Bu gün döne döne başım döndü. Bir türlü irticasız bir döner,bir kebab bulamadık.
Şeyy... Şuradan irticasız yerinden bir döner verir
misin,evladım!. İrticasız tarafından olsun haaa...
İsteğiniz,isteğimizdir efendim. Ancak bizim
müşterilerimiz devamlı acılı yerinden yerler de.. Siz
neden acaba acısız yerinden istersiniz? Bir rahatsızlığınız falan mı var?
İrticasız diyorum,irticasızz. Acısız değil,ir-ti-ca-sız,oldu mu?
Hah hah haaa..
.....................
Noluyor yavv. Giderim
ha!..
Aman efendim..
Ben senin
nereden efendin oluyorum,ya hu .?
Müşterilerimiz,velinimetimizdir. Lütfen
arkadaşlar. Gülmeyi keser misiniz..
Ne dedin,ne dedin? Burda da mı veli
var yoksa? Desene bu gidişle gözümüz açık gidecek. Bir türlü irticasız kebab yiyemeyeceğe
benziyor..
Yaa.. Rahmetlik
böyleydi işte.. Sekerat anında sürekli
sayıklıyordu. Kulak verdiler; İrticasız kebab..irticasız kebab,diyordu. Allah
amelince rahmet etsin.
Cenaze namazı
da “Allah-u Ekber”
denilerek kılınmıştı.
Doğarken de,yaşarken de ve ölürken de bir türlü irticasız olamadı.
Onun için rahmetlinin gözü hiç kapanmadı. Açık kaldı. Gözü açık gitti. YALNIZ KALDIM
Evvelden ne
kadar güzeldi. Nerde o eski günler.. Artık kimse bana
iltifat etmiyor. Yalnız kaldım. Peyami Safa-nın
“Yalnızız” larını oynuyorum.
Ne güzel
kızdırıp-kızdırıp temcid
pilavı gibi irtica,tesettür,laiklik,mürteci kozlarını
oynuyordum. Artık oynayamıyoruz. Bu gidişle oynatacağız,gibi..
Şimdi sadece
yılda bir gün ,irtica günlerinde davullarla,zurnalarla
oynak havası,şeyy yani;oyun havası eşliğinde bir kere
çağrılıyorum! Nasıl yani! Yeter mi hiç? Evvelden her gün gündemdeydim. Şimdi ise,yılda bir...
Bunu arttırmak,arttırmanın yollarını aramak lazım. Yoksa bize yer
yok,iflas ederiz.Başka da sermayemiz yok ki!
Süleymancısına
çürük domates atıp,onları kızdırmak,kızartmak
istiyorduk. Böylece yollar bize açılıyordu. Onların bana attıkları sağlam domatesler,biraz kesat veriyordu ya neyse artık.
Aklı kalbi dört dörtlük çalışan
nurculara laf atıyordum. Attığım dikenler gül olarak bana iade ediliyordu. Bu
durum dikenlerin sayısını otomatikmen azaltıyordu.
İşimize yaramıyordu. Attıklarının üstüne şöööyle
güzelce bir yatıyordum.
Tarikatçısını
kötülüyordum. Beni çarptılar her halde. Kör kütürüm
oldum.
İşte yalnız başıma kaldım şimdi. Benimkiler beni ziyaret
etmiyorlar. Ben kötülediklerimin duasını bekliyorum. 14-3-1999
MEHMET
ÖZÇELİK