deliller getirmişlerdi. Zaten Allah onlara zulmedecek değildi;fakat onlar kendi
kendilerine zulmetmekteydiler.
Sonunda
Allah’ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların
akibetleri pek fena oldu.”[12]
Cenâb-ı
hak dünya hayatında yaşayan ve gezen insanlar için bir çok ibretler
bulunduğunu,ancak hep neticede de hakkın batıla üstün geldiğini,bir çok tarihi
olayları şahit ve delil göstererek bizlerin ibret nazarlarına sunmaktadır.[13]
Kıssalar
hisse içindir. Hisse almayan hissini teftiş etmeli veya ettirmelidir...
HZ. YUSUF ‘ UN HAYATI : İbretlerle dolu,çok derslerin alınacağı
bir hayatın,bir hayatta toplanmasının hikayesidir. Tam bir hakikatlar
mecmuasıdır.
“Andolsun
ki Yusuf ve kardeşlerinde (almak) isteyenler için ibretler vardır.”[14]
Özetle
: babasının sevgisine mazhar olmuş Peygamber adayı,bir hile ile babasından
alınmış,kuyuya atılmış,bir kervancı kafilesine satılmış,Mısır’a getirilerek
Mısır azizine hizmetçi olarak verilmiş,Züleyha’nın iftirasına uğrayarak hapse
atılmış,aileden uzak bir hapis hayatı içerisine terkedilmiş olarak on iki yıl
kalmıştır. Masumiyeti anlaşılarak hapisten çıkarılmış,Mısır’ın mali işlerine
bakarak Mısır’ın efendisi olmuştur.
Yedi
yıl bolluk da,bol bol ofislerde depolama yapılmış,daha sonraki yedi yıl
kıtlıkta her taraftan gelenlere yardım elini uzatmış,gelen kardeşlerini yanında
alı koymuş,ağlamadan dolayı gözü kapanan babasına gönderdiği gömlek ile gözü
açılmış ve tekrar ailesine kavuşmuş,Züleyha ile evlenmiş,bir çok çocuğa sahib
olmuş ve bu saadetli anında iken Allah’dan ölümünü isteyerek:”Müslüman olarak
canımı al ve beni salihler zümresine dahil eyle.”[15]diyerek,ahiretin
gerçek saadetini,dünyanın suri saadetine tercih etmiştir.
Tam
bir ibret tablosu,ders alana ve alabilene...
10-3-1996
MEHMET ÖZÇELİK
[1] Al-i İmran.123.
[2] Al-i İmran.13.
[3] Enfal.42-43,45-47.
[4] Enfal.44.
[5] Enfal.8.
[6] Enfal.17.
[7] Mektubat. B. Said Nursi. 136-137,142.
[8] Hud.103.
[9] Hicr. 77.
[10] Yusuf.111.
[11] Neml.52.
[12] Rum.9-10,42,Secde.26,Fatır.44,Mü’min.21,82,Muhammed.10,Kaf.36-37.
[13] Bak. Ta-Ha.99,128,Hac.46,Furkan.40,Şuara.65-67,139,155-158,172-175,189-191,Ankebut.14-15,Yasin.31-32,Saffat.133-138,Zuhruf.55-56,Ahkaf.27-28,Zariyat.37-38,41,43,Kamer.13-16,51,Teğabun.5,Naziat.25-26.
[14] Yusuf.7.
[15] Yusuf.101,A’raf.126,Bak. Yusuf suresi.12.sure.