Camilerimiz;imanda,amelde ve
maddede birlik ve Tevhidi gerçekleştiren ulvi mekan ve makamlardır.
İnsanları
dünyadan ahirete,Allah’a götüren,cehenneme gitmeye sed olan,cennete ulaştıran
bir buraktır camilerimiz.
“Namaz,
kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet,ulvi bir münasebet
ve nezih bir hizmettir.” Bu nisbet,münasebet ve hizmet görevi gören yer
camilerimizdir.
Camiler
inişin değil,çıkışın ve kemâlata yükselişin basamaklarıdırlar.
Madde’de
mananın,dünya’da ukbânın,gaflet ve dalalette hidayetin temsilcileridirler
camilerimiz.
Birlik
ve beraberliğin,sevgi ve kardeşliğin,tüm güzel hasletlerin cem olduğu yerlerdir
camilerimiz.
Camiler;Ezan
ve ibadetleriyle rahmet kapılarının açılıp,zahmet ve zulmet kapılarının
kapandığı,an ve zamanların simgelendiği ulvi yerlerdir.
Camiler;ma’rifet
ve irfanların terennüm edilmesiyle,zulüm ve zulmet bulutlarını
yaran,feyiz,bereket ve rahmetlerin fışkırdığı nur mekanlardır.
Camiler,secdeleri
ile Allah’a yaklaştırıcı yerlerdir.
Bu
vesileliktir ki;secde edilen ve edilecek olan her yer mü’mini Allah’a
yaklaştırmaktadır. Tüm yer yüzünün mescid oluşu sadece bu ümmete has
kılınmıştır. Diğer ümmet ve din mensubları için sadece belli mekanlar mabed
iken,bu ümmet için,,yer yüzü bir Mescid,Mekke bir Mihrab,Medine bir Minber,O
zat Aleyhis-Salatu Vesselam bütün ehli imana imam kılınmıştır.
Mescid
ve mabedsiz yerler;çorak,hiçbir şeyin bitib yetişmediği,kabirler gibi ölü
yerlerdir.
Buna
engel olmak ise tam bir vahşet ve bir zulmü azimdir.
Âyet’de:”Allah’ın
mescidlerinde,Allah’ın adının anılmasına engel olan ve onların harab olmasına
çalışandan daha zalim kim vardır? aslında bunların oralara ancak korkarak
girmeleri gerekir. Bunlar için dünyada bir rezillik,ahirette de büyük bir azab
vardır.”[1]
Yapan
için müjdede:”“Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman
eden,namazı dosdoğru kılan,zekatı veren ve Allah’dan başkasından korkmayan
kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.”[2]
MEHMET ÖZÇELİK