Hukukçu
olsaydım;vurup almaz,hak sahibinin hakkını bile
alırken vurmazdım. Hisle değil mantıkla hareket ederdim.
Kimseye
savaş açmaz,savaşa girmez,savaşı körüklemez,sulhu ve
ıslahı tercih ederdim. Avcı değil,savcı olurdum.
Vurmayı
amaçlamaz,meselelerin üzerinde durmayı,doğruları
bulmayı hedeflerdim.
Babamda
olsa hukuktaki tarafsızlığımı haktan tarafa kullanır,onu
bayraklaştırırdım.
Kanun..mantık..vicdan...üçgeni içerisinde hakkı korur,haksızı
korkuturdum.
Haksızlık
haksızlıktır. Kim ve kimden olursa olsun,her ne
şekilde bulunursa bulunsun.
Hukuku
illa bir yanlışı bulmak –tabiri caizse;öküz altında
buzağı aramak-amacıyla değil,doğruyu korumak,onu zedelememek yönünde ele
alırdım.
Zira
her insan masumdur,suçu sabit olmadıkça. Başta suçlu
kabul edilip,soruşturma yoluna gidilirse doğruyu
bulmak değil,yanlışları bulmak yönünde yönlenilmiş,kendi haklılığını
başkalarının yanlışını ortaya çıkarmada göstermiş olur.
Yaa.. ben size
dememiş miydim! Haklıymışım değil mi! aslında belliydi!
O
halde şimdiye kadar neredeydin? Ne yapıyordun?
Duyuna
kalmış,hak iddia edilemese de ben yapacağım! demek de hukuku zedeler.
Hukuk
çökerse meydanı haksızlık ve haksızlar almış olur.
Hukuk
metne göre hukuktur,yoruma göre değildir. Ben böyle anlıyorum,bana göre bu budur,ifadeleri hukuk değil
yorumdur,geçerli değildir.
Aslına
bakarsanız,haksız mıyım yani?
-Hiçbir kanun milletin yaşayışını ve düşüncesini kısıtlama
yönünde çıkarılamaz. Yani,acaba bu insanlar neleri
yapmamalı değil de,daha neleri yapabilecekleri yönünde kanunlar çıkarılmalı.
Yaptıktan sonra cezalandırmaktansa,yapmadan önce
tedbirleri alınmalıdır.
Kanunlar
insanlar için vardır. İnsanlar kanunlar için değil...
Kanunlar
insanlara göre düzenlenir,yaşamamalarını yasaklayıcı
olarak değil,belki yaşamalarını sağlayıcı yönde çıkarılmalı...
Milletleri
cezalandırma yönünde değil,onları faydalandırma
yönünde hürriyet alanını gayra zarar vermedikçe genişletmeli,daraltmamalıdır.
Milletin
bütün istek ve yaşayışları göz önünde bulundurularak,bunun
teminat altına alınması sağlanmalı.
Kanunlar
suç arama,cezalandırma yönünde lastik gibi
kullanılmaya çalışılırsa,despot ve zulümlü bir uygulamaya kapı açılmış olur.
O
halde insanların ne yapmamaları yönünde değil,neleri
yapacakları yönünde millete taraf olarak hareket edilmeli,cephe alınmamalıdır.
Suç sabit
olmadıkça kimse -cürmü meşhud-
değildir...
Etin kokma
durumu olursa tuzla önlem alınabilir.Ya tuzda kokarsa?
30-07-1999