Adıyaman-ın
eşraf ve tüccarlarından Muhammet Ali Özçelik ticaret için,kumaş almak üzere Gazianteb
ve Halebe gider,mal alırdı.
Yine bir gün G. Antebe
gitmiş,her zaman kalmış olduğu Arpacı Ali-nin hanına yerleşmişti.
Han ise;alt
katı hayvanlar için,üst katı da otel olarak kullanılıyordu.
Gece yatmak üzere odasına çekilmiş,uykuya dalmak üzere idi. Birden bir elin kemerinde
dolaştığını fark etti. Üzerine atlayıb yakaladığı
adamın kulağı eline gelmişti.
Bu genç birisi idi. Kendisine
yalvarıp yakarıyor,bırakmasını istiyordu. Borcunun çok
olup,otelciye bile veremediği parasından dolayı
yatağına el koyup,bunu bir ihtiyaçtan dolayı yaptığını söylüyordu.
Bu yalvarışa fazla dayanamayıp o
gence acıdı,bununla da kalmayıp sabah olunca otelde
bulunan Adıyamanlı hemşerilerinden topladığı paralarla da hem gencin borçlarını
ödedi,hem de ona harçlık verdi.
Durumu kendisine ilettiği otelci de
insafa gelmiş,onların yaptığı civanmertliğe kendiside
yatağı vererek,borçlarını da silmekle katkıda bulunmuştu.
Yıllar yılları kovaladı. Öyle ki
aradan tam yedi yıl geçmişti. Yedi arkadaşıyla Halebe
gitmiş,mal alarak geri dönmek üzere yola çıkmışlardı.
Bir müddet sonra yolda kendisiyle
beraber arkadaşlarını eşkiyâlar sarmış,mallarını
almaya koyulmuşlardı. Tam bu sırada ileriden gelen –durun-sesiyle herkes durmuş,kendileri de şaşkın bir şekilde bekleşmeye ve
başlarına gelecekleri korku ve dehşet ile
düşünmeye başlamışlardı.
Eşkıya grubunun reisi olduğu
anlaşılan bu şahıs kendisinin önüne gelerek hürmet ve saygı gösteriyordu.
Bu da ne idi? Azar ve tekdir yerine,bu taltifler?
Çölün ortasında,eşkiyâların arasında bulunan bu şahıs da kim di?
Kendisi gibi,hiç kimse de bir şey anlamış değildi?
Neticede reis olan o kimse kendisini
açıklamış minnetini dile getirmişti;ta yedi yıl önce
kendisine otelde iyilikte bulunmuş
olduğu o genç hırsız idi.
Yeme,içme,kalma
gibi her türlü ikramda bulunan bu şahış,G. Antep
sınırına kadar getirdiği bu tüccarlara adeta bir siyânet,koruyucu
melek muamelesi yapmış,memnun ederek onları uğurlamıştı.
Yedi yıl önce yapılan iyilik,iyilik getirmiş,hem malları,belki de canları
korunmuştu.
05
09 1999
MEHMET ÖZÇELİK