“Çocuklarımızın
karınlarını ve zihinlerini doyurduğumuz kadar ruhlarını da beslemeliyiz”
Anneciğim bir
bilsen sana ne kadar minnettarım. Zira benim dünyaya gelmeme Rabbim seni vesile
kıldı. Bana hayatın ve insanlığın verilmesinde sen sebeb
oldun,senin vesilenle yaratıldım. Ne kadar fedakar bir
anne imişsin ki,kış demeden,gece demeden dokuz ay beni
mutlu ve umutlu bir vaziyette taşıdır.Çehreler beşuş,yüzler nurlu idi. Çünkü
ben geliyordum. Bir aziz misafir bekliyordunuz. uzun yolculuklardan,zahmetli
dönemlerden yuvarlana yuvarlana bir çok
imkansızlıklar içerisinde var edildim. İşte anneciğim senin şefkatli kucakların
arasında,her kesin sevinçle bana baktığı ve benimde
tanımadığım ve görmediğim insanlar içerisindeyim.
Babamı
bile bilmiyorum. Zira hiçbir kimseden bir ses ve sadâ
duymaz iken senin şefkatle kalbinin sesini işitiyor,o
yalnızlıkta onunla teselli buluyor,mest oluyordum. Şimdi ise kalbinle beraber
tüm duygularını teneffüs ediyor,senin beni kokladığın
gibi bende seni doyasıya kokluyorum ama yinede biliyorum ki,doyulmazsın. Belki
sen ana doyarsın ama ben sana doyamıyorum ve de doymayacağım.
Annemin
kucakları arasında yıkanmaktayım. Ne de çabuk kirlenmişim. Yoksa kirletilmiş
miyim? Devamlı mı böyle kirlenip yıkanacağım? Oysa dokuz aydır böyle bir şeyle
karşılaşmamıştım. Demek herkes böyle kirleniyor ve yıkanıyor. Bazı bakışlar ve
konuşmalarla da kirleniyorum. O nasıl temizleniyor,bilmiyorum?
Demek kirli bir yere gelmişim? Kirlenmemeliyim. Daha doğrusu kirletilmemeliyim.
Diğerleri bu konuda ne yapıyor,nasıl temizlik
yapıyorlar? O halde anneme yalvarayım,annemden sorayım
ve isteyeyim:
-Anneciğim,ben kirlenmemeliyim. Kirletilmemeliyim. Her zaman
temiz kalayım. Şimdi olduğu gibi her zaman seveyim,sevileyim.
O
halde anneciğim,bana rabbimi anlat,bana yaradanımı anlat,bana ondan bahset,ondan bana haber ver.
Benden ne ister,nasıl olmamı ister? Ne yapmamı emreder?Bunları bileyim anneciğim. Bunları öğreneyim
anneciğim. İnsanların,kirlenen kimselerin istediği
gibi değil,beni yaradanımın istediği gibi olayım. Onu
bulayım. Her an onunla olayım. Onu bilmek ve bulmak hakkım değil mi anneciğim? istediklerini yerine getirmek gerekmez mi anneciğim?
Oku
bana onun kitabını,bildir bana onun mesajını,anlat
bana onun anlamını,yaşat bana ondakini. Bileyim ne diyor,olayım
ne istiyor,yapayım neler emrediyor. Bildir anneciğim,anlat
anneciğim,yalvarayım nolur anneciğim...
Peygamberimi
anlat,gerekirse ağlat,beni ona bağlat. Onun gibi
olayım. Onu sorayım. Kalbime sadece onun sevgisini sarayım,onu
seveyim. Nolur anneciğim,beni
ondan,onun sevgisinden mahrum etme,dünyamı da,cennetimi de haram etme,zehir
etme...
Anneciğim,istemiyorum bu dünyayı. Beni cennete götür yada cenneti bize getir. Orada meleklerle,melek
gibi insanları görmek,onlarla gezib arkadaş olmak
istiyorum. Bunlar,buradakiler beni sıkıyor. Beni
sıktırma anne,beni bıktırma anne,beni bunların eline
terk edip atma anneciğim. Sonra beni yakarsın,ebedi
hayatımı yıkarsın. Ahiretimi yıktırma,yaptır.
Bana kıyma anneciğim. Beni getirdin,beterine
götürme,getirdiğine pişman ettirme,beni bitirme. Batmak istemiyorum,bitip
tükenmek değil,biterek yeşerip gelişmek istiyorum. Ölmek için gelmedim ben bu dünyaya,olmak istiyorum,beni oldur,güllerle doldur. Ama
soldurma ne olur.. Temiz geldim,temiz
gideyim. Her zaman sana dualar edeyim.
Anlat
bana insan olduğumu,niçin var olduğumu? Ben boş bir
saksıyım. Ek içime gülleri,ötsün üstünde bülbülleri.
Dökme pislikler,ekme zakkum,etme her şeyi bana zıkkım.
Derilsin benden cennet çiçekleri,şakısın bülbülleri.
Kargalar ötmesin,merkebler
anırmasın istemiyorum. Ya ben orda olmıyayım,yada onlar burda... Kıyma bana
anne. İşte bak senin elindeyim,oda kurbanlık bir koyun gibi..
Beni kurban için de adarsın,meyhane için de... O
göklerden yüksek şefkatin müsaade eder mi anne?
Anneciğim,biricik anneciğim.Seni hiçbir zaman kaybetmek
istemiyorum. Ne bu kısa dünyada nede ebedi dünyada. Devamlı benimle olasın.
Cennette de kucağına alasın,orada da beni sevesin.
Bunu istiyorum senden,senin şefkatinden...
İşte
elinde hamurum. Beni istediğin şekilde biçimlendirebilirsin. Ama ne olur
biçimsiz biçimlendirme beni. Cehenneme değil,cennete
layık şekillendir beni...
Anneciğim,ruhumu aç. Karnımı doyurduğun gibi,kalbimi
de,ruhumu da doyur. Asi bir evlat,asi bir kul
olmayayım. Bana anarşist demesinler. Bana sokak çocuğu,sürünenler,
silinenlerden demesinler. Sürünmek ve silinmek istemiyorum.
İnsan,gerçek bir insan olmak istiyorum. Kıymasınlar bana,beni kıydırma anneciğim.
Ne
olur beni anla,kolumdan tut,beni kaldır.
Feryadım
değil,ben kalayım...
19-2-1993
MEHMET ÖZÇELİK