Gerçek olan;gölge
olmayıp,gölgede kalmayandır. Varlığın ta kendisidir hakikat.
Şu dünya hayatında insanlar genellikle,hala hakikatın
berzahlarında gezinmekte,kapısının önünde beklemekte,etrafında
koşuşturmakta,bir türlü içerisine hakkıyla girememektedir.
Göz açıldığı gün;hakikata dalınmakta,koklanılmayıp adeta
yenilmektedir. Dünyada konuşulan hakikatlar,ahiret aleminin çıkış
basamaklarında bizzat görülecek ve yaşanacaktır.
Hakikatı
hakikat olarak yaşamak,gölgeden asla geçmektir. İnsan
bir hakikat yolcusudur. Hakkı aramak,almak ve bulmak
üzere yola çıkmıştır.
Bu yolculukta atlama taşı ve
engellerle karşılaşan insan;bazen batıla
sapmakta,batıl başını sarmalamaktadır.
Batıl ilk yol ve son yol değildir.
Hak yoldan sapan ve saptırılan insanın,sapması ve
saptırmasıdır.
Hak ve hakikat;dengeler
ve ölçüler sonunda kazanılan bir hakikattır. O
vasattır ve vasattan geçer.
İfrat ve tefrit yani aşırı ve geri durum;haktan udûl
etmek,ayrılmaktır.
Hak-dan
gelip Hak-ka giden şu insan;Hakkı bulmakla imtihan
edilmektedir.
18-12-1998
MEHMET ÖZÇELİK