“Fikirler ordulardan daha güçlüdür.”
İnsanı
insan yapan fikirdir. Kişiliğini belirleyen fikridir. Fikir varlıklar
arasındaki ince bir zar gibi olan perdeyi kaldırmaktır. Umum efkarca bilinen,düşünme
diye isimlendirilen düşünce,hayvanlarda mevcut olmayıp,insanı farklı ve üstün
kılan bunun yerini his almıştır. Onlar hislerine göre hareket ederler.
Dünyada
her türlü ilim,teknik,teknoloji gibi benzer olanların dahi üstünlükleri,aslında
fikrin hakimiyetidir. Fikrin üzerine çöken bulutların kaldırılmasıdır.
Gerçek
hürriyet bedenlerin değil,fikirlerin hürriyetidir. Bedenlerin aşamadığı
yerleri,fikirler rahatlıkla aşarlar. Fikirlerin aşamadıkları ise,aşılamazlar.
Zeka
tarlasına ekilip ipotek altına alınan fikirler hür değil,esirdirler;meyve
verir,netice vermezler. Zira o meyve dışarıdan yapılan müdahale ile kurtludur.
Akılda
bulunan fikir,aklın sermayesidir. Fikirsiz akıl,sermayesiz esnaf gibidir. O
başkalarının malını alıp,başkasına satarak başkalarının sırtından geçinen bir
komisyoncu gibidir. Başkalarının reklamını yapar,başkalarını yükseltir,taşınan
değil,taşıyan olur.
Fikir
madde üzerine işlenen bir sanattır. Madenlerdeki kalite ve kıymeti ifade eder.
Fikir
lambadaki bir ışıktır. Kapasitesi nisbetince etrafı aydınlatır,tenvir eder. Her
şey kullandıkça eskir ve tükenirken,fikir işlendikçe parlar,asla sönmez ve
bitmez,yeni fikirler üretir. Onun içindir ki;fikir üretenler yeni yeni
teknoloji üretirken,fikirden mahrum olanlar teknolojiyi tüketmeye,kendilerinin
de tükenmesine sebeb olurlar.
Fikir
üretir,fikirsizlik tüketir. Tüketenler üretenlerin mahkumudurlar. Onlara köle
gibi baş eğmek zorundadırlar.
Buradaki
fark maddi alanda geçerli olduğu gibi,manevi alanda da geçerlidir. Nitekim
hadiste;bir saat tefekkür ve düşünce,bir sene nafile ibadete muadil ve denk
sayılmıştır.
Kur’an-ı
Kerim’de sadece mücerret manada akledip,tefekkür etme ile ilgili olarak 68 ayet
bulunmaktadır.
Kur’an-ın
fikri,hakiki ve külli fikirdir. Ezel ve ebed boyutlu olup,umuma şamildir.
Bundan dolayı bir zerre ve atom bile unutulmaya mahkum değildir.
Şeriat,bu
külli fikri temsil eder. Dünyada yaşayan altı milyar insan fikirsizlikten
kurtulsa bir fikir ve hem- fikir olsalar,birleşen o cüz-i fikirler bir vücut ve
azaları olarak külli iradeden çıkan şeriatı yansıtırlar.
Dünyada
görülen yabanilikler,fikirlerin yabaniliğindendir.
Fikir
ruhun kanatlarıdır. Ruh onunla pervaz eder,onunla sonsuzluklara kanat açıp
uçar,yükselir ve yücelir.
Fikirler
vücut semasının birer parıltılarıdır. Bazen güneş,bazen ay,bazen de
yıldızlarıdır. Bunlar enerjilerini fikirden alır,beslenirler. Aksi takdirde
fikirden mahrum olan bu kandiller sönük bir lambadan öte bir şey değillerdir.
Güneşi
ışıklı,ayıda parlak kılan odur. Can vilayetinde ne gökler vardır ki onlar bu
cihanın göklerine hakimdir.
Fikirsizler
bu göklerin sayesi altında yaşarlar. Gündemi o fikir sahipleri belirler.
Hakiki
fakirlik fikir fakirliliği,gerçek zenginlik de fikir zenginliğidir. Fikren
zengin olanlar alemleri seyrederken,fikir fukaraları fikirsizliğinden zillet
içerisinde yaşarlar.
Mevlâna
der;”Ey kardeş!Sen düşünceden başka bir şey değilsin. Bu düşünce senden alınsa
kemik ve sinirden başka sende bir şey kalmaz. Eğer bu düşünce bir gül ise,sen
bir gülistansın. Eğer dikense,bir şeye yaramazsın.”
Fikir
bir yükseklik,bir karakterdir. Hakiki yükseliş onun ile olur.
Bir
asırdır bizde din üzerine vurulan pranga,gerçekte fikir üzerine vurulmuştur.
Çünki din akıldır,akıl ve fikirdir.
Bu
uğurda bedenler salınmış,fikirler bağlanmış,her şey fikir olamayıp,madde
üzerine bina edilmiş,maddede bir başarı sağlanmamıştır. Çünki fikirsiz, ding
beygiri gibi dönüp dönüp hep aynı noktaya gelinmiş.
Kanuna
konulan 163. ve 312. madde ile fikir sindirilmiş,öldürülmeyip süründürülmüş.
Kanunlar düşünceyi engelleyecek şekilde örülmüş.
Şeyy...
Gerçekten bizde ne kadar fikir adamı bulunmaktadır? Yoksa bunu düşünmek ve
sormakla suç mu işlemiş oluyorum?
Evet
düşünmek ve düşünmek suçundan müebbet hapse mahkum oldunuz! Doğrudur! Çünki bir
zamanlarda örtünmeyi sevdirme suçundan sorgulanmıştınız... Adaletin tecellisi..
Her
şey susturulsa da fikirler susmaz ve konuşur. Tarih buna şahittir. İşlemeyen
demir pas tutar,düşünmeyen akıl pislik tutar. Demir paslanır,akıl pislenir.
Düşünen akıl ışıldar. Aksi takdirde midesi olana yeme,gözü olana bakma,ayağı
olana yürüme demek gibi,fikir sahibi olan bu insanlara da düşünme demek gibi
bir garabet ortaya çıkmış olur.
Binaenaleyh,Kur’an
sık sık düşünmeye,akıl etmeye,tefekkür edip düşünmeye,ibret ve ders almaya
teşvik eder. Kur’an-ın teşvik ettiği bir hakikat, kimin haddine durdurmak!
Fikriyatı
geniş olanlar yüksek ufuklar ister,ta ki marifetini sergileyebilsin.
Bugün
batıyı,Amerikayı ayakta tutan maddenin ötesinde,fikren yükselişleridir.
Mesela
ay yolcululuğuna çıkan Amerika bu vesile ile pul çıkarmış,üzerine –Bismillah-ı yazmıştır. İttihad gazetesi
22-Temmuz-1969-da aya ayak basan
astronot Armostrong-un ilk dünyaya olan şu mesajında;” Kim ve ne olursanız
olunuz,şu son saatlerde cereyan eden hadiseler üzerinde düşünün ve her biriniz
kendi ibadet lisanınızla Allah-a şükrediniz. Allah hepinizi korusun.”demiştir.
Kominist
Rusya-nın Luna isimli feza gemisi ise,düşerek parçalanmıştır.[1]
Orayı
fikirsizlik demek olan dinsizlik değil,inanç ve düşünce fethetmiştir.
Düşünmeyenler
içinde Rabbimiz;insanlara ufuklarda,dış alemde ve kendi nefislerinde,iç alemde
ayetlerimizi göstereceğiz ki,onun ,Kur’an-ın gerçek olduğu onlara iyice belli
olsun. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?[2]
3-3-1994
MEHMET ÖZÇELİK