Vesile ve vasıtalar,hedefler
içindir. Onları netice vermek için vardırlar. Ve o vesile ile
kıymetlenmektedirler.
Her zaman için gaye,vasıtadan
önce ve önde gelir.
İman,ma’rifet ve ibadet birer gayedir. Bunlara götüren
yollar olan ilim,çalışma,dünyevi vesileler vasıtalar
olup,kıymetleri hedefin büyüklüğü ile ölçülür.
Allah-a götüren her şey birer
vesiledir. Dünya vasıtalar dünyasıdır. Bütün bunlarla hedef amaçlanmaktadır.
Binilen araç ne kadar sağlam ve
hızlı olursa,gidilen hedefe o kadar sağlıklı ve çabuk
varılır. Teknolojik yönden zengin olan 20. asır insanı,bindiği
araç bakımından aynı zenginliğe sahip değildir. Bundan dolayıdır ki,bocalamaktadır.
Araç hedefsiz ve istikametsiz olunca,araçtaki de ona göre yönlenmektedir. Asrın insanı
aracını kalitesine göre değil,görüntüsüne göre
seçmiştir. Araç da kalıp,araç
da boğulanlar,amaca ulaşamazlar.
Araçlar muhteliftir,değişir.
Ancak amaç birdir,değişmez.
Allah-a giden yollar,mahlukatın
nefesleri sayısıncadır.
Bir yanda giden,diğer
yanda gidilen iki tamamlayıcı unsur bir arada... Bir yanda tabi olup uyan,diğer yanda metbu,uyulan. Her zaman için metbu
tabiden üstündür ve önce gelir. Tıpkı İslâmiyetin metbu’,ona uyanların ise,tabi durumda
olmaları gibi...
Her şey hedefe göre ve hedef için ayarlanmış,hedef ayarlıdır...
18-12-1998
MEHMET ÖZÇELİK