“Gençlik
hiç şüphe yok ki gidecek.”
“Eyvah aldandık.
Şu hayatı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan
sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet,şu
güzerânı hayat bir uykudur. Bir rüya gibi geçti. Şu
temelsiz ömür dahi bir gün uçup,gider.”
Temelsiz
bir hayattır gençlik.
“Gençlik
hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve
geceye değişmesi katiyetinde,gençlik dahi ihtiyarlığa
ve ölüme değişecek. Eğer o fani ve geçici gençliğini iffetle hayrata –istikamet
dairesinde-sarfetse,onunla ebedi, baki bir gençliği kazanacağını bütün semavi
fermanlar müjde veriyorlar. Eğer sefâhete sarfetse,nasıl
ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl,milyonlar
dakika hapis cezasını çektirir. Öylede,ğayrı meşru
dairedeki gençlik keyfleri ve lezzetler,,ahiret mesuliyetinden ve kabir
azabından ve zevalinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevi
mücazatlarından başka,aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu
aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder. Mesela,haram
sevmekte,bir kıskançlık elemi ve mukabele görmemek elemi gibi çok arızalar ile
o cüzi lezzet zehirli bir bal hükmüne geçer. Ve o gençliğin su-i istimali ile
gelen hastalıkla hastahanelere ve taşkınlıklarıyla
hapishanelere ve kalb ve ruhun gıdasızlık ve
vazifesizliğinden neşet eden sıkıntılarla meyhanelere,sefâhethanelere veya mezaristana
düşeceklerini bilmek istersen,git hastahanelerden ve
hapishanelerden sor. Elbette ekseriyetle,gençlerin
gençliğinin su-i istimalinden ve taşkınlıklarından ve gayrı meşru keyiflerinin
cezası olarak gelen tokatlardan eyvahlar ve ağlamalar ve esefler işiteceksin.
Eğer
istikamet dairesinde gitse,gençlik gayet şirin ve
güzel bir nimeti ilâhiyye ve tatlı ve kuvvetli bir
vasıta-i hayrat olarak ahirette gayet parlak ve baki
bir gençlik netice vereceğini,başta Kur’an olarak çok kat’i
ayatıyla bütün semavi kitablar
ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. Madem hakikat budur. ve madem helal dairesi keyfe kafidir. Ve madem haram
dairsindeki bir saat lezzet,bazen bir sene ve on sene
hapis cezasını çektirir. Elbette gençlik nimetine bir şükür olarak,o
tatlı nimeti,iffette,istikamette sarf etmek lazım ve elzemdir.”
Gençlik
manen ağlamaktadır. Ruhu feryad etmektedir. Ancak
delikanlılığın vermiş olduğu delilik,onu ağır etmiş
duymamakta,kör etmiş görmemektedir.Şerrin ve tüm kötülüklerin köşe başını
tutmuş gençlik. Oysa ecel de kendisininkini tutmuş olduğundan habersizdir.Freni patlamış delikanlının kalbsiz
aklı düşünmez,eli kanlıdır. Hayatın en kıymetli sermayesi olan gençlik,bâd-ı heva
geçer,çarçur edilir,bozuk para gibi etrafa saçılır.
İhtiyarlıkta
ise büyük bir âhı kalır,vâhıyla övünür. Övüneceği şeylere sövülür. Koca bir
gençlik dirilmemek,faydalanmamak üzere toprağa
gömülür. Geçici zevkleri gitmiş,yerine elem ve kederlerini
miras bırakmıştır. Ne kötü bir bitiştir bu bitiş...
İmanla
ve ibadetle geçen bir gençliği ebedi bir gençlik beklemektedir. İman ve
ibadetten mahrum,sefâhetle
geçen bir gençliğin ise ebedi bir ihtiyarlık başına çökmüştür.
Gençlik
seli önüne her şeyi katmış sürümektedir. En önemlisi de kendi hayatı sele
kapılmış gitmekte,başkasını da götürmektedir.
Genç
kalmanın yolu,gençliği öldürmemektedir. Dizleri
dövdürmemektedir.
MEHMET ÖZÇELİK