“Kula,Allah Taâladan yüz çevirme hali
gelince,evliyaya sataşmaya başlar.”(Ebu Turab)
“Bu alemde göç eden,beraberinde iki
ilim götürür. Biri,Allah Taalaya karşı marifet ilmi,diğeri de ahiret
yerlerine,makamlarına dair ilim.. ikinci şıkka dahil ilim şunun için gerekir:
Hakkın bir tecellisi olunca,şaşırmaya ve o tecelliyi bilmeden inkar
edip:-Senden,Allah’a sığınırım..demek hatasına düşmeye.. O tecelliyi
anlamıyanların inkara sapacaklarına dair rivayet vardır.
Kardeşim,anlatılan iki ilmin
ahiretteki meyvesini elde etmek için,onları keşif yolu ile burada kazan. Bu
dünyanın bilgilerini pek yüklenme. Allah yolunda muhtaç olacağın kadarını al.
Onları da, hak ehlinin iyiliği için kullan..”(Muhyiddin-i Arabi)
“Nefis övüldükçe kirlenir,zem
edildikçe de temizlenir.”(Havvas)
“Ahirete ait işlerde zarar
etmektense,dünyaya ait işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha
hayırlıdır.”(Hz. Ömer)
“Sizin için korktuğum şeylerin en
başında,hevâya uymak ve uzun emelli olmak gelir. Hevâya uymak,hak yoldan alır
Uzun emelli olmak ise;ahireti unutturur.”
“Kalbler;içi boş kablara benzer;hayırlı olan,
hayırla dolu olanıdır. “
“Takva;hataya devamı bırakmak ve amellere güvenip
aldanmamaktır.”(Hz. Ali)
“Mü’min serçe kuşu gibidir. Halden hale geçer,her
gün bir başka olur.”(Ebu Ubeyde)
“İnsanları bir dikensiz yaprak gibi bulmuştum. Bir
sabah baktım ki,yaprak değil,diken olmuşlar.”(Ebud-Derda)
“Ey Ademoğlu,dünyaya kalıbınla sahib ol. Fakat
kalbini ve himmetini ondan ayır.”(A.bin Ömer)
“Bu konağın sahibi;bizi burada bırakacak olsaydı,onu
dünya meta-ı ile doldururduk. ne çare ki o;bizim bu evden naklimizi
istiyor.”(A. Ğıfari)
“Dağlar dahi,birbirine karşı azsa ; azgın cezasını
bulacaktır.”(A.bin Abbas)
“Sizden biri,kırkını bulunca Allah’dan çekinme
tavrını takınmalı.”(Mesruk)
“İnsanlar kıyamet günü;hudutsuz bir şekilde Cenab-ı
Hakka,diledikleri gibi bakarlar.”
“Dünya senin bineğindir. Binebilirsen,seni taşır. O
sana yüklenecek olursa,öldürür.”
“Dünyayı arayıp,ahireti bulanı hiç görmedik.
Ama,ahireti arayıp,dünyayı bulanı gördük.”(Ebu S.H.Basri)
“Bana göre,en çok korkulacak şey kadınlardır.”(S.bin
Müseyyeb)
“Dünyanın az şeyine dalmak,ahiretin çok şeyini
kaybetmektir.”(Kurazi)
“Tanınmamak istedikleri için tanındılar.”( Uyeyne)
“İyi amel;bedene kuvvet,kalbe nur,göze aydınlık
getirir. Kötü amel;bedeni yorar,kalbi zulmete boğar,gözü kör eder.”(Ali)
Buhari için:“Buhari-i Şerife yazdığı her hadisi
şerif için,iki rekat şükür namazı kılmıştır.”
“Ahir zamanda;her kabilenin beyi,münafıkları
olacaktır. Onları bu beylerden korumak lazım. Çünkü onlar öyle bir illettir
ki;şifası yoktur.”(Fudayl)
“Dün,öldü,bugün,son nefesini vermede. Yarın-da henüz
doğmadı. Zamanınızı bu açıdan görün ve yararlı iş yapmaya bakın.”(Bişri Hafi)
“Dünya,kendisini arayandan kaçar. Kendisinden kaçanı
da arar. Kaçana kavuşunca yaralar. Kendisini arayıb bulanı da öldürür.”(Darani)
“Açlık nurdur;tokluk da ateş. Şehvet de odun. Şehvet
ve tokluk bir araya gelince,ateş yanmaya başlar. Taa,sahibini yakıp bitirinceye
kadar sönmez.”(Razi)
“Çocukların terbiye edilecekleri yer mektebtir. yol kesen şakilerin terbiye ve ıslah yeri
ise,zindandır. Kadınların terbiye ve ıslah yeri ise,evleridir.”(Hakim)
“Ey ademoğlu,sana dünyalık verirsem,onunla meşgul
olursun. Vermediğim zaman ise,bütün gücünü onu aramaya sarf edersin. Halin
böyle olunca ne zaman bana döneceksin.”(H.Kudsi)
“Nurlar sırlara yerleşince,dış duyular iyilik
konuşmaya başlar.”(Hamid)
“Bu ümmete öyle bir zaman gelecek ki,o zamanda bir
mü’min için;maişetini temin yolunda,münafıka dayanmaktan başka çare
kalmayacak.”(Sekafi)
“Ruhlar ervah aleminde yaratılmıştır. İşte bu
sebebten durmadan yükselir,müşahede haline ererler. Orada ferah bulurlar.”
“Cesetler gam ve keder içinde yaratıldı. İşte bu
sebebledir ki,fani şehvet talebinde bulunur ve onu elde edebilmek için gayret
sarfederler. Ve sonunda;gam,keder ve sıkıntı içinde kıvranırlar.”
“Nefsin seni yürütür..Yaya olaraktan..Kalbin
ise,seni uçurur..Durum bu olunca;düşün,taşın..Vuslat alemine seni hangisi daha
çabuk erdirirse..Ona yapış..Onun gidişine ayak uydur..”(Ebu İshak)
“Hatarat nebilere,vesvese velilere,fikirde avam
halka hasdır.”(Ebul Abbas)
“Velayet halinin sonu,nübüvvet halinin
başlangıcıdır.”(Nasrabazi)
“Kalbin dereceleri yükseldikçe,onun için
sıkıntılar,daha da artmaya başlar.”(Betaihi)
“Cisimler,kalemler gibidir. Ruhlarda
kağıt..Nefislerde hokka..”(Ebul Vefa)
“Özünde bir kimseyi kötülükten çeken bir duygu
yoksa,onun kalbi viranedir.”(Beka)
“Allah Taâla,acâibattan her ne ki yarattı..İlla onun
bir suretini,adem oğluna nakşetti..Ve her ne zaman ki,bir garib iş icad
etti;illa onu adem oğluna musallat eyledi..Ve her ne zaman ortaya bir sır
çıkardıysa,illa onun bilgi anahtarını adem oğluna verdi... İnsan alemin
muhtasar bir suretidir.”(Kürdi)
“İhlas odur ki;Hakkı müşahede anında,halk gözünden
ve gönlünden siline;kalmaya..”(Mağribi)
“İrfan sahibi,marifet makamında kemale erince,Allah
Taâla ona vasıtasız ilim ihsan eder. Bu hali bulan arif zat;ilimleri,manalar
sayfasından yazılı olarak alır. Ve,ondaki işaretleri anlar;marifet yoluyla
onların,mana ummanına dalar. Tılsımlarını çözer. Öğrendiği her şeyin,yalnız
ismini değil,resmini de görür,bilir.”(Düsuki)
“Sır alemindeki derecenin yüksek olması;niyetindeki
himmetin yüksekliğine bağlıdır.”
“Hakka uzaklık ve perdeler sebebi iledir ki,hakka
uzaklık durumu meydana gelir.”(Kebir)
“Yaptığın bütün ibadetlerde,en büyük gayen;ancak
ibadet ettiğin zata yakınlık olsun.”
“O ki,bir parçadır;o bir cüz sayılır.. Külli
olanı;bütün varlığı,zatı ve sıfatı ile kuşatanı o nasıl ihata edebilir.”
“Kalb var ya;Kalb..İşte o;Ruh nurunun bir
gölgesidir..Ruha gelince..O da kalbten ve ruhtan ötelerde olan sırrın bir
gölgesidir. Sır ise;Tekvin alemlerinin ilk anlarında hasıl olan,ilk hakikatın
bir tecelli şuasıdır..Nefse gelince..O da,şehadet alemine,kalbin bir
teveccühüdür..Meylidir. Ve kendisine ait şehadet aleminin tedbiri için iltifatıdır.”
“Gafili görmek,kalb için öldürücü bir zehirdir.”
“Şu nefislerden sakınınız. Sebebine
gelince;onların,yapılan taat ve ibadette ortaya çıkan bir sürü afetleri ve
gaileleri vardır.”
“Hakikat öyle yücedir ki;ona yaratılmışlardan bir
şeyi mükafat olarak vermekten tenzih etmek gerek. Ancak onun
mükafatını,alemlerin Rabbi olan Allah verir.”
“İsterse tek defa olsun..Bir kalb,yaratıcısı
huzurunda zilletini kabul ederse,mutlaka bundan faydalı çıkar..Nur alır..Hayır
bulur.”
“İyi düşün ki,bu beşeri alemde tezahür eden ilimler
ve ameller:Su,çamur ve kan arasından sızıp meydana gelir..
Hiç kimse içtiği sütün tam manası ile halis olduğunu
iddia edemiyeceği gibi,yaptığı amelin ve elde ettiği ilim çeşitlerinden her
hangi birinin de bütün beşeri şaibelerinden temiz olduğunu da iddia edemez.”
“Her ne zaman ki,mü’min kul,sadâkata dayanarak
imanın hakikatını tazeledi,bu defa ona başka bir vazife düşer..ki o
vazifede,iman ocağında,bütün alemi ekvânı eritmek olacaktır.”
“En büyük nimet,fani varlığı,tam zenginlik olan baki
varlığa katabilmektir..ki buda,en büyük ilahi zenginliğin gölgesinde
olacaktır.”
“Marifet oku hiçbir zaman durmamalı..Esas hedefine
ulaşmak için durmadan ilerlemeli..Onun ilerlemesi,bu hayat boyu devam
etmelidir. Çünkü o,durduğu an,yok etmek için kendisine bir hedef bulmak zorunda
kalır.. Bilmeli ki,onun seçeceği ilk hedef kalbdir..
Esas hedefini vurmadan durduğu an da,kalbe
saplanır;iki alem içinde onu,yaramaz bir hale getirir.”(D.Kebir)
“İlahi tecelli nurunun saltanatına ancak,bu beşer
tahammül edebilir..Dağa gelince..O da;en ufak bir tecelli karşısında,parça
parça atılır..Bir hallaç pamuğu gibi..
Sebebine gelince:Bu beşer,yani insan pek asil bir
şekilde yaratılmıştır. Ama,dağ böyle değildir.“(D.Kebir.)
“Ey kulum,bana gelirken,irfan duygumu da beraberinde
getirirsen..Sana yaratılmışların miktarı kadar sevab yazarım.”(Kudsi Hadis)
“Kendi zatın bir aynadır. Kendi şeklü şemâiline
gelince;o dahi kendi özüne bir ayinedir.”(D.Kebir)
“Aslında ruhların,nevi şahıslarına münhasır bir şekilleri
yoktur. Yani, bu kalıb da görünüşleri itibari ile..
Ancak onun bir nuru vardır ki;buda isyan
halinde,bulunduğu yerden çekilip gider. İşte o zaman,yokluğu hissedilmeye
başlanır. Çünkü o anda bazı alametler de belirir.
İşte bundandır ki:Adem aleyhisselam ve
beraberindeki,asi olup hata işledikleri zaman;ruhun nuru çekildi ve ayıp
yerleri açıkta kaldı..
İsyan ve ruhani nur,bir arada olamazlar. Çünki
ruh,daima Rabbını müşahede eder..İş bu müşahede sebebi ile,kendisinin bulunduğu
yerde isyanın lafı edilmez.”
“Cennet matlub,cehennem de talibdir.. İş bu
sebebledir ki;cennet taleb muamelesi görür..Cehennem ise;kaçmak..”
“Sen,kelime-i Tevhid zikrine devam et..ta ki onunla
daha yücelere çıkabilesin.. Taa ötelere uçup gidesin de;ne sen kalasın,ne de
Tevhid kelimesi..Kelimesinden de geçip,aslına eresin..Bulasın ve olasın..”
“İnsanları,irfan sahibi zattan alıkoyan şeyler
ancak;kalblerin de mevcud olan şirkleridir.”(D.Kebir)
“Belki onlar,irfan sahibi zata o şirk halleri ile de
olsa,yaklaşmak isterler ama;irfan sahibleri,onları yanlarına yaklaştırmaz..
Kendilerinin içinde yaşadıkları,cem ve tefrid alemine onları yaklaştırmak
istemezler..Çünki,onların nefisleri,şirk ve küfür kokusu sürünmüştür..
Sonra..Onların,şirk ve küfür kokusu sürünen
nefisleri,ilahi nurun sıcaklığına dayanamaz..En ufak bir nur huzmesinden
kaçar;ağyar gölgesine sığınırlar.”
“Bir kul;huzur nevinden her ne ki arttırır;o huzuru
kadar vakitleri nurla dolar.”(D.Kebir)
“Cehennem ateşi,insanın ancak şirke belenmiş
kısımlarını yer,bitirir. Oraya,yani cehenneme düşen ,mahiyeti itibariyle
tamamen müşrik ise;bütününü ateş kaplar..Şirki az bulunduğu takdir de;o az
yerini ateş yakar..
Cehennem ateşine,bazı mü’minlerin de düçar olmasının
ve ateşin onlara da isabetinin yegane sebebi;isyanlardır ki;bu isyanları,kendilerinde
hasıl olan gizli şirkin bir sonucudur.” (D.Kebir)
“Her gaybi vüsulün önünde şehevi bir engel
bulunur.”(D.Kebir)
“Bu ümmet;bilhassa tevhidin hakikatlarını anlama
yönünden ümmetlerin en kavisidir.
İşte anlatılan o kaviliğin bir icabı olarak;bedenin
zayıf olmaları,ömürlerinin kısalığı şaşılacak bir şey değildir.“(D.Kebir)
“Dünya,insanlık manasının zuhur yeridir..”(D.Kebir.)
Ölümden sonra mahşer dahil;orada geçen zaman
ise;iman nurunun parladığı ve zuhur bulduğu bir mahaldir..
Cennete girişten itibaren de;irfan sırrının zuhuru
başlar..Orası da,bu sırra mahal..”
“Şayed,Allah Taâla,bu ruhları iki ağır kayda
vurmamış olsaydı;onlar,tam bir uçuşla hakka uçar,giderlerdi..
Kayd,bağ ve zincire vurulma manalarına alınabilirse
de..burada,şu manaya alınmalıdır:Emirler ve Yasaklar.. ki bu,İmam-ı Şarâninin
kavlidir.”
“Şayet hakikatların ruhu olmasaydı;bütün
yaratılmışlar,cansız kalırdı.”
“Allah Taâla,özellikle cennetteki seçme kullarına
öyle bir kisve giydirecektir ki;onun ne belli bir rengi vardır..ne de deseni..
Orada tam bir tecelli vaki olacak olsa..kim
dayanabilir ki.?. Cennetteki ağaçlardan bir tanesi olsun;tecelli
cihetinden,hakiki vechesi ile meydana çıksa..Cennet ehli ona bakacak takati
bulamaz..”
“Hocanın hizmeti,babanın hizmetinden evvel
gelir..Çünki,baban senin,bu keder ve sıkıntı alemine gelmene vasıta oldu..Ama
üstazın,yani hocan,seni safa alemine çeker..
Pederin seni bu esfel aleme getirdi..Ama üstazın
seni,ala aleme aparmaktadır..
Pederin seni,bu su ile çamura karıştırdı;ama üstazın
seni,yücelerin de yücesi alemlerin yerlileri arasına kattı..”
“Her ne ki,seni Hakkın zatından perdeliyor;işte
günah odur..”
“Sen ki tam hazret alemine geçtin..Yani vahdete
erdin..Artık orada:zamanın ve mekanın sözü olmaz..
Ne yana istersen bak..Sana kapalı bir taraf yoktur..”
“Yaratılmış olan her şey,kendi hal dili ile
yaratıcısını tesbih eder..Ve,hemen hepsi yaptığı tesbihinde şöyle
der:Halıkımı,ona karşı nakıs idrakimden tenzih ederim..”
“Nefse,kelime-i Tevhid anahtarının (La-yok) kelimesi
ile gem vurulmuştur. Ta ki,bütün batıl davalarından döne.”
“Her mü’minin iman dolu kalbi,cesedinin kadir
gecesidir. Ve her sene de bulunan kadir gecesi ise,o senenin kalbidir.”(Kebiri)
“Bütün peygamberler;rahmetten
yaratılmıştır.Ama,bizim peygamberimiz –Sallallahu aleyhi ve sellem- rahmetin
aynıdır.”
“Fakih odur ki:Kalb gözlerinden hicabı söker atar.”
“Nefsini bilen Rabbini bilir”hadisinde:”Bu o
demektir ki:Her kim nefsinin zelil ve hakir olduğunu anlar ve aczini
bilirse;Allah Taâlanın izzet ve kudret sahibi olduğunu anlar.”(Mürsi)
“Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer (R.A.hüma)
risaletin halifeleridir. Hz.Osman ve Hz. Ali (R.A.hüma);nübüvvetin halifesi
idi.”(Mürsi)
“Rasulullah (SAM) Efendimizin getirdiği şeriat nesih
kabul etmez.Çünki o,kendinden evvel gelen ümmetleri getirdiğini camidir. Hepsini
eksiksiz getirdi. Ve lüzumu olmayanları da kaldırdı.
Ayrıca kendine has bir özelliği de vardır. ki
o;başkalarında yoktur.
Sonra o;sekizinci semadan yani kürsinin bulunduğu
kattan nazil oldu. Zira orası tam ve sabit bir makamdır ve zatı ilahi ile kaimdir..hiçbir
halde değişmez..
İş bu gerekçe iledir ki;Rasulullah (SAM) Efendimizin
getirdiği şeriat nesih yani değişme kabul etmez..Ama diğerleri böyle değildir.
Değişirler..şimdiki halleri gibi..”
“Şeytanın adı Ebu Mürredir.ki bu,onun çeşitli
adlarından biridir. Yani;acı babası..babası şeytan,acı nefis..
..Çünki o,tadı bozuk bir varlıktır. Nereye
girse,orayı mutlaka ifsad eder. Tıpkı hanzele suyunun sütü ifsad ettiği gibi..”
“Efendim,Şazili hazretleri buyurdu ki:-Muhabbet bir
kutubtur..Diğer hayırlara gelince..hepsi o kutbun çevresinde gezegen
gibidirler.”
“Akılların fazileti ondadır ki,fuzuli işleri terk
eder,kinaye yollu anlatmak yeterli iken,sözle anlatmak cihetine gidilen
işlerdir.”
“Ey Ensar zümresi..İnsanlar,koyunla,katırla yürüyüp
giderken,siz göçünüze beni alırsanız razı olmaz mısınız? Ensar dan cevaben:
-Elbet razı olduk ve olmuşuz.”
“Öbür alemde sevabların ağırlık miktarı,bu alemde
uğruna çekilen yorgunluk kadardır.”
“Öğrenci durumunda olan bir kimse,öğretenin ruhundan
bir parçadır. Bir şeyden istifade eden bir kimsenin aklı da;o istifadeyi
sağlayan kimsenin aklına bağlıdır. Biri asıldır;öbürü de parça.”(Seyyidi)
“Duyduğuma göre;Helal yoldan alınan gıda ile gelişen
bir bedeni katiyyen toprak eritmez..çürütmez.yemez..”(Şihap)
“Bir kulu,ilahi yardım sararsa..Onun ömründen her
zerre bir seneye bedel olur. Yani;başkalarının ömrüne bakarak..
Amma,Allah Taâla bir kimseden yardım elini
çekerse..ömrünün bir senesi,bir zerre hükmünde dahi değildir.”(Berlisi)
“Allahu Taâlanın haram kıldığı şeylerden sakın ki,insanların
en abidi olasın.”(Hadis)
“Gözü ama kimse kör değildir. Asıl ama,basireti kör
olan kimsedir.”(Hadis)
“Ümmetim arasında her zaman kırk kişi bulunur.
Bunların kalbleri,İbrahimin(AS) kalbi gibidir. Allahu taâla onlar sebebi ile
kullarından belaları giderir. Bunlara Ebdal denir. Onlar bu dereceye namaz ve
oruç ile yetişmediler.” Abdullah ibni Mesud:”Ya Rasulallah! Ne ile bu dereceye
ulaştılar? diye sorunca:”Cömertlikle ve müslümanlara nasihat etmekle
yetiştiler.”buyurdu.(Hadis)
“Ebrârın iyilik olarak yaptıkları,mukarrebler
yanında günah olur.”(Hadis)
“Talib değil,matlub ol. Yani arayan değil,aranan
ol.”
“İmanları ileride olanlar,Allahu Taâlaya yaklaşmakta
ileride olanlardır. Bunların hepsi mukarreblerdir.”[1]
“Mukarrebler,Allahu Taâla için olmayan her
şeyden,yemekten,içmekten,yatmaktan,konuşmaktan sakınırlar. Bunlar,din
için niyet etmedikçe hareket etmezler. Yemeleri,ibadete lazım olan aklı ve
kuvveti bulmak niyeti iledir. Her şeyleri Allah içindir.”(İ.Gazali)
“Bu ümmet,ümmetlerin en iyisi olduğu ve bu ümmetin
peygamberi,peygamberlerin sonuncusu olduğu için,bunların
alimlerine,israiloğullarının peygamberlerinin mertebesi verilmiştir.
Peygamberlerin vazifeleri,bu alimlere yaptırılmaktadır. Bunun için,her yüz sene
başında,bu ümmetin alimleri arasından bir müceddid seçilir. Hele bin sene
geçince,geçmiş ümmetlerde bir ulül-azm peygamber (veya rasul) gönderildiği veya
onu işi bir nebiye (her yüz senede bir gönderilen peygambere) bırakılmadığı gibi,bu
ümmette de,tam bilgili bir alim seçilir. Bu zat,geçmiş ümmetlerdeki ulül-azm
peygamberlerin işini yapar.”(İ.Rabbani)
“Harama bakmaktan gözünü muhafaza eden,kendini
nefsinin arzularına kapılmaktan koruyan,sünnete uyarak zahirini,dışını
süsleyenin,helal lokma yemeyi alışkanlık edinenin feraseti şaşmaz.”(Kirmani)
“Feraset,salih kimseleri temyiz ve teşhis
etmek,bulup ayırmaktır.”(İ.Rabbani)
“Feraset,iman kuvvetinden doğmuştur.Kimin imanı daha
kuvvetli ise,feraseti o nisbette keskin,şiddetli,isabetli ve doğrudur.”(A.Arvasi)
“İhlassız amel,sahte para gibidir,kabul
edilmez.”(Külal)
“Tüsteriye:İnsanın nefsine en çok ağır gelen
nedir?diye sorulunca:”İhlastır,der. Ve:”Zira ihlasta nefsin nasibi yani payı
yoktur.”
“İhlas ile,uzun yılların ameli,işi,kısa zamanda ele
geçer.”(İ.Rabbani)
“İlimlerden öyleleri vardır ki,onları ancak
marifetullaha sahib olanlar bilirler. Onlar bu ilimlerden haber verdikleri
zaman,marifetullaha sahib olmayanlardan başkası onları inkar edemez.”(Hadis)
Abdullah bin Mübareke:“Hz. Muaviye ile Ömer bin
Abdulazizden hangisi daha yüksektir?”denilince:”Hz. Muaviye,Rasulullah
efendimizin yanından giderken,atının burnuna giren toz,Ömer bin Abdulazizden
kat kat daha yüksektir.”demiştir.
“Büyüklerden istifade edebilmek için kurbu ebdan
istemeli,bunun için çalışmalı. Nimetlerin tamam olması,bedenlerin yakın olması
iledir. Kurbu ebdan olunamazsa,yakınlık sebeblerini elden
bırakmamalıdır.”(İ.Rabbani)
“Kabre yılanlar dışardan gelir sanmayınız. Sizin
kötü amelleriniz kabirde sizin için engerek yılanıdır. Dünyada iken yediğiniz
adamlar da kabre yılan olarak gelir.”(Abbadi)
“Biz muhabbet şerbetini içenlerdeniz. Bizim
muhabbetimizin artmasına sebeb kalblerimize çeşit çeşit zevk bahşeden hadisi
şerifler ve salavatı şerifelerdir.”(Dehlevi)
“Dünya sevgisi bütün kötülüklerin başıdır.
Günahların başı ise küfürdür,imansızlıktır.”
“Nefsinin arzularına tabi olan,Allahu Taâlaya nasıl
kul olur? Ey insan,kime tabi isen onun kulu olursun.”
“Gözümün nuru ve lezzeti namazdadır.” Hadisi”Allahu
Taâla namazda zuhur ediyor,müşahede olunuyor. Böylece gözüme rahatlık
geliyor.”demektir.”(Dehlevi)
“Malı seviyorsan,yerine sarf et de sana sonsuz
arkadaş olsun. Eğer sevmiyorsan,ye de yok olsun.”
“Dünya ne demektir,biliyor musunuz? Gönlüne gelen ve
seni Allahu Taâladan uzaklaştıran her şey dünya demektir. Seni O’ndan başka bir
şey ile meşgul eden her şey de fitnedir. Bu kısa ömrü,Allahu Taâladan
uzaklaştıran şeylere yaklaşmakla geçiren,O’ndan başka şeylerle meşgul olan kimse,ahiretini
harab etmiş olur. Bu ise,akıl sahiblerinin yapacağı şey değildir.”
“Kişinin sözü amelinden çok olursa noksandır. Ameli
sözünden fazla olursa kemaldir.”
“Allahu Taâlanın bir kulunu sevmediğinin alameti;o
kulun,kendisine faydası olmayan boş şeylerle meşgul olmasıdır.”
“Ümitsizlik küfür içinde bir kapıdır. Allahu
Taâlanın rahmetinden ümidini kesmek küfürdür.”(Ensari)
“Sabrın alameti şikayeti terk,musibet ve sıkıntıları
gizlemektir.”(Harrazi)
“Allahu Taâla kocasına teşekkür etmeyen (ona
nankörlük eden) ve onunla yetinmeyen,iktifa etmeyen kadına nazar etmez.”(Hadis)
“Allahu Taâlaya ilimsiz ibadet eden kimse,değirmene
bağlı merkeb gibidir. Gün boyunca yürür,fakat hep aynı yerindedir.”(Hz. Ali)
“İnsanlar edebe,ilimden çok daha fazla muhtaçtır.”
“Eğer bir kul ömrü boyunca bir an riya ve nifaksız
kalırsa,o bir anın bereketini ömrünün sonuna kadar duyar.”(Menazil)
“Alimleri hafife alanların ahireti,ümerayı hafife
alanların dünyası,dostlarını hafife alanların mürüvveti yıkılır.”
“Eğer gıybet etseydim,anamı,babamı gıybet ederdim.
Çünki sevablarımın onlara verilmesi daha hayırlı olur.”
“Şu dört cümle,dört bin hadisi şeriften
seçilmiştir;Kadına güvenme,mala aldanma,mideni fazlaca doldurma,işine yarıyacak
kadar ilim öğren.”(A.bin Mübarek)
“Annemin güzel terbiyesi yüzünden ruhlar alemiyle
ilişkim kesilmezdi. Allah’dan gafil olmazdım. Çocukların arasında kendimi
devamlı kusurlu görürdüm.”
“Yolumuz sohbet yoludur. İnsanlara hayret ediyorum.
Niçin sohbeti istemezler,niçin sohbet meclisine katılmazlar,niçin Allah adamlarının
yanında bulunmazlar?Halbuki sohbet ehlinin ev sahibi Allahu Taâla,teşrifatçısı
Hz. Ali,sakisi yani su dağıtanı Hızır Aleyhisselamdır. Şayet sohbet etmek için
yedi kişi bir araya gelse,yüksek makamlara erişirler ki,aralarında bir Allah
dostunun varlığı umulur.
Cehri,açıktan Kur’an-ı Kerimi okumak ve
sohbet,evlerden zulmeti giderir. Onun için sohbet olunan evin sahibi bildiği
sureleri açık olarak okusun.”(A.Taği)
“Hiçbir ferd yoktur ki,ölüm meleği günde iki defa
kapısını çalmasın.”(Kureşi)
“Şarap içmeyi adet eden,Vesene (puta) tapan
gibidir.”(Hadis)
-İ.Rabbani anlatır:“Babamın bana:”Ehli beytin
sevgisinin,iman ve hüsnü hatimeye yani son nefeste iman ile gitmeye büyük
tesiri olur.”dediğini hatırlayınca,can verme anlarında bunu kendisine
sordum.”Allahu Taâlaya hamd ve şükürler olsun,o muhabbetle ve sevgiyle
doluyum,nimet deryasında yüzüyorum.”buyurdu.(Abdul Ehad)
“Azizim,evvelkiler çok amel etselerdi,az kabul
ederlerdi. Şimdikiler az bir şey yapsalar,çok kabul ediyorlar. Bir gümüş
verseler,bir altın verdik diyorlar.Çünkü şimdi bid’atlar çoğaldı,nefsin
arzuları bir yerde mevcut,zulmet dalgaları ise,birbiri ardınca gelmektedir.
Heybetinden öncekilerin ve sonrakilerin titrediği,cinlerin,insanların ve
hayvanların dehşetinden şaşırdığı büyük korku geldi. Haşir ve neşir günü çok
yaklaştı. Bir bölük cennete,bir bölük cehenneme gitsin,denecek gün geldi çattı.
İşte bunları düşünüp uyanmalı,hakikatları gören gözleri açmalıdır. Akıllı
gençlere,düşünen yaşlılara yazıklar olsun ki,gaflet pamuğunu kulaklarından
çıkarmıyorlar ve gurur perdesini basiret gözlerinden uzaklaştırmıyorlar.
Azizim! Gençlik en büyük nimettir. Elden geldiği
kadar en iyi vakitleri,en iyi işlere sarf etmelidir. Kıymetli
cevherleri,çocuklar gibi oyuncaklarla değişmemelidir. İstidat toprağınız temiz
ve yüksektir. Sakın onu boş koymayın. Yahut bozuk tohum ekmeyin.”(Serbendi)
“Hükümet,tekkeleri değil,boş mekanları kapattı.
Onlar kendi kendilerini çoktan kapatmışlardı.”
“Kur’an-ı Kerim şifadır. Fakat şifa,suyun geldiği
boruya tabidir. Pis borudan şifa gelmez.”
“Cemiyetteki ruh hastalıklarının sebebi,iman
eksikliğidir.”(A.Arvasi)
“Alışkanlık çok çirkindir. İbadet de alışkanlıkla
yapılmamalı.Çünkü alışkanlık halini alırsa ibadet adet olur. İbadeti adetten
edeplerle ayırmak gerekir.”(A.Hüseyni)
“Allahım! Ben kul oldum,kul oldum, kul
oldum.Kulluktaki vazifemi yapamadığımdan utanarak başımı eğdim. Her kul
kapısından âzad olduğunda sevinir,mesrur olur. Bense ne zaman sana tam kul
olursam o vakit şad olur,neşelenirim.”(Şirvani)
“Allahu Taâla bir kavim için kötülük dilerse,onlara
mücadele kapısını açar,onları iş yapmaktan alı koyar.”
“Seni yaratan ne kadar yüce! Yağa benzer bir şey
vermiş,onunla görürsün. Kemikle işitirsin. Bir et parçası ile konuşursun.”
“Kul,dünyadaki her halinden kıyamette hesap ve
sorguya çekilecek. Hem de gün gün,saat saat. Bu durum da,Allah Taâlayı anmadığı
bir an karşısına çıkınca,pişman olur ve kendini parçalamak ister.”
“Ashabı kiramda şu beş haslet vardı:Cemaata
devam,Rasulullahın sünnetine uymak,cami yapmak,Kur’an-ı Kerim okumak ve cihad
(İslâmiyeti yaymak) etmek.”(Evza-i)
“Şayet Allah’dan başkasını dost edinseydim,Ebu Bekri
dost edinirdim.”(Hadis)
“Arif,her gün korku içindedir. Çünki o,hesap
vaktinin her saat yaklaştığını yakinen bilmektedir.”(Faris)
“Allahu Taâla ile konuşmak isteyen,Kur’an-ı Kerim
okumalıdır.”
“Allahu Taâlayı hatırlamıyanlar,ölüler gibidirler.”
“Yemek yemekten ve ilaçtan kesilen hasta misali,ilim
ve hikmetten mahrum kalan kalb de ölüme mahkumdur.”
“Konuşunca Allahu Taâladan konuşanlar,amel edince
Allah için amel edenler,bir şey isteyince de Allah Taâladan isteyenler gerçek
marifet sahibleridirler.”(Musuli)
“Farzlar insan için sermaye,nafileler ise kar ve
kazanç gibidirler. Kar sermaye olduktan sonra meydana gelir”
“Şu beş husus şekavet,bedbahtlık alametidir:Kalb
katılığı,ağlamayan göz,hayanın azlığı (yokluğu),dünyaya rağbet etmek,ihtiras ve
tulu emel arzusu.”
“Her kim bir binek ve yük hayvanına,lanet
olsun,derse o hayvan hal diliyle der ki:Amin,lakin yüce Allaha hangimiz daha
fazla asi ise,lanet onun üzerine olsun,der.”(Fudayl)
“Ne kadar yaparsan yıkılacaktır,ne kadar yaşarsan
ölünecektir.”(Hacım)
“Her gördüğünü Hızır bil,her geceyi Kadir bil.”
“Herkes yahşi (güzel,iyi) biz yaman,herkes buğday
biz saman.”
“Kim hürriyeti murad edinirse ubudiyeti,kulluğu sıkı
bir şekilde devam etsin. Hakiki hürriyet Allah’dan başkasına kulluk
yapmamaktır.”(Mansur)
Peygamberimiz:“Ölüm keffârettir.” buyurdu. Ölüm
günahlara keffaret olunca,ahiret rüsvalığının manası nedir? diye
sorulduğunda:”Günah vardır,ölümle affedilir. Günah vardır,kabirde kalmakla
affedilir. Günah vardır,kabir azabı ile affedilir. Günah vardır,cehennem
ateşini görmedikçe ve cehennem ateşi onu yakmadıkça hiçbir şeyle affolmaz.
Buradan o kadar nur götürmelidir ki,bu nur,cehennem ateşini söndürsün ve:”Geç
ey mü’min,nurun ateşimi söndürüyor.”desin,cevabını verdi.”
“Günahlar gaflet getirir. Gaflet ise kalbin
katılaşmasına sebeb olur. Kalbin katılaşması,insanı Allahu Taâladan
uzaklaştırır ve Allahu Taâla dan uzaklık ise,cehenneme götürür.”(Muhasibi)
“Siz onları (sahabeleri) görseydiniz mecnun
zannederdiniz. Onlar sizin iyilerinizi görseler:”Bunlar iyilik ve hayırdan
nasibsiz kimselerdir.” Kötülerinizi görseler:”Bunlar da müslüman
mı?”derlerdi.”(H.Basri)
“İhlas,kulun içi ile dışının aynı olmasıdır.”(Mer’aşi)
“Halka ayrılık acısının tattırılmasındaki
hikmet,Allahu Taâladan başkasına güvenmelerini önlemektir.”
“Dünyanın geçici lezzetlerine dalan,hakikatları
bulamaz. Bu lezzetlere dalması,onun kuvvetini azaltır.”(İbni Ata)
“Eğer adaletli muamele olunursan,küçük günahlardan
bile helak olursun. Allahu Taâla ihsan ile muamele ederse,büyük günahın da olsa
kurtulursun.”
“Zulmet nefsin askeri,ordusu olduğu gibi,nurda
kalblerin askeridir. Allahu Taâla bir kuluna yardım etmek isteyince,nur
askerleri ile imdat edip,zulmetten onu uzak eder.”
“Nimetlerin çokluğu,seni,onların şükrünü yapmaktan
seni alıkoymasın.”
“Sözü ve hareketleri ile sana Allahu Taâlayı ve
ahireti hatırlatmayan kimseyle arkadaş olma.”(Ataullah)
“Dünya,Allahu Taâlanın evidir. Sahibinin izni
olmadan bu evde tasarruf da bulunan hırsızdır.”(İbni Cevzi)
“Rasulullah Efendimizi anlatmak isteyenler,onun
güzelliğini ve üstünlüğünü anlatmaya kalksalar,zaman biter,fakat,onun
güzelliğini ve üstünlüğünü anlatmakla bitiremezlerdi.”(İbni Farıd)
“İnsan günahlardan sakındığı kadar, Allahu Taâlayı
tanır.”(İbni Semmak)
“Dünyanın zevkleri ve lezzetleri boştur. Bunlara
kavuşmak için dinini dünyaya değişenler,dininden taviz verenler,rüşvet vererek
çerçöp satın almaya çalışmış sayılırlar.”
“Allahu Taâlanın merhameti vardır,diyerek isyana
kalkışma,kahrından da korkarak ümidsizliğe düşme.”(İbni Vefa)
“Gıybet;yalancıların meyvesi,fasıkların
ziyafeti,kadınların sakızıdır.”(Desuki)
“Lokmayı helaldan temin edebilmek için
uğraşmak,geceleri ibadet edip,gündüzleri oruç tutmaktan efdaldir. Çünki her
şeyin başı helal lokmadır.”
“Öbür dünyada terazide en ağır amel,burada bedene en
zor gelenidir.
“Ya Rabbi! Beni günah alçaklığından,sana taat ve
ibadet lezzetine ulaştır.”İ.Bin Ethem)
“Hanımının sıkıntı ve eziyet vermesine sabreden kimseye,Allahu
Taâla Eyyub Aleyhisselama verilen sevabdan verilir.”(Ka’bul Ahbar)
“Her kişi kendini görüp bilmeye gelmiştir, görene,
bilene ne mutlu.”(Kabuli)
“Her kim nefis kuşunun etini severse, yani nefsine
düşkün olursa, onun gönlü gayb alemi fezalarına asla yükselemez ve yüce
alemlerde uçmaktan mahrum kalır.”
“İki lirayı gözlerinize koyun, gözleriniz dışarıyı
göremez olur. Peki ya binlerce lira ve parayı kalbine koyan, bunlara muhabbet
edenin hali nice olur.”( Kazruni)
“Rasulullahı rüyada görmediğim hiçbir gece geçmedi.
Her gece rüyada gördüm.”(İ.Malik)
“İnsan ölünce malını varisler, canını melekül mevt
alır, etini kurtlar yer. Kemiklerini toprak çürütür. İyiliklerini ve
sevaplarını da hasımları alır. Bunlar olacak, Allahu Taâla imanımızı şeytanın çalmasından
bizi muhafaza etsin.”
“Bir günahı işlediğin zaman duyduğun zevk,günahın
kendisinden daha beterdir.”(Mansur)
“O’nun kapısından başka bir kapıya giden,mutlak
zarar etmiştir.”
“Allahın rızasından başka bir şeyi maksud edinenler
yolunu şaşırmıştır.”
“Hakiki maksad,Allahu Taâlanın rızasıdır. O’ndan
başkasına gidenlere yazıklar olsun.”
“Halıkı alem Allahım ne âlâdır,ne âlâ,kul isyan eder
de,yine örter o Aliyyül A’la.”(Kerhi)
“Dünya mel’undur ve dünyaya ait şeylerden Allah için
yapılmayanlar da mel’undur. Allahu Taâlanın sevgisi ile,dünya sevgisi bir araya
gelmez.
Allahu Taâlanın rızasına kavuşmak için mâsivayı yani
Allahu Taâladan başka her şeyi ve bütün maksadları terketmek lazımdır.”(Mazhar)
“Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehid
sevabı vardır.”(Hadis)
“Dostların sofrasında yenilen yemeğin hazmı kolay
olur. Düşmanın yemeği ise,insana ağırlık verir.”(Meymun)
“İhtiyarlık,gençliğin sonu ve neticesidir. Netice
ise,başa bağlıdır. Gençliğini iyi geçirenin,ihtiyarlığının da iyi geçeceği umulur.”
“Kötü kimse,başkalarının ayıplarını saymak
isterken,kendini dile getirir.”
Bir kimse bütün ilimleri kendinde toplasa,Allahu
Taâlanın rızasına uygun hareket etmedikçe kurtulamaz.”(M.Cami)
“Oruç tutmak,Allahu Taâlanın sıfatıyla
sıfatlanmaktır. Zira Allahu Taâla yemekten ve içmekten münezzehtir.”
“Müslümanlık;yapmak,yaşamak,ahkâmı ilâhiyeyi yerine
getirmek demektir.”(M.Bakibillah)
“Zulüm yapan,zalime yardım eden ve bu zulme razı
olan,bu zulme ortaktır. Zalimin adaletle geçen günü,kendisini,mazlumun zulüm gördüğü
günden daha ağır gelir.”
“Cahiller çoğaldığı için,alimler garib oldu.”
“Eğer cahiller susup konuşmasalardı,insanlar
arasında ihtilaf olmazdı.”
“Dini bid’attan daha çok yıkan ve insanı
tamahkarlıktan daha çok bozan bir şey yoktur.”(M.Cevad)
“Gaflet iki kısımdır: Biri rahmetten gaflet.
Diğeri,gelecek olan azabdan,cezadan gaflet. Gafletten rahmet yükselmeyi
engeller. Cezadan gaflet ibadetten alıkor. Gafletten kurtulan yükselir.”(M.bin
Ebu Verd)
“Sizde bulunmasından en çok korktuğum şey,şirki asğara
yakalanmanızdır. Şirki asğar,riya demektir.”(Hadis)
“Şirk,karanlık gecede düz bir taş üzerinde yürüyen
karıncanın ayak sesinden daha gizlidir. En aşağısı kötü bir şeye muhabbet ve
iyi olan bir şeye buğz etmendir. Din,Allah için sevmek ve Allah için buğz
etmekten başka nedir?” Peygamberimiz bundan sonra şu ayeti okudu:”Ey sevgili
Peygamberim! Onlara de ki,eğer Allahu Taâlayı seviyorsanız ve Allahu Taâlanın
da sizi sevmesini istiyorsanız,bana tabi olunuz. Allahu Taâla bana tabi
olanları sever.”[2]
“Haram para ile sadaka veren,cami yaptıran,hayrat
yaptıran kimse,kirlenmiş elbiseyi idrar ile yıkayan adama benzer ki,daha çok
pislenir.”
“Para,eskiden sevimsizdi. Ama şimdi mü’minin
kalkanıdır.”(Sevri)
“Ne zaman oyalanmaktan ve boş şeylerden vaz
geçeceksin? Saçın ağardı,zayıflık,ihtiyarlık ve elem geldi,ölüm yaklaştı. Başa
gelen bu işten ve gafletten dolayı hayatım boyunca ağlasam ve göz yaşım
bitseydi,bundan dolayı kınanmazdım.”(Kudame)
“İnsanlar arasına karışmak,eğer onların haklarını
yerine getirmek için olursa,zikr olur.”
“İnsanın izzeti,iman ve marifet iledir. Mal ve mevki
ile değildir.”(M.M.Faruki)
“Namaz,seni yolun yarısına getirir,oruç,tam melikin
kapısına iletir,sadaka da melikin huzuruna çıkarır.”
“Allahu Taâla bir kuluna verdiği nimeti alıb da
karşılığında sabrı nasib ederse,nimete mukabil verdiği (sabır) o nimetten daha
efdaldir.”(Ö.bin Abdulaziz)
“İstiğfar etmekle kurtulduk sanırız. Halbuki o
istiğfarımız da,bir başka istiğfara muhtaçtır.”
“Sabır insan olsaydı,çok kerim olurdu.”(R.Adeviyye)
“Her şeyi yiyen,her şeyi konuşur. Her şeyi
konuşan,her şeyi yapar. Her şeyi yapan,cehenneme gider.”(Erdebili)
“Yapılması emredilen her vazife büyüktür.”
“Dua yapılırken,manevi bir zevk veriyorsa,kabul
olacak demektir.”
“Dünya hayatımdan kaybettiğim hiçbir şeye üzülmem.
Yalnız secde edemeden geçirdiğim vakitlerime üzülürüm.”(S.bin Cübeyir)
“Geçmiş ümmetlerin hıyanet yapmalarına,kafir
olmalarına sebeb,şarap içmektir.”(S.bin Müseyyib)
“Haram yiyenlerin yedi azası istese de istemese de
günah işler. Helal yiyenlerin azası ibadet eder. Hayır işlemesi kolay ve tatlı
gelir.”
“Eğer Musa ve İsa Aleyhiselamın ümmetinde,İmam-ı
Azam Ebu Hanife gibi bir zat bulunsaydı,bunlar yahudiliğe ve hristiyanlığa
dönmezdi.”
“Harama bakmaktan sakınan kimse,hiç göz ağrısı
görmez.”
“Allahu Taâladan başka yardımcı,Rasulullah
Efendimizden başka delil,takvadan başka azık,sabırdan başka amel yoktur.”
“Kıyamet günü,az yemenin mükafatını hiçbir amel
karşılayamaz.”(Sehl)
“Her hatayı yapabilirsiniz,fakat bir hatayı iki kere
yapmayınız.”
“İnsan yaşlandıkça enaniyet gençleşir.”(Bediüzzaman)
“Az yemeye dikkat! Dolu mide insanı kasavete
bağlar.”
“Kuvve-i Şeheviyyenin yemek,içmek,uyumak gibi
teferruatında da istikamet lazımdır.”
“Gençlikte insan ne ile meşgul olursa,istidatları
onda inkişaf eder.”
“İnsanın kırk yaşına kadar kabiliyet ve
istidatları,alışkanlık haline gelir.”
“Günlük içtima-i hadiselerle
meşguliyet,kabiliyetlerin inkişafına manidir. Bu noktaya dikkat lazımdır. Zira
buna bugün genel kültür herzesi ismini takmışlar.”
“Şimdi oku,kabirde okuyamazsın.”
“Sağırların en beteri kusurlarını işitmek
istemeyendir.”(Z.Gündüzalp)
“Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı
takdirde,fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.”(Bediüzzaman)
“Zaman gösterdi ki,cennet ucuz değil,cehennem dahi
lüzumsuz değil.”(Bediüzzaman)
“Güzel gören güzel düşünür,güzel düşünen hayatından
lezzet alır.”(Bediüzzaman)
“Zaman ihtiyarlandıkça,Kur’an gençleşiyor;rumuzu
tavazzuh ediyor.”(Bediüzzaman)
“İslâmiyet güneş gibidir,üflemekle sönmez,gündüz
gibidir,göz yummakla gece olmaz,gözünü kapayan yalnız kendine gündüzü gece
yapar.”(Bediüzzaman)
“İman insanı insan eder belki de sultan eder. Öyle
ise insanın asıl vazifesi iman ve duadır.”(Bediüzzaman)
“Güneşi kabul etmiyorsanız da,inkâr etmeyiniz.”
“Hayvan olunacaksa;keçi gibi inad,domuz gibi
pis,maymun gibi gülünç olunmamalı.”
“Gerçeğe yükselemiyorsanız,alçağa inip
alçalmayınız.”
“Çocuk olmak ister misin? denildiğinde,cahil olmak
istemediğim gibi...”
“Vermek istemeseydi,istemek vermezdi. Almak
istemezsen,vermek istemez.”(Adıyamanî)
“Bir kimse,kölesiyle evladına aynı muameleyi
yapamıyorsa,adaletten ayrılmıştır.”
“Dilim bir yırtıcı hayvandır ki,onu bırakırsam beni
hemen helâk eder.”
“Müslümanda ümid ve korku aynı olmalıdır. Eğer
tartılırsa eşit gelmelidir.”
“İnsanların başına gelen musibetler,ya malından ya
şöhretindendir. Bunların haricinde insana zarar gelmez.”(Tavus)
“Tasavvuf,herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi
yükünü çektirmemektir.”
“Zikir bir kazma gibidir ki,onunla gönülden yabancı
duygu dikenleri temizlenir.”
“Söz söylemek,dilin gönülle,gönlünde Hak ile olduğu
zaman makbuldür.”(Ahrar)
“Dünyalığa düşkün olmayınız. Ondan sadece
ihtiyacınız kadar akınız. O aldığınız da helal yoldan olsun.”
“Helalın hesabı,haramın cezası vardır.”(Veki’)
“Yüksekliği aradım,tevazuda buldum. Başkanlık
aradım,halka nasihatta buldum. Neseb aradım,takvada buldum. Şeref
aradım,kanaatta buldum. Rahatlık aradım,zühd de buldum. Zenginlik
aradım,tevekkülde buldum.”(Karani)
“Midenize inen lokmanın haram veya helal olup
olmadığına dikkat etmedikçe ne yapsanız kurtulamazsınız.”
“Bir kimseye öğüt vereceğiniz zaman,ona ibadetlerin
ehemmiyetini anlatın. Zira,deniz yolculuğuna çıkan kimse için gemi ne kadar
lazım ise,ibadetlerde insanlar için o kadar lazımdır.”(Vüheyb)
“Koğucunun zararı,sihirbazın zararından daha çoktur.
Koğucu az bir zaman içerisinde öyle zarar yapar ki,sihirbaz onu bir ayda
yapamaz.”(Yahya)
“Ölümü bir tabağa koyup çarşıda satsalardı,ahiret
ehli,başka bir şeye bakmayıp onu satın alırdı.”
“ Tövbeden sonraki bir günah,tevbeden önceki yetmiş
günahtan daha çirkindir. Kalb ve beden hastalıklarımız için en iyi ilaç,günahı
terk etmektir.”
“Para akreptir. Panzehirin yoksa,onu eline alma.
Çünki seni sokar ve öldürür.Paranın panzehiri,helal yoldan kazanıp,meşru yere
sarf etmektir.”
“Kıyamet günü fakirlik ve zenginlik
tartılmayacak,fakirliğe ne ölçüde sabredilmiş ve zenginliğe ne ölçüde şükür
edilmiş ise,o hesab edilecek.Mesele çok fakir veya çok zengin olmak değil,çok
sabretmek veya çok şükretmektir.”
“Bir müslümanı medhedemiyorsan,bari kötüleme,faydalı
olamıyorsan bari zararlı olma,sevindiremiyorsan hiç olmazsa üzme.(Razi)
“Hoca çocuğa,Besmele okur,çocuk da söyleyince,Allahu
Taâla,çocuğun ve anasının ve babasının ve hocasının cehenneme girmemesi için
sened yazdırır.”(Hadis)
“ Allah yolunda yürümek isteyen bir kimse için,en
büyük tehlike;bu yolda olmayan kimselerle beraber olmaktır.”(Yusuf)
“Her kim ki helaldan kazandığı bir mal ile Allahu
Taâlanın rızası için hac etse,anasından doğduğu gün gibi günahsız olur.”(Hadis)
“Ey insan! Dilini tut ve ona kement vur. Seni
sokmasın. Çünki o bir yılandır. Kabir,kendi dillerinin kurbanlarıyla doludur.
Bu kurbanlar öyle kimselerdi ki,babayiğitler bile kendileriyle karşılaşmaktan
çekinirlerdi.”(Ensari)
“Benim kadar hiç kimse eziyet çekmedi. Hz. İbrahimin
ateşe atılması bela değildi. Hz. Zekeriyyanın parça parça edilmesi sıkıntı
değildi. Bela ve sıkıntı,bizim başımıza dökülendir. Bizi,gök ve yer ehlinin
önüne geçirdiler. Ve Adem Aleyhisselamın zürriyetinin günahlarını,benim şefaat
eteğime bağladılar.”(Hadis)
Rabia-i Adeviyeye sordular ki:“Sen şeytana düşman
mısın?”, “Hayır”dedi. “Niçin?” dediler.”Ben dostla o kadar meşgulüm ki,başkası
hatırıma gelmiyor.”
Büyüklerden birine:”Dünya neye
benzer.”dediler.”Dünya,benzeri olmaktan daha aşağıdır.”dedi.
“Allahu Taâla evliyanın ruhlarına öyle bir kuvvet
verir ki,çeşitli şekillerde görünebilirler. Bedenleri mezardan çıkmaz. Ruhları
şekil alıp görünürler.”(Cündi)
“Bizden önceki büyüklerimizden duydum:”Sünnete
sarılmak,insanın dünya ve ahirette kurtuluşuna vesiledir. İlmi yaşatmak din ve
dünya işlerinin iyi olmasını temin eder. İlim giderse,din ve dünya da gider.
Her şeyin nizam ve intizamı bozulur.”(Zühri)
“Yemekle dolan midede hikmet durmaz.”
“Ruhun sıhhati az günah işlemek,bedenin sıhhati az
yemektedir.”(Mısri)
“Allahu Taâlanın kullarına verdiği ilk ve en büyük
nimeti,onların kalblerini imana açması ve kalblerine imanı
yerleştirmesidir.”(A.bin Müsafir)
“Ahilik teşkilatının umdeleri:”Ahi ve şeyh
helalinden kazanmalıdır. Teşkilat mensublarının hepsi sanat sahibi olmalıdır.
Cömert olup yoksullara yardım etmelidir. Alimleri sevmeli,gereken hürmeti
göstermelidir. Namazlarını zamanında kılmalı,kazaya bırakmamalıdır. Alçak
gönüllü olmalı,fakirleri sevmelidir. Nefsine hakim olup,haramdan kaçınmalıdır.
Beylerin,zenginlerin kapısına gitmemelidir.”
Ve bir Ahinin üç şeyi açık olmalıdır:
“1)Cömert olup eli açık olmalı,fakat israf
etmemelidir.
2)Misafire kapısı açık olmalı,gelene ikramda kusur
etmemelidir.
3)Sofrası açık olmalı,aç geleni tok döndürmelidir.
Üç şeyi de kapalı olmalıdır ve üç şeyine de sahib
olmalıdır:
“Gözüne,Diline,Beline...”(Ahi Evran)
“Ağzıma lüzumsuz bir lokma koyduğum zaman,oradan
lüzumsuz bir söz çıkar.”(Havari)
“Kısmetinden gezdiren yer yer seni,
Arş’a
çıksan,akibet yer, yer seni.”(Ahmet İ. Kemal)
“Türkiye’nin ve İslâm aleminin kurtuluşu Allahu
Taâlanın izniyle,ancak Müslüman-Türk millet sayesinde mümkün olabilir ve böyle
olacaktır.”(Ahmed es-Sünusi)
“İlmin yararlı bir halde bulunması için,onun
bulunduğu yer olan kalbin temiz olması lazımdır.”(Sayrafi)
“Cebrail Aleyhisselam dört bin sene de iki rekat
namaz kıldı ve:”Benim kıldığım namaz gibi bir namaz kılan var mı?”diye düşündü.
Bunun üzerine Allahu Taâla:”Muhammed ümmetinin her türlü kusurla,noksanla
kıldıkları iki rekat namaz,indi ilahide,senin kıldığın bu iki rekat namazdan daha hayırlı ve makbuldür.
Çünki sana,böyle bir namaz kıl diye emretmedim. Onlara emrettim ve mükellef
tuttum. Onların emre uymaları sebebiyle kıldıkları ve kılacakları namaz bana
çok sevimli ve makbuldür.”buyurdu. İşte emre uymak böyle büyük bir şereftir.”(Ali
Hafız)
“Günahın küçüklüğüne bakma,fakat kime karşı asi
olduğuna bak.”(Birgivi)
“Ana ve babanın evladlarına duaları,bir peygamberin
ümmetine olan duası gibidir.”(Bişri Hafi)
“İki yüz yılından sonra sizin en iyiniz,hafifül haz
olandır,yani zevcesi ve çocuğu olmayandır.”(Hadis)
“Bir gün Cafer-i Sâdıka sordular:”Allahu Taâla faizi
niçin haram kılmıştır?” Buyurdu ki:”İnsanların birbirine iyilik
yapmaları,ihsanda bulunmaları için,Allahu Taâla onu haram etti. Faiz haram
olmasaydı,birbirine karşılıksız iyilik yapan kalmazdı. Yapılan her iyiliğin
karşılığı olarak dünyada menfaat bekleyen çok olurdu.”(C.Sadık)
“Kadir gecesi,o senenin kalbidir. İman dolu bir
kalbde,içinde bulunduğu cesedin kadir gecesidir.”(D.İskenderi)
“Alimlerin etleri zehirlidir. Kim koklarsa
hastalanır. Kim yerse ölür.”(D.Ö.Ruşeni)
“İrfan sahiblerinin kalbi,acaba nasıl mahzun olmaz
ki? Benim onlardaki amele baktığımı görürler.. Şayed o ameller arasında bir
kötüsü varsa;-Sen öyle bir şekil al ki;seni yapana o yüzle çıkasın. Şeklinde
talimat veririm. İyiliği varsa,ona da şöyle anlatırım:-Sen de bir suret giy..
Ama şanına layık bir şekilde.. Ve sahibine öyle çık.”(M.Neferi)
“Bu arş öyle bir arştır ki;tarifi imkansız..Rabbe
hicab olan mukaddes manalardan bir tanedir. Kaldı ki,ifa ettiği vazife de pek
önemlidir. Şayed o,bir açılacak olsa..Bu alemi baştan sona yakar.,hem de göz
açıp kapayacak kadar az bir zaman içinde.. Belki de daha az bir zaman
içinde...”(M.Neferi)
“Zat,sıfattan ayrılmaz. Ve sıfat,zatı tesbih eder. O
ki bu tesbihi yapar;Allahu Taâla,onun bu tesbihinden geceyi ve gündüzü
yaratır.”(M.Neferi)
“Allahu Taâlayı darıltan günahın alameti odur
ki;sahibi dünyaya rağbeti izleye...”(M. Neferi)
“İman gözünü keskin eyle ki;her şeyin içinde,her
şeyin yanında,her şeyle beraber,her şeyin üstünde,her şeyden yakın ve her şeyi
kuşatmış vaziyette Allah Taâlayı bulasın.”(E.H.Şazili)
“Peygamberlerin hemen hepsi,Hakka açılan birer
gözdür.”(E.H.Şazili)
“Dünyada her kal’a fethedilir. Fakat iman kal’ası
asla fethedilemez.”(C.R.Atilhan)
“Bismillahirrahmanirrahim”(Cüneydi Bağdadi) Ancak bu
onun gerçek hayata atmış olduğu adımın ilki olduğundan her şeyin başında
söyleneni,o yine başta söylemiş. Her ne kadar zahiren son görülse de...[3]
-Hayat’da Allah’la olan Ulu Sultan Abdulhamid
Han,ölürken de son sözü “Allah” olmuştur.
-Ebu Talib’in peygamberimiz için söylediği
söz=”Bizim Muhammedi teslim etmemiz için çoluğumuz,çocuğumuzla kamilen ölmemiz
lazımdır.”der.
-Hz. Fatıma:H.II. 3 Ramazan,28 yaşında iken gusül
eder,yeni elbiselerini giyerek yatar. Son söz olarak da:”Ben şimdi ruhumu
teslim edeceğim. Beni kimse ğasl etmesin ve açmasın,der.
-İmam-ı Azam son söz olarak:”Gasbedilmemiş,temiz bir
toprağa gömünüz beni.”der.
-Muallim Naci’nin son sözü:”Hak- perestim,arzı ihlas
ettiğim dergah bir
Bir nefes Tevhid’den ayrılmadım,Allah bir.”
-Bazı mizahcılar mizahlarını öldükten sonra da
sürdürürler. İşte;Kani ve son sözü:”Fatiha dilencisi değilim. Mezarıma Fatiha
yazmayın.”
Kırklanmış,kırk yıllık Kani,olur mu Yani?
-Hz. Ali der:”Neden bilmem. Dört millet şu dört
şeyden uzak kalmışlardır:
Acemler birlikten,Türkler şefkatten,Hindliler
cömertlikten,ve Arablar da hasislikten.”[4]
-Çocukları iki şey harab eder:Süslenmek hevesi,şarap
sevgisi.(Hatifi)
-Su değilim ki her çör çöple imtizac edeyim;bulut
değilim ki herkese inci yağdırayım.”
“İğne gibi keskin uçlu isen de sırrını açığa
vurursun.”(Esirüddin)
“Dünyada kadınların seçkini onu ele geçirmekle
kocasının yüzü daima gülendir.”(Firdevsi)
-Mevlâna Mesnevisi’nde;Biri Beyazid-i Bestami’ye:“Kürkünüzden
bir parça lutfetseniz de teberrüken üstümde taşısam.”demiş. Hz.
Beyazid’de:”Oğul;sen çalışta adam ol. Yoksa Beyazidin kürkünü üstünde taşımak
değil,derisini yüzüb içerisine girsen bile faydası olmaz.”demiş.[5]
-“Birisi:Muhammed kadehinden o kadar içtim
ki,nihayet mest oldum.”demiş. Hz. Beyazid’de:”Muhabbet şarabını kase kase
içtim,lakin ne şarab bitti,ne de benim hararetim geçti.”demiştir.”[6]
-“Yahya bin Muaz:”Bazıları,biz bir makama vardık
ki,namaz kılmaya ihtiyacımız kalmadı,diyorlarmış.
Evet varmışlar amma cehenneme”der.[7]
-“Silsileye-zincire- bağlı olan bir yere gidemez,her
ne kadar (kötülükle) ittiham edilse de...”
-Hz. Ali der:”Ey altın ve gümüş;benden başkasını
avutun ve aldatın.”
-Resulü Ekrem:”Helal mal,salih kimse için ne
iyidir.”dedikten sonra;su geminin içine girerse onu batırır,altında bulunursa
onu yüzdürür.”
-“Bu zamanda İslâmın terâkkisi,maddeten terâkkiye
mütevakkıftır.(bağlıdır.)”(Bediüzaman)
-“Servetin deniz gibi de olsa ondan istifaden,mideni
bir günlük dolduracak miktardan ibarettir.”[8]
-“Gül bitip de gül bahçesi harab olunca,gül kokusunu
nereden arayıp bulalım?”
-“Rasulullah ve ashabı olmayınca nereye varayım ki?
Onun nurlu yoluna...
-Derd müzmin,hal perişan,doktorlar çaresiz,artık ben
kime varayım?
Gerçek sahibine...
-Yaşlı a’manın birisi şöföre:”Oğlum,beni son durakta
indir.”der.Şöför indirir. Ancak adam evini bulamayınca,ordan geçen
birine;Evladım burası nere?der. O da cevaben:Kabir! der.
-Zenginin biri feryad-u figan eder:”İflas
ettim...iflas ettim..
Oysa kıyamet kopup,mizan terazi kurulmadı ki...
-“Müflis;mizanda iyi ameli olmayandır”(Hadis)
-Adamın biri;Allah bu kadar insanları tekrar nasıl
diriltir?diye sorar.
Onlardan daha fazla olan sinekleri,bir senede
yarattığı gibi...
-Hayatımız sana bağlı,diyen öğrencisine öğretmen;bana
değil,sağlam kazığa bağla,der.
-“Tahtadan yapılmış bir uzun kutu,
Baş ucu
geniş,ayak ucu dar.
Çakanlar
bilmez ki bu boş kutu,
Yarın
kendileri dolduracaklar.”(N.Fazıl)[9]
Hadis-de:”Beş cürme mukabil,beş ceza vardır:
Bir kavim;Ahdini bozarsa,Allah onlara düşmanlarını
musallat eder.
Allah’ın emirleri hilafına hüküm
verirlerse,aralarında fakru zaruret yayılır.
İçlerinde fuhuş yayılırsa,ölümde çoğalır.
Kileyi,teraziyi eksik ölçer ve
tartarlarsa,memleketlerinde bitki bitmez,kıtlığa uğrarlar.
Zekat vermiyecek olurlarsa,beldelerine yağmur
yağmaz.”buyurmuştur.[10]
Mevlâna:”Bizim mesnevi vahdet dükkanıdır. Orada
Vahidden başka ne görürsen,o puttur,”der.
-Tarihlerde yazar ki:”Emevilerden Velid bin
Abdulmelik’in inşaata merakı vardı. Onun asrında halk da yapı yaptırmak
hevesine düşmüştü.
Süleyman bin Abdulmelik obur denecek kadar pis
boğazdı. Devri ahalisi de türlü türlü yemek pişirtmek ve fazla fazla yemek
yemekle meşgul olmuştu.
Ömer bin Abdulaziz abid,zahid,adil bir zat idi.
Tebaası da –velev riya tarikiyle olsun- namaz kılmak,Kur’an okumak,tesbih
çekmek gibi şeylerle iştiğal ederdi.
Denilmiştir ki,insanlar hükümdarların itikad ve
itiyadına uyar.”
Mevlâna:”Yeşil felek toprağı yeşertir.” Yani gökten
yağan yağmurun feyziyle zemin yeşerir.”der.
Ebu Hureyre’den:”Kalb beden memleketinin
hükümdarıdır. Hükümdar iyi olunca tebaası ve askerleri de iyi olur. Hükümdar
kötü olunca tebaası da,askerleri de kötü olur.”[11]
-Mevlâna der:”Bir Allah adamının kalbi
incinmedikçe,Allah hiçbir kavmi rüsvay etmez.”[12]
-Seyyid Şerif Cürcani Tarifat’ın da Nefi Mutmainneyi
şöyle tarif eder:”Kalbin nuruyla tenevvür edip,kötü sıfatlardan temizlenen ve
Ahlakı Hamide ile tezeyyün eyleyen nefs..”[13]
-Bir kocakarı,ne oluyor bu aynalara ki,insanı ne
kadar çirkin gösteriyorlar. Eski aynalar böyle değildi.”der.
-Vaktiyle adamın biri parasızlıktan yem
alamamış,seyis gelip hayvanın yemi yok,der. Dedikçe,-La Havle-,deyip
kızar,seyisi savarmış. Bir gün merkebe binince,merkeb çöker. Buna ne oldu,diye
sorunca,seyis:”
-Mukallibul Kulûb olan Allah,senin kalbini yüzlerce
sevdaya bağlamış ve sonra da o yüz sevda ve muraddan birini vermeyerek kalbini
kırmıştır.”[15]
-Molla Cami’den:”Nâ-mahrem yüzüne bakmakla gözün
cünüb olunca,ona nedamet yaşlarıyla guslettir.”[16]
-Karamanoğlu Mehmed Bey yayınladığı
fermanında:”Bugünden sonra,divanda,dergahta,mecliste,meydanda Türkçeden başka
dil konuşulmaya.demişti. Ya şimdi? Yabancı dilden başka dil konuşulmaya.
Yabancı isimler altında Reklam tabelaları bulunmaya- mı?
-Mâ-Lâ-Lem-Leyse;bu dört lafız Kitabullah da,Allahı
tenzih için kullanılmıştır.[17]
-Bir noktadan çıkan kainat,bir kara delik tarafından
yutulmaktadır. Tekrar aslına rücû etmektedir. Bir nokta,çekirdek,tohum,toprak
ve spermden yaratılan insan ve varlıklar da aynı noktaya irca edilmektedirler.
-Mülkü geniş mülk sahibinin,cehennemi de
geniş,herkesi ve her şeyi alacak kapasitede...
-Mânanın hakimiyeti daimidir,geçici madde manaya
hakim olsa da...
-Gerek şuurlu ve gerekse de şuursuz olarak,dünya
sahnesinde oynanan oyunlar,Senaryoyu yazan ve yazıldığı yerle bağlantılı
olacaktır.
-Köksüz insan,köksüz ağaç gibidir.
-Allah’ı bildiğimiz ölçüde,Allah tarafından
biliniriz..Sevdiğimiz ölçüde de seviliriz.
-Görünmeyen ve görmediğimiz şeyler;bilgisiz ve
ihatasızlığımızdandır. Bildiklerimizi bile ne kadar tarif etmekte ve
bilmekteyiz?
-Her yaşın bir yakışığı vardır.
-Eğlenceler şarap gibidir. Uyutur,unutur,uyuşturur.
-Dünya ve içindeki her şey ve de madde; hakim
değil,mahkumdur.
-İntihar,ruhun bocalamasıdır.
-“Ey insanlar! Sizden evvel geçen ümmetlerin yol ve
mesleklerine ve adetlerine karış karış ve kulaç kulaç elbette uyarsınız. Hatta
onlar bir kiler deliğine girmiş olsalar,sizde onlara uyarsınız.”(Hadis)
-Nuh kavmi Tufanla,Ad kavmi Rüzgarla,Semud
Yıldırımla,İbrahim Sivrisinekle,Şuayb Gökten inen Ateşle,Lut zelzele ve gökten
inen taşlarla helak olmuşlardır.
-“Büyük günahlardan içtinab edersen bir vakit
namaz,diğer namaza kadar ikisinin arasında geçmiş olan günahlara keffârettir.”[18]
-Hükemâdan:”Rum kavminin hikmetleri,
dimağlarındadır. Zira;terkibât-ı acibeye kadir değillerdir. Hindlilerin
hikmetleri, evham ve hayalatlarındandır. Yunanlıların
hikmetleri,kalblerindedir. Zira; ulumu akliyeyle iştiğal ederler. Arapların
hikmetleri,lisanlarındadır. Zira;lisanları pek tatlıdır.”mervidir.[19]
-Cenazesine bir çok meleklerin katılmasından
dolayı,ayağının ucuna basan peygamberimiz ve Cebrâilin de:”Ölümünden arşın
ihtizaza geldiğini”söylediği Sa’d bin Muaz’a kabri muamelesi konusunda şöyle
der:”Fesübhanallah! Kabir Sa’d bin Muaz’ı da sıkarsa!!!” Ya bizi...
Eşhuru Hurum;Zilkade,Zilhicce,Muharrem ve Receb. Bu
dört aya denir. Bu aylarda işlenen günahlar,diğer aylardaki günahlardan,ondaki
sevablar da diğer aylardaki sevablardan daha fazladır.[20]
Rasulullah:”Dünya yüzüne gece ve gündüzde yağmur
yağmadık bir saat yoktur. Binaenaleyh;her saat ve her dakika semadan yağmur ve
bereket yağar,lakin Allahu Taâla dilediği beldeye yağdırır ve istediği
kullarını mesrur eder.”
İbni Mes’ud-dan,Rasulullah:”Her sene semadan
yağmur,miktarı muayyen üzere nazil olur ve bir kavim isyan ederse Allah Taâla
onların yağmurunu ıssız çöllere ve başka kavme ve beldelere tahvil eder.”[21]
MEHMET ÖZÇELİK
[1] Vakıa.10.
[2] Al-i İmran.31.
[3] Ergun Göze’nin-Meşhurların son sözleri-kitabından,meşhurların son sözleri.
[4] Diyorlarki.R.E.Ünaydın.sh.275-347)
[5] Mesnevi. Tahirul Mevlevi.Age. 1 / 46.
[6] Age. 1 / 72.
[7] Age. 1 / 72.
[8] Age. 1 / 75.
[9] Age. 1 / 84.
[10] Age. 1 / 120.
[11] Age. 5 / 1331.
[12] Age. 7 / 383.
[13] Age. 7 / 388.
[14] Age. 6 / 70.
[15] Age. 12 / 1152.