İslâmiyet gelerek onların var olan bir haklarını
almamış,bilakis onlara bir çok haklar vermiştir.İnsan sayılma
haklarından,hukuka kadar bir silsile hakkını hakkıyla vermiştir.Çünki haksızlık
mevcud olan ir hakkın alınmasıyla ancak
olur.Oysa İslâmdan önce kadının hiçbir hakkı yoktu ki,hakkı alınmış olsun.
Sözlük anlamı olarak Zevc;çift sayı ve ayakkabı çifti
anlamınadır. Burada hem sayılar hem de ayakkabıların her bir teki bir diğerini
tamamlamaktadırlar. Sağ ayağı sağ ayakkabı,sol ayağı sol ayakkabı
tamamlamaktadır. Bir eksikliği değil,tamamlayıcı özelliğiyle bir üstünlüğü
ifade etmektedir. Bunlar birbirinin aynı olmamakla beraber birbirinin
tamamlayıcısıdırlar. Birini diğerinin yerine ikame etmek olmayacağı gibi,birine
iki görevi birden yüklemek de olamaz.
Ayakkabının her
bir parçası kendisini harcadığı,başlı başına hareket edip kendisini parçaladığı
nisbette kıymetsizleşir ve diğer tekinide kıymetsizliğe sevk etmiş olur.
Ve yine
cennetten çıkmada Hz. Âdem-de suçlu olmakla beraber[6],her
ikisinin beraber işledikleri de belirtilir.[7]
Hemde bu bir
ceza olarak nitelendirilmemelidir.Hz.Ademin cennetten ihracı;Tavzif olarak
nitelendirilmelidir.Ulvi bir vazife ile tavzif edilmiştir.
Hz. Âdem ve Hz.
Havva kıssası Kur’an-da 6 yerde geçer.[8]
İmana ve
Kur’an-a hizmette kadınlar da sorumlu ve yükümlüdürler. Erkeklerden geri
kalmamalıdırlar.[9]
Kadın da erkek
gibi bir kul-dur.
İbadet,emir ve
nehiylere muhatab da müsavidirler.
Kadının
erkeğe,erkeğin kadına karşı hukuki bazı görevleri olup;iyiliği
emretmek,kötülükten sakındırmak gibi mükellefiyetleri belirtilmiştir.[10]
"Allahın
insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve erkekler
mallarından harcama yaptıkları için erkeklerin kadınların yöneticisi ve
koruyucusudur."[11]Erkeğin
kadından bu üstünlükleri şu şekilde sıralanmıştır;Aklın ve dinin ziyadeliği,velayet,şahidlik,cihad,cuma,cemaat,
imamet,peygamberlik,hilafetlik,erkek 4 kadınla evlenirken kadın bir erkekle
evlenmekte,mirasdan 2 pay alması,mirasda ta'sib,talak,nikah ve ric'atın erkeğin
elinde olması,idarecilik,güçlülük,dinin şeairinin ikamesi,oruç ve namazı tam
tutması,azimlilik,ezan okuma,hutbe,teşrik tekbirleri,sakal,sarık,ganimet....[12]
Ancak burada
mirastaki kadın erkek farkı;cinsiyet farkı olmayıp,mükellefiyetten kaynaklanır.
Prof Gaston
Jezz:”Ben,garplı bir aile hukuku profesörü olarak diyeceğim ki,Türk milletinin
aile nizamını elinden alınız,geride çok bir şeyler kalmaz.”der.[13]
Şu bir gerçek ve tarihen
sabittir ki;Batıda değil kadının varlığı,adının varlığı bile söz konusu
olmayıp,milyonlarcası rahatlıkla öldürülmüş,bir meta olarak kullanılmıştır.
Rusyada da durum bundan geri
değildir. Bu konuda İbni Fazlan-ın seyahatnamesinde:”Zengin bir adam ölünce
cariyelerden ya da kızlardan birisi ona kurban ediliyor. Cariye ölünün
yakıldığı gün yakılıyor. Kurban edilecek kız şu şekilde belirleniyor;
Ölünün yakınları cariyelere
sorarlar:”onunla hanginiz ölmek ister”diye. Kızlardan biri;”Ben”der. Bunu
söyleyince artık bir daha vaz geçemez. Vaz geçmek istese de artık onu
bırakmazlar.”[14]
İngiliz papazlarından Dor 1888’deki bir sözünde:”Bundan yüz
sene evveline gelinceye kadar kadın;erkeğin sofrasına oturmak hakkını haiz
olmadığı gibi,sual sorulmadan söze başlaması da caiz değildi...
Ve Time
gazetesinin 1932 yılındaki bir yazı serisinde:”1840 tarihine kadar bir erkek
karısını,boynuna bir tasma takarak pazara götürüp satmak hakkını
haizdi.”denilir.[15]
Ve hristiyanlık
kadını,günahın anası,fitnenin de kaynağı olarak görmektedir.[16]
Evlenmek[17]
kadının fıtratının,kadınlık vasfının bir gereğidir.
Haya,kadının
süsü ve zinetidir.
Allah’a karşı
gösterilecek haya,onun emredip,müsaade ettiklerini anlamak,edeb ve hayayı
takınmaktır.[18]
Cemiyete
karışmakla kendini eriten kadın,korunmak için zırhı olan tesettürünü takınması
gerekir.[19]
Medeniyet
adıyla,medeniyetin giyinişini taklid eden kadınlar,ancak gülünç duruma düşmüş olurlar.[20]
Zira insan sadece kalıbtan değil,aynı zaman da kalbten de ibarettir. O da
unutulmamalıdır.
Kur’an-ın”Teaddüd-ü
Zevcat”[21]emrine
ve tavsiye ve müsaadesine karşı çıkan şimdiki medeniyet;kadını çok şeylerden
mahrum ettiği gibi,ona gösterilecek ve muhtaç olduğu merhametten de mahrum
bırakmıştır.
Bir yandan
kadını koruduğunu iddia ederken,diğer yandan onları sefil ve sefalete terk
etmekle kalmamış, ona doğru yitip atmıştır.
Onunla da
yetinmeyip,boşanma yolunu açarak,mahkemeleri onunla meşgul etmiş. Fahişehaneleri
açmakla kadını sıfırlamıştır.
Kadın
kadınlığını,namusunu,şerefini,kendisini ve gerçek kimliğini İslâmiyet de
bulmuş,İslâmiyet ile elde etmiştir.
Teaddüd-ü zevcat
da bir çok şartlar getirilmiş,hepsine sevgide ve maddi imkanlarda eşitliği şart
koşmuş,aralarındaki çekememezliğe sebeb olacak durumların yolunu tıkamıştır.
Peygamberimiz,
Arabdan bir kadınla evlenmiş ve (bu kadını,Hz. Âişenin çekememezlikten dolayı
tenbihlediği rivayet edilmektedir.) bu kadın peygamberimiz yanına vardığında
kadın dedi:”Senden Allah’a sığınırım.” Peygamberimiz ona dedi:”Öyle sığınacak
bir şeyle sığındın ki,ailene git.”diyerek onu boşadı.[22]
Peygamber
Efendimizin risaletinin ibtidasından beri en büyük destekçisi olan Hz.
Hatice;kadınlığın ve kadınların zirvesinde idi. Mü’minlerin annesi idi aynı
zamanda o...
İnsanlık
tarihinden bu yana,Fir’avunun iman eden hanımı Hz. Asiye,Hz. İsa’nın annesi Hz.
Meryem ve Hz. Hatice bizzat peygamberimiz tarafından övülmüş ve kadınların
zirvesinde bulunmuşlar.
Evet,bunlar
sadece kadınların ve kadınlığın zirvesinde değil,insanlığın zirvesinde olan
pakize ve tahire şahsiyetler idiler...
Hz.
Âişe,Peygamberimizin aile hayatını ümmete en güzel yansıtan fakihelerdendir.
2210 Hadis rivayet etmekle hadis alanında Muhaddislere ve ümmete öncü ve
problemlerinin çözücüsü olmuştur.
Hâkeza;her
alanda zirvede idi o...
Hz. Zeyneb ise
onlardan geri değildi. Zira nikahı,ilâhi akde mazhar olmuştu.[23]
İslâmın hedefi
de kadınları bu gibi sahabiyelerin seviyesine,kadınlığın asliyet ve zirvesine
çıkarmayı hedeflemektedir.
Kadın
sahabilerin mescidi haramda toplandıkları bir bayram günü bir yahudi
gelerek:”Ey kadınlar,aranızdan bir peygamber çıkması çok uzun sürmez. Sizden
hanginizin gücü yeterse onunla evlensin.” Bu söz içlerinde bulunan Hz.
Haticenin de nazarı dikkatini çekmiş,oda bekliyordu.[24]
Kur’an-ı
Kerim-de onlar ile ilgili bir çok hukuki konu zikredilmektedir. Kadından düşen
kısmete rıza gösterme[25],saliha
ve itaatkar kadın,[26]Kimlerle
evlenilmeyeceği,[27]Fuhuş ve zina,[28]Geçimsizlik[29] ve iki tarafın barıştırılması[30],temizleninceye
kadar adetli olana yaklaşılmaması[31]
ki,Kitab-ı Mukaddeste de[32]
zikredilmektedir
Büyük bir sure
olan Nisa suresi onun adıyla yani –Kadın-diye adlandırılmıştır.
Fıtratları
gereği zayıf ve şefkatlidirler. Bundan dolayı bazı harici işlerin onlara
tevdii,idarecilik gibi görevler onlar için iltifat değil,yıpratmadır.
Peygamberimiz:”İşini bir kadına veren bir kavim felah bulmaz.” Hatta bundan
dolayıdır ki,İslâm alimleri hilafetin bir şartının da erkek olması gerektiğini
belirtmişlerdir.
MEHMET ÖZÇELİK / 4-6-1996
[1] İşarat-ül İ’caz. B. Said Nursi. sh. 145.
[2] Nahl.90.
[3] Nisa.3,129.
[4] Bakara.187.
[5] Bakara.223.
[6] Ta-Ha.121.
[7] Bakara.36-37,A’raf.20-24.
[8] Bakara.A’raf.Hicr.İsra.Kehf. Ta-Ha.
[9] Bak. Tarihçe-i Hayat. B. Said Nursi. sh.164.
[10] Bak. Ma’ruf ve Münker. S. C. el-Amra. Terc. M. İslamoğlu. sh.282-287.
[11] Nisa.34.
[12] (Mecmuatün minet-Tefasir.(Arapça) 2/64-65)
[13] Yeni Asya gazt. 5- 1 1995.
[14] Zaman Gazt.10-3-1995.
[15] Agg.6-12-1990.
[16] Kitab-ı Mukaddes. Tekvin. Bab2-sh.2,sayı.21-22,bak.zaman gaz.15-3-1995.
[17] Bak. Emirdağ Lahikası. B. Said Nursi. II / 48,80, Kastamonu Lahikası. B. Said Nursi.sh.252,231,265, Hanımlar Rehberi. B. Said Nursi. sh. 25.
[18] Bak. Sözler. B. Said Nursi.18.söz.2.nokta.sh.210, Lem’alar. B. Said Nursi.11. Lem’a.7.nükte.sh.48.
[19] Bak. Sözler. age.727,27.söz.482.(üçüncüsü),Emirdağ Lahikası.age. II / 132.
[20] Bak Mektubat. B. Said Nursi.16. Mektub.5.nokta.(Birincisi)sh.69, Tarihçe-i Hayat.age.sh.235.
[21] Nisa.3,129,Bak. Sözler.age.25.söz.3.şua.2.cilve.2.esas.sh.409,Münazarat. B. Said Nursi.sual-cevap,sh.74.
[22] Revabit-ul Beyan tefsir-u ayatil ahkam minel Kur’an. M. Ali Sabuni. (Arapça)sh.17,Kaynaklar. Buhari. 6 / 3 (163),İbni Mace. 1 / II (657), Ahmed Bin Hanbel. 3 / 498.
[23] Ahzab.36-37.
[24] Büyük İslam Kdınları. M. Emre.sh.30.
[25] Nisa.19.
[26] Nisa.34.
[27] Nisa.22-24.
[28] Nisa.2-3,15-16,27,31.
[29] Nisa.128-129.
[30] Nisa.35.
[31] Bakara.222.
[32] Age.sh.118.