ÖLDÜRÜLEMİYEN MEHDİ
Kırşehirin
eşrafından emekli imam ve hafız İhsan Barutçu hocamız;küçük yaşlarda hafızlığa
çalıştığı sırada hocalarından Mehdi hakkında konuşurlarken şunları duyduğunu
anlatmıştı;
Âhirzamanda
Mehdi 20 sefer ölüp dirilecek…
Bunun
tevili ile ilgili olarak ise;Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri,kendiside
eserlerinde bir çok defa dile getirdiği üzere;19 defa öldürücü zehirlerle
zehirlendiği halde,Allahın inayetiyle kurtulmuş,vücudunda bir ur olarak top
halinde toplanmıştır.
2.sinde
de öldüğünde rahat bırakılmamış,kabrinden çıkarılarak sonuncusu böyle
gerçekleşmiştir.
İster bu
durum bir hadise isnad edilsin,ister evliya kerâmeti olarak veya ilmin
istihracı sonucu olsun;bu ifade tıpa tıp Bediüzzaman hazretlerine tevafuk ve
tetabuk etmektedir.
-Hocamız
diğer bir rivayetinde,çeşitli tevillere müsaid olsa bile nakilde;
Hz.
Alinin oğlu (Mehdi) bir kayada (kovuğunda) gizlenip,âhirzamanda çıkacak…
Allahu
a’lem bir tevili şudur ki;Bediüzzamanın doğduğu yer olan Bitlis / Hizan / Nurs karyesi
etrafı 15 köyle çevrilmiş,ortada çukurda,etrafı dağlarla kaplı bir coğrafi
yapıya sahibtir. Âdeta yalçın kayalıkların bir kovuğunu andırmaktadır.
Ve bütün
eserleri oralarda yazılmış,Barlada,Burdurda tâ Tiflise kadar hep yalçın
kayalarda zuhur etmiş,eserleride oranın mahsulü olmaktadır.
Akılların
takdirine bıraktığımız bu ifadelerin hiçbir isabet ve sevab ciheti olmasa
bile,günah yönüde bulunmamaktadır.
Sadece
hakikata açılan bir penceredir…
“Bediüzzaman;
Şarkî Anadolu’da “Medresetüz-zehra” namında bir dârülfünun açmak, ya Van’da
veyahut da Diyarbakır’da dârülfünun derecesinde bir medrese tesisine çalışmak
için İstanbul’a geldi. İstanbul’a gelişini bir muharrir şöyle tasvir etmişti: “Şarkın
yalçın kayalıklarından, bir ateşpâre-i zekâ, İstanbul âfâkında tulû etti.”[1]
“Kürdistan’ın sarp, yalçın
kayaları arasından gelerek İstanbul’da bulunan Bediüzzaman Said Nursî’yi ilzam
edemeyen İstanbul uleması…”[2]
MEHMET ÖZÇELİK