ÖNSÖZ
Ebced ve Cifir hesabı İslâmiyetten
önce de uygulanmakta olan;harflerin rakamsal değerleriyle belli meselelere ışık
tutmak,belli meselelerden ışıklar almak,bir uygulama olduğu gibi,İslamiyet
döneminde de ve ondan sonra da uygulana gelmektedir.
Hele hele her yönüyle mu’cize olan Kur’an-ın
ayetlerinden geleceğe aid manaların çıkarılması,doğrudan doğruya Kur’an-a aid
olan bir övgü ve üstünlüktür.
Nitekim İstanbulun fethine tarihiyle
işaret etmekte olan:”Beldetün Tayyibetün=Ne hoş bir diyar.”[1]ayeti
bunun bir delil ve belgesidir.
Bir çok örnekler sıralanabilir.
Bundan hareketle Peygamberimiz mu’cize,veli ve ulemalar da keramet ve
ilimlerini göstermişlerdir.
Bu manaları çıkarmada zorlama ve
zorlanma söz konusu değildir.
Bu konuda Bediüzzaman:”İstikbali
olan gaybiyat,niyet ve ihtiyar ile verilmediği gibi;niyet ile de müdahale
etmek,o yasağa karşı adem-i itaat-i işmam ediyor.”[2]
“Tevafuk,ilm-i cifrin
anahtarlarından mühim bir anahtardır. Eğer bir tevafuk ise,delalet
denilmez;fakat hafi bir ima olur.Eğer;iki cihet ile aynı meseleyi tevafuk
gelse,imadan remiz derecesine çıkar. Eğer,iki üç cihetle aynı meseleye gelse
işaret olur. Eğer,meâni-i elfaz işarât-ı harfiyeye münasip gelse ve işaretle
bahsedilen insanların ahvali o manaya mutabık ve muvafık olsa,o işaret o vakit
delalet derecesine çıkar. Eğer altı-yedi vecihle tevafukla beraber manayı
kelimat,işaret-i harfiyeye muvafık gelse ve muktezayı hale de mutabık olsa,o
delalet o vakit sarahat derecesine çıkar.”[3]
Hicri ile Miladi yıl arasında 584
yıl olup,33 yılda bir yıl fark etmektedir.
Ebced harfleri:Ebced-Hevvez(Vav-dan
sonraki He ve Ra-dan sonraki Ze)-Hutti(Noktasız Ha,Tı ve sonu
ye)-Kelemen-Sa’fes(Sad,ayın,fe,sin)-Garaşet-Dazığılen.Arap harflerinin baş
harflerinin her birisinin rakamsal değeri baştan bir-den on-a kadar devam
etmekte,on-dan sonra da onar onar sayılmaktadır.
S I R L A R
“Ve in küntüm merda”(Eğer hasta
iseniz)[4]
cümlesi,bin beş yüz küsur olan makam-ı cifrisiyle;ehli dalalet tarafından
aşılanan manevi hastalıkların kısm-ı âzamı,Risâlet-in Nur’un Kur’an-i
ilaçlarıyla izale edilebilir.”[5]
“Kur’an-ın üç yüz bin altı yüz yirmi
harfinde”[6]binlerce
hikmetin ve sırrın mevcut olması...
“Bu asır,hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı
uhreviyeye,Ehl-i İslam’a da,bilerek,severek tercih ettirdi. Hem 1354(1918)
tarihinden başlayıp,öyle bir rejim ehli islâm içine de sokuldu. Evet,”Alel
Ahireti”(Bile bile dünyayı ahirete tercih ederler.)[7]cifir
ve ebced hesabıyla 1333 veya dört ederek,aynı vakitte eski harbi umumide
İslamiyet düşmanları galebe çalmakla,muahede şartlarını,dünyayı dine tercih
rejimi mebdeine tevafuk ediyor. İki-üç sene sonra bil-fiil neticeleri görüldü.”[8]
(Avrupa ve Rusyadaki çoluk çocuğa
gelen)”O musibet-i semaviyeden ve beşerin zalim kısmının cinayetinin neticesi
olarak gelen felaketten vefat eden ve perişan olanlar eğer 15
yaşına
kadar olanlar ise;ne dinde olursa olsun şehid hükmündedir. Müslümanlar gibi
büyük mükafat-ı maneviyeleri,o musibeti hiçe indirir.
On beşinden yukarı olanlar,eğer
masum ve mazlum ise;mükafat-ı büyüktür belki onu cehennem’den kurtarır.
Çünki,ahirzaman’da madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedi’ye (A.S.M)
bir lakaydlık perdesi gelmiş. Ve madem ahirzaman’da Hz. İsa’nın(A.S) din-i
hakikisi hükmedecek,İslamiyet’le omuz omuza gelecek. Elbette şimdi,fetret gibi
karanlıkta kalan ve Hz: İsa’ya(A.S) mensub hristiyanların mazlumları çektikleri
felaketler,onlar hakkında bir nevi şehadet denilebilir. Hususan ihtiyarlar ve
musibet-zedeler,fakir ve zaifler,müstebit büyük zalimlerin cebir ve şiddetleri
altında musibet çekiyorlar. Elbette o musibet onlar hakkında medeniyetin
sefahetinden ve küfranından ve felsefenin dalaletinden ve küfründen gelen
günahlara keffaret olmakla beraber;yüz derece onlara kardır,diye hakikattan
haber aldım. Cenâb-ı Erhamurrahimine hadsiz şükrettim. Ve o elim elem ve
şefkatten teselli buldum.
Eğer o felaketi gören,zalimler ise
ve beşerin perişaniyetini ihzar eden gaddarlar ve kendi menfaatı için insan
alemine ateş veren hodgâm,alçak insi şeytanlar ise;tam müstahak ve tam adâlet-i
Rabbaniyedir.
Eğer o felaketi çekenler,mazlumların
imdadına koşanlar ve istirahat-ı beşeriye için ve esâsat-ı diniye ve mukaddesat-ı
semaviyeyi ve hukuk-u insaniyeyi muhafaza için mücadele edenler ise;ebette o
fedakarlığın manevi ve uhrevi neticesi o kadar büyüktür ki;o musibeti onlar
hakkında medar-ı şeref yapar,sevindirir.”[9]
“Küre-i arzda çarpışan,mücadele eden
cereyanlardan her halde birisi İslamiyet’e ve Kur’an-a ve Risâle-i Nur’a ve
mesleğimize taraftar olacak;bu noktadan ona karşı bakmak gerektir.”[10]
“Bazı mütemerrid ve muannid ve ölen
herifin ruh-u habisi hükmünde bazı zındıklar,o mağlubiyete karşı gelmek
fikriyle,baştan aşağıya kadar Kur’an ve Peygamber (A.S.M)aleyhinde,fakat perde
altında,aynen münazara-i şeytaniye bahsinde,hizb-üş-şeytanın,Peygamber(S.A.M)ve
Kur’an hakkında mesleklerince söyledikleri tabiratı başka bir tarzda o zındık
herif istimal etmiş.Onun gibi yahudi,mütemerrid ve dinsiz feylosoflarından ve
Avrupa’nın zındıklarının eskiden beri Kur’an ve Peygamberin (A:S.M) halatından
medar-ı tenkid buldukları noktaları,bu İslam ismi altındaki
zındık,kurnazcasına,safdil müslümanlara ve Risale-i Nuru görmeyenlere
dinlettirmek ve göstermek için öyle bir tarzda gitmiş ve küfrünü gizlemeye
çalışmış ki;şeytanette,şeytandan ileri gitmiş.Beni çok müteessir etti.”[11]
“Maatteessüf iki yüz sene kadar
dünyanın ömrü baki kalmışsa,bir fırka-i dâlle dahi devam edeceğine ima ediyor.”[12]
Bu asrın dehşet asrı olduğuna Kur’an
işaret ediyor.[13]
Fil suresiyle”Bu asrın aynen
hilelerle,desiselerle,zulümlerle Edyan-ı semaviye kâbesini,kıblegâhını dalalet
hesabını tahribe çalışan cebbar,mağrur ehl-i dalâletin tadlil ve idlallerine
semavi bombalar tokadıyla cezalanmasına”işaret etmektedir.[14]
Bu ceza “İslâmiyete ihanet cezası
olarak...”gerçekleşecektir.[15]
1926-daki bir yazısında:”Şeâir-i
İslâmiyeye darbe vuranlar on iki,on üç,on dört,on altı sene zarfında büyük
darbeler yiyecekler diye bana ihtar edildi.”[16] (1926+12=38+13=51+14=65+16=1971.
Ehl-i imanın”Ümmetimden bir taife
Allah-ın emri olan kıyamet gelinceye kadar Hak üzere galib olarak devam
eder.”Hadisin işareti mucibince;” Makam-ı cifrisi bin beş yüz altı edip,bu
tarihe kadar zahir ve aşikârâne,belki galibane,sonra ta 42-ye kadar,gizli ve
mağlubiyet içinde vazife-i tenviriyesine devam edeceğine remze yakın ima eder.”[17]
“Üç fıkra bil’ittifak bin beş yüz
tarihini göstermeleriyle beraber,tam tamına manidar,makul ve hikmetli bir
surette bin beş yüz altı-dan ta kırk ikiye,ta kırk beşe kadar üç inkilab-ı
azimin ayrı ayrı zamanlarına tetabuk ve tevafuklarıdır.”[18]
“Şehidallahu ennehu la ilahe illa
hüve ve’l melaiketü ve ulü’l ilmi”(Allah-dan başka ilah olmadığına şahid bizzat
allahtır. Bütün melekler,hak ve adaletten ayrılmayan ilim adamları da bu
gerçeğe,aziz ve Hakim Allahtan başka ilah olmadığına şahittirler.)[19]
Cümle-i Tevhidiye-i kudsiyesinin makam-ı cifrisi ve ebcedisi olan bin üç yüz
altmış adediyle,tam tamına bu acib isyan,tuğyan ve temerrüd asrının ve garib
küfran ve galeyan ve ilhad zamanının bu senesine ve bulunduğumuz bu tarihe
tevafuku ve tetabuku elbette kuvvetli bir emaredir ki;bu pek büyük ve geniş ve
âmm olan tevhid ve şehadetin medar-ı nazar ehemmiyetli efradı ve
mâsadakları,her zamandan ziyade bu şehadete muhtaç bu asrın bu vaktinde
bulunacaktır.”[20]
“Bin üç yüz altmış küsurdan sonra bu
parlak vaziyeti gösterecekler.”[21]
“Efemen şarahallahu sadrehu
lil-İslâmi fehüve”(Hiç Allah-ın göğsünü İslâma açması sebebiyle,Rabbi
tarafından nura kavuşan kimse kötü tercihi sebebiyle fıtratını değiştiren,kalbi
katılaşan,göğsü daralan kimse gibi olur mu?)[22]
cümlesi,hesab-ı cifri ve ebcedi ve riyazi ile 1329 veya 8”ile”eski ve yeni
harb-i umuminin gelmeye hazırlanmaları olan o dehşetli tarihe ve o ferdin
vaziyetine remzen bakar.”[23]
Asr suresindeki:”İnnel insane lefi
husr.”(Muhakkakki insanlar husrandadır)[24]makam-ı
cifrisi 1324 edip,hürriyet inkilabıyla başlayan tebeddül-ü saltanat ve balkan
ve italyan harbleri ve birinci harb-i umumi mağlubiyetleri ve dehşetli
muahedeleri ve şeair-i İslâmiyenin sarsılmaları ve bu memleketin zelzeleleri ve
yangınları ve ikinci harb-i umuminin zemin yüzünde fırtınaları gibi,semavi ve
arzi musibetlerle hasaret-i insaniye ile...”bu asra bakmaktadır. Devamındaki
ayetle de;”İllellezine amenu ve amilus-sâlihati”(İman edip de sâlih amel
işleyenler müstesna..)[25]ise,makam-ı
cifrisi 1358”ile de “manevi hasaretlerden kurtulmanın çare-i yeganesi iman ve
a’mal-i sâliha olduğu gibi ve mefhum-u muhalifiyle,o hasaretinde sebeb-i
yeganesi küfür ve küfran,şükürsüzlük;yani imansızlık,fısk ve sefâhet olduğunu
gösterdi.”[26]
1347 ile Tağut-a bakmaktadır.[27]
Nifakın yani münafıklığın 4
mertebesine bakan âyet-de:
1)1342+584=1926;Birinci dünya
savaşının dehşetli nifakları netice veren tarihi.
2)1376(1960) Nifakın sukut,çöküş
mertebe ve devresi.
3)1372 (1956)Zulümatlardan ve
kalkmasının devrelerinden haber verir. 1306 (1890)bununla da;küfür ve nifakın
dehşetli fırtınalarının tarihine bakar.
4)1362 (1946)Tek şef döneminin
kalkmasının ilk adımı olmasıyla beraber,bir devre daha devamına işaret eder.[28]
1364 (1948)tarihi Risâle-i Nur-un
te’lifçe tamamlanma tarihine işaret eder.[29]
(Felak suresinin izahında)=”Kainatta
adem alemleri hesabına çalışan şerirlerden ve insi ve cinni şeytanlardan
kendinizi muhafaza ediniz.”Peygamberimiz ve ümmetine emrederek,her asra baktığı
gibi,mana-yı işarisiyle bu acib asrımıza daha ziyade,belki zahir bir tarzda
bakar;Kur’an-ın hizmetkarlarını istiazeye davet eder.[30]
Felak suresinde işaret edilen şerlerden
sakınılması ile mesela;(2. dünya savaşı için)”Bu harbe girmeyiniz ve Rabbinize
iltica ediniz.” “Halkın şerrinden kendinizi koruyunuz.”
Bu milletin bin yıllık maddi-manevi
birikimlerinin yıkılmasına çalışılacağına işaret etmekte ve bunların hased ve
rekabetlerine devam ettirileceğine tevafuk etmektedir.
Özetle,şerrin dört defa tekrarı dört
büyük şerre karşı karşıya kalınacağının işaretini vermektedir.[31]
Dinin müsamahasına karşı,laiklik
perdesi altında icbar ve ikrah yani
zorlamalara karşı meseleye silahla değil,vicdan hürriyeti ile
yaklaşılarak,dinin hakikatlarını gözlere göstererek beyanda bulunulması
gerektiğini;”La ikrahe fid-Dini gad Tebeyyene’r-Rüşd.”(Dinde zorlama yoktur.
Doğru yol sapkınlıktan,hak batıldan ayrılıp belli olmuştur.)[32](1350
/1934)tarihine işaretle haber vermektedir.[33]
“İslâm deccalı öldüğü vakit ona
hizmet eden şeytan İstanbul’da dikili taşta bütün dünyaya bağırarak ve herkes o
sesi işitecek;”O öldü.”Yani pek acib ve şeytanları dahi hayrette bırakan radyo
ile bağırılacak,haber verilecek.”[34]
Hz. Ali-nin bir şiiriyle,Cengiz ve
Hülagu-nun yapacakları tahrip ve zulümleri haber vermesi ve çıkması,sözünü
doğrulamıştır:
“Evveli dünyadan kıyamete kadar ulum ve esrar-ı
mühimme bize şuhud derecesinde inkişaf etmiş. Kim ne isterse sorsun! Sözümüze
şüphe edenler zelil olur.”[35]
Ve diğer bir ifadesinde:
“14. asrı Muhammedide 1349 ve ve Rumi-ce 1347-de
(1931)Arabi hurufunu terk edip,ecnebi ve acemi hurufuna İslam içinde
başlanacak;hem umum,hem fakir ve zengin,emir ve işçi,çoluk ve çocuk,gece
dersleriyle o hurufu cebren (zorla)öğrenecekler.”[36]
Ve devamla;”Kim inayete ve saadete mazhar ise,o ahir
zaman fitnelerinden bu altı
ismi(Ferdun-Hayyun-Kayyum-Hakemun-Adlun-Kuddüs)verdiğim ders tarzında vird
edenler mahfuz kalırlar.
Hz. Ali /R.A)huruf-u ecnebiyi İslamlar içinde cebren
kabul ettirmek hadisesi ile ulema-i’s-sûun bid’alara yardımlarından teessüfle
bahsedip o iki hadise ortasında irşad-karane bazılarından bahsediyor ki;o
sekine olan İsm-i Azam-la ecnebi hurufuna karşı mukabele ediyor. Ve hem
ulama-i’s-su-a muhalefet ediyor.”[37]
Anarşinin çıkması ve çıkma sebebine işaretle der
ki:” Hilafet-i İslâmiyeyi kaldırmağa teşebbüsle o hilafetin kırılmasından
fitnelerin kapısı açıldığının zamanıdır ki;Hz. Ali(R.A) o zamana dehşetli
bakıyor.”[38]
“Hz. İsa Aleyhis-selamın nüzulüne intizar ediyoruz.
Bu Peygamberi ali-şan,din lehinde hareket eden cereyanın başlarına nüzul etse
gerektir;ve o millet de müslüman olacaktır.”[39]
Osman Halidi Hazretleri (1292 veya 1293 tarihinde
vefat eden bu zat)”İmanı kurtaran bir müceddid çıkacak,oda bu sene tevellüd
etmiş.(doğmuş)”
Ve evladlarının sonuncusu Ahmed efendi
merhumdan,”Müceddid,müceddid diyorsunuz,nerede ve kimdir?”İrad olunan suale
cevaben:
“Evet,şimdi mevcuddur ve hem 35
yaşlarındadır.”demiştir.”[40]
13. ve 14. asırda büyük bir nimet olarak
–Nur-manasında elektriğin bulunacağı ve elektrik gibi nur saçan manevi
alemimizi aydınlatan nur hakikatlarının çıkacağına,nurların kaynağı olan Kur’an
işaret etmektedir.[41]
1900’ün başlarından itibaren başlayan Kur’an-a karşı
su-i kastların başlangıç tarihinin bu zamandan başlayıp,bunun 30-40 yıl
içerisinde aşırı bir şekilde faaliyet tarihi olacağını ve bunun 1971-de son
bulacağını ayet,ebced ve cifir-le göstermektedir.[42]
Ve ayet 1344 (1928)tarihiyle de “İlmi hakikatta
râsihane çalışan ve kuvvetli iman eden bir taifeye işaret “[43]etmekle
de mu’cizeliğini göstermektedir.
“[44]Fitne-i
ahirzamanın müddeti uzundur;biz bir
faslındayız.”
“Bu Alman mağlubiyetiyle neticelenen bu harbde
Osmanlı devletinin mağlubiyetinin hikmeti nedir?”
“Eğer galib olsaydık,medeniyet hatırı için çok
mukaddesatı feda edecektik. Nasıl ki yedi sene sonra edildi. Ve medeniyet
namiyle alem-i İslâm hususan Haremeyni Şerifeyn (Mekke-Medine) gibi mevaki-i
Mübarekeye anadolu da tatbik edilen rejim kolaylıkla,cebren teşmil ve tatbik
edilecekti. İnayet-i İlahiye ile onların muhafazası için kader mağlubiyetimize
fetve verdi.”
Ve şüpheli,dağdağalı,faidesiz bir
düşmana(İngiliz)taraftarlık da:
“Eğer galib taraf iltizam edilseydi,yine mim-siz
medeniyet namına galibane mümanaat görmeyecek bir tarzda bu rejimi,alem-i
İslâma mevaki-i Mübarekeye teşmil ve tatbik edilecekti. Üç yüz elli milyon
İslâmın selameti için bu zahir yanlışı görmediler,kör gibi hareket ettiler.”[45]
“İstikbalde bir ışık var,bir nur görüyorum.”[46]
“Şu medeniyet-i Avrupa-i ye öyle bir semavi tokat
yedi ki;yüzer senelik terakkisinin mahsulünü yaktı,tahrib edip yangına verdi.”[47]
“Eski Saidin ittihat-Terakki komitesine şiddet-i
muhalefetiyle beraber,onların hükümetine ve bilhassa orduya karşı taraf-girâne
yüksek takdiratı ve iltizamları ise;bir hissi kabl-el vuku ile ,yağı içinde
bulunan o cemaat-ı askeriyede ve o cemiyet-i milliye de bir milyona yakın ve evliya mertebesinde olan şüheda,altı-yedi
sene sonra tezahür edeceğini hissetmiş,ihtiyarsız olarak meşrebine muhalif
onlara dört sene tarafgir bulunmuş. Sabık harb-i umumi çalkamasıyla o mübarek
yağı alındı,yağı alınmış bir ayrana döndü. Yeni Said dahi eski Said-e muhalefet
edip yine mücahedesine döndü.”[48]
“İnna A’teyna”sırrı mahreminde,on iki on üç sene
sonra “İslâmiyete darbe vuranların başlarında öyle müthiş bir patlayış olacak
ki,kıyamete kadar unutulmayacak.”
“ O istihracın gösterdiği aynı tarihte,o rejimin
müessisi ve başı dünyadan göçtü,darbesini yedi. Ve aynı senede,perde altında
bilinmeyen ve küre-i arzın ekserini ve nev-i beşerin kısmı azamını istibdad-ı
altına alan bir müthiş cereyanın düğümü ve düğmesi ve manen binler başından bir
başı ve en müthişi olan o göçüp giden adam,tokat yediği aynı zamanda daha sene
tamam olmadan,o müthiş cereyanın bütün başları ve taraftarları öyle semavi
müthiş tokatlara ve şiddetli fırtınalı musibetlere tutulmaya
başladılar;kıyamete kadar azabını çekecekler ve çekiyorlar. Ve edyan-ı
semaviyeye ve İslâmiyete ettikleri cinayetlerin cezasını,çok geniş bir daire de
gördüler ve görüyorlar.
Mim-siz medeniyetin pisliği ile dünyayı mülevves
ettikleri için,aynı istihracın gösterdiği tarihte,o mim-siz medeniyetin başına
da öyle bir semavi tokat indi ki,en karanlık vahşetten daha aşağı indirdi.”[49]
“Bu zamanda öyle fevkalade
hakim cereyanlar var ki,her şeyi kendi hesabına aldığı için,faraza hakiki
beklenilen o zat dahi bu zamanda gelse,harekatını o cereyanlara kaptırmamak
için siyaset alemindeki vaziyetten ferağat edecek ve hedefini değiştirecek diye
tahmin ediyorum.”[50] 13-03-2000 MEHMET ÖZÇELİK
[1] Sebe’.15.
[2] Sikke-i Tasdik-i Gaybi.156.
[3] Age.154.
[4] Nisa.43,Maide.6.
[5] Kastamonu L.16.
[6] Age.100,Mektubat.380.
[7] İbrahim.3,Nahl.107.
[8] Kastamonu L.101.
[9] Age.102-103.
[10] Age.138.
[11] Age.139.
[12] Age.16.
[13] Age.66,77.
[14] Age.205.
[15] Age.206,S.T.Gaybi.54-56.
[16] Emirdağ L. 1 / 208.
[17] Kastamonu L.26,187,S.T.Gaybi.54.
[18] Kastamonu L.26.
19-Al-i İmran.18.
[20]Kastamonu L.66, S.T.Gaybi.65
[21] Age.77,172,174-175.
[22] Zümer.22.
[23] Kastamonu L.169, S.T.Gaybi.59-62.
[24] Asr.2.
[25] Asr.3.
[26] Kastamonu L.186-187,S.T.Gaybi.52-53.
[27] Emirdağ L. 1 / 20.
[28] Age. 1 / 28-29.
[29] Age. 1 / 106.
[30] Asa-yı Musa.85.
[31] Age.86-88,Şualar.224-227.
[32] Bakara.256.
[33] Asa-yı Musa.89-90,Şualar.228-229.
[34] Şualar.489.
[35] Osmanlıca Lem’alar.411-412.
[36] Age.413.
[37] Age.419.
[38] Age.420,423.
[39] S. T. Gaybi.45-46.
[40] Age.47.
[41] Age.76.
[42] Age.82.
[43] Age.86-88.
[44] Age.159.
[45] Kastamonu L.18-19.
[46] Age.24.
[47] Age.16.
[48] Age.74.
[49] Age.80.