KİM KİMDE ?
Evet,kim
kimde? İnsan mı dünyanın içinde,yoksa dünya mı insanın içinde bulunmaktadır?
Belki de her ikisi?
Maddi-manevi duygularıyla insan tam
bir madde ve dünya haine gelmiş... Herkesin ağzında dünya. Herkes maddeyi
konuşuyor. Manadan bir eser yok...
Zahiren dünyada yaşıyoruz. Ancak
maddenin bizdeki galebesiyle,madde ve dünya kendi iç alemimizde büyük bir yer
tutmuş Hiç çıkmıyor. Belki de mana pek girmiyor?
İki-üç kişi bir araya geldi mi,hemen
maddeye birincilik ve öncelik veriliyor. Sonuna kadar onunla devam eden
sohbet,neticede yine onunla sonlanıyor.
Böylece o sohbeti
ebedileştirecek,ebede ve sonsuz hayata aid bir değer kılacak bir söz
olmadığından,sohbette buraya münhasır ve burada kalıyor,kıymetsizleşiyor.
Neticede,hayatta neticesiz ve geçici bir hayattan ibaret kalmış oluyor.
Oysa bu sohbetimizi ebedileştirebiliriz. Sonsuz
meyveler ve neticeler verdirebiliriz. Sohbete imandan ve Kur’an-dan bir renk ve
güzellik katarak...
Zira bizler bu dünyanın malı değiliz. Buradakileri
de o ebedi aleme götürecek de değiliz. Çünkü buranın silik parası,o sonsuzluk
yurdunda geçmez.
Kendi memleketinden kalkıp başka bir devlete giden
bir insan,oraya aid olan –Riyal-Mark-Dolar- gibi paraları yanına alıp kullanması
gerekiyorsa,aksi takdirde mağdur kalacaktır. Öyle de;ahiret yolunun yolcusu
olan insanında ebedi aleme aid geçer bir akçeyle gitmesi bir çok işlerini
kolaylaştıracak,rahat ettirecektir.
Dünyanın maaşı,enflasyonu,zammı,fiyatları orada
yoktur. Bütün bunlar hep kabir kapısına kadardır. Orada biter ve söner.
Ebede namzed olan insan,ebedi şeylerle meşgul
olmalıdır. Kıymeti de onu gerektirmektedir. Layık olan da budur.
Çocuk gibi,bir müddet sonra kırılacak ve bozulacak
olan şeylere,oyuncaklara kalb bağlanır ise,ulvi ve yüce şeyler hep gerilerde
kalacaktır. Duygu ve kabiliyetler de sönecektir.
Genelde;büyük insanlar bir ataya geldiklerinde,büyük
şeylerden konuşurlar. Küçük şeylerle pek meşgul olmazlar. Ancak küçüklere
baktığımızda küçük ve kıymetsiz şeylerin talebindedirler.
İnsanlar nasıl düşünür,konuşurlarsa;öyle de
yaşarlar. Nasıl yaşarlarsa,öyle de ölürler. Nasıl ölürlerse,öyle de dirilirler
ve haşrolurlar.
Varsın dünyanın malı ahirete gölge olmasın,burada
kalıb,oraya manası gitsin.
Bana seni gerek,seni,demeli...Leyla’dan önce
Mevla’yı bulmalı. Yunus misal:Ballar balını buldum. Kovanım yağma olsun.
İbrahim (AS) vâri:”Sönüp giden,yok olup kaybolan
şeyleri sevmem.”[1]
Dünya ve içindekiler dünya kasasında kalsın,kalb
kesesine konulmasın.
“Biz Allah içiniz ve O’na döneceğiz.”[2]
Hadis-de:”Dünya,yurdu olmayanın yurdu,malı olmayanın
malı ve aklı olmayanın topladığı şeydir.”
-“Kim dünyayı severse ahiretine zarar verir. Kim
ahiretini severse dünyasına zarar vermiş olur. Bâki olanı fâni olana tercih
ediniz.”[3]
20-12-1994
MEHMET ÖZÇELİK