Bugün Kur’an sarayına girmeyen insanlar,onun hakkında ne kadar ,ne derece yerinde
konuşabilirler?
İşte Bediüzzaman
eserleriyle bunu gerçekleştirmektedir. Her asra sunulan mesajlardan,asrımıza
aid olanı almış,geçmiş asırlara da ışık tutmuştur.
Kur’an-ın
ilk emri “Oku”dur. Sürekli okuyan ve okunulan bir dinin toplumu,sağlıklı
bir toplumdur.
Bundan dolayı okumak kapısından girip,cehalet girdaplarından korunmak gerektir.
Bugünkü ızdırap;Kur’an-a “Oku”kapısından girmeden ve girilmediğinden çektiğimiz ve
çektirilen,cehalet ızdıraplarıdır.
Girişi olmayanın,çıkışı
da olmaz.
Dünyadaki kısır çekişmeler,kör
döğüşleri,aynı noktada dönmeler ve durmalar ve de
durdurulmalar,cehalet girdabına düşmelerin bir neticesidir.
Çünki
hayat kavşaklarla doludur. Dönemeçlerle sarılıdır. Bundandır ki,her
yerde aynı hali beklemek,hale aykırıdır.
Hayattaki bulanıklık,kaynağı olan
Kur’an-dan habersiz oluştan kaynaklanmaktadır.
Hayattaki çarpıklık ve dengesizlik,ikinci kaynak olan hadis kaynaklarından
faydalanılmamasından kaynaklanmaktadır. Bundan mahrum olunduğundan,onun
uzantısı olan ilimden de mahrumiyeti netice vermektedir.
İlim ve dinden küstük,küstürdük,küstürüldük!
Bilinmektedir ki;Aklı
aydınlatan fen ilimleridir. Kalbi aydınlatan din ilimleridir. Her ikisinden de
mahrum kaldık.
O halde mesele barışmak ve
barıştırmakla çözülür.
Her yönüyle mükemmellik;Kur’an-ı
Kerimi bilmekten,Kur’an bilgisinden geçer.
MEHMET
ÖZÇELİK