“
A’mali kalbiyenin güneşi imandır. A’mali bedeniyenin fihristesi namazdır.
A’mali maliyenin kutbu zekâttır.”[1]
İman
asıldır ve esasdır. İmansızlık ise inkarı mümkün olmayan bir girdab,bir çıkmaz
yoldur.
Allah-ı
inkâr,kendisini inkar ilede mümkün
olmamaktadır. Nitekim;” İstanbulun fethinden sonra ilk kadı olan Hızır beyin
oğlu Sinan bey genç yaşında Sofesta-i (yani her şeyi inkar ettiği gibi
kendisini de inkar eden)olur.
Bir
gün sofrada yemek yerken babası oğluna “Sinan,budalalıkta o dereceye vardın ki
şu tabağın bakır olduğundan şüphe edeceksin.”demiş.
Sinan
Paşa-da:” Evet,biz onu bakır görüyoruz ama başka bir şey olmak ihtimali de
vardır!”deyince,Hızır bey sahanı kaldırıp oğlunun kafasına vurmuş. Canı acıyan
Sinan paşa,Ay-deyince babası;
“Nasıl
sahanın bakır olduğunu anladın mı?..”diye sormuş.
Daha
sonra Sinan Paşa Şeyh Vefa-ya derviş olup,saçma fikirlerden kurtulmuş...”[2]
Çünki;her
şey Allah der.[3]
Bu
şuna benzer ki;Aynanın karşısına geçipte;”Benim bu yüzümü yaratan yoktur.”diyen
insanı,evvela ayna yalanlayacak,bunu tekrarında da kendisini tekzib edecektir.
Gerek ayna,gerek kendisi kendisine gülecek,bu safsataya inanmayacak,inanamayacaktır.
Zira
akıl,inanmak için vardır.
“
Melekler ile aksi,nurani bir cevherden yaratılmış,melekte biri kainata ve
Allah-a ibadete,akıl ise insan bedenin de tedbir ve tasarrufa memur edilmiştir.
(Melek kuş gibi kanat sahibi oldu. Akıl ise kanadı terk etti,irfan nuruna
büründü.)
(Melek
de-akıl da hakkı bulucudur. Her ikisi de Adem-e yardımda bulunmuş,her ikisi de
Adem-e secde etmiştir.”[4]
İman,aklın
bu ilk adımından sonra kalbte yer eder. Zira”İmanın yeri kalb,İslâmın yeri
kalıbtır. Beş çeşit iman vardır=
1) 1) Matbu İman=Meleklerin İmanı.
2)Masum İman=Peygamberlerin imanı. 3)Makbul
İman=Mü’minlerin imanı.
4)Mevkuf İman=Bid’atçilerin
imanı. 5)Merdut
İman=Münafıkların imanı.[5] İman
ilmi ve meselesi;ilimlerin şahı ve padişahıdır. Meselenin özü ve özetidir.
Varlığın başlangıç ve sonudur. Hadis-de:”
Hiçbir şey Allah-ın yüce adından daha ağır gelemez.”[6]
Bizzat Kur’an-ı Kerim-de
Tevhid ifadesi geçen 41 sure ve ayetleri mevcuttur.[7]
Dünya yaratılalı beri
başlayıp devam ede gelen tek mesele iman meselesidir. Dünyanın başlangıcında
gündemi oluşturduğu gibi,kapanışında da ehemmiyeti,varlığı,özü ve özeti
bilinecek meseledir.
Üzerinde
durulması,düşünülmesi,işlenilmesi,araştırması yapılması gereken en yoğun
meseledir.
Amel,iman,bütünleyici ve
tamamlayıcıdır. İmanın bir tezahürü,Cenâb-ı Hak-kın isimlerinin de bir
tecellisidir.
“Evet,her bir alemde emir ve
nehiy,sevab ve azab.. terğib ve terhib.. tesbih ve tahmid.. havf ve reca gibi
pek çok füruat Celal ve Cemal-in tecellisiyle teselsül ede gelmektedir.”[8]
Amelde de esas ve ruh,ihlastır.
Nitekim Peygamber Efendimiz buyururlar:” İyi biliniz ki;üç şey mü’min ve
müslümanların kalblerine kin ve kıskançlık sokmaz=
1-Allah-a ihlas üzere amel
etmek.
2-Müslüman olan amirlere
nasihat ve itaatta bulunmak.
3-Müslümanların cemaatına
–ki onlar dua ederlerse duaları müstecab ve arkalarındakilere de şamildir.
İ’tikad ve salih amel de tabi olmak.[9]
Güzel sıfatlar imanın bir
özelliğidir. Peygamberimiz Hatemi Tâi-nin esir olan kızı Seffane binti Hatim-in
kendisini şerefli birisinin kızı olduğundan serbest bırakılmasını
söylerken;Kızın babasının sıfatlarını saymasına karşı;
“ Ey kadın,bunlar,gerçekten
mü’minlerin sıfatlarıdır. Keşki baban müslüman olsaydı da onu rahmetle
ansaydık.”[10]
Daha sonra Seffane müslüman
olub,müslümanlığını geliştirip,güzelleştirdi.[11]
Her şeyde Tevhid,ister
inançta,ister amelde,her kademe de bir birliği tesis etmektedir. Dağınıklıkları
ve çoklukları bir-de toplar,bir dürbün gibi en uzak meseleleri yakınlaştırır.
Bir şablon gibi,her şeyin ölçüsünü belirler.
Yaratılışın gayesi onunla
belirlenir,amelle dengelenir. Bilmeyi aşıb,tanımaya ulaştırır. Herkes
bilir,ancak herkes tanımaz. İnkar edilemeyen bir İstanbul şehri bile,herkes
tarafından bilinirken,herkes tarafından tanınmamaktadır. Tanıyanlar da farklı
boyutlarda tanımaktadır.
Hz. Ali-nin dediği gibi;”
İlim tek idi,cahiller onu çoğalttı.” O da marifet ve ma’rifet ilmi idi.
29-01-2000
MEHMET ÖZÇELİK
[1] İşarat-ül İ’caz. B. S. Nursi.41.
[2] Bkn. Mesnevi Şerhi. Tahir-ul Mevlevi. 2 / 537.
[3] Bkn.Zafer Derg. Şubat.1991.(12),Ekim.1998.(30)
[4] Mesnevi Şerhi. age. 11 / 832.
[5] İslam Tarihi. Medine Devri. A. Köksal. 6 / 265.
[6] Fezaili A’mal. Müslüman Şahsiyeti. M. Z. Kandehlev.479.
[7] Age. 468, Bkn. Nehcü’l Belağa.227.
[8] İşarat-ül İ’caz. B. S. Nursi.15.
[9] İslam Tarihi. Medine Devri. A. Köksal. 10 / 307, Bkn.Müsned. A. B. Hanbel. 4 / 80-82, Sünen. İbni Mace. 2 / 1016, Sünen. Darimi.1 / 65.
[10] Halebi. İnsanul Uyun. 3 / 224.
[11] İbn-i Esir. Üsdül Gabe. 7 / 143, İslam Tarihi.age. 9 / 111.