Mehdi;hidayete eren veya hidayete vesile
olan,sahibuz-zaman,ahirzamanda gelib bütün müslümanları hakaik-i imaniye ve
Kur’aniyeye cami’ eserleriyle uyandıracak,dinlerini takviye ve imanlarını
tecdid edecek olan,Peygamberimizin (SAM) Âl-inden bir zattır.[1]
Bu konuda yapılan rivayetlerde:”Şu
ümmetin mehdisi Hasan ve Hüseyin’dir.”[2]
“Zamanın inkita’a uğradığı (sistemlerin
değiştiği) bir dönemde,mehdi denen bir adam gelecek ve ihsanı bol ve güzel
olacaktır.”[3]
Mehdinin gelmesiyle:”İnsanlar asrı
saadet dönemine adeta geri döner.”[4]
Evvelce benim ayakta tuttuğum
gibi,ahirzamanda dini ayakta tutacak.”[5]
“(Mehdi) Fatıma’nın evladındandır.”[6]
Hadiste:”Ahirzamanda gelecek olan
Hazreti mehdi,Âl-i Beyt’ten olacak.”[7]
“Hadiste:”Süfyani Deccal çıkmadığı
müddetçe,mehdi de gelmeyecektir.”[8]
Beyazid-i Bestami ve Aliyyül
Kari;Hz. Mehdi’nin babadan Hasenî,ana cihetinden de Hüseynî olduğunu söyler.[9]
“Mehdi sanki Beni İsrailden bir
raculdür. (Tavrı onlara benzer,yani heybetli ve acar.)[10]
Naim,Tavusdan tahric etti,dedi ki:”
Ben mehdiye yetişene kadar ölmeyeyim istedim. Zira onun döneminde iyi
insanların iyiliği artar,kötülere karşı bile iyilik yapılır.”[11]
Şerlerin önünde en büyük bir
sed,engel teşkil edecektir.[12]
“......Hicaz’dan gelip Şam’da
minbere oturduğunda 18 (40) yaşında olacaktır.”[13]
-Mehdi Şam’da gelecek-
denilirken,Şimalde anlamı da vardır. Ka’be’nin şimali olanlara Şam diyorlar.
Rüknü Şamî.
Mehdi hakkında muhtelif rivayetler
zikredilmektedir.[14]
Bazı zatlarca mehdi’nin:”Araptan
değil,Acem’den olacağı,onun babasının ismi pek duyulmuş isimlerden olmayacağı”[15]
‘da bazı zatlarca ifade edilmiştir. Araptan olmayıp,Acemden olacak ifadesiyle,Arabın
dışındaki milletlerden olacak,demektir.
“Her asır, hatta asr-ı hakikat-bin
olan asrı saadet dahi daima kıyametten korkmuşlar. Hatta bazıları şeraiti hemen
hemen çıkmış demişler.”[16]
Ve alametleri olan Mehdi ve Deccalı
beklemişlerdir.
Suyuti:”9. asırdan sonra,Hz. Mehdi
veya İsa’nın gelmesi umulur.”demiştir.[17]
Bazı İslâm alimleri Mehdi’nin ne
zaman geleceğini Ebced ve Cifir hesabıyla tarih düşmüşlerdir:
Mesela:Şa’rani,Tabakat-ül Kübra adlı
eserinde;1200 Hicri asırda olacağını...
-Nurul Ebsar eseri olan İs’af-ur
Rağıbin-de;1225’de,Hicri-Kamerice olsa 1294’de olacağını...
-Ahmed Zeyni Dahlan El-Fütuhat-ül
İslamiye eseri 2 / 296’da Şeyh Salahaddin Es-Safedi’nin Eş-şeceretün Numaniye
eserinden naklen:”Osmanlı devletinin,Hazret-i Mehdinin zuhuruna kadar devam
edeceğini ve bu devlet,her şeyiyle Mehdi’ye yardımcı olacağını kaydetmiştir.”
-El-İşaa Fi Eşrat-üs Sa’a eseri
sh.189’da Kur’an-ın “Bağteten” kelimesinin Cifri karşılığı olan 1407’de
Mehdi’nin zuhur asrı olacağını kaydetmiştir.
-
-
-Muhyiddin-i A’rabi Anka-u Mağrib
adlı eserinde sh.77’de 1403’de zuhur edeceğini söyler.”[18] Hadiste:” Maidet-ül Kur’an)[19]”Ümmetimden
iki adam vardır. Onlardan biri Vehb’dir.(denilir.) Allah ona Hikmet verir.
Diğeri Gaylan (denilir) onun bu milletin üzerindeki fitnesi,şeytanın
fitnesinden daha şiddetlidir. (İblis’den ümmetim üzerinde daha zararlıdır.)”[20]
Hadiste:ӆmmetimden bir taife hak
üzere,galib olarak,kıyamete kadar devam edecektir.”buyurulmaktadır.[21]
“Allah bu ümmet için her yüz sene
başında (Dinin hakikatlarını asrın idrakine uygun olarak anlatan) bir Müceddid
gönderir.”[22]
Mehdi,bir şahıs olduğu gibi,manevi
bir şahsiyeti de temsil eder. Hidayete vesile olacak yolları açar.İslam ile
ilgili kaldırılmak istenen her şeyi,tekrar asıl ve esasını muhafaza ile tesis
eder.
Hadiste:”Mehdiden sonra (Hz. İsa’nın
40 senelik devrinden sonra) artık hayat yaşamakta bir hayır yoktur.”[23]
Peygamberimiz mehdiden sonra Kahtani
(Kahtandan)’nin geleceği,iki kulağı delik,babası Kureyşi ve mehdiden geri
olmayan bir şahsında geleceğini buyururlar.”[24]
Adının Mansur olduğu ifade edilmekle
beraber,ondan sonrada Selam ve en sonra da emirul Usub geleceği ifade edilir.[25]
Bediüzzaman Mehdinin
vazifelerinin;”Siyaset aleminde,Diyanet aleminde,Saltanat aleminde,Cihad
alemindeki çok dairelerde icraatları olduğu” [26]nu
ifade eder.
Mehdi kendi kesbiyle olmayıp ilahi
inayete mazhar olacağı,büyük içtihada sahib,en yüksek bir kutbiyyet
mertebesinde olacağı hadislerde belirtilmiştir.[27]
“...... İmam-ı Mehdi çıktığı zaman
hasseten fukaha ona düşman olacak. Onun kılıncı kardeşleridir. Elinde kılınç
olmasa idi, -yani kardeşleri olmasa idi- zamanın fukahası onun katliyle fetva
verirlerdi. Lakin Cenâb-ı hak onu
keremiyle ve kılınç ile tathir edecek,onlar ona itimad edeceklerdir. Hükmünü
inanmayan da kabule mecbur olup aksini izmar edecekler.”[28]
Sakalsız olacağı da hadiste ifade
edilmektedir.[29]
-İsmail Hakkı Hazretlerinin “Ruhul
Beyanında” Efendimiz Hz. Ali’ye buyurmuşlar:”Besmele-i şerifin hesab-ı cifrisi
bitince Mehdinin doğum tarihidir.”der.
Muhyiddin-i Arabi buna “Savm”
kelimesini ekler ki;Besmele 1186 veya 1188 (iki elifle),Savm ise 131 veya
136,Hicri 1322 ve 1324 eder ki buda büyük hesablarda küçük hesab farklılığının
olabileceğini de göstermektedir.[30]
Hadiste:”Allah bu dini Ali’nin
fethiyle (eliyle) fethetti. Ve din bozulduğunda da onu ancak (onun soyundan
gelen) Mehdi düzeltecektir.”[31]
Mehdinin kendine has kılınan 9
hassası şöyle olduğu belirtilir:
1)Cenâb-ı Hak ahkamına da’veti
basiretle olması için “Nüfuzul Basar” yani söylediği hakikatlar zan ve
içtihadla değil,belki görür gibi kat’i ve yakinidir.
2)İlka vaktinde hitabı ilahiyi
bilmek.
3)Cenâb-ı Hak tarafından ilham
olunan hakikatların tercümesini bilmek. Yani harflerin sureti ihtiyarlarıyla
olup ruhları ve manaları Cenâb-ı Hak kelâmı olacak.
4)Ulul Emirlere tayini meratib
etmek.
5)Gadab anında merhamet.
6)Meleğin muhtaç olduğu erzakları
bilmek yani afaki ve enfüsi alemlerin ihtiyaçlarını bilmek.
7)Birbirine mütedahil karışık efkar
ve mevzuatı:”Yûliculleyle fin-Nehari ve Yûlicun Nehare fil Leyl”[32],”Allah
geceyi gündüze katar,gündüzü geceye katar.” Gece ve gündüz gibi hakkı batıldan
ayıracak.
8)İnsanların her ihtiyacını temin
etmek.
9)Yalınız müddetindeki umuru
kevniyyedeki muhtaç olduğu umuru gayba vükuf peyda etmek.[33]
Ve en önemli üç özelliği de:
1)Sünnetle amel edecek.
2)Yatanı uyandırmayacak.
3)Kan dökmeyecek.
Yani Bid’at ve Dalalet ve Hab-ı
Gaflet ile sarhoş olanları rencide etmeden,zarar vermeden faidelendirecek.
Aklını,ruhunu,kalbini doyurarak onları okşayarak rah-ı hakikate sevk eder.[34]
D E C C A L
Küfür ve inkarı
ulûhiyeti,ateizmi,kominizmi,materyalizmi ve tüm diğer şeytani düşünceleri
temsil eden ve uygulamasına çalışan bir şahıs ve o şahsı temsil eden ideolojisi
ve de onun hempaları olan topluluğuna verilen genel adını kapsamaktadır.
Hadislerde Deccalın sıfat ve
vasıfları tarif edilmektedir.[35]
Her yere uğrar,uğramasına bir mani
olmayıp,Mekke ve Medine’nin haricindedir. Oraya girmek istese de giremez.[36]
Medine’ye geldiğinde üç sarsıntı
geçireceği,her kafir ve münafık ona karşı istikbal edeceği..”rivayet edilir.[37]
“Onun sağ gözü meshedilmiştir.”[38]
Yani görmez. Buradaki körlük bizzat maddi körlük olup,öbür gözüne göre az
görür,teshir edici manyetik bir özelliğe sahib olmakla beraber,aynı zamanda
ahireti gören manevi gözünün de kör olmuş olduğu ifade edilir. Böylece bu
manaya göre dünya gözünün görür olması düşünülebilir.[39]
Peygamberimiz bir hutbesinde Allah’ı
sena ettikten sonra,deccaldan bahsetti ve:”Ben sizi ondan sakındırıyorum. Çünki
hiçbir nebi yoktur ki kendi kavmini ondan sakındırmış olmasın. Fakat ben size
hiçbir nebinin kavmine söylemediğini söyleyeceğim:”Deccal şaşıdır. Allah ise
şaşı değildir.”[40]
Hz. Âişe’den:”İşitirdim;Rasulullah
namazda deccalın fitnesinden Allah’a sığınırdı.[41]
Peygamberimiz Deccal konusunda Hz.
Esma’ya:”O gün, (Cenâb-ı Hakkı) tesbih eder ve Kelime-i Tevhid okursanız
açlıktan emin olursunuz.”buyurdu ve devamla:”Böyle feryat etmeye hacet yok. Ben
hayatta olur isem,size siper olurum. (O çıktığında) ben sağ olmazsam
Allah
taala Mü’minleri korur.”buyurdu.
-“Deccalın,iki gözü arasında –Bu
kafirdir.- yazılıdır.” Onu,onun amelini kerih gören ve her mü’min okur.[42]
Bediüzzaman bundan maksadın:”Kendi
başına frenklerin serpuşunu koyup herkese de giydirir.”der.[43]
Deccal”yeryüzünde 40 gün kalır.
(Deccalın) bir günü bir sene,bir günü bir ay,bir günü bir Cuma,bir günü
(dördüncü gün) sair günler gibi,sizin günleriniz gibi olur.”[44]
Bu konuda Bediüzzaman iki tevilde
bulunur. İkincisinde:”hem büyük deccalın,hem İslam deccalının üç devre-i
istibdatları manasında üç eyyam (gün) var.” Bir günü bir devre-i hükümetinde
öyle büyük icraat yapar ki,üç yüz senede yapılmaz. İkinci günü,yani ikinci
devresi,bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve
devresi,bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve
devresi,adileşir,bir şey yapamaz,yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır.”[45]
“Şu altı şey gelmeden önce amele
devam edin. (Yoksa amel kabul olmaz.)..Onlardan birisi de) Deccalın
çıkması....”[46]
“İki büyük cemaat davaları bir
olduğu halde çarpışmadıkça (ki aralarında bir çok katller olur.) kıyamet
kopmaz. Hatta bir çok otuza yakın deccal ve kazibler çıkar ve kendilerinin
rasulullah olduğunu zanneder.”[47]
Deccalın Zuhuru [48]
‘nda Sure-i Kehf’in başından (ve sonundan) on ayet ezberleyen deccalın
fitnesinden korunur.”buyurmaktadır.[49]
Rasulullah İbni Said-i (Sayyad)
göstererek-Deccal- dediği ve Hz. Ömer’inde;İzin ver,Ya Rasulallah onun boynunu
vurayım,dediğinde Rasulullahın da:”Eğer o deccal ise sen ona bir şey
yapamazsın.(Öldüremezsin) Eğer o değilse katlinde bir fayda yok.” Ve
-Hz. Ömer Rasulullahın yanında İbni
Said (Sayyad)’in deccal olduğuna dair yemin ettiğinde Rasulullah onu
yalanlamamıştır.[50]
Rasulullah bunun
manasının:”Yahudiler içinde tevellüd edecek.(doğacak)”[51]
Onlarca desteklenecek.[52]
Bir hadiste de Deccalın:”Yalancı
cennet ve cehenneminin...”[53]
olacağından bahsedilmektedir. Bu konuda Bediüzzaman:”(Bindiği bineği olan
trende) Düşmanlarını ateşli başına,dostlarını ziyafetli başına gönderir.”der.[54]
Ve bu şahsın en önemli
tahriblerinden biri de:”An’anat-ı İslâmiyenin zararına çalışacak.”diye hadiste
haber verilmiştir.[55]
Muhiddin-i Arabi Fütuhatı
Mekkiyyesinde:”Deccal kelamcıların değişmez gördüğü ve nübüvvetin tanınması
için koyduğu prensibleri de bozacaktır.”[56]
Mevlâna Deccalın körlüğünü:”İnsan
hevâ ve gazab sebebiyle kör olur.”şeklinde izah eder.[57]
Suyûtinin kaydettiği bir rivayete
göre de deccalın (her hangi)”Bir yüz senenin başında geleceği ifade
edilmektedir.”[58]
Yalancı olup,yalanla iş gördüğünden
kendisine Mesih adı verilmiştir.[59]
Ve toplumdan,yasaklanan içkiyi
kaldırarak su gibi içer ve içilmesine sebeb olarak,toplumdan hürmet ve
merhameti kaldırarak anarşinin çıkmasına sebeb olduğundan bu ad ile
adlandırılmaktadır.[60]
Bir de İslâm aleminde çıkan vardır
ki ona Süfyan denilir.
Süfyan için;”Ciğerleri yiyenlerin
oğlu”olan Süfyani kuru bir vadiden çıkar. Kelb kabilesinden abus çehreli,sert
kalbli adamlardan bir ordu düzenler ve bunlar her tarafa zulmederler. O,Medrese
ve Mescidleri yıkar,rüku ve secdeye giden herkesi cezalandırır. Zulüm,fesad ve
fısk çıkarır. Alim ve zahidleri katleder,pek çok şehride işgal eder. Kan
akıtmayı helal kılarak Al-i Muhammede düşman kesilir. Temiz insanlara ihaneti
tecviz eder.”[61]
Hadiste belirtildiği üzere Süfyan ve
deccalın başarı ve muvaffakiyetlerinin en önemli sebebleri:”Müslümanların ve
insanların hırs ve parçalanmaları,birbirleriyle uğraşmalarından istifade
edip,az bir kuvvet ile galebe çalar,üstün gelir,hükmünü icra eder.”[62]
Peygamberimiz hadislerinde,fitne ve
şerrinden korunulması için Deccalın ilan edilip,insanlara bildirilmesini ve
tanıtılmasını ifade ederler.
Bununla beraber mehdi hususunda
da:”Asrın imamını ve cemaatını tanımayan,cahiliye ölümü ile ölür.”[63]
Rakibsiz mücadele olmaz. Deccal varsa mehdide vardır. Mehdi varsa Deccal da olacaktır.
Deccalın tahriblerini Mehdi:”İmanı
kurtarmak,Hilafeti tesis etmek,Şeâiri islâmiyeyi ihya ve Şeriatı Muhammediyeyi”[64]
icra ve tatbik eder. Yani bu üç görevi yapar.
Deccala:”Siyaset canibiyle”[65]
galebe edilmez. İnsanlar da onu ancak:”İman nuruyla”[66]
tanır.
Bediüzzaman iman hizmetine devam
edişini şöyle açıklar:”Ben beşinci şua aslının verdiği haberin bir kısmını
orada bir adamda gördüm. Mecburiyetle o çok ehemmiyetli vazifeleri bıraktım. Ve
bu damla başa çıkılmaz,mukabele edilmez diye dünyayı ve siyaseti ve hayat-ı
içtimaiyeyi terk edip,yalnız imanı kurtarmak yolunda vaktimi sarf ettim.”[67]
Deccal,ilahlık iddiasında
bulunur,harikulade işler yapar,yeryüzünde 40 gün kalır.[68]
Kıyamete yakın müslümanların ruhu
önceden kabzedilince:”İnsanların şerlileri kalırlar.. Yeryüzünde eşeklerin
birbiriyle cima ettikleri gibi (kadın-erkek) cima ederler. Kıyamet,ancak
bunların üzerine kopar.”[69]
Deccal ilimle insanları sapıklığa
götürmeye çalışırken,Mehdi’nin en belirgin özelliği ve “Sıfatı ilimdir.”[70]
Şer ve şerrin en büyüğü olan
imansızlık ve sefahette,tarihte görülmemiş bir şekilde tahribat yapan bir
kimseye Deccal denilmesi dinen bir mahzuru gerektirmediği gibi,hayırda yani
tarihte emsali görülmemiş bir şekilde İman ve Kur’an meselelerinde büyük bir
hizmet geliştirmekte olan bir kimseye de Mehdi demenin dinen bir mahzur ve
sakıncası yoktur.
“Deccal ve Süfyan gibi eşhas-ı
müdhişe,kendileri dahi kendilerini bilmiyorlar.”[71]
Hadiste:”deccal öyle bir zamanda
çıkacak ki insanlar birbirlerine karşı buğz ve şikak içinde oldukları ve dinde
hafiflik geçirdikleri ve aralarındaki musalaha işinin kötüleştiği bir vakitte
olacaktır.”(Müstedrek-ül Hakim)
Hadiste:”Ümmetim için en çok
korktuğum şey,yakin ve iman zaafiyetidir.”[72]
“Deccal sokaklarda yürüye yürüye
yemek yiyecektir. Öyle yapan ve yapanlar Deccalı veya deccalın zamanını
bildirmiş olurlar.”[73]
Hadislerde Hilafetin
kalkışı,deccalın gelişi olarak nitelendirilmiştir.[74]
Hadiste:”Ümmetimden başı sarıklı
yetmiş bin alim kişi,deccala tabi olacaklar.”[75]
Hadiste:”Benim ümmetimin üstünden
1180 sene geçtiğinde;bekar kalmak,uzlet etmek ve dağların başında münzevi
kalmak gibi haller helal olur.”[76]
Peygamberimiz bir gün
hutbesinde;Deccalın harikulade özelliklerinden bahsederek”[77],Deccal:”Bazılarına
musallat olup ve onları öldürür (ken),bazılarını da öldüremez.”[78]
Yani onların korunmuş ve inayet altında olduklarından haber verir.
AHİRZAMAN VE
KIYAMET
Ahirzaman [79]
insanlığın,dünyanın son bulması,bitişi anlamınadır. Ahirzamanın fitnesi,diğer
zaman ve zamanlardan daha dehşetli olur.
Fitnede en büyük rolü kadın oynar.[80] İnsanlar nefislerinin mahkumu olur.[81]İstibdad
hüküm sürer.[82]
Açlık hükmedecek. [83]
Anarşi her yeri istila edecek.[84]
Hadis de Peygamberimiz,yerde
anarşinin doldurmadığı bir karışıklık yerin bulunmayacağını şöyle
belirtir:”Yerde Ye’cüc ve Me’cüc[85]’ün
yağları ve pis kokularının doldurmadığı bir karışlık yer bile bulamazlar.”[86]
“Kıyamet günü insanlar arasında en
önce hükme bağlanacak dava,kanlar hususunda olacaktır.”[87]
Kıyametle ilgili ayetlerde[88]
ve Hadislerde genişçe bilgi verilmektedir.
Hadislerde:”Kafir kıyamet günü yüzü
üzerinde haşredilir,zira dünyada onu ayağı üzerine yürütmeğe kadir olan
Allah,buna da kadirdir.”[89]
“Kafir;hasenatının
karşılığını,dünyada yer. Mü’minin ki ise,ahirete tercih edilir.”[90]
“Ademoğlu kıyamette beş şeyden
sorulur:1)Ömrünü nerede geçirdiği. 2)Gençliğini nerede
eskittiği,tükettiği. 3)Malını nerede
kazandığı. 4)nereye sarf ettiği. 5)Bildiğiyle amel edip etmediği...”[91]
Haşrin vasıfları: İnsanların nasıl
haşredileceği,sur,sırat,şefaat,havz gibi...[92]
Kıyametlerin alametleri ile ilgili
Hadislerde ise:
-“Bir ateş çıkar,insanları meşrıkten mağribe
(doğudan batıya) doğru sevk eder.(toplar)[93]
(Anarşi ateşiyle,ateş arasında kalan insanların doğudan batıya doğru göç
etmeleri düşünülebilir.)
-“Fıratın altında bir hazineyle Hasfı (batması)
yakındır.”[94]
-“İlim kalkar,[95]
Zelzeleler çoğalır,[96]
Fitneler çıkıp,karışıklık ve katller olur.[97]
Mal çoğalır,öyle ki mal sahibi sadakasını kimin kabul edeceğini
düşünür,taşınır. Ta ki versin. Verdiği kimse de benim ona ihtiyacım yok,der. [98]
İnsanlar binalar yükseltir.[99]
Bir adam başka birinin kabrinden geçince;keşke bunun
yerinde ben olsaydım,der.[100]
İsa’nın inmesi,Aduvvullah (Allah düşmanları) bunu gördüğünde tuzun suda erimesi
gibi erir,Allah İsa’nın eliyle onu (Deccalı) öldürür.[101]
Müslümanlar yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki taş ve ağaç der:Ey
müslim gel,arkamda yahudi var,öldür. Ğarkad ağacı hariç,o yahudi ağacıdır.[102]
“Şu altı şey gelmeden önce amele devam edin. (Yoksa
amel makbul olmaz.):1)Güneşin mağribden doğması. 2)Duhan.(Duman) 3)Deccal.
4)Dabbe. (Gözle görülmeyen,sürünen mikroskobik bir hayvan.Aids gibi.) 5)Hususi Kıtlık. 6)Umumi Kıtlık.”[103]
“Karışıklıkta (Herc-ü Merc,fitne,anarşi) yapılan
ibadet,bana yapılan hicret gibidir.”[104]
“Kıyamet şerlilerin başına kopar.”[105]
-Kıyamet Alametleri: 1)İlmin kalkması. 2)Cahilliğin İzharı. 3)Zinanın İfşası. 4)İçki içilmesi. 5)Kadınların çoğalması. 6)Erkeklerin azalması hatta elli kadına bir
erkek düşmesi.”[106]
“Türklerle savaşılmadıkça kıyamet kopmaz.”[107]
“Kıyamet ancak gündüzün kopacaktır.”[108]
“İnsanlar üzerine öyle günler gelecek ki,faiz
yemeyen hiç kimse kalmıyacak. Yemeyene dahi tozu toprağı
bulaşacak.”(Nese-i,İbni Mace)
“İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki,o
günün mü’mini,onların arasında gizlenecek,aynen,bugün münafığın sizin içinizde
gizlendiği gibi..(Kenzul Ummal)
-Ye’cüc-Me’cüc denilen anarşistlerin çıkışı da
kıyametin görünen en belirgin belirtisidir.[109]
-“Kıyamet alametleri bir ipe dizilmiş tesbih
taneleri gibidir. İp bir kere koptu mu hepsi peş peşe zuhur eder.”[110]
Diğer bir rivayette de:”Kıyametin ilk alameti ile
son alameti arasında altı aylık müddet vardır. Bunlar tıpkı bir tesbihin
taneleri gibi bu müddet içerisinde peş peşe geleceklerdir.”[111]
“İş ehil olmayana tevdi edildi mi kıyameti
bekleyin.”[112]
Her şeyin bir eceli ve ömrü olduğu gibi dünyanın da
bir mukadder ve muayyen ömrü bulunmaktadır. Bu konuda Peygamber
Efendimiz,ümmetinin ömrünün 1500 seneyi geçmeyeceğini ifade eder.[113]
Abdullah bin Abbas rivayetinde Hz. Adem’den Hz.
Nuh’a kadar;2256 yıl,Nuh’dan İbrahime;1079 yıl. Hz. Musa’dan,Hz. Süleyman’ın
Beyti Makdis mescidini bina edinceye kadar;506 yıl. Ondan İskender’e kadar;220
yıl. İskender’den Hz. İsa doğuncaya kadar 369 yıl. Hz. İsa’dan Peygamberimize
kadar 551 yıl. Aradaki 434 yıl Fetretten sayılmıştır. Ancak Havarilerin etrafa
dağılıp bu işi yaptıkları ifade edilmektedir.
Ve dünyanın 7000 yıl kılındığı ifade edilmektedir.[114]
“Her bir ümmetin bir ömrü vardır. ecelleri
geldiğinde ne bir saat geri kalır,ne de bir saat ileri gider.”[115]
Muhammed ümmetinin de,Küfür ve Münafıklığın da...
Enes bin Malik’in tahric ettiği hadisde:”Dünyanın
ömrü,ahiret günlerinden yedi gündür. Allah buyurdu ki:”Rabbinin katında bir gün
sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.”[116]
Yine Enes bin Malik’den:”Kim bir din
kardeşinin,Allah yolunda ihtiyacını görürse,Allah onun için gündüzlerini
oruçla,gecelerini de,ibadetle geçirmişçesine,şu dünyanın yedi in yıllık ömrü
müddetine sevab yazar.”[117]
Peygamberimiz buyurmaktadırlar:”Allahın öyle kulları
vardır ki,onlar ne peygamberdir,ne şehittirler. Ama hem peygamberler,hem
şehidler onlara gıpta etmektedirler,kıyamet günü onların Allah katındaki
makamları bu gıptaya sebeb olmaktadır.
Bunun üzerine soruldu:”O bahtiyar kişiler kimlerdir?
CEVABEN: Onlar aralarında akrabalık ve birbirine mal
verme konusu olmaksızın,Allah için birbirlerini severler. Allah’a and olsun
ki,onların yüzleri nurdur,onlar Nur üzerinedirler. İnsanlar korktuğunda onlar
korkmazlar,insanlar üzüldüğünde onlar üzülmezler.
Haberiniz olsun ki,Allah dostları üzerinde hiçbir
korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de...”(Ebu Davud)
“”Alem-i sağir denilen insan,ölümden ve harabiyetten
kurtulamadığı gibi;insanı kebir denilen aleminde,ölümden necatı yoktur. Ve
keza,kainatın bir ağacı ölümden,dağılmaktan halas olmadığı gibi,şecere-i
hilkatten olan kainat silsilesinin de harabiyetten kurtuluşu yoktur. Evet,eğer
kainat ömrü fıtrisinden evvel harici bir tahribata veya Sanii tarafından bir
hedm ve kıyamete maruz kalmasa bile,fenni bir hesab ile öyle bir gün gelecektir
ki,”Güneş
dürüldüğünde...”[118]
ve “Gök yarıldığında..”[119]
gibi ayetlere mâsadak olacaktır;ve insanı kebir denilen koca kainat,boşluğu
sekerâtının bağırtılarıyla dolduracaktır.”[120]
6-11-1994
MEHMET ÖZÇELİK
[1] Yeni Lugat.Abdullah Yeğin. 398,Kastamonu Lahikası.B.Said Nursi.83-84,134,Risale-i Nurun Kudsi Kaynakları. Abdulkadir Badıllı.397-398,704,255,262,266,279,283,289,294,300,314,330,484-485, Emirdağ Lahikası. 1 / 259-260. -
[2] Ahirzaman mehdisinin alametleri. Celaleddin Suyuti.A. bin H. Müttaki.12.
[3] Age.14.
[4] Age.11.
[5] Age.1-12,65-66.
[6] Age.18-19,Bak.Kütüb-ü Sitte Tercümesi. Prof. İ.Canan. 14 / 276.
[7] R.N.K.Kaynakları.871.
[8] R.N.K.Kaynakları.797.
[9] Yeni Asya gazt.Şaban Döğen.13-6-1995.Aldığı kaynak ise;Tılsımlar mecmuası.205-206,Tılsımlar mecmuasının Zeyli.46.Sünen-i ibni Mace Tercümesi ve Şerhi. 10 / 351.
[10] A.M. Alametleri.age.23.
[11] Age.17.
[12] Bak.Şualar. B. Said Nursi.656,605.
[13] A. M. Alametleri.age.21.
[14] Mektubat.age.96.4.Esas, 15. Mektub. 4. Sual, 29. Mektub.5.6.İşaret,Sözler. B.Said Nursi.24. Söz. 3. Dal,Bak.Sur dergisi.1989.Eylül,Mehdi ve Altın çağ.Harun Yahya.10-181.
[15] R.N.K.Kaynakları.704,Yeni Asya gazt.1-3-1994.A.Badıllı’nın makalesi.
[16] Age.330 ve bunun hadislerdeki ve diğer eserlerdeki me’hazleri için aynı yere bak.
[17] Age.728.
[18] Age.955.
[19] Ahmet Feyzi Efendinin –Bediüzzamanın talebelerinden,nurun manevi avukatlarından- yazmış olduğu;”Maidet-ül Kur’an”adlı eserinde Kur’an ve hadis ışığında ebced hesabıyla Bediüzzaman’ın Mehdiliğini isbat etmektedir.Age.sh.1-31.
[20] R.N.K.Kaynakları.Age.893.
[21] Age.588.
[22] Ebu Davud. 4 / 480,Sikke-i Tasdik-i Gaybi. B. Said Nursi.14,Ebu Davud. Mişkat. 1 / 82,İmam-ı Rabbani ve İslam Tasavvufu.Doç. Hayrettin Karaman.17, İmam-ı Rabbani ve İslam. Mevdudi. Terc.H.Karaman.7.
[23] A. M. Alametleri.11.
[24] Age.84-85.