Bu asrın aydın geçinenleri
gerçek vasfı karanlıktaki aydınlar. Bu aydınlar karanlık pazarlarlar.
Ticaretleri karanlık üzerinedirler. Karanlığın dostudurlar. Her şeylerini
karanlık üzerine bina ederler.
Maskeleri
münevver,kendileri ise zulmetlidir. Zulmetli
münevverler.
Aydınlık
düşmanı,aydın geçinen aydınlar. Yarasalar da düşmandır
aydınlığa ve ışığa. Çünkü tabiatları onu gerektirmektedir.
Aydınlığı
karartanlar aydın diye geçinirler. Nasıl bir aydınlıksa... Hiç karanlıktan
aydınlık beklenir mi? Zulmetten nur çıkmaz.
Münevver,aydın o kimsedir ki;hem kendisi aydınlıkta olur,hem
de etrafını aydınlatır.
Evet;kendisin aydınlatamayan,başkasını aydınlatamaz. Nur
nuraniden gelir.
Nur
aslını,o nurani zata olan Efendimiz Aleyhisselatu
Vesselamdan almış ve aydınlatmıştır. O zat olmasaydı,hiç
o asır nurdan nasibin alır ve aydınlanır mıydı?
Şu
zulmani karanlıklı asır karanlıktaki münevverlerin çokluğundandır. Onlar
aydınlanmadıkça asır aydınlanmaz.
Aydınlar
aydınlanmalı... Aydınlarımız karanlıktan kurtarılmalı...Nurlar
yayılmalı,zulmetler izale olunmalı...
İşte,asır böyle aydınlanabilir. Zulmet giderse yerine nur gelir,aydınlık olur.
Günahlar
manevi kirler ve karanlıklardır. Günahların çokluğu karanlığı arttırır. Karanlık,kapkaranlık,zifiri karanlık...
Bir
asırdır aydınlarımız bu millete ne ve neler verdi? Ama bu milletten çok şeyler
aldılar. Dinini,inancını,örtüsünü,yaşayışını hafife
aldı. Hala da onun çabasında ve sevdasındadır.
Evet,asırlardır aldılar,hem de çok şeyimizi... Her şeyimizi.
Bu milletten hırsızlamışlardır. Artık milletin çalınan değerlerini alması,yaşaması,tekrar hayatına tatbik etmesi zamanı gelmiş
ve de geçmektedir.
Şimdiye
kadar alış bir fayda sağlamadı. Veriş zamanıdır.
Artık
aydınlar aldıklarını geri vermelidirler. Vermeye hazırlanmalı,milleti
hazırlamalıdırlar.
Ancak
günahlarının keffâretini öyle affettirebilirler. Günahları ancak varsa
sevablarını giderir. O halde zaman,sevab işleme
zamanıdır.
Cennet
nuranidir,nuraniyi kabul eder. Cehennem de zulmanidir,zulmaniyi ve karanlıkları kabul eder.
Her
devirde ve her zaman akibet olarak nur ve nurani olanlar,karanlık
ve karanlıkta olanlara madden ve manen hakim olmuşlardır.
Akibet
müttakilerindir. Günah karanlıklarından kaçıp,aydınlık
istikballere yürüyenlerindir.