Tekfir;bir
insanı küfürle vasıflandırmaktır. Bununla ilgili olarak;
İbni
Abbas-a göre;1)Kim Allah’ın indirdiğini inkar ederse,o kafirdir.
2)Kim
de onu (İndirileni) ikrar eder,onunla hükmetmezse o zalim,fâsıktır.[1]
Âyet-i
Kerimede:”Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse;onlar kâfirlerdir.”[2]
Bu
ayeti kerimenin tefsir ve yorumunda bir çok müfessirlerle beraber Bediüzzaman
Said Nursi şöyle beyan eder:Âyetteki”Men lem yehkum” bil mâ’na;”Men lem
yusaddik” anlamınadır.Yani,Hükmetmeyenden kasıd,Tasdik etmeyen mânasınadır.[3]
İmanın
mahalli kalbdir,ameller ve organlar değildir. Kişinin küfrünü gerektirecek her
hangi bir inkar durumu yoksa,amellerdeki eksiklik küfrün alameti değildir.
Red
ve inkar durumu söz konusu olmadıkça,tasdik esastır.[4]
“Kim
Allah’ın Tevratta beyan ettiği;Muhammedin sıfatlarını ve recm ayetini beyan
edip kabul etmezse kafir olur.”[5]
İkrime
şöyle demektedir:Hak Taalanın”Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse...”
ifadesi,hem kalbi,hem de lisanıyla inkar edenleri içine almaktadır. Kalbiyle
onun,Allah’ın hükmü olduğunu bilip,sonra da lisanıyla onun Allah’ın hükmü
olduğunu ikrar edip de,buna zıd olan şeyleri yapan kimseye gelince,oda Allah’ın
indirdiğiyle hükmetmiş;ama onu bil-fiil yapmamış olur.
Binaenaleyh,böyle
bir kimsenin bu ayetin hükmüne dahil olması gerekmez.”Sahih olan cevab budur.”[6]
Kelâmcılar
ve müfessirler;Haricilerin ortaya attığı bu şüpheye,yukarıdaki sahih olan
cevabı vermişlerdir.”[7]
Evet,”Kimse”Tekfir
memuru”değildir.”[8] Allah tarafından bu
görevle görevlendirilmiş değildir. Allah’ı kendi hevâ ve hevesine,hesabına göre
konuşturmaya da hakkı yoktur.
“Kim
bir adamı;kâfir,diye çağırırsa veya Allah’ın düşmanı, diye seslenirse,o kimse
de (dediği gibi) olmazsa,(söz) kendi üstüne döner.”[9]
Hadislerde:”Müslüman
adam,(din) kardeşine:Ey kâfir,dediği zaman bu (sıfat) ikisinden birine dönmüş
olur. Eğer dediği gibi ise (mesele yok) Değilse,küfür onun üzerine dönmüş
olur.”[10]
“Kim
müslüman bir adama küfür ile seslenirse ya da ey Allah’ın düşmanı derse,o
adamda böyle değilse herhalde o küfür söyleyene döner.”[11]
“Bir
adam bir adama küfür isnad edecek olursa,herhalde bu ikisinden birine dönmüş
olur. İsnad edilen adam cidden böyle ise (mesele yok),değilse ona isnad etmekte
olan adam kendisi kâfir olur.”[12]
“Kim
kendini bir şey ile öldürür (intihar eder)se onunla (kıyamet günü) azab edilir.
Kişi sahibi bulunmadığı bir şeyi adasa,adak yapmış sayılmaz. Mü’mine lanet
okumak onu öldürmek gibidir. kim bir mü’mine küfür isnad ederse onu öldürmüş
gibi olur. Kim de kendini bir aletle boğazlayıb intihar ederse,kıyamet günü o
şey ile azab edilir.”[13]
“Âdem
kendi (din) kardeşine “Ey kâfir” dediğinde,bu onu öldürmesi gibidir.”[14]
E.H.Yazır
tefsirinde Küfür konusunda:”Ehli kitaba müşrik denmez. Hakiki müşrik de
hakikaten tevhide ve dini İslâma kâfir olanlar,yani mü’min olmayan gayrı
müslimlerdir.”[15] diyerek,olur olmaz
her önüne geleni küfür ile ithama kalkmak,dini hassasiyetinin ve vukûfiyetinin
yitirilmesi demektir.
“Evet,inkâr
etmemek başkadır,iman etmek bütün bütün başkadır.”[16]
“Haccac-ı
Zalim,Yezid ve Velid gibi heriflere ilmi kelâmın büyük allamesi olan Sadeddin-i
Taftazani,”Yezide lanet caizdir.”demiş;fakat lanet vacibdir dememiş. Hayırdır
ve sevabı vardır dememiş. Çünki,hem Kur’an-ı,hem peygamberi,hem bütün
sahabelerin kudsi sohbetlerini inkâr eden hadsizdir. Şimdi onlardan meydanda
gezenler pek çoktur. şer’an bir adam,hiç
mel’unları hatıra getirmeyip lanet etmese,hiçbir zararı yok. Çünki;zem ve lanet
ise,medih ve muhabbet gibi değil;onlar,ameli salih de dahil olamaz. Eğer zarar
varsa daha fena...”[17]
“Madem,zemmetmemek
ve tekfir etmemek de bir emr-i şer’i yok,fakat zemde ve tekfirde hükmü şer’i
var. Zem ve tekfir,eğer haksız olsa,büyük zararı var;eğer haklı ise,hiç hayır
ve sevab yok. Çünki tekfire ve zemme müstehak hadsizdir. Fakat
zemmetmemek,tekfir etmemekte hiç bir hükm-ü şer’i yok,hiç zararı da yok.”[18]
Bununla
beraber:”Seyyid Şerif Cürcani”gibi ehli sünnet ve cemaatin allameleri
demiler:”Gerçi Yezid ve Velid,zalim ve gaddar ve fâcirdirler;fakat sekerâtta
imansız gittikleri gaybidir. Ve kat’i bir derecede bilinmediği için,o
şahısların Nass-ı kat’i ve Delil-i kat’i bulunmadığı vakit,imanla gitmesi
ihtimali ve tevbe etmek ihtimali olduğundan,öyle hususi şahsa lanet edilmez.
Belki”La’netullahi alez-zalimine vel münâfikin.”gibi umumi bir unvan ile lanet
câiz olabilir. yoksa zararlı,lüzumsuzdur.”diye”Sa’deddin-i Taftazaniye”mukabele
etmişler.”[19]
Buna
binaen tekfir edilecekler de kıyas edilmeli,ifrat ve tefritten kaçınılarak
ölçülü hareketde bulunulmalıdır.
1-11-1995
[1] Bak. İbni Kesir Muhtasarı.(Arapça) 1 / 520.
[2] Maide.44.
[3] Bak.Risale-i Nurun Kudsi Kaynakları. A. Badıllı.668, Asar-ı Bediiyye.S. Nursi. Derleyen.A. Badıllı.128,Münazarat. B. S. Nursi.75, Müslim. 3 / 1470,Müstedrek-ül Hakim. 2 / 313,(İmamı-ı Zehebi Sahih demiştir.)
[4] Bak. Hak Dini Kur’an Dili. E. H. Yazır. Sadl.Heyet. 3 / 249-252.
[5] Mecmuat-ün minet-Tefasir. Kadı Beyzavi. (Arapça) 2 / 292-295.
[6] Tefsir-i Kebir. Fahreddin-i Razi. Tercüme.Heyet. 9 / 87,81-94.
[7] Age. 9 / 86.
[8] Fetvalar. Halil Gönenç. 2 / 12.
[9] Riyazus-Salihin. İmam-ı Nevevi.1015.
[10] Buhari-Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-İbni Ömer-den.)
[11] Buhari-Müslim.
[12] İbni Hibban.
[13] Buhari.Müslim.ebu Davud.Tirmizi.Nesa-i.
[14] Bezzar.
[15] Age. 2 / 770,bak.age. 3 / 2110.
[16] Emirdağ Lahikası. B. S. Nursi. 1 / 203.
[17] Age. 1 / 204.
[18] Age. 1 / 205.
[19] Age. 1 / 206,Münazarat.B.S.Nursi.24-34.