“O, gökten su indirendir. İşte biz
her çeşit bitkiyi onunla bitirdik. O bitkiden de kendisinde üst üste binmiş
taneler bitireceğimiz bir yeşillik;... Kuşkusuz bütün bunlarda inanan bir
toplum için ibretler vardır.”[1]
“...ekinleri... yaratan O’dur.[2]
Ve bunlar belli bir miktar ve ölçü de bitirilmiştir.[3]
Bitirilen bu yeşillikler de
hayvanlar için bir otlak vardır.[4]
Su bereketiyle
bahçeler,daneler,tomurcuklar ve ağaçlar oluşmuştur.[5]
Sebzeler,çayırlar...[6]
Bunlardan ders almak üzere
kulağımızı açıp dinlemek,gözümüzü çevirip görmek için bizlere seslenir.:”Yer
yüzüne bir bakmazlar mı? Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.
Şüphesiz bunlarda (Allah’ın
kudretine) bir nişane vardır;ama çoğu iman etmezler.”[7] Halı gibi döşenen bu yer yüzünde Cenâb-ı
Hak:”Orada gönül açan her türden (bitkiler) yetiştirdik.”[8]
Yeryüzünün yemyeşil,rengarenk,tam
bir renk cümbüşü,denizin maviliği,göğün maviliği ve bunların arasındaki uygun
ve uyumlu ahenk. Elbette Allah’ın eseridir.
“Şimdi bana ektiğinizi haber verin.
Onu siz mi bitiriyorsunuz,yoksa bitiren biz miyiz? Dileseydik onu kuru bir çöp
yapardık da şaşar kalırdınız. “Doğrusu borç altına girdik. Daha doğrusu biz
yoksul kaldık.”(derdiniz)[9]
İnsan için yaratılan bu nimetlere
karşı;”O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?”[10]
Eyyub Peygamber hasta olan hanımına
iyi olunca bir hatasından dolayı yüz değnek vuracağını söylemesi üzerine,yemini
yerine getirmesi üzerine Cenâb-ı Hak:”Eline bir demet sap al da onunla
vur,yeminini böyle yerine getir.”[11]
İşe yaramayıp,hayat alametleri
olmayanları ise Rabbimiz:”Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik.
Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.”[12]
Kuru ota teşbih etmektedir.
Cenâb-ı Hak cennet de Hz. Âdem ve
Havva’ya yasak olan ağaca yaklaşmamalarını söylemesine rağmen,şeytanın onlara
melek olacaklarını ve yemeleri halinde orada ebedi kalacakları aldatmacasını
verib,yemelerini sağlaması üzerine,yediklerinde ayıb yerleri açılarak cennetin
yapraklarından örtünmeye başladılar. O ağaç onlar için bir imtihan ağacı oldu.[13]
Allah güzel ve kötü bir sözü şöyle
bir teşbihle anlatır:”Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi:Güzel bir
sözü,kökü (yerde) sabit,dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti)
(O ağaç),Rabbinin izniyle her
zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye
Allah insanlara misaller getirir.
Kötü bir sözün misali,gövdesi yerden
koparılmış,o yüzden ayakta durma imkanı olmayan (kötü) bir ağaca benzer.”[14]
Bu ağaçlar bir yandan insanlara,bir
yandan da hayvanlara nimet olmakta,tabiatın güzelleşmesinde ve temizlenmesinde
önemli rol oynamaktadır.”[15]
“Şayet yer yüzündeki ağaçlar
kalem,denizde arkasından yedi deniz katılarak (mürekkeb olsa) yine Allah’ın
sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galib ve hikmet
sahibidir.”[16]
Cenâb-ı Hak cehennemdeki zakkum
ağacını da şöyle tavsif etmektedir:”Şimdi,ziyafet olarak,cennet ehli için
anılan bu nimetler mi daha hayırlı,yoksa zakkum ağacı mı?Biz onu (zakkumu)
zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.
Zira o,cehennemin dibinde bitip
yetişen bir ağaçtır.
Tomurcukları sanki şeytanların
başları gibidir. (cehennemdekiler) ondan yerler ve karınlarını ondan
doldururlar.
Sonra zakkum yemeğinin üzerine onlar
için,kaynar su karıştırılmış bir içki (içecek) vardır.
Sonra kesinlikle onların
dönüşü,çılgın ateşe olacaktır.
Kuşkusuz onlar atalarını dalalette
buldular da peşlerinden koşup gittiler.[17]
Balığın karnından sahile fırlatılan
Yunus (AS) hakkında:”Ve üstüne (gölge yapması için)) kabak türünden geniş
yapraklı bir nebat bitirdik.”[18]
“Andolsun ki o ağacın altında
(semre) sana biat ederlerken Allah,o mü’minlerden razı olmuştur. Kalblerinde
olanı bilmiş,onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle
ödüllendirmiştir.”[19]
“Her şey onu tesbih eder ve ona
secde eder.”[20],”Bitkiler
(yıldız) ve ağaçlar secde ederler.”[21]
“(Birbirine sürtmek suretiyle)Yeşil
ağaçtan sizin için ateş çıkaran O’dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz.”[22]
“Söyleyin şimdi bana,tutuşturmakta
olduğunuz ateşi,onun ağacını siz mi yarattınız,yoksa yaratan biz miyiz?
Biz onu ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi
için yarattık.”[23]
İnfak edenlerin misali her başakta yüz dane bulunan
yedi başaklı bir daneye benzetilir.[24]
Her şey Allah’ın ilmindedir. “O’nun ilmi dışında bir
yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi
bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık
bir kitaptadır.”[25]
“Şüphesiz,Allah tohumu ve çekirdeği çatlatandır.
Ölüden diriyi çıkaran,diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde
(haktan) nasıl dönersiniz”[26]
“Bir hardal tanesi kadar dahi olsa...”[27]
kıyamet gününde her şey adalet terazisinde ölçülecektir.
Yine bu yaratılanlar içinde:”Yapraklı daneler ve hoş
kokulu bitkiler vardır.”[28]
Aynı zamanda insanlara:”Ekinlere karşı düşkünlük”[29]
ve çekicilik verilmiştir.
Bundandır ki;ekinleri tahrib etmek,yer yüzünde fesat
çıkarmak ve nesilleri bozmayla beraber zikredilmiştir.[30]
Davud ve Süleymanın zarara uğrayan bir ekin ile
ilgili fetvaları da zikredilmektedir.[31]
Allah o fil sahiplerini,Ebrehe ve
ordusunu;”...yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.”[32]
Bir çok hastalığa deva olup;”6 bin yıllık ilaç
reçetesi” olan sarmısağın faydaları konusunda:
1)Kansere karşı etki ve önleyici özelliklerinin
olması.
2)M.Ö. 1550 yıllarında Mısır’da yazılmış olan Ebers
papürüslerinde diğer faydaları ise;yüksek tansiyon,solunum problemleri,baş
ağrısı,mikrobik yaralar,bağırsak parazitlerine karşı tedavi yöntemlerinde
kullanılmıştır.
3)Sarımsak,33 çeşit kükürt bileşiği,17 çeşit amino
asit,germanyum, kalsiyum, bakır, demir,potasyum,magnezyum,selenyum,çinko,A,B1
ve C vitaminlerini içerir.
4)Koroner kalb ve damar hastalarına iyi gelmesi.
5)Kan yağlarını düşürmesi.
6)Yaşlanmayı önleyişi.
7)İnsanlara olan bu tıbbi yararlarından başka tarım
alanlarında zararlı böceklere karşı hem güvenli,hem de ekonomik faydalarının
olması...[33]faydalarından
bilinenlerdir.
MEHMET ÖZÇELİK
[1] En’am.99,Bakara.61,Yasin.33-34,Neml.60,Lokman.10.
[2] En’am.141,136,138,Ra’d.4,Bakara.71.
[3] Hicr.19,A’la.4-5.
[4] Nahl.10-11,Naziat.31,33,Ta-Ha.54.
[5] Kaf.9-10.
[6] Abese.25-32.
[7] Şuara.7-8.
[8] Kaf.7.
[9] Vakı-a.63-67.
[10] Rahman.10-13.
[11] Sad.44.
[12] Kamer.31.
[13] Bakara.35,A’raf.19-20,22.
[14] İbrahim.24-26.
[15] Mü’minun.20,Hac.18,Nur.35,Kasas.30.
[16] Lokman.27.
[17] Saffat.62-70,Duhan.43,Vakı-a.52.
[18] Saffat.146.
[19] Fetih.18.
[20] İsra.44.
[21] Rahman.6.
[22] Yasin.80,Adiyat.2.
[23] Vakı-a.71-73.
[24] Bakara.261.
[25] En’am.59.
[26] En’am.95,Nebe.15.
[27] Enbiya.47.
[28] Rahman.12.
[29] Al-i İmran.14.
[30] Bakara.205.
[31] Enbiya.78.
[32] Fil suresi.1-5,Kalem.22.
[33] Bak. Bilim ve Teknik.Nisan.1996.sayı.341.sh.50-53.