HASTALIĞIMIZ; CEHALET – FAKİRLİK VE İHTİLAFTIR.
Başta Türkiye olmak üzere tüm İslam aleminin bu son
asırdaki mağduriyetinin,mazlumiyetinin
ve de dağınıklığının gerçek sebebi üç illettir: Bunlar;
Birincisi;Cehalet. İlacı,marifet.
İkincisi;Zaruret yani fakirlik. İlacı, san’at.
Üçüncüsü;İhtilaftır. İlacı,ittifaktır.
Cahil insan her zaman ve zeminde kolayca
kandırılmaya müsait kişidir. Bilgililer ve hilebazlar onların cehaletlerinden
istifadeyle her istediklerini ve düşündüklerini yaptırırlar.
Bu ise ancak irfan ,marifet
ve bilgi ile ortadan kaldırılabilir. Böylece birkaç bilen ve düşünenin yerini
milyonlar almış olur.
Fakru zaruret içerisinde bulunan
insanlar her zaman için zengin olanlara –dolaylı-dolaysız- el açma durumu ile
karşı karşıya kalırlar.
Fert açısından böyle olduğu gibi,devlet
açısından da zengin devletler sürekli fakir devletleri kendi boyundurukları
altında bulundurup,kendi menfaatları çerçevesinde
kullanırlar.
Bediüzzaman’ın ifadesiyle:”Bu zamanda İslâmın terakkisi ,maddeten
terakkiye mütevakkıftır.”
Bu zamanımızda İslâmın ve müslümanların yükselişi,onların
maddi açıdan da yükselmesi ile mümkündür.
Azınlık olan Yahudileri dünya çapında üstün kılan ne
onların faziletleri,ne de mükemmellikleri değil,madden
üstün olmalarıdır ki;onlara kendi borazanlarını öttürürken,başkalarına da onu
dinlettirmektedirler.
-İhtilaf ve ayrılık müslümanlar
arasında bir kopukluğa ve dağınıklığa neden olmakta,bir
araya gelip de bir güç ve kuvvet elde etmelerini engellemiş olmaktadır.
Bu gün dünyada olan bir buçuk milyarlık bir İslam alemi,bir buçuk milyon bir güce dahi sahip
değillerse,elbette bu onların ayrılıklarından ve birbirlerinden kopuk
oluşlarındandır.
Bu konuda ırkçılık büyük bir rol oynamaktadır.
Hakiki güç ve kuvvet ittifakta,birlik
ve beraberliktedir. Çünki birlik ve beraberlikten güç
ve kuvvet doğar. İzzetle yaşanır. İhtilaftan ise,zillet
doğar.
Buhari ve Müslim’de rivayet edilen
bir Hadis-i Kudsi’de:” Ya Muhammed! Ümmetinden iki
şeyi kaldırdım. Biri: Önceki ümmetlere verdiğim belayı onlardan kaldırdım.
Diğeri;Ümmetini düşmanın kılıncıyla zillete mahkum etmem. Ancak ihtilaf ettiklerinde,düşmanın eliyle onları zillete mahkum
ederim,devam ettikleri sürece...
İhtilafları kalktığında,zilleti
de onlardan kaldırırım.”
Hatta peygamberimiz Cenâb-ı
Haktan bunu da kaldırmasını istediğinde Rabbimiz;buna
rıza göstermemiş,kabul etmemiştir.
Bilinmelidir ki;hastalığın
tedavisi,teşhisi ile mümkündür.
17-12-1994
MEHMET ÖZÇELİK