İradesi
elinden gitmiş,fiziki bakımdan yaşlı,irade bakımından
çocuk ve çocuklaşmış olan;ihtiyar büyük çocuklar ve ihtiyare hanımlar,çocuklar
gibi şefkate muhtaçtırlar.
Sürekli
kendilerini tutacak,kendilerine uzatılacak bir ele
ihtiyaçları vardır. Çocuğun annesini beklemesi gibi beklemektedirler.
Rahmetin
celbine vesile,ihtiyarların varlığıdır.
Hadis-i
Kudsi-de:”Eğer beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasa idi,belalar
üzerinize sel gibi dökülürdü.”
“İhtiyarım
olsaydı,ihtiyar olmazdım.”
Hiç
kimse kendi irade ve isteğiyle ihtiyar olmamaktadır. Kimse tarafından arzu
edilmeyen bu dönem,meşakkatın en çok ve ağır olduğu
dönemdir.
Hadis-de;kendisine çare bulunamayan iki şeyden biri ölüm,diğeri de
ihtiyarlık olduğu belirtilmiştir.
Düne
kadar hayatının en verimli olduğu gençlik dönemini,kendilerinin
yetişmesi için harcadığı evlatlarından bugün yakınlık,sevgi,saygı,hürmet ve
yardım beklemektedirler. Elbetteki buda onların hakkıdır.
Hayatını
senin hayatın için veren anne ve babaya hürmet esastır ve de elzemdir.
İhtiyarlar;bir evin,bir toplumun maddi-manevi sigortasıdır.
Ailelerin
ve toplumların sıkıntısı,bu sigortayı
yaptırmamalarındandır.
Toplum
olarak bu manevi sigortanın yaptırılması gerekmektedir. Tâki gelecek her nevi
belayı defetsin ve ref’etsin.
Toplumu
ve aileyi ayakta tutan ihtiyarlar,ihtiyarları ayakta
tutan ise ahiret inancıdır.
İman
ve ibadetle geçen bir hayatın sonunda,kendisini
bekleyen ebedi bir gençliğin olduğuna inanan bir ihtiyar;bütün sıkıntılara
göğsünü gerecek,sabırla yaradanına şükredecektir.
Hayatın
neticesi olan gerçek şükrü elde ederek,hayatını da
şükürle kapatacaktır. Hayatını zehir olmaktan kurtarıp,şeker
gibi yapacaktır.
Şükürle
geçen bir hayata,binler şükürler olsun....
5
– 6 –1996
MEHMET ÖZÇELİK