Nefis muhasebesi;gerçekte
insanın hesaplı olması,hesabını bilmesi emektir.
İnsanın kendisini hesaba
çekmesi,hata yapmamasına veya az hata yapmasına sebeb olur.
Her akşam kasasını çekip kar
ve zararını hesaba çalışan bir esnafın zarar riski az demektir. Bir de buna ek
olarak yıllık bilançosunu hesab etmesi,açıkları kapatıp,karları artırması o
mesleğin düzenli ve dengeli gittiğinin bir göstergesidir.
Aksi takdirde bu durum
nereye ve ne zamana kadar varlığını devam ettirebilir?
Dünya pazarına ticaret için
gelen insanlar burada alış verişlerini yaptıktan sonra kendilerini gönderen
Rabbı Rahimlerine kavuşacak,hesaba çekileceklerdir.
Âyette:”İnsan başı boş
bırakılacağını mı zanneder?”[1]
Elbette hayır. İnsan başı boş değildir. Yaptığı her amelinden sorguya
çekilecektir. Çünkü;insan ipi boğazına sarılıp istediği yerde otlamak üzere
başı boş bırakılmamıştır.
Âyette:”Kim zerre miktar
hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktar şer yapmışsa onu görür.”[2]
Evet. Her yapılan iş bir
hesaba ve muhasebeye tabidir. Ceza da amelin cinsindendir.
Her insan kendine
sormalıdır. Tıpkı Hz. Ömer gibi:”Bugün Allah için ne yaptın?”
İman ve ibadetle geçen bir
hayatta kaybedilen nedir? İmansız ve ibadetsiz bir hayatta kazanılan nedir?
Biri neler kaybetmekte,diğeri neler kazanmaktadır?
Oysa mesele ters
orantılıdır. Birincinin kazancı hem dünyada,hem de ahiret ve ahirette
iken,diğerinin kazancı olsa olsa şüpheli bir dünya kazancıyla sınırlı kalır.
Oysa sonsuzu kaybedip sonlu
ve hakiki olmayan bir şeyi kazanan kimse kazançlı sayılmaz.
Kendini hesaba çekmeme de
kayıp vardır,bitip tükenme söz konusudur.
İnsan geçmişine bakmadan
geleceğine ümitle ve emniyetle adım atamaz.
Şimdiye kadar neler
yaptık,neleri yapmadık?Yapmamız gereken nelerdir?
“Ahirette seni kurtaracak
bir eserin olmadığı takdirde bu dünyada bıraktığın eserlere de kıymet
verme.”Hakikatınca;ahirette, sonsuz hayatta bizi kurtaracak şeyler nelerdir? Bu
uğurda neler yaptık? Kendimize sormamız gerekmez mi? Telafisinin lüzumu yok
mudur?
Gerçekten biz nereden
geldik,nereye gitmekteyiz ve bu dünyadaki vazife ve sorumluluğumuz nelerdir?
Ve bizi gönderen bizden ne
istemektedir?
11-
10-1996
MEHMET ÖZÇELİK